Arap dünyasında yeni dengeler: Cezayir ve BAE arasında kontrollü gerilim
17:00, 21/02/2026, Cumartesi

Buteflika’dan Tebbun’a: Cezayir-BAE ilişkilerinde güven erozyonu
Cezayir ile BAE arasındaki ilişkiler, Batı Sahra meselesinden İsrail ile normalleşmeye, bölgesel ittifaklardan medya polemiklerine uzanan başlıklarda belirgin bir ayrışma sürecine girdi. İlişkilerdeki son kırılma noktası, Cezayir'in BAE ile 2013'te imzaladığı hava hizmetleri anlaşmasını iptal etmesi oldu.
Cezayir ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ilişkiler, son yıllarda Batı Sahra meselesinden bölgesel ittifaklara, İsrail ile normalleşmeden medya alanındaki karşılıklı söylemlere uzanan birçok başlıkta belirgin bir ayrışma görüntüsü veriyor.
Cezayir resmî ajansı APS’nin 7 Şubat tarihli haberinde, iki ülke arasında 13 Mayıs 2013’te Abu Dabi’de imzalanan hava hizmetleri anlaşmasının feshedilmesine yönelik sürecin başlatıldığının duyurulması, gözleri yeniden bu ilişkilere çevirdi.
Uzmanlara göre yaşanan tablo, açık bir kopuştan ziyade Arap dünyasında değişen jeopolitik dengelere ilişkin farklı tutumun yansıması niteliği taşıyor.
Cezayir ile BAE arasındaki ilişkiler, Batı Sahra meselesinden İsrail ile normalleşmeye, bölgesel ittifaklardan medya polemiklerine uzanan başlıklarda son yıllarda belirgin bir ayrışma sürecine girdi.
Eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika, BAE ile ekonomik ve bölgesel siyasette yakın ilişkiler kurdu. Buteflika, "Hirak" isimli 2019'daki kitlesel halk hareketi ve protestoların ardından görevinden ayrıldı.
Buteflika kliğinin BAE ile yakın ilişkiler geliştirdiği hafızasıyla göreve gelen Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun döneminde BAE'ye karşı bir güven erozyonu yaşandı.
İki ülke ilişkileri, bu süreçte kopuştan ziyade "hesaplı bir ayrışma" çizgisine taşındı.
Güçlü ikili ilişkilerden gerilime uzanan Cezayir-BAE ilişkilerinin seyri:
Buteflika dönemi: Siyasî yakınlaşma ve ekonomik ortaklıklar
Cezayir ile BAE arasındaki ilişkiler, eski Cumhurbaşkanı Buteflika’nın 1999-2019 yılları arasındaki iktidarı döneminde siyasî yakınlaşma ve yoğun ekonomik işbirliğiyle öne çıktı.
Bu süreçte Cezayir'deki BAE kaynaklı yatırımlar artarken, iki ülke arasında geniş çaplı ticarî ortaklıklar hayata geçirildi.

Mecra
Buteflika dönemi bitti

BAE merkezli Dubai Ports World Algeria’nın, Cezayir Limanı’nın işletme imtiyazını üstlenmesi, Mercedes-Benz araçlarının montajına yönelik sanayi ortaklığı ve tütün sektöründeki yatırımlar
dönemin dikkat çeken projeleri arasında yer aldı.Buteflika yönetimi boyunca Abu Dabi ile sürdürülen temaslar, ilişkilerin kurumsal ve ekonomik boyutunu güçlendirdi.
"Hirak" süreci ve güven erozyonu
Cezayir'de 2019'da başlayan
"Hirak" ismi verilen kitlesel halk protestoları
, Cezayir’in iç siyasetinde olduğu kadar dış ilişkilerinde de yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu süreçte bazı Körfez ülkelerinin iç siyasete dolaylı müdahalelerde bulunduğu yönündeki tartışmalar kamuoyunda gündeme geldi. BAE'nin Buteflika ekibiyle geliştirdiği ilişkiler, gözlerin BAE'ye çevrilmesine sebep oldu.

Cumhurbaşkanı Tebbun’un 2025'te isim vermeden yaptığı açıklamalarda,
"parasını kullanarak iç istikrarı etkilemeye çalışan bir Körfez ülkesinden"
söz etmesi yerel basında BAE’ye yönelik dolaylı bir mesaj olarak yorumlandı. Aynı yıl devlet televizyonunda yayımlanan bir programda BAE merkezli bir televizyon yapımının sert biçimde eleştirilmesi, medya düzeyindeki gerilimi daha görünür hale getirdi.
Katar krizi ve erken işaretler
Suudi Arabistan ve BAE'nin liderlik ettiği ülkelerin 2017'den 2021'e kadar Katar'dan büyükelçilerini çektikleri kriz ve ambargo süreci, Cezayir ile BAE arasındaki yaklaşım farklılıklarının erken örneklerinden biri olarak öne çıktı.
Cezayir yönetimi krizde tarafsız bir tutum benimseyerek diyalog çağrısında bulunurken, Abu Dabi merkezli bazı çevrelerde bu tutumun “soğuk tarafsızlık” olarak değerlendirildiği görüldü.


Mecra
Yarım asırlık kördüğüm: Batı Sahra sorunu
Batı Sahra, Fas ve İsrail ile normalleşme
BAE’nin Batı Sahra’nın El-Uyun kentinde konsolosluk açması ve Fas'ın buradaki egemenliğini tanımasıyla pekişen siyasî yakınlığı, Rabat'ın bölgesel karşıtlık içinde olduğu Cezayir’de stratejik hassasiyet yaratan gelişmeler arasında yer aldı.
Cezayir yönetimi Batı Sahra meselesinde buradaki halkın kendi kaderini tayin hakkını savunuyor.

BAE’nin 2020 yılında Abraham Anlaşmaları kapsamında İsrail ile diplomatik ilişkiler kurması ise iki ülke arasındaki siyasî öncelik farklarını daha görünür kıldı.
Cumhurbaşkanı Tebbun’un normalleşme sürecine yönelik eleştirel açıklamaları, ilişkilerdeki gerilimin erken işaretlerinden biri olarak dikkati çekti.

Mecra
Arap ülkelerinin İsrail ile normalleşen ilişkileri

Medya cephesi ve 2023 tartışmaları
İki ülke arasındaki ayrışma, medya alanında da kendini gösterdi.
Cezayir’de karar alma çevrelerine yakınlığıyla bilinen El-Haber gazetesi, Kasım 2023’te BAE’yi sert ifadelerle eleştiren bir haber yayımladı.
Haberde BAE'nin İsrail ve Fas ile işbirliği içinde hareket ettiği ve Cezayir’e yönelik çok boyutlu bir baskı politikası izlediği iddia edildi.
Söz konusu yayın, Cezayir kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, BAE tarafından iddialara ilişkin resmî yanıt verilmedi.
Bölgesel dosyalar ve “MAK” tartışması
Cezayir basınında öne çıkan bir diğer başlık ise Cezayir tarafından terör örgütü listesine alınan ayrılıkçı "Amazig-Berberi Kabail Bölgesi Kendi Kaderini Tayin Hakkı Hareketi"ne (MAK) ilişkin iddialar oldu.
BAE merkezli medya organlarında bazı Amazig aktivistlere yer verilmesi, Cezayir’de toprak bütünlüğü ve ulusal güvenlik bağlamında hassasiyet yarattı.
Cezayir Yüksek Güvenlik Konseyi’nin önceki açıklamalarında isim vermeden “kardeş bir Arap ülkesini” düşmanca faaliyetlerle suçlaması, bölgesel gerilimin siyasî söyleme de yansıdığını gösterdi.
Ekonomik bağlar ve kontrollü gerilim
Siyasî ve medya kaynaklı anlaşmazlıklara rağmen iki ülke arasındaki ekonomi ve yatırım ilişkileri tamamen kopmuş değil.
Karşılıklı ticarî bağlar, diplomatik gerilimin kontrollü bir düzeyde kalmasına katkı sağlayan unsurlar arasında yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Tebbun ile BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid’in 2024'te Roma’daki G7 Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği görüşme ve 2025’te yapılan telefon temasları, diplomatik kanalların açık tutulduğunu ortaya koyuyor.

Arap dünyasında değişen ilişkilerin seyri
Arap dünyasında ittifak dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Cezayir ile BAE arasındaki ilişkiler siyasî ayrışmalar ile ekonomik temasların birlikte sürdüğü bir çerçevede ilerliyor.
Taraflar arasındaki görüş ayrılıkları devam ederken, diplomatik iletişim kanallarının korunması ilişkilerin tamamen kopmasının önüne geçen başlıca unsur olarak görülüyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.