Kudüs kilidini açan zafer: Hıttîn

Selman Sami Yasin
12:00, 04/07/2024, Perşembe
CategoryMecra
Mecra
Kudüs kilidini açan zafer: Hıttîn
4 Temmuz günü batan güneşle Kudüs Haçlı Krallığı karanlığa gömülerek artık üzerine hiçbir güneşin doğuşuna şahitlik edemedi.

Salahaddîn Eyyûbî komutasındaki İslâm ordusunun, 4 Temmuz 1187'de Haçlıları Hıttîn'de ağır bir yenilgiye uğratmasının üzerinden 8 asırdan uzun bir süre geçti.

Malazgirt Savaşı’nın
zaferle sonuçlanmasından sonra
Bizans
,
Anadolu
topraklarında büyük bir tehlikenin
gölgesi
altında kalmıştı. Kasım
1096
yılında
Clermont konsilinde
alınan karar neticesinde
Katolik Kilisesi'nin
dinî lideri olan
Papa
,
Türkleri Anadolu’dan
atmak ve din kardeşlerini kurtarmak maksadıyla bir
H
açlı seferi
çağrısında bulundu.
  • Katolik Kilisesi, Anadolu üzerine bir saldırı planı üzerine yoğunlaşmışken Türk-İslâm dünyası ise iç karışıklıklarla mücadele etmekteydi. Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah vefat etmiş, devlet içerisinde taht mücadeleleri peyda olmuştu.
Bunun yanı sıra
Abbasîlerin
dünyevi iktidarı
Selçuklulardan
geri alma çabaları, siyasi ve ekonomik karışıkları derinleştirmiş; önceden beri bölgede var olan mezhep kavgaları,
Anadolu
toprakları üzerindeki birliği tamamen dağıtmıştı. Tüm bu fırsatlardan istifade eden
Haçlı
ordusu,
1097
yılında
Anadolu’ya
ayak basarak
İznik
ve
Batı Anadolu’yu
ele geçirdi. Bu topraklarda kalıcı olmak isteyen
Haçlılar
,
Urfa
ve
Antakya’yı
işgal ettikten sonra hedeflerine
Kudüs’ü
koydular.
1099
senesinde
Kudüs’ün
işgaliyle
Kudüs Haçlı Krallığı
kurulup
Haçlıların
zaferi ilân edilmiş olacaktı.
1101
yılında haçlıların başlattıkları ikinci dalga,
Anadolu’da
sert bir kayaya çarptı.
Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan
; Danişmendli Beyliği, Doğu Anadolu Türk beylikleri ve
Suriye Selçuklu Melikliği
ile
Büyük Selçuklu’ya
bağlı valilerle ittifakta bulunarak haçlı ordularını yendi. Böylece bölgede kalıcı olmak isteyen
prenslikler
ve
krallıkların
ümitleri boşa çıktı.
Yaklaşık dört sene sonra
1105
tarihinde
Büyük Selçuklu Devleti
hükümdarı olan
Muhammed Tapar
, taht kavgalarına son vermişti. Aynı zamanda
Türk-İslâm
birliğini sağlamayı da isteyen
Tapar
, bazı girişimlerde bulundu. Musul valisi
Mevdud
ile bölgedeki yerel beyler ve emirlere mektuplar yazdı.
  • O, mektuplarla tam olarak bir fiili birlik sağlayamamış olsa da Haçlı seferlerinden bu yana Türk-İslâm dünyasının fikri birliğe ulaşmasını sağlamıştı. Zira yazılan mektupların etkisinden olacak ki Musul Valisi Mevdud, Urfa Haçlı Kontluğu’nun üzerine seferler düzenleyerek kontluğun, Fırat Nehri’nin doğusunda kalan topraklarını ele geçirmişti.
Urfa Haçlı Kontluğu’nun
tamamen ortadan kaldıran kişi ise
İmâdüddin Zengî
olacaktı.
El-Cezire, Irak ve Suriye
topraklarında pek çok fetihlerde bulunan
İmâdüddin Zengî,
İslâm dünyasının uzun süredir beklediği siyasî birliği de sağlamak üzereydi.
Irak Selçuklu Sultanı Mesud’un
emriyle
Urfa Haçlı Kontluğu’nun
üzerine yürüyen
İmâdüddin, I. Haçlı Seferi
sonrasında kurulan bu devleti ortadan kaldırdı.
İmâdüddin Zengî
ile başlayan siyasî birliği sağlama çabaları,
Nureddin Mahmud Zengî’nin
Musul Atabeyi
olarak haçlılara karşı kazandığı zaferler ve siyasî manevralarıyla artık tam anlamıyla gerçekleşmişti.
  • Zengî’yle birlikte Halep ve Dımaşk ilk kez birleşmiş, bunun yanı sıra Antakya, Trablus ve Kudüs Haçlı Krallıkları karadan Türkler tarafından çevrelenmişti. İslâm dünyasında özlenen birliği sağlayan Zengî, artık bölgenin de en güçlü Müslüman hükümdarı olmuştu.
1174
yılında
Nuredddin Zengî’nin
vefat etmesiyle tarih sahnesine çıkacak olan isim
Salahaddîn Eyyûbî
olacaktı. Babası ve amcasının,
Irak Selçuklu Devleti’nde
üst düzey görevler yapmasından dolayı Türk devlet terbiyesi ve töresi bakımından oldukça donanımlı olan
Salahaddîn
, genç yaştan itibaren devlet içerisinde önemli vazifeleri yerine getirmekteydi.
Salahaddîn
, zaman içerisinde kazandığı tecrübelerle devlet içerisinde
en güçlü emir
konumuna yükseldi. O,
Zengî’nin
vefatıyla
Türk-İslâm dünyasının
içine düşmek üzere olduğu siyasî birliğin bozulmasını da önleyecek olan isimdi. Zira
Haçlı tehlikesi
tüm canlılığıyla bölgede kendisini hissettirirken emirler ve naibler hortlayan iktidar hevesiyle yanıp tutuşmaktaydılar.
Salahaddîn
, birliğin dağılmasını önlemek amacıyla öncelikle
Mısır’daki
iç ve dış sorunları çözdükten sonra
Dımaşk’a
giderek
Nureddin Zengî’nin
oğlu tarafından kendisine karşı kurulan ittifakı dağıttı.
Abbâsî
halifesinin de kendisini tanımasıyla
Zengî’den
sonra bozulmak üzere olan
siyasî birlik,
tekrardan sağlanarak
Eyyûbî Devleti
kuruldu.

Salahaddîn, bu çerçevede Haçlılara karşı büyük başarılar kazandı. Öncelikle Merc-i Uyun’da Haçlıları hezimete uğrattı. Daha sonra Ürdün Nehri üzerinde stratejik bir konuma inşa edilmiş olan Beytülahzan Kalesi’ni fethetti.

Bu başarılı akınlara rağmen
Haçlılara
karşı kesin zaferle sonuçlanacak bir savaş,
Salahaddîn'in
en büyük arzusuydu. Ancak
Salahaddîn'in
elinde bulundurduğu gücün farkında olan Haçlılar, ona bu fırsatı vermiyorlardı.
1186
yılının sonbaharında
Salahaddîn'in
beklediği fırsat sonunda ayağına gelmişti.
Kerek-Şevbek prinkepsi Renaud de Chattillon’nun
kendi toprakları üzerinden geçen
Müslüman
bir ticaret kervanını yağmalaması ve
kafileyi
esir alması
Salahaddîn'i
oldukça kızdırmıştı.
Saldırmazlık anlaşmasına rağmen
Renaud de Chattillon’nun
bu davranışı üzerine sultan, kervandan gasp edilen malların ve tutsak edilen askerlerin iade edilmesini talep etti. Ancak onun bu talebi
prinkeps
tarafından reddedilince
1187
yılında
Kudüs Haçlı Krallığı
üzerine bir sefer yapılmasına karar verildi. Artık
cihat
çağrısı yapılmış,
Kudüs
üzerine yürüyecek olan askerler toplanmaya başlanmıştı.
  • Ordusunu toplayan Salahaddîn, 1187 yılının Mart ayında sefer için Dımaşk’ın güney bölgesi olan Ra'sul-mâ bölgesine doğru harekete geçti. Bir süre bu bölgede ordugâhını kuran Salahaddîn, daha sonra büyük oğlu Melik Efdal’i burada toplanmakta olan ordunun başına komutan tayin edip Busra şehrine geçti.
O,
hac
dönüşüne tekabül eden zamanlar olmasından dolayı
Renaud’un
hac kafilelerine zarar vermesinden endişe etmekteydi. Kısa bir vakit bu bölgede konaklayan
Salahaddîn'in
menziline artık
Renaud’un
toprakları girmişti. Hacıların dönmesinden sonra
Renaud’un
topraklarına ulaşan
Salahaddîn
, bu bölgeyi zorlanmadan ele geçirdi. Onun elinde bulundurduğu güç karşısında korkuya kapılan
Renaud
ise bu sırada
Kerek Kalesi
içerisinde saklanmaktaydı.
Diğer yandan
Ra'asulmâ’da
bırakılan
şehzade Melik Efdal’in
yanında çeşitli bölgelerden gelen askerler toplanmış ve
Salahaddîn’den
gelecek emri beklemeye koyulmuşlardı. Ancak sultandan gelecek emir
gecikmişti
.
Emri altındaki askerleri
atıl
tutmak istemeyen
şehzade
, bu durum karşısında inisiyatif alarak gruplara ayırdığı askerleri çeşitli bölgelere keşif yapmaya gönderdi.
Taberiyye-Akka
bölgesine doğru
keşfe
giden grup,
Templier ve Hospitaler
şövalyeleri ile
Türkopoller’den
oluşan seçkin bir
düşman birliğini alt etti.
Düşmanın en seçkin şövalyelerinden oluşan birliğe karşı kazanılan zaferin haberini alan
Salahaddîn
,
Kerek’ten
dönerek
Aşterâ
mevkiinde ordugâhını kuracak ve toplanan tüm askerler bir araya gelmiş olacaktı.
Salahaddîn,
Kudüs Haçlı Krallığı’nı
tarih sahnesinden silecek olan bu orduyla yakından alakadar olmaktaydı.
Emirlerinin
ve
askerlerinin
görev dağılımını yapmış ve onların savaş esnasında davranış biçimlerine dair nasihatlerde bulunmuştu. Ordu içinde
zafer ümidinin
yüksek olmasını isteyen sultan, askerlere bahşiş dağıtıp vaatlerde bulunduktan sonra kendinden emin bir şekilde otağına döndü.
Salahaddîn'in
ordusunda durum böyleyken H
açlı
tarafında ise bazı sorunlar yaşanmaktaydı.
Liderler
ve
kral
arasındaki anlaşmazlık,
Haçlıların
Müslümanlara
karşı ellerini ciddi manada zayıflatmaktaydı. Fakat
Salahaddîn'in
kendilerine doğru hareket halinde olmasının haberi alındığında bu anlaşmazlıklar, yerini tekrardan birliğe bırakacaktı.
Kral Guy de Lusignan
ve
Kont Raymond,
aralarındaki anlaşmazlığı hallettikten sonra toplayabildikleri en büyük orduyla
Safuriyye
denilen bölgede karargâhlarını kurdular.
  • Haçlıların harekete geçtiği haberini alan Salahaddîn ise ordugâhını el-Ukhuvane adlı bölgeye kurdu. Öyle ki Ukhuvane, yasemin kokan sarı bayraklardan, gelincik gibi kırmızı sancaklardan renkli bir bahçeyi andırıyordu.
Sultan
Salahaddîn
, burada emirleriyle yaptığı istişareler sonucunda bir
meydan savaşı
yapılmasına karar verdi. Alınan karar neticesinde harekete geçen ordu,
Taberiyye’nin
batısında bulunan
Lubya
ovasında düşmanın karşısına dikildi.
Müslüman
ordusu karşında pasif kalmayı tercih eden düşman, bir türlü harekete geçmiyordu. Bunun üzerine hücum müfrezelerini harekete geçirmek maksadıyla ok atışı emri verildi.
Ok yağmurunun
altında kalan düşman birliği yerini değiştirmeyerek olduğu yerde kaldı. Düşman tarafından niyetinin bilindiğini anlayan
Salahaddîn
, askerlerine düşman karşısındaki mevzilerinden ayrılmamaları emrini vererek hassa askerlerinden oluşan bir grupla
Taberiyye
üzerine yürüdü.
Salahaddîn
,
Taberiyye Kalesi’ni
kuşatarak kısa süre içerisinde
iç kale
hariç bütün şehri ele geçirecekti.
Kontes Ehive
ve yakınları kaleye sığınmış bir vaziyette
Salahaddîn'e
karşı direnmeye devam ediyorlardı.
Bir
meydan savaşının
gerçekleşmesi için bütün şartlar oluşmuştu. Haçlı ordusunun
Taberiyye’ye
hareket haberini alan
Salahaddîn
, kaleyi muhasara edecek bir miktar asker bıraktıktan sonra ana ordusunun başına döndü.
  • Sultan Salahaddîn, tedbirli davranarak haçlı ordusu gelmeden bölgedeki su kaynaklarına hâkim olmuştu. Ancak haçlılar bu kaynaklardan birini ele geçirmeyi başarmışlardı. Diğer kaynakları kaybetmek istemeyen sultan, ordunun sağ ve sol kanatlarından haçlıları ok yağmuruna tuttu. Bu ok atışları su kaynaklarını koruduğu gibi Haçlıların yönlendirilmesini de sağlıyordu. Bunun neticesinde haçlı birliği ok atışlarının da etkisiyle Hıttîn bölgesinde mevzilendi. Her iki ordu da geceyi ertesi gün yapılacak olan çarpışmaya hazırlıkla geçirecekti.
Nihayet gün ağarmış ve savaş başlamıştı.
Müslümanlar
üzerine yürüyüşe geçen
Haçlıları
yine atılan oklar karşılayacaktı. Yaydan fırlayan
oklar
, kısa ve süratli yolculuklarını düşmanın
sinesinde
tamamlıyordu.
Atının üzerinde en önde bulunan
Menkubers
, kahramanca
düşman saflarının
arasına daldı.
Silah
arkadaşlarının
kendisini takip etmemesinden dolayı düşman arasında tek başına çarpışarak
şehit oldu.
Onun
şehadetine
şahit olan askerler artık hep birlikte
hücuma
geçmişlerdi.
Diğer yandan ordunun sağ cenahını oluşturan ve
Gökbörü’nün
komutasında olan birlik, savaş meydanındaki
kuru otları tutuşturarak
Haçlıların duman içerisinde kalmasını sağladı.
Ateşin ve dumanın içerisinde
çaresiz kalan düşmanın artık hamle yapma gücü zayıflamış ve safları parçalanmıştı.

  • Savaşın kaybedildiğinin farkına varan Kral Guy ve komutanlar, canlarını kurtarmak maksadıyla tepelere doğru çekildiler. Ancak bu kaçış çok uzun sürmeyecek, Salahaddîn Hıttîn Tepesi’ne çekilen kralı ve yanındakileri esir alacaktı. Böylelikle gün ağarırken başlayan Hıttîn Meydan Muharebesi, kesin bir zaferle sonuçlanmış oluyordu. 4 Temmuz günü batan güneşle Kudüs Haçlı Krallığı karanlığa gömülerek artık üzerine hiçbir güneşin doğuşuna şahitlik edemeyecekti.
Hıttîn'de
kazanılan bu zaferle
Kudüs’ün
kapısını aralayan
Salahaddîn
, yaklaşık üç ay sonra
miraç gecesine
tekabül eden bir günde
Kudüs’ü
fethetti. Böylece o, sultan olarak ikinci hedefini de gerçekleştirip adını tarihe silinmeyecek bir şekilde nakşetti.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026