Nurullah Genç: 'Yağmur’u yazana kadar üç ay duvarlarla konuştum

Erzurum’un elektriği, okulu ve yolu olmayan bir dağ köyünde, 9 çocuklu bir ailede doğdu. İlk ve ortaokulu akrabalarının yanında okudu. Babası yıllar boyunca karlar üzerinde sırtında taşıdı. Kurt sürüsünün içinde kaldılar, birçok tehlike atlattılar. Tek amacı okumaktı. Ortaokul ikinci sınıfta çalışmaya başladı. Okuma hayatı boyunca ayakkabı boyacılığı, bulaşıkçılık, inşaatçılık ve fırıncılık yaptı. Ortaokulu ve liseyi birincilikle bitirdi. Üniversitedeyken yüz gecesini Erzurum Tren Garının banklarında geçirdi. Şiirlerini burada yazdı. 1990 yılında Türkiye Diyanet Vakfı ‘N'at-ı Şerif Büyük Ödülü’nü kazandıran ‘Yağmur’ şiirini yazdı. 2001’de profesör oldu, danışmanlık şirketi kurdu. SPK üyesi ve Merkez Bankası Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Şiir yazmayı hiç bırakmadı. Nurullah Genç, bir roman tadındaki hayat tecrübesiyle ‘Doğduğum Ev’in konuğu...


Oğlum okur musun, saman sepeti taşır mısın?

Bulaşıkçılığa devam edemedim fırıncılığı sevdim
Hayatımın en zor yolculuğu, babamın beni okutmak için 10 koyunu satmaya götürüşüydü.
Çanakkale şiiri yazdım ama altına adımı yazamadım

Tren garında uyurken meczup diye para bırakırlardı yanıma
Ellinin üzerinde denemeler yaptım ve hepsine ‘Yağmur’ adını verdim

Evet. Çok çalıştım. Her işimi zamanında yapmayı arzu eden birisiyim. Planlı çalışırım. Program yaparım. Mutlaka not alırım. Notlarıma göre takip ederim her şeyi. Hatta böyle çok komik de bir hatıram var. Bir gün eve gittim, eşime dedim ki, "Ya ben bugün bir şey yapacaktım hatırlamıyorum ne olduğunu.” ''Ajandana bak'' dedi. Baktım yazmıyor. “O zaman yarın yaparsın'' dedi. Erzurum'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Erzurum'a gider gelirdim. Böyle çok yoğun bir gün... Uyuyayım dedim artık yarın aklıma gelirse, yapabileceğim bir şeyse yaparım. Uyudum. Gece yarısı uyandım. Dedim ki: "Kalk. Kalk. Ben dün hiç yemek yememiştim. Onu yapacaktım akşam''. ''Nasıl olur'' dedi. Dedim, “Kahvaltı dahil hiçbir şey yememiştim onu unutmuşum”. Gece yarısı gelmişim eve, yazmadığım için de yapamamışım. Yazarak yapıyorum ben. Çok unutkan birisiyim aynı zamanda. Ve bizim hanım sağ olsun kalktı dedi ki: ''İşte buna yemek yapılır.'' Böyle çalıştım yani. Şiir yazabilirim, ihmal etmeden. İşimi yapabilirim, ihmal etmeden.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.