Trump barışı ilan etti, kritik sorular yanıtsız kaldı! ABD-İran anlaşmasının perde arkası: Çözülen ve çözülmeyen başlıklar

ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililer, iki ülke arasındaki savaşın derhal sona erdiğini açıklayarak küresel piyasalarda büyük bir rahatlama sağladı. Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla petrol fiyatları mart ayından bu yana en düşük seviyeye gerilerken, anlaşmanın perde arkasındaki eksikler ve İsrail faktörü yeni bir çatışma riskini barındırıyor. İşte tarihi uzlaşmanın bilinmeyenleri ve nükleer krizin geleceği...
Orta Doğu'da 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan gerilim tam 102 gün sonra yerini barışa bıraktı. Arabulucu rolünü üstlenen Pakistan Başbakanı, ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilimin ardından önemli bir anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Pakistan Başbakanı Şerif, açıklamasında, "ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Resmi imza töreni Cuma günü İsviçre'de gerçekleştirilecek' dedi.
Donald Trump ve Tahran’daki yetkililer, İran’a karşı yürütülen savaşın derhal sona erdiğini ilan etti. ABD Başkanı, “Bölge ve dünya için petrol yeniden her iki taraftan da akacak” açıklamasında bulundu.

Ancak duyuruların ardından geçen saatlerde, tarafların tam olarak ne üzerinde anlaştığı netlik kazanmadı. Mutabakat zaptının nihai metni yayımlanmadı ve özellikle Hürmüz Boğazı’na erişim, İran’ın nükleer programı ve Lübnan gibi kritik konularda ayrıntılar oldukça sınırlı kaldı.
Trump daha sonra New York Times’a yaptığı açıklamada, cuma günü başlaması planlanan daha geniş kapsamlı müzakerelerde Tahran’ın ABD ile bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde askeri saldırıları yeniden başlatacağını söyledi.
İşte son açıklamaların ardından bildiklerimiz ve hâlâ bilinmeyenler:
1. Hürmüz Boğazı
Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın statüsü konusunda oldukça net görünüyordu:
Hürmüz Boğazı’nın ücret alınmaksızın tamamen açılmasına ve aynı zamanda ABD Deniz Kuvvetleri ablukasının derhal kaldırılmasına tam yetki veriyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın!
Ancak bir saat sonra ABD Başkanı, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik su yolunun açılmasının cuma günü imzalanması planlanan anlaşmaya bağlı olduğunu ve açılışın “mayın temizleme amacıyla” gerçekleştirileceğini söyledi.

Ayrıca, barış anlaşmasına aracılık eden Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ilk açıklamasında Hürmüz Boğazı’ndan hiç söz etmedi. İran’ın resmi haber ajansı Mehr ise mutabakatın, boğazın 30 gün içinde “İran’ın düzenlemeleri çerçevesinde” yeniden açılmasını öngördüğünü bildirdi.
“Boğaz herkese açık olacak"
Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya’dan oluşan E4 grubu da boğazın koşulsuz biçimde açılması ve seyrüsefer özgürlüğünün kısıtlanmaması gerektiğini vurguladı.

2. Lübnan
İlk ateşkes görüşmelerindeki temel anlaşmazlıklardan biri, Lübnan’ın anlaşmaya dahil edilip edilmeyeceğiydi.
Arabulucu Şehbaz Şerif de sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
Her iki taraf da Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan etti.
Ancak Trump, Truth Social’daki ilk açıklamalarında Lübnan’dan hiç söz etmedi ve neredeyse tamamen Hürmüz Boğazı’na odaklandı.
İsrail ve ABD karşı karşıya: İpler kopuyor mu?
Bu durum, İran ile yapılan barış görüşmelerine dahil edilmeyen İsrail açısından kabul edilmesi zor olabilir. İsrail hükümeti anlaşma haberlerine hemen yanıt vermedi. Başbakan Benjamin Netanyahu’nun, İran ve onun bölgesel müttefikleriyle – özellikle Lübnan’daki Hizbullah ile – çatışmayı sürdürmek için iç politik nedenlere sahip olduğu düşünülüyor. İsrail’in olası saldırıları, ABD ile İran arasındaki anlaşmayı tehlikeye atabilir.

Trump ile Netanyahu son dönemde Lübnan’daki İsrail operasyonları nedeniyle sık sık karşı karşıya geldi. İki hafta önce Trump’ın, Beyrut’a düzenlenen bir saldırının ardından Netanyahu için “tam anlamıyla çılgın” ifadesini kullandığı ve “Ben olmasaydım hapiste olurdun” dediği bildirilmişti. Hafta sonundaki son saldırı sonrasında ise Netanyahu’nun “hiçbir muhakeme yeteneği olmadığını” söyledi.
İsrail ateşkes dinlemiyor
İsrail ordusu, ateşkese ve ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyindeki Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi
3. İran’ın nükleer programı
Genel değerlendirmeye göre, Trump’ın İran’a karşı savaşı gerekçelendirirken öne sürdüğü temel unsurlardan biri olan İran’ın nükleer programının geleceği bu anlaşmayla çözülmüş değil.
Başkan pazar günü yine:
Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya’dan oluşan E4 grubu da Trump’ın açıklamalarını destekleyerek şu ifadeyi kullandı:

İran uzun süredir nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor ve ABD’nin geçen yıl düzenlediği saldırılarda ağır hasar gören üç nükleer tesisin altında bulunduğuna inanılan zenginleştirilmiş uranyum stoklarından vazgeçeceğine dair kamuoyuna açık bir taahhütte bulunmuş değil.
Trump ise, bu konuda ilk başkanlık döneminde bozduğu anlaşmadan daha iyi bir sonuç elde etmesi yönünde ciddi siyasi baskı altında. Trump, 2015 yılında dönemin Başkanı Barack Obama yönetiminde imzalanan ve İran’ın nükleer faaliyetlerine sınırlamalar ile uluslararası denetimler karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öngören çok taraflı anlaşmadan ABD’yi çekmişti.
İran ise buna karşılık uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdı ve silah yapımında kullanılabilecek saflığa yakın seviyede 400 kilogramdan fazla malzeme üretti. Bu uranyumun geleceği, önümüzdeki kapsamlı müzakerelerin en önemli pazarlık konularından biri olacak gibi görünüyor.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise pazar günü yaptığı açıklamada yaklaşan nükleer görüşmeleri “yakından izleyeceğini” söyledi.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.