Dünya sinemalarından izlenmesi gereken 5 baş yapıt

Hakan Kara, Yeni Şafak, Ersin Çelik
09:08, 10/03/2017, CumaG: Güncelleme: 09:17, 10/03/2017, Cuma
Dünya sinemalarından izlenmesi gereken 5 baş yapıt

Sinemaya gönül veren sinema izleyicilerinin, film tutkunlarının olmazsa olmaz dediği yapımlar vardır. Sinema dünyasını yakından takip edenlerin mutlaka izlemesi gereken 5 filmi sizler için derledik.

Sinema tutkunlarının belleğinde yer edinecek kadar kaliteli 5 film yer alıyor aşağıda. Bu filmler hala birçok filme referans olan, ilham veren başyapıt diye nitelendirilen yapımlar olarak dikkat çekiyor ve herkesin film repertuarında yer alması gereken türden yapımlar olarak nitelendiriliyor. Başyapıt kelimesi elbette ki tartışmalı bir sözcük; ancak biz olabildiğince kabul görenlerini listeledik. Filmlerin orijinal isimlerinin yanı sıra, çekildikleri tarih ile birlikte hangi ülke sinemasına ait olduğunu da belirttik. İşte listemiz:

Leylekler Uçarken (Letyat zhuravli) – 1957 - Rusya

1957 Sovyetler Birliği yapımı melodramatik savaş filmidir. Özgün adı Letyat Zhuravli (Летят журавли) olan film İngilizce konuşulan ülkelerde The Cranes Are Flying adı ile gösterime sunulmuştur. Leylekler
Uçarken diye ülkemizde gösterilen keskin siyah beyaz görüntülerle süslü Altın Palmiyeli bir Sovyet filmidir
.



Mikhail Kalatozov'un yönetimi ve Sergey Urusevsky'nin görüntü yönetmeni olduğu film imgesel kamera işçiliği ile çarpıcı bir yapıt. Moskova'da yaşayan ve birbirlerine deli gibi aşık iki genç, Veronika (Tatyana Samojlova) ve Boris (Aleksey Batalov) II. Dünya Savaşı'nın başlaması ile birbirlerinden ayrılmak zorunda kalırlar. Askere gönüllü yazılan Boris, Veronika'nın doğum gününden bir gün önce cepheye gönderilir. Birbirlerine veda etme fırsatı bile bulamazlar.

Aşk, ihanet, savaş ve savaşın geniş kitlelere olan etkilerini anlatan Leylekler Uçarken karanlık bir dram

. İngilizce adıyla

The Cranes Are Flying

, II. Dünya Savaşı sonrası Rus sineması örneklerinden.




Film 1958 yılında Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülü almıştır. Aynı festivalde Tatyana Samojlova'ya da özel mansiyon ödülü verilmiştir. 1959'da 2 dalda BAFTA ödüllerine aday gösterilmişti.

Film 1970'lerde ABD'de bir Art-house filmi olarak kabul gördü ve sanat filmleri gösterilen merkezlerin repertuarlarında sürekli olarak yer aldı

.




Filmin ülkemizde çıkış yaptıktan çok sonra, 1974 yılında yayınlandığını da belirtelim. Film ülkemizde Leylekle Uçarken adıyla yayınlanırken Fransa'da Quand passent les cigognes adıyla, İtalya'da Quando volano le cicogne adıyla, Batı Almanya'da o dönem Wenn die Kraniche ziehen adıyla, Doğu Almanya'da o dönem Die Kraniche ziehen adıyla, İspanya'da ise Cuando pasan las cigüeñas adıyla yayınlanmıştı. Filmin İMDB puanı 8.3 şeklinde.


M – Bir Şehir Katilini Arıyor – 1931 – Almanya

Usta yönetmen Fritz Lang'ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir.
1931 Almanya yapımı psikolojik gerilim filminin özgün adı sadece M 'dir
. M harfi Almanca katil sözcüğünün baş harfidir. Bir çok ülkede Fritz Lang's M olarak yayınlanan film, Murderers Among Us adı ile de gösterime sunulmuştu. Filmin yönetmeni ilk sesli filmini de çeken Fritz Lang olurken, filmin senaryosunu eşi Thea von Harbou ile birlikte yazmıştır. Filmin başrol oyuncusu Peter Lorre 'dur. Yönetmen Lang kendisinin de açıkladığı üzere filmografisindeki en iyi film olarak bu filmi görmektedir.



1931 yılında Almanya'nın Berlin şehri seri cinayetler işleyen pedofil bir çocuk katilinin (Peter Lorre) eylemleri ile çalkalanmaktadır. Polisin katili bir türlü yakalayamayışı halkı olduğu kadar dilencileri,çeteleri ve diğer 'normal' suçluları da tedirgin etmiştir; çünkü olağan dışı bir şekilde artan polis baskısı onların da işlerini aksatmaktadır. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanı sıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanı sıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum da mevcuttur ve her iki taraf da katili ilk yakalayan taraf olmak için çabalayacaktır.

Önceleri katilin yüzü görülmez, sadece gölgesi ve sürekli ıslıkla çaldığı bir melodi duyulur.

Kulağı keskin kör bir balon satıcısının ıslığı teşhis etmesi ile insan avı başlar. Kör baloncunun haber verdiği bir başka suçlunun avını gözden kaybetmemek için kendi eline tebeşirle bir M harfi yazıp katilin paltosunun sırtına eliyle bastırarak onu damgalaması sonucunda katil sıkıştırılır ve polisten daha önce suç örgütünün eline düşer. Örgütün kendi içinde kurduğu sözde mahkemede yargılanmaya başlar.




Bu film hem Fritz Lang 'ın ABD seyircisi tarafından tanınmasını, hem de daha önce hep komedi filmlerinde küçük rollerde oynamış olan Peter Lorre 'un starlığa yükselmesini sağlamıştır.

Nazi iktidarı döneminde film Almanya'da yasaklanmıştır

. (1934) Lang filmde dehşet içindeki bir Alman şehrinin portresini çizerken Alman toplumunu karamsar bir bakış açısı ile resmetmiş, suç örgütleri ile polis teşkilatını neredeyse aynı kefeye koymuştu. Lang'a göre katil hasta ruhlu olabilirdi ama onun peşindekiler de ondan daha iyi değillerdi.

Filmde Peter Lorre 'un ıslıkla çaldığı melodi Edvard Grieg 'in Peer Gynt suitinden In The Hall of the Mountain King adlı bölümdür

. Peter Lorre ıslık çalmayı bilmediği için bu melodiyi Fritz Lang ıslıkla çalmış ve filme eklemişti.

Kara film (film-noir) türünün ilk örneklerinden biri olan "M" aynı zamanda sinemada leitmotif adı verilen tekniğini kullandığı ilk filmlerden de biri olur

. (

Belirli bir fikir, düşünce, şahıs veya mekanla özdeşleşen bir müzik temasının film boyunca tekrar edilmesine leitmotif adı verilmektedir

. Burada Peter Lorre 'un ıslıkla çaldığı Peer Gynt melodisi filmin leitmotif 'idir.)




Alanında çok önemli yere sahip olan filmin daha sonra yeniden çekimleri de oldu, benzer olumlu eleştirileri alan yapımlar ortaya çıktı.

Filmin gerçek bir olaydan,"Düsseldorf Vampiri" olarak nam salmış seri katil "Peter Kürten" davasından ilham alınarak çevrildiği ileri sürülse de filmin yönetmeni Fritz Lang bunu şiddetle yalanlamıştı

. Filmde oynayan suç örgütü karakterlerini oynayan kişiler, gerçek hayatta da suç örgütlerinde hayatlarını devam eden kişilerdi.

Film her zaman IMDb'nin en iyi 250 Film listesine girmekte ve sıralamada sürekli olarak üst sıralarda yer almaktadır

. Film şuanda İMDB üzerinde 100 binden fazla kişi tarafından oylanmış durumda ve 8.4 puana sahip.




Filmden önce de eşinin birçok senaryosunu sinemaya aktaran

Nazi karşıtı Musevi olan Lang, eşi olan Thea von Harbou'nun 1932 yılında Nazi Partisi NSDAP 'ye katılması sonrası ABD'ye göç etti ve 1933 yılında da eşinden resmi olarak ayrıld

ı.


Yedinci Mühür (Det sjunde inseglet) – 1957 - İsveç

İsveç'te
Det sjunde inseglet
adıyla sinemada yayınlanan Yedinci mühür, Ingmar Bergman'ın yönettiği
1957 yapımı siyah - beyaz İsveç filmidir. Film 1957 Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü kazanmıştır
. Fantastik öğelerin bulunduğu film İsveç dışında The Seventh Seal adıyla yayınlanırken, ülkemizde Yedinci Mühür adıyla biliniyor.



Savaştan bıkmış bir Orta Çağ şövalyesi, yanında bayraktarı ile Haçlı Seferi'nden dönmektedir. Vebanın kasıp kavurduğu Avrupa'yı gördükçe Tanrı'dan kuşku duymaya ve onun yolundan sapmaya başlayan şövalye, çok geçmeden ölümün eşiğine gelir. Ancak ölüme meydan okuyarak Ölüm'ü satranç oynamaya davet eden şövalye, kaybederse canını vermeye razıdır. Satranç oynamayı teklif eder Ölüm'e; eğer kazanan kendisi olursa peşini bırakacak ve yaşamasına izin verecektir. Günler sürecek bu oyun süresince de hayatla, ölümle ve Tanrı'nın varlığı ile ilgili sorularının cevaplarını aramaya devam ederek bir çıkış yolu bulmaya çalışacaktır.




Bergman film hakkında “

Yedinci Mühür, serbestçe kullanılmış ortaçağ malzemeleriyle sunulan modern bir şiirdir. Filmimde Şövalye, bugünün askerinin savaştan dönmesi gibi, Haçlı Seferi'nden dönüyor. Orta Çağda insanlar vebadan ölesiye korkarlardı. Bugün de atom bombası korkusuyla yaşıyorlar. Film, teması hayli basit bir alegoridir: İnsan, onun ebedi Tanrı arayışı ve tek mutlaklık olarak ölüm.

” yorumunda bulunmuştur.




Ingmar Bergman'ın 3. dönem filmlerinden biri olan

Yedinci Mühür, ilk planlarından itibaren kamerayı gökyüzüne çevirmesi ile metafiziğe yönelen yönetmenin bu döneminin ilk filmidir

. Seyrek, stilize tematik diyaloğu, ağırbaşlı ses efektleri ve vakur, melankolik müziğiyle Yedinci Mühür, dinsel deneyimin hem daha hafif hem de daha karanlık yanlarının nüfuz ettiği, belki biraz saplantılı, ama yine de çarpıcı bir film olarak varlığını günümüzde de sürdürüyor.

Film bir çok sinema forumu ve eleştirmeni tarafından "Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken Film" listesinde yer alıyor

. İsveç ve Latin dilinde çekilen film 150 bin dolarlık bütçe ile ortaya çıkarılmıştı. Filmin ayrıca bir de senaryo kitabının çıkarıldığını, İMDB puanının ise 8.7 olduğunu belirtelim.


Brief Encounter - 1945 - Birleşik Krallık

David Lean'ın yönettiği 1945 yapımı filmin başrolünde Celia Johnson ve Trevor Howard ikilisi yer alır.
Filmin senaryosu Noel Coward kendi 1936 tarihli tek perdelik oyunu Still Life'tan uyarlamıştır
. Film müziği temel olarak Sergey Rahmaninov'un Piano Concerto No. 2 eserinin Eileen Joyce yorumundan oluşur.




Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piyano Konçertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin

! David Lean'e Cannes'te 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.




Brief Encounter 1999'da British Film Institute'e ait BFI Top 100 British films (En İyi 100 Britanya filmi) listesinde ikinci sırada yer aldı. 2004'te Total Film dergisince tüm zamanların en iyi 44. Britanya filmi seçildi.

Film eleştirmenler tarafından ölmeden önce izlenmesi gereken filmler arasında gösteriliyor

. Filmin İMDB puanı ise 8.1 şeklinde. Brief Encounter ülkemizde gecikmeli olarak 1947 yılında ilk olarak gösterildi.


Viridiana – 1961 – İspanya / Meksika

Başrollerinde Silvia Pinal ve Fernando Rey'in yer aldığı Viridiana, Luis Buñuel'in yönetmenliğini yaptığı, 1961 İspanya - Meksika ortak yapımı bir filmdir. Film, Luis Bunuel'in Hıristiyanlik eleştirilerini içeren bazı sahneleri nedeniyle İspanya'da 1977'ye dek, 16 sene boyunca yasaklı kalmıştır.
Filmin Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği tablosunun söz konusu olduğu sahnesi, Vatikan tarafından dine küfür olarak yorumlanarak özellikle kınanmıştır
.



Viridiana'nın konusu şu şekilde: Viridiana, (Silvia Pinal) bir rahibe okulundan mezun olmak üzere olan genç bir kızdır. Bir gün, yıllar önce ölen teyzesinin yaşlı kocası Don Jaime (Fernando Rey) tarafından onun çiftliğine davet edilir. Viridiana, yıllar boyunca okulunun parasını ödemek dışında onunla hiç ilgilenmeyen ve yaşayan tek akrabası olan Don Jaime'nin yanına gitmek istemese de baş rahibenin ısrarı ile onu ziyarete gider. Don Jaime, henüz evlendiği gece onunla birlikte olmadan ölen karısına çok benzeyen Viridiana'yı arzular ve onunla evlenmek ister. Bu isteğini ona açtığında genç kızın sert tepkisi ile karşılaşır.




Filmin yol açtığı skandal nedeniyle yönetmen Bunuel bir süre sürgün edilmiştir. Bu dönemde filmin negatiflerinin yok edilmesi emri verildiğinden,

film Paris' e gönderilen kopyalar sayesinde yok olmaktan kurtarılmış ve Cannes Film Festivali' nde Altın Palmiye ödülünü kazanmıştır

. Skandalın ardından Meksika' ya geri dönen Bunuel orada Pinal ve Alatriste ile birlikte El Ángel Exterminador ve Simón del desierto filmlerini çekmiştir.




Filmde rol alan on iki dilenciden bir tanesi gerçekten de dilenciydi ve Bunuel film boyunca onu maaşa bağlamıştı. Ayrıca filmdeki fakir rolünde oynayanların tüm giysileri gerçekti. Bu roller için giysiler köprü altları ve fakir mahalleler dolaşılarak toplanmış ve bunların yerine fakirlere ve serserilere yeni giysiler dağıtılmıştır

. Dezenfekte edilen ancak yıkanmayan bu kıyafetleri çekimler esnasında giyen oyuncular kendilerini bu fakirliğin içinde hissetmişlerdi.




Film, Benito Pérez Galdós'un Türkçe'ye “Son Nefesim” diye aktarılan kitabından uyarlandı. Ülkemizde de “Son Nefesim” adıyla bilinir. Filmin İMDB puanı ise 8.2 dir.



Yazımıza kaldığı yerden devam edeceğiz, bizi takip edin.


Kaynaklar: wikipedia, İMDB, sinefesto


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026