Nekbe tanıkları anlattı: Gazze’de yaşananlar 1948’i geride bıraktı
15:00, 14/05/2026, Perşembe

Filistinliler Gazze'de uğradıkları İsrail soykırımının 1948'deki Nekbe ile kıyas dahi edilemeyeceğini söylüyor.
Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler, Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail soykırımının, atalarının 1948'de yaşadığı Nekbe ile kıyas dahi edilemeyeceğini belirtiyor.
Gazze'de çadırlarda yaşayan Filistinliler için Nekbe (Büyük Felâket), tarihte yaşanmış bir felâket olarak kalmadı, nesiller boyu süregelen bir travmaya dönüştü.
Bundan 78 yıl önce Filistin topraklarından sürülen ve Gazze'ye göç eden binlerce Filistinlinin torunları bugün, öncekiyle kıyaslanamayacak kadar büyük ikinci bir Nekbe yaşadıklarını dile getiriyor.
Filistinliler, çadırlarda kışın soğuktan donuyor, yağmur sularıyla ıslanıyor, yazın sıcaktan kavruluyor, açlık ve susuzluk çekiyor, kemirgen hayvanların saldırısına uğruyor, çöplüklerin arasında yaşamak zorunda kalıyor, İsrail'in saldırıları nedeniyle her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor, abluka nedeniyle insanca yaşama dair hiçbir imkâna erişemiyor.

Gazze'deki Nekbe'nin benzeri dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır"
Beyt Hanun sakinlerinden Abdulkerim Akl (52), 1948'de yaşanan Nekbe ile bugün yaşanan İsrail soykırımı arasında fark olduğunu düşünüyor.
İsrail saldırıları öncesinde çiftçilik yaptığını ve mutlu bir hayatı olduğunu ancak bunların bir anda son bulduğunu söyleyen Akl, şöyle dedi:
"Gazze'deki Nekbe'nin benzeri dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır. Gazze tamamen yıkıldı. Nekbe demek az bile. Böylesini ne yaşadık ne en kötü kabuslarımızda gördük."

İsrail'in Gazze'nin büyük kısmını işgal ettiğini, Gazzelileri de "sadece nefes almaları için" deniz kenarına doğru sürdüğünü kaydeden Akl, "Gazze'de güvenlik ve istikrar olmadığını, insanların gece yattığında tek dileğinin sabaha sağ çıkmak" olduğunu kaydetti.
Akl, Gazze halkının çektiği acı ve sıkıntının büyüklüğünü şu sözlerle aktardı:
"Gazze halkı çok yoruldu, dayanacak gücü kalmadı. Ölmüş durumdayız. Kabirlerdekiler değil, bizler ölüyüz. Onlar şehit oldu. Biz ise su sıkıntısı çekiyoruz, açlık çekiyoruz. Soykırım hâlâ devam ediyor. Açlık sadece insanları değil, hayvanları da vurdu. Köpekler ve fareler yiyecek bulamayınca insan cesetleri yedi. Sağlıklı yiyecek kalmadı. Sabah kalkacaksın ya telefonunu şarj etmeye gideceksin ya da yiyecek ve su kuyruğuna gireceksin."
İsrail ordusunun tanklarla ve Quadcopter tipi dronlarla gelip masum bir halkı hedef aldığını kaydeden Akl,
"Bu, 1948'deki Nekbe ile kıyas bile edilemez. Bu bir soykırım."
dedi.
"Buna yaşamak denmez. Bu hayatta kalma mücadelesi"
İsmihan Hıleyf (61) de eskiden sade ama güzel bir hayat sürdüklerini şimdi ise çadırda, güvenliğin, yiyecek ve içeceğin olmadığı bir ortamda yaşadıklarını söyledi.
İsrail'in Gazze'de aç bırakma ve tehcir politikası uyguladığını, eğitim sistemini ve alt yapıyı çökerttiğini kaydeden Hıleyf,
"Buna yaşamak denmez. Bu hayatta kalma mücadelesi. Sadece yiyor ve içiyoruz, hayat bundan ibaret. Ulaşmaya çalıştığımız bir hedefimiz yok."
dedi.İsrail'in saldırıları sonrasında altyapının tamamen tahrip olduğunu, çocuklarının işsiz kaldığını ve sadece "yarın karınlarını nasıl doyuracaklarını" düşünür hale geldiklerini anlattı.

"Çocuklar vaktinden önce büyüdü"
Yaşadıklarını "Büyük Nekbe" olarak nitelendiren Ummu Ala Salim Dib (48) ise şunları kaydetti:
"Annem bana ilk Nekbe'de yaşadıklarını anlatırdı ama onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamadılar. En kuzeydeyiz, çadır kentimiz her yere uzak. Ulaşım vasıtası yok, çarşı yok, dükkân yok, sağlık merkezi yok. Çocuklar su kuyruğuna giriyor, ateş yakmak için odun ve naylon getiriyor. Bu Nekbe değil; tam bir soykırım."
Çocukların yorulduğunu ve omuzlarında, yaşlarından büyük bir yük olduğunu söyleyen Dib, Gazze'deki çocukların dünya çocukları gibi yaşamasını ve eğitim görmesini istediklerini aktardı.
Gazze'de çocuk büyük herkesin psikolojik olarak çok zor bir süreçten geçtiğine işaret eden Dib, şöyle devam etti:
"Erkeklerin işi yok, parası yok. Ailelerine bakamıyorlar. Çocuğun canı domates çekiyor ama babası bulup getiremiyor. Fiyatlar uçmuş durumda, gelir de yok.
Bu yaştaki çocuklar okula gider, parklara gidip eğlenir, burada öyle bir şey yok.
Çocuklarımız vaktinden önce büyüdü
."
Nekbe'nin canlı şahidi 89 yaşındaki Filistinli kadın, yıllar sonra Gazze'de aynı acıları katlanarak tekrar yaşıyor
89 yaşındaki Filistinli Halime Selame, 1948'deki İsrail işgalinin ardından Aşdod'dan Gazze'ye göç etmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Selame, "O zaman 10 yaşındaydım. Savaş ve yerinden edilme başladığında Aşdod'dan Refah'a geldik. Sadece yerinden edilme de değil, çatışma, silah sesleri, patlamalar ve savaş uçakları... ben bunları bizzat yaşadım." dedi.
Gazze'ye geldiklerinde kaybolduğunu söyleyen Selame, "O dönem kayboldum, 10 gün boyunca ailemden ayrıydım. Sonra amcamın oğluyla Mevasi'de karşılaştık sadece su içerek hayatta kaldık." ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) kendilerine yardım ettiğini söyleyen Selame, "5 yıl çadırlarda kaldık, yağmur, kış, soğuk hepsini gördük. Topraklarımıza, vatanımıza da dönemedik." diye konuştu.
Selame, İsrail'in 1956'da Gazze'yi işgal ettiğini hatırlatarak, o dönemki saldırıların şimdiki kadar şiddetli olmadığını söyledi.
"Onlar nereden geldiler? Burası bizim vatanımız, bizim topraklarımız. Bizi öldürseler de Gazze'den çıkmayacağız. Ya topraklarımıza döneriz ya da Filistin'de ölürüz."

Selame, Filistinlilere topraklarından ayrılmama çağrısı yaparak, Filistin halkının yanında durmayan ve İsrail ile normalleşen Arap ülkelerini de eleştirdi.
Filistinli kadın, "1948, 1956, 1967 ve 1973 savaşlarının hepsini gördüm. Direnişçilerimiz mücadele ediyorlardı. Uçaklar yine tepemizdeydi ama şimdikiyle kıyaslanamaz bile. Bu, gelmiş geçmiş en cani savaş." dedi.
İsrail'in Gazze'ye saldırılarına işaret eden Selame, "Bu saldırılarda genç yaşlı büyük küçük herkesi katlettiler. Tek bir Filistinli bile kalsın istemiyorlar. Bu toprakların sadece onlara ait olduğunu iddia ediyorlar. Ama onlar ne kadar kalırsa kalsın biz hep buradayız, vatan bizim vatanımız." ifadelerini kullandı.
Selame, Gazze'de 2 kez yerinden edildiklerini söyleyerek, İsrail'in saldırı ve katliamlarını 78 yıldır sürdürdüğünü ifade etti.

Filistinlilerin topraklarından çıkmaması gerekliliğini vurgulayan Selame,
"Tüm özgür Müslümanlar Filistin halkının yanında dursun. Yorulduk. 1948'den beri bir yerden bir yere yerimizden edilmekten, birbirimizden ayrılmaktan, sevdiklerimizi görememekten yorulduk."
dedi.Selame, Gazze'de yerinden edilmenin 1948'de yaşadıklarını anımsattığını belirterek, İsrail saldırılarına karşı Filistin halkına destek olunması gerektiğini söyledi.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.