Yunanistan'ın sinsi planı deşifre oldu: Mavi Vatan paniğini NATO'ya taşıyorlar.... Amiral Cihat Yaycı, Atina'nın asıl korkusunu açıkladı

Yunanistan, Türkiye'nin Mavi Vatan doktrinini yasalaştırma adımına karşı temmuz ayındaki NATO zirvesinde diplomatik bir cephe açmaya hazırlanıyor. Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Atina'nın Avrupa savunmasını kullanarak oynamak istediği kartı ve diplomatik hamlelerin arkasındaki asıl paniği değerlendirdi. Yaycı, "Mavi Vatan bir yayılmacılık doktrini değildir" uyarısında bulundu.
Türkiye'nin Mavi Vatan doktrinini ulusal mevzuatına dahil etme hazırlığı, komşu Yunanistan'da büyük bir endişeye yol açtı. Yunan basınına yansıyan haberlerde, Atina yönetiminin temmuz ayı başlarında Ankara'da düzenlenecek NATO toplantısında Türkiye'ye karşı diplomatik bir karşı saldırı planladığı kaydedildi.

Haberlerde, Atina'nın temel hedefinin Mavi Vatan'ı bir yayılmacılık olarak gösterip Türkiye'yi Avrupa savunma projelerinin dışında bırakmak olduğu belirtildi.
Konuyu değerlendiren Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Yunanistan'ın NATO'da yürütmeye çalıştığı bu girişimin aslında Mavi Vatan'ın hukuki ve jeopolitik gücünden duyulan derin rahatsızlığın bir kanıtı olduğunu ifade etti.

Atina'nın hedefinde Avrupa savunması var
Yunan basınında yer alan analizlerde, Atina'nın Türk revizyonizmine karşı diplomatik bir karşı saldırı planladığı ve "savaş alanının" temmuz ayı başlarında Ankara'da yapılacak olan NATO toplantısına taşınmasının beklendiği kaydedildi. Yunanistan'ın, komşusunun meydan okumalarını masaya yatırmaya kararlı olduğu ifade edilirken, Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktrinini ulusal hukukuna dahil etme niyetinin ise bu meydan okumaların en önemli unsuru olarak görüldüğü belirtildi.

Reklam
NATO'nun oy birliğiyle karar alınan bir askeri ittifak olarak faaliyet göstermesine rağmen, Yunan tarafının, müttefiklerin gerçek niyetleri anlaması için bir sonraki toplantıda Türk provokasyonlarını ortaya çıkarma fırsatına sahip olduğuna inandığı dile getirildi. Yunan diplomasisinin bu adımları gerekli gördüğü, çünkü "Mavi Vatan" yasasının kabul edilmesinin diplomatik diyalog çerçevesini "parçalamak" ve Türkiye'ye kendi iç mevzuatını öne sürerek Uluslararası Deniz Hukukunu görmezden gelme bahanesi vermek olarak değerlendirildiği denildi.

Washington'ın tutumu ve Syrigos'un beklentileri
Haberlerde, Washington'ın tutumunun gelişmelerde belirleyici rol oynayacağı ifade edilirken, temel sorunun Amerikan Başkanı'nın Zirve'de bulunup bulunmayacağı ve Türk tarafının gündeme getirmesi halinde ikili konulara müdahale etmeyi seçip seçmeyeceği olduğu kaydedildi. Uluslararası İlişkiler Profesörü Angelos Syrigos'un değerlendirmelerine de yer verilen haberde, Avrupa savunma özerkliği ve Türkiye'nin bu konudaki rolü gündeme geldiğinde Yunanistan'ın müdahalesinin yoğunlaşacağının beklendiği bildirildi.

Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin Ankara'nın Avrupa savunmasının geleceğine derhal dahil olmasını talep etmesinin beklendiği aktarıldı. Bu noktada Yunanistan'ın, Türkiye'nin pozisyonunu bu tür bir işbirliğinin önündeki bir engel olarak vurgulayarak azami baskıyı uygulayacağı denildi. Syrigos'un, Yunan tarafının, revizyonist pozisyonlarını koruduğu sürece, tüm bu konuları ve özellikle Türkiye'nin katılımına yönelik itirazlarını dile getirme fırsatına sahip olacağını iddia ettiği belirtildi.

Reklam
Mavi Vatan yasasının NATO toplantısında onaylanıp onaylanmayacağının bilinmediği belirtilirken, Syrigos'un Türkiye'nin sahada sorun çıkarabilmesi için yasanın kabulü, kararnamelerin imzalanması ve gemilerin denize gönderilmesi aşamalarına dikkat çektiği ifade edildi.
Değerlendirmelere göre yaz aylarında sıcak bir çatışma beklenmediği, ancak Türkiye'nin kablo döşenmesini engellemek veya ihtilaflı bölgelere gemi göndermek gibi pratik provokasyonlara devam etme ihtimalinin endişeyi artırdığı kaydedildi.
Ankara'nın sesini yükselttiği ve Yunanistan'ın İyon Denizi ile Kiklad Adaları'nın güneyinde iki deniz parkı kuracağına dair haberlerin çıktığı bildirildi.
Bu adımların siyasi nedenlere bağlandığı ve biyolojik çeşitliliği korumaktan ziyade statükoyu değiştirmeye yönelik olduğu yönünde yorumlar yapıldığı aktarıldı.

Cihat Yaycı'dan Yunanistan'ın stratejisine sert tepki
Yunan basınının iddialarını ve Atina'nın hamlelerini detaylıca inceleyen Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, son derece önemli tespitlerde bulundu.
Yaycı, Yunan basınında yer alan haberlerin, Atina’nın artık Mavi Vatan’ı geçici bir söylem veya seçim malzemesi olarak görmediğini, kalıcı ve devlet politikası hâline gelen bir strateji olarak değerlendirdiğini gösterdiğini dedi.
Yunanistan'ın temel hedefinin, Türkiye’nin Avrupa savunma mimarisindeki rolünü tartışmalı hâle getirmek ve Mavi Vatan’ı “revizyonizm” olarak tanımlayarak Türkiye’yi Avrupa savunma projelerinden dışlamaya çalışmak olduğunu vurgulayan Yaycı, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin Türkiye’nin Avrupa savunmasında daha aktif rol almasını destekleyebileceği değerlendirmesinin Atina’da ciddi bir rahatsızlık oluşturduğunu sözlerine ekledi.

"Mavi Vatan bir yayılmacılık doktrini değildir"
Yunanistan'ın adımlarındaki büyük çelişkilere de dikkat çeken Müstafi Tümamiral Yaycı, "Yunanistan, Türkiye’yi sözde statükoyu değiştirmekle suçlarken, aynı dönemde Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de yeni deniz parkları ilan ederek, karasuları, kıta sahanlığı ve deniz yetki alanları üzerinde fiili durum oluşturma girişimlerini sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.

Reklam
Çevre koruma adı altında yürütülen bu uygulamaların önemli bir kısmının, egemenlik ve yetki alanı iddialarını güçlendirmeye yönelik siyasi araçlar olarak değerlendirildiğini söyleyen Yaycı, "Mavi Vatan bir yayılmacılık doktrini değildir. Tam tersine Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan deniz yetki alanlarının korunmasını amaçlayan millî bir denizcilik doktrinidir. Mavi Vatan’ın hedefi başka devletlerin hakkına el uzatmak değil, Türkiye’nin hakkını korumaktır" sözlerini sarf etti.

Asıl panik Mavi Vatan'ın devlet politikası olması
Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini sistematik şekilde ortaya koyduğunu ve bunun Yunanistan'ı son derece rahatsız ettiğini hatırlatan Yaycı, Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı'nın bunun en somut sonucu olduğunu dedi.

Yunanistan’ın temel stratejisinin, Türkiye ile hukuk temelinde mücadele etmek yerine meseleyi Avrupa Birliği ve NATO platformlarına taşıyarak siyasi baskı oluşturmak şeklinde göründüğünü aktaran Yaycı, "Oysa NATO’nun görevi deniz yetki alanı uyuşmazlıklarını çözmek değildir. NATO bir savunma ittifakıdır ve üyeler arasındaki egemenlik ihtilaflarının hakemliği için kurulmamıştır" ifadelerini kullandı.

Reklam
Doktrinin yasalaşmasıyla kurumsal bir güvenceye kavuşacağını da anlatan Yaycı, "Mavi Vatan’ın yasa hâline gelmesinden duyulan rahatsızlık aslında Türkiye’nin denizlerdeki haklarını geçici siyasi tercihlerden çıkarıp devlet politikası seviyesine yükseltmesinden kaynaklanmaktadır" sözlerini sarf etti.

Önümüzdeki dönemde mücadelenin daha da yoğunlaşacağını belirten Yaycı son olarak, "Yunanistan, Mavi Vatan’ın ortaya çıkmasından değil, Türkiye’nin Mavi Vatan sayesinde denizlerdeki haklarını artık çok daha güçlü şekilde savunabilmesinden rahatsızdır. Mavi Vatan’ın yasalaşması ise bu rahatsızlığı daha da artırmaktadır" dedi.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.