Nekbe'den evvel Filistin köyleri

1948 öncesi dönemde 4.000'den fazla Filistinliye ev sahipliği yapan Saffuriya köyü.
1948 öncesi dönemde 4.000'den fazla Filistinliye ev sahipliği yapan Saffuriya köyü.

İsrail Devleti'nin kuruluşunun ilân edildiği 14 Mayıs 1948 günü, Ortadoğu’nun yakın tarihinde dengeleri baştan aşağı yerinden eden köşe taşlarından biriydi. Bu yeni devletin tarih sahnesine çıkışı, antik zamanlardan beri Filistinlilere ev sahipliği yapmış yüzlerce köyün, İsrail devletine yer açmak için milyonlarca Filistinli sakinini sürgüne, tehcire, katliama ve soykırıma mahkûm bıraktı. Nekbe (Büyük Felâket) olarak adlandırılan Filistinli halkın etnik temizliğe uğradığı ve 750 binden fazlasının zorunlu mülteci durumuna düştüğü bu süreç, milyonlarca Filistinlinin bir gün geri dönecekleri umuduyla yanlarında taşıdıkları evlerinin anahtarları, albümlerinde gözlerinin içi gibi baktıkları fotoğraflarla acıyla yâd ediliyor.

İsrail'in "toprakları olan resmî bir devlet" olarak kurulmasına giden yolda, Siyonist çeteler Filistin topraklarını yeni devletlerinde kullanmak üzere bazen satın alarak, büyük çoğunlukla da güç kullanarak elde etmişti. Vakaların çoğunda, özellikle de İsrail'in bağımsızlık ilânından önceki yıl boyunca, bu toprak edinme süreci, yerli Filistinlilerin sınır dışı edilmesi üzerinden ilerliyordu. Bazı durumlarda Filistinlilerin yaşadığı köylere yeni Yahudi göçmenler yerleştirilirken başka örneklerde ise köyler yerle bir ediliyor ve üzerlerine yenileri inşa ediliyordu.

Ayn Karim / Kudüs

Kur’ân-ı Kerîm’de de adı geçen ve İsrâiloğulları’na gönderilen Yahya Peygamber, Hristiyanlıkta Vaftizci Yahya (John the Baptist) ismiyle bilinmektedir. Vaftizci Yahya’nın Ayn Karim'de doğduğuna ve bu nedenle köyün İncil'de ayrı bir öneme sahip olduğuna inanılmaktadır. Hz. İsa ve Hz. Meryem'in birkaç kez ziyaret ettiği söylenen köyde bulunan Vaftizci Yahya Kilisesi, Hristiyanlarca önemli kabul edilen bir ziyaretgâhtır. Ayn Karim'in ayrıca, 7. yüzyılda Kudüs'ün Müslümanların fethi sırasında köyden geçip orada namaz kılan ikinci Halife Hz. Ömer’in adını taşıyan bir camisi vardır.

Ayn Karim, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Kudüs alt bölgesindeki en büyük köydü.
Ayn Karim, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Kudüs alt bölgesindeki en büyük köydü.

Ayn Karim, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Kudüs alt bölgesindeki en büyük köydü. 1948'den önce Ayn Karim'deki 500'den fazla evde Müslüman ve Hristiyan ailelerden oluşan 3.100’den fazla Filistinli yaşıyordu.

Yahudi göçmenlerin Kudüs'e kitlesel hareketi Aralık 1948'in sonunda başladı ve İsrail'in Batı Kudüs belediyesinin bir parçası haline getirilen Ayn Karim'e yaklaşık 150 yerleşimci aile yerleşti.

Ayn Karim dağlık bir bölgede yer almasına rağmen, köylüler, tarımsal üretimi en üst düzeye çıkarmak için yamaçlara teraslar inşa etmişler; dağ yamaçlarına zeytin ve meyve ağaçları ve üzüm bağları dikmişlerdi.
Ayn Karim dağlık bir bölgede yer almasına rağmen, köylüler, tarımsal üretimi en üst düzeye çıkarmak için yamaçlara teraslar inşa etmişler; dağ yamaçlarına zeytin ve meyve ağaçları ve üzüm bağları dikmişlerdi.


  • 1949'da köy arazisi üzerine Beyt Zayit ve Even Sapir adlı İsrail yerleşimleri kuruldu. 1950'den sonra köy topraklarının geri kalanı İsrail'in Batı Kudüs belediyesi tarafından ilhak edildi.

Indur / Nâsıra

Indur, 1948'den önce 600'den fazla Filistinliye ev sahipliği yapan Nâsıra bölgesindeki bir Filistin köyüydü. Köyün kökleri İncil zamanlarına dek dayanmakta ve adı muhtemelen, İncil'de Saul'un Filistlilerle savaşa girmeden önce bir kahine danıştığı yer olarak bahsedilen "Kenanlı Ayn Dur" kasabasından gelmekteydi. Köyün adının duyulmasını sağlayan ileri gelenlerinden biri, İngilizlere karşı 1936-39 isyanının liderlerinden biri olan Şeyh Tevfik İbrahim'di.

İsrailli tarihçi Benny Morris, Indur’un 24 Mayıs 1948'de işgal edildiğini ve komşu kasabaların da işgal edilmesiyle köy halkının bölgeyi terk ettiğini söyler.
İsrailli tarihçi Benny Morris, Indur’un 24 Mayıs 1948'de işgal edildiğini ve komşu kasabaların da işgal edilmesiyle köy halkının bölgeyi terk ettiğini söyler.

1948 Arap-İsrail Savaşı sonrasında Indur sakinlerinin bir kısmı ülke içinde yerinden edilmiş zorunlu mülteci olurken, bir kısmı da ömürlerini vatan toprakları dışında geçirmek zorunda kalmıştır.

  • Nekbe’den sonra köy arazisine yerleşim yeri kurmayan İsrailli yerleşimciler, 1946'da Indur ile Dabburiyya köyü toprakları arasındaki sınırda Davrat yerleşimini kurmuştu.

Indur, 1948’den önce 600’den fazla Filistinliye kucak açan bir yerleşimdi.
Indur, 1948’den önce 600’den fazla Filistinliye kucak açan bir yerleşimdi.

Saffuriya / Nâsıra

1948 öncesi dönemde 4.000'den fazla Filistinliye ev sahipliği yapan Saffuriya, Nâsıra ile aşağı Celile'nin eteklerinde bir tepenin üzerine kurulmuş bir köydü. Antik çağlardan beri stratejik bir öneme sahip olan köy, Roma'nın Filistin'i ele geçirmesinden kısa bir süre sonra Celile bölgesinin idarî merkezi haline gelmişti. Bölgeye “Le Sephorie” adını veren Haçlılar, burada bir kale inşa etmişlerse de Salahaddîn Eyyûbî 1187'deki Hıttîn Savaşı’ndan sonra onu ellerinden almıştı.

15 Temmuz 1948'de İsrail güçlerince Saffuriye’ye gerçekleştirilen saldırılar sonucunda köy yerle bir edilmiş, sakinleri sürülmüş, evleri ve arazileri Yahudiler tarafından gasp edilmişti.
15 Temmuz 1948'de İsrail güçlerince Saffuriye’ye gerçekleştirilen saldırılar sonucunda köy yerle bir edilmiş, sakinleri sürülmüş, evleri ve arazileri Yahudiler tarafından gasp edilmişti.

Safad'da ve bugün Suriye olarak bilinen birçok şehirde kadılık yapan meşhur Ebu’l-Beka' el-Saffurî dahil olmak üzere bir dizi Arap ve İslam âliminin memleketi olan Saffuriyya’ya Belâzürî, Yâkût el-Hamevî ve İbnü'l-İmâd el-Hanbelî gibi önde gelen birçok İslâm âlimi atıfta bulunarak onun saygın statüsünü övgüde bulunmuştu.

19. yüzyılın başlarında İngiliz seyyah J. Buckingham’ın tüm sakinlerinin Müslüman olduğunu kaydettiği Saffuriya köyü, 1948’e dek aynı özelliğini büyük oranda korumuştu.
19. yüzyılın başlarında İngiliz seyyah J. Buckingham’ın tüm sakinlerinin Müslüman olduğunu kaydettiği Saffuriya köyü, 1948’e dek aynı özelliğini büyük oranda korumuştu.
  • Şu anda köy arazilerinde dört İsrail yerleşim yeri bulunmaktadır: Her ikisi de 1949'da inşa edilen Tzafriyya ve Kefar Chabad; 1950'de kurulan Achi'ezer ve 1951'de kurulan Tochelet.

Yibna / Remle

Yibna, Remle'den yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki bir tepenin üzerinde yer alan, taştan evlerden müteşekkil büyük bir köydü. Antik çağlardan kalma derin bir tarihe sahip olan Yibna köyü, birçok Arap coğrafyacı ve tarihçi tarafından Filistin'in en eski şehirlerinden biri olarak tanımlanmıştır. Yakın geçmişte de önemli coğrafî konumunu koruyan köy, Gazze-Lüd demiryolu üzerindeki bir tren istasyonunun ve köyün içinden geçen Gazze-Yafa karayolunun hizmet verdiği, Filistin'in güneyi ile orta-batısını birbirine bağlayan bir ulaşım ağının merkezî düğüm noktasında yer alıyordu.

1914-1916 yılları arasında Yibna.
1914-1916 yılları arasında Yibna.

Benny Morris, 1948'den önce, 5.400'den fazla Filistinliye ev sahipliği yapan Yibna'nın 4 Haziran'da Barak Operasyonu’nun ikinci aşaması sırasında İsrail güçleri tarafından işgal edildiğini belirtiyor.

Yibna, 4 Haziran 1948'de İsrail güçleri tarafından işgale uğramış ve askerî saldırılar ve halkının zorunlu sürgünü sonucunda Filistinli nüfusu yok denecek kadar azalmıştı.
Yibna, 4 Haziran 1948'de İsrail güçleri tarafından işgale uğramış ve askerî saldırılar ve halkının zorunlu sürgünü sonucunda Filistinli nüfusu yok denecek kadar azalmıştı.
  • Bir zamanlar tüm nüfusu Filistinlilerden oluşan Yibna’daki köy arazilerine 1941 ve 1946'da Yavne ve Beyt Rabban; 1949'da Kefar ha-Nagid ve Beyt Gamli'el; 1950'de Ben Zakka, ardından Kefar Aviv; 1955’te de Tzofiyya adlı İsrail yerleşimleri kurulmuştur.

Nebi Ruben / Remle

Filistin'deki en önemli tarihî köylerden biri de Nebi Ruben'di. Bu köy, Yahudi geleneğinde İsrâiloğulları’nın atası Yakup Peygamber'in oğlu Ruben'in türbesinin bulunduğu konumda kâindi.

Nebi Ruben köyünde gerçekleştirilen festivallere geniş bir katılım sağlanıyordu. Festival için çadırlarda kamp kuran kalabalık, yine etkinlik için kurulan çadırlardan alışveriş yapıyordu.
Nebi Ruben köyünde gerçekleştirilen festivallere geniş bir katılım sağlanıyordu. Festival için çadırlarda kamp kuran kalabalık, yine etkinlik için kurulan çadırlardan alışveriş yapıyordu.

Aynı zamanda Hac güzergâhı üzerinde yer alan bu makamda, Hac sezonunda (mevsim) çeşitli etkinlikler düzenleniyor, çevre bölgelerden Filistinliler büyük kutlamalara katılmak için köye akın ediyordu.

  • Filistinli Müslümanların bu tür Eski Ahit peygamberleri için türbeler inşa ederek onları onurlandırmaları alışılmadık bir durum değildi; örneğin Filistin'in Eriha şehrindeki Hazret-i Musa mezarı yakınlarında Nebi Musa Şenlikleri düzenlenmekteydi.
Nebi Ruben, Hac sezonunda yaklaşık 20-30.000 nüfuslu geçici bir çadır kente ev sahipliği yapıyordu.
Nebi Ruben, Hac sezonunda yaklaşık 20-30.000 nüfuslu geçici bir çadır kente ev sahipliği yapıyordu.

Dabka adlı geleneksel halk oyunları, sihir gösterileri, at yarışları, popüler şarkılar ve vaizlerin ve şairlerin vaazlarının yer aldığı kutlamalar boyunca hacılar çadırlarda kamp kurarlar ve köy boyunca onlar için derme çatma dükkânlar kurulurdu. Nebi Ruben köyündeki hac etkinlikleri Filistin'deki yıl boyunca gerçekleşen en önemli olaylardan biri olduğu için köy, Filistinliler için önemli bir tarihî, dinî ve kültürel site olarak hizmet etmişti.

Nebi Ruben’de Hac sezonunda düzenlenen etkinliklerde açılan tarikat sancakları.
Nebi Ruben’de Hac sezonunda düzenlenen etkinliklerde açılan tarikat sancakları.

Benny Morris, Nebi Ruben sakinlerinin 1 Haziran 1948'de, Yibna yakınlarındaki köylülerin evlerini terk etmeye zorlanmasından üç gün önce sınır dışı edildiğini bildirmektedir.

Nebi Ruben'deki hacılar.
Nebi Ruben'deki hacılar.
  • Nebi Ruben’de 1949'da Siyonistler, Ruben Nehri ağzının güneyinde, köyün kıyı topraklarında Kibbutz Palmachim'i; 1950'de türbenin 3,5 km batısında, köy arazisinde Gan Soreq yerleşimini kurmuşlardır.

Hıttîn / Taberiye

Taberiye'nin 8 kilometre batısında bulunan Hıttîn, bölgenin en meşhur ve tarihsel olarak zengin coğrafyalarından biridir. Zira Hıttîn, Salahaddîn Eyyûbî komutasındaki İslâm ordusu 4 Temmuz 1187’de Haçlı ordularını yok ederek, Kudüs’ü yeniden Müslümanlara kazandırdığı topraklardı.

Tarihsel olarak Hıttîn köyü, Hıttîn Ovası'na hâkim olduğu için stratejik ve ticarî açıdan önemliydi. Doğuda Taberiye Gölü'nün kıyı ovalarına açılan ve batıda dağ geçitleriyle aşağı Celile ovalarına bağlanan ova, doğu-batı geçişleri ile çağlar boyunca ticarî kervanlar ve askerî istilalar için yol görevi görmüştü.
Tarihsel olarak Hıttîn köyü, Hıttîn Ovası'na hâkim olduğu için stratejik ve ticarî açıdan önemliydi. Doğuda Taberiye Gölü'nün kıyı ovalarına açılan ve batıda dağ geçitleriyle aşağı Celile ovalarına bağlanan ova, doğu-batı geçişleri ile çağlar boyunca ticarî kervanlar ve askerî istilalar için yol görevi görmüştü.

Bölgedeki dinî simge yapılar arasında Hıttîn’in güneybatı eteklerine kurulan ve her yıl bölgeye hac ziyareti yapan Dürzî inancına sahip insanlar için kutsal olan Şuayb Peygamber'in türbesi yer almaktaydı.

Hıttîn köyü, Nekbe’den önce.
Hıttîn köyü, Nekbe’den önce.
  • 9 Haziran 1948'de, yakınlardaki Lubya'ya yönelik bir İsrail saldırısıyla sarsılan Hıttîn’deki köy arazilerine 1949'da Arbel ve 1950’de Kefar Zetim İsrail yerleşimleri kuruldu.

Zirin / Cenin

48 savaşından önce 1.400'den fazla Filistinliye ev sahipliği yapan Zirin, Cenin'in 11 km kuzeyinde yer alan mütevazı bir Filistin köyüdür. Sınırlarında kerpiçten yapılmış evler ve küçük bir çarşısı, bir Osmanlı okulu ve mescidi olan Zirin, tarihsel olarak önemli bir bölge olarak kabul edilmiştir. Zira 1260'ta Memlûkler önderliğindeki Müslümanların, Ayn Calut Savaşı’nda Moğolları yendikleri bölge, Zirin ile komşu Nuris köyünün ortasında yer almaktaydı. Köy, aynı zamanda 1936 isyanının liderlerinden Mahmud Salim'in de memleketiydi.

Zirin, Nekbe'den önce.
Zirin, Nekbe'den önce.

28 Mayıs 1948'de Golani Tugayı'nın Dördüncü Taburu tarafından işgal edilen Zirin, Birleşmiş Milletler Taksim Planı'nda belirlenen sınır hatlarından birinde olduğu gerekçesiyle İsrail ordusu tarafından ele geçirilmişti.

Zirin, Nekbe'den önce.
Zirin, Nekbe'den önce.
  • 1948'de köy sahasının kuzeybatı tarafında Yizre'el yerleşimini kuran İsrail, 1933'te Avital yerleşimini de geleneksel köy arazileri üzerine inşa ediyor.

Jubb Yusuf / Safed

Jubb Yusuf köyü, Kuzey Filistin’de tarihî bir şehir olan Safed’de bulunmaktaydı. Arap ve Batılı gezginler için bir durak noktası olarak bilinen yerleşim, adını yakındaki bir kuyu olan Jubb Yusuf'tan (Yusuf'un kuyusu) almıştı. İbn Battuta 1355'te, kuyuyu büyük, derin ve mescit bir caminin avlusuna yerleştirilmiş olarak tanımlamıştı. Salahaddîn Eyyûbî’nin de Hıttîn Savaşı’nda Haçlılarla çarpışmak üzere giderken burada durduğu kaydedilir.

Jubb Yusuf’un tarihî gezi konakları.
Jubb Yusuf’un tarihî gezi konakları.
  • 1948'de yaklaşık 200 Filistinliye ev sahipliği yapan bu küçük yerleşim yerinde 1946’da Ammi'ad adlı Yahudi yerleşimi kurulmuştur.

Kisarya / Hayfâ

Milattan önce bir Fenike ticaret kolonisi olarak kurulan Kisarya, 1878'de Avusturya-Macaristan'ın Bosna-Hersek'i işgalinden kaçan Boşnak Müslümanların 1884'te antik kente yerleşmeleriyle tekrar canlanmış küçük bir balıkçı köyüdür.

Kisarya, Nekbe'den önce.
Kisarya, Nekbe'den önce.

1945'te Kisarya'nın Filistinli nüfusu 950’nin üzerindeydi. Benny Morris'e göre Kisarya’daki saldırılar, 1948'de bir Arap topluluğunun Haganah terör örgütü tarafından önceden planlanmış ve organize edilmiş ilk sürgününe sebep olmuştu.

Kisarya, Nekbe'den önce.
Kisarya, Nekbe'den önce.

  • İsrail yerleşimlerinden Sedot Yam kibbutzu, 1940 yılında, köy sahasının 1 km güneyinde köy arazileri üzerinde kurulmuştur. Başka bir yerleşim olan Or 'Aqiva, 1951'de köyün kuzeydoğusunda kuruldu ve şimdi 7.000'den fazla nüfusu vardır. İsrail kırsalı Kisarya, 1977'de resmen İsrail hükümeti tarafından tanınmıştır.