Mısır'ın yerli Hristiyanları: Kıptîler
10:00, 26/12/2024, Perşembe

Mısır'ın yerli Hristiyanları: Kıptîler.
Henüz İslâmiyet ile tanışmadan önce, Hristiyanlık ile ilişki içine giren topraklarda, yüzyıllardır devam eden Hristiyan gelenekleri mevcut. Mısır’daki Kıptî kilisesi, köklü tarihi, kendine has kilise anlayışı ile bu geleneklerin en çarpıcı örneği konumunda.
Tüm semavi dinlerin neşet ettiği zemin olan
Ortadoğu
günümüzde farklı inançlara ev sahipliği yapıyor. Zihinlerde daha çok Avrupa
kıtası ile ilişkilendirilen Hristiyanlık
da bu dinlerden biri.
Henüz
İslâmiyet
ile tanışmadan önce, Hristiyanlık
ile ilişki içine giren topraklarda, yüzyıllardır devam eden Hristiyan gelenekleri mevcut. Mısır’daki Kıptî
kilisesi, köklü tarihi, kendine has kilise anlayışı ile bu geleneklerin en çarpıcı örneği konumunda.Ortadoğu’daki en kalabalık Hristiyan grubu olan Kıptîleri bünyesinde barındıran Mısır’a Hristiyanlık
M.S. 42 yılında
Evanjelist
Markos
tarafından getirildi. Her ne kadar Kıptî kilisesi Hz. Meryem’in,
Hz. İsa henüz bebekken Mısır’a sığınmak zorunda kaldığını savunsa ve Mısır’daki
Hristiyanlığın
köklerinin bu olaya dayandığını iddia etse de birçok araştırmacı tarafından Mısır’da
Hristiyanlığı getiren kişinin Markos olduğu kabul edilmekte.İznik konsülünde dört büyük İncil’den biri olduğuna karar verilen
Markos
İncili'nin
yazarı olan Havari Markos
yaptığı Mısır yolculuğunda, bölge halkına bu yeni dini tebliğ etmekten de geri durmamıştı.
Markos’un
tebliğlerinin sonucuyla ortaya çıkan Kıptî K
ilisesi
, Batı’da teşekkül eden Katolik
kilisesi ve Bizans’ın
temsil ettiği Ortodoks
kilisesinden farklı bir yapı ortaya çıkardı. Yunanca “Aigyptos
” kelimesinden gelen ve şimdilerde sadece Hristiyan Arapları tanımlamak için kullanılan Kıptî
kavramı, o zamanlarda bütün Mısırlılar
için kullanılan bir isimdi. Fakat 635’te (Hicrî 13)
Mısır’ın Müslümanlar
tarafından fethedilmesiyle bu kullanım değişti, Mısır’ın
dinî atmosferinin değişmesi gibi…Mısır’ın fethine kadar
Mısır’da
oldukça yayılan Hristiyanlık
, Mısırlıların Müslümanlık ile tanışması ile gerileme kaydetti. Geleneksel dinlerinden Hristiyanlığa geçen Mısırlıların
büyük bir çoğunluğu Müslümanlaşırken
, Kıptî kelimesi de sadece Hristiyan Mısırlılar
için kullanılan bir sözcüğe dönüştü. Kısa sürede değişen Mısır
atmosferi Kıptîleri
de etkiledi. Mısır’a yayılmaya başlayan ve Müslümanlar tarafından kullanılmaya başlayan Arapça
Hristiyanlar arasında da yayılırken, Kıptîce
Kıptî Kilisesi altında yaşamaya devam etti. Mısır’ın
Müslümanlaşmaya
başladığı ilk dönemlerde Kıptîler
, başa geçen Müslümanların
yönetimi altında rahat bir yaşam sürdüler. Ta ki Fâtimî Halifesi Hâkim Biemrillah
dönemine dek...
Hâkim’in
Hristiyanlara karşı yürüttüğü katı politikalar çerçevesinde Kıptîlerin
kiliseleri yıkıldı. Toplumsal yapı içerisindeki pozisyonlarını kaybeden Kıptîler Eyyûbîlerin
1171
’de Fâtimî
Devleti'ni
sonlandırmasıyla kısmen rahat bir nefes alsalar da, 8'inci Haçlı Seferleri
sırasında Mısır’ın
bir kısmını ele geçiren Haçlılar
karşısında yine zor dürüme düştüler.1250’de
Memlûkler’in
Mısır’da
bir devlet tesis etmesi ve yavaş yavaş Haçlıları
bölgeden bertaraf etmesi ile eski yerel haklarını elde eden Kıptîler
1517’de Memlûkler’den
iktidarı devralan Osmanlı
yönetimi altında da aynı şekilde yaşamlarını sürdürdüler. 1805
yılında Osmanlı
idaresi tarafından Mısır Valisi olarak atanan Kavalalı Mehmed Ali Paşa
döneminde Kıptîlerin
toplumsal konumu oldukça yükseldi. Mısır’da güçlü bir yapı tesis etmeye çalışan Kavalalı
vergiden muaf tuttuğu Kıptîlere
yerel yöneticilikler verdi.- Tanzimat Fermanı’nın bir uzantısı olan Hatt-ı Hümayun ile birlikte Osmanlı Hristiyan tebaası Müslümanlarla eşit konuma gelmesiyle, Kıptîler, kendi yasalarını ile yargılanma, Kilise inşa etme, orduya katılma gibi haklar kazandı.

Mısır
1882’de
tam olarak İngiliz hâkimiyeti
altına girdiği Kıptîler kendi kimlikleriyle siyasetin içine girdi. 1908’de Mısır’ın başbakanı olan Butros Gali
’nin ve 1919’da aynı makamda göre yapan Yusuf Vahbe Paşa
’nın birer Kıptî olması, Hristiyan
Arapların
Mısır siyaseti içerisindeki konumunu gösteren en büyük örneklerdi.
1919
’da
bir devlet kurmak için mücadele eden Mısır
halkı içerisinde yerlerini alan Kıptîler
, 1952’de Cemal Abdünnâsır
’ın önderliğinde yapılan darbeyi bütün Mısırlılar gibi sevinçle karşıladılar fakat ortaya çıkan sonuç hiç de bekledikleri gibi olmadı. Cemal Abdünnâsır’ın
yönetime geçmesi ile milliyetçiliğin Mısır’da
yükselmesi Kıptîlerin
Mısır’daki toplumsal rollerini kaybetmelerine neden oldu. Kendilerini ifade etme yöntemleri, partilerin kapatılması yoluyla ellerinden alınınca ve milliyetçi ideoloji kendini daha çok göstermeye başlayınca ilk Kıptî göç dalgası baş gösterdi. İlki Kanada’ya
, ikincisi Amerika’ya
olmak üzere gerçekleşen göçlerde 10 binin üzerinde Kıptî
Mısır’dan
ayrıldı. Bugün Amerika’da oldukça yaygın olan Kıptî
kiliselerinin menşei de bu göçtü.
Milliyetçiliğin
Mısır’da
yükselişi Kıptîlerin üzerinde baskı oluşmasına sebep oldu. Envar Sedat
’ın Mısır’daki komünist düşünceyi bastırmak için parlattığı “İslâmcı
” tutumu bu baskının daha da artmasına sebep oldu. Her ne kadar Sedat
halkın kutuplaştığını hissedip, bunun önüne geçmek için din ve düşünce özgürlükleri için çalışmalar yapmış olsa da, bu 1972
’de kiliselere karşı yapılan saldırılara engel olamadı. Sedat’ın
iktidarı boyunca Kıptîlere
karşı gerçekleştirilen saldırıların sayısı arttı. Kundaklanan kiliseler, saldırıya uğrayan rahipler ve Hristiyanlar
…Sedat’ın
1981
’de suikasta kurban gitmesinin ardından başlayan Hüsnü Mübarek
döneminde, saldırılar kısmen sürmüş olsa da, Kıptîler
daha rahat bir yaşam sürdüler. Siyaseti boykot etme kararı veren Papa
, Hüsnü Mübarek
döneminde verdiği bu karardan geri dönünce, Kıptîler
sosyal alandaki statülerini tekrar kazanmaya başladı. Fakat 1987
’de Kutup Camii’nin
yakılmasının ardından, Hristiyanlardan
şüphelenen Müslüman gruplar tekrar kiliselere saldırmaya başladı. Devam eden yıllarda iki grup arasında süregelen çatışmalar, Kıptîlerin
en ağır darbeleri almasına sebep oldu.
Özellikle
Müslüman Kardeşler
’e menfi bir bakışları olan Kıptîler
2011’de Hüsnü Mübarek’in
devrilmesiyle sonuçlanan halk ayaklanmasına katılmış olsalar da, seçimlerde Müslüman Kardeşler
bağlantılı olan Muhammed Mursi
’ye destek vermediler. Yine aynı saiklerle 2014’te Mursi’nin
, General Abdülfettah Sisi
tarafından devrilmesinin ise destekçisi oldular. Bu siyasî tercihin sonucu ise Kıptî Kilisesi
açısından ağır oldu. Muhammed Mursi
destekçileri, Sisi
tarafında yer alan Kıptîleri cezalandırmak için kiliselere saldırılar düzenledi.- Mısır nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan Kıptîler, özellikle Mısır’ın modern tarihi içerisinde, yer yer kendi konumlanışlarının sonucu olarak, birçok sıkıntıyla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bugün hâlâ, toplumsal anlamda sabit bir pozisyon elde edemeyen Kıptîler, Mısır’ın azınlık halkı olmaya devam ediyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.