Caparov–Taşıyev kopuşu: Kırgızistan’da ‘İkili İktidar’ bozuldu

2021’den beri devlet yönetiminde beraber hareket eden Caparov ve Taşiyev tandeminin er ya da geç dağılmasının kaçınılmaz olduğu uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü (IRI) anketlerine göre son yıllarda Taşiyev’in popülaritesi %14'ten %22'ye yükselirken, Cumhurbaşkanı Caparov’a olan güven %35-38 seviyesinde kaldı. Dahası, geçen yıl Aralık ayında yapılan son parlamento seçimlerinde Taşiyev’in kardeşi Şairbek Taşiyev en fazla oyu alarak milletvekili seçildi ve ülkede popüler biri hâline geldi.
10 Şubat 2026’da Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un Devlet Ulusal Güvenlik Komitesi başkanı Kamçıbek Taşiyev’i görevden alması, sadece bir bürokratik karar değil, 2020 sonrası Kırgızistan’da oluşan “ikili iktidar” düzeninin kasıtlı şekilde sona erdirilmesi olarak değerlendiriliyor. Resmî söylem toplumun bölünmesini önlemek olsa da kararın pratik sonucu, güvenlik aygıtının siyaseti şekillendirme kapasitesini sınırlamak ve yürütme gücünü tek merkezde toplamaktır.
Toplu kadro operasyonu
Caparov’un “operasyonu” sadece Taşiyev’le sınırlı kalmadı, yardımcılarından üçünü de görevden aldı. Aynı gün komitenin yapısı yeniden düzenlendi: Sınır Hizmetleri, Komite’nin 9. hizmetinden çıkarıldı ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı'na bağlı Devlet Koruma Hizmeti oluşturuldu. Birkaç gün içinde Komite’nin Bişkek'teki ve ülkenin ikinci büyük şehri Oş’daki genel müdürlerinin de değiştirildiği öğrenildi.
Kadro değişiklikleri sadece güvenlik komitesiyle kalmadı, parlamento başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu da görevinden istifa ettiğini açıkladı. 13 Şubat'ta cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulunun parlamentodaki temsilcisi Almazbek Abutov görevinden alındı. 16 Şubat'ta acil durumlar, ulaştırma ve iletişim, doğal kaynaklar çevre ve teknik denetim bakanları olmak üzere üç bakan birden istifa etti.
Reklam

Neden şimdi?
Kırgızistan’da iktidar değişimleri çoğu zaman elit parçalanması ile sokak mobilizasyonunun birleşiminden doğar. 2026 başında erken seçim ve başkanlık süresi tartışmaları, yönetim içinde potansiyel hizipleşme riski doğurdu. Böyle bir ortamda başkan açısından en büyük tehdit, güçlü güvenlik ağına sahip bir siyasi ortağın alternatif güç merkezi hâline gelmesidir. Bu nedenle görevden alma hamlesi önleyici bir güç konsolidasyonu olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte kararın alınmasında “75 mektup” işinin de etkili olduğu söyleniyor.
Nedir “75 mektup”?
Taşiyev’in görevden alınması ülkede şok etkisi yarattı. Çünkü Taşiyev sadece güvenlik komitesinin başkanı olarak değil, Cumhurbaşkanı Caparov’un en yakın arkadaşı olarak da biliniyordu. GKNB başkanının istifası haberi de ülkede büyük yankı uyandırdı. Ülke medyasında çıkan haberlere göre cumhurbaşkanının bu kararı almasının nedeni, 9 Şubat 2026'da Cumhurbaşkanına ve parlamento başkanına hitaben yazılan “75 mektup” oldu.
Aralarında eski başbakanlar, eski milletvekilleri, toplum önderleri ve akademisyenlerin de bulunduğu 75 kişinin imzaladığı mektupta, 2021 anayasa reformu sonrasında cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin hukuki belirsizliklere dikkat çekiliyordu. Mektuba imza atan 75 kişinin tamamı İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma servisine götürüldü ve sorgulamaların ardından beşi hariç hepsi serbest bırakıldı.
“Generalin tarafı” ve “başkanın tarafı”
Taşiyev’in görevden alınması sonrası Cumhurbaşkanı Caparov devlet haber ajansında verdiği demeçte, bürokraside “generalin tarafı” ve “başkanın tarafı” olarak ayrışmaların oluştuğunu ve bu bölünmenin parlamentoda da kendisini gösterdiğini vurguladı.
Reklam
“Eğer Kamçıbek Taşiyev'i görevden almasaydım, bu yönde çalışan ve devlet kurumları ile toplumda bölünmeye yol açan kişilerin eylemleri nedeniyle tüm bunlar bir çatışmaya yol açabilirdi. Bu nedenle arkadaşımı kovmak zorunda kaldım" diye açıkladı Caparov. Taşiyev, Almanya'da tedavi görürken görevden alındığını öğrendi ve yaptığı açıklamada, görevden uzaklaştırılmasının kendisi için tam bir sürpriz olduğunu belirterek, "Ne olursa olsun cumhurbaşkanının kararına uymak zorundayız" dedi.

Seçim arkadaşları ayırdı
2021’den beri devlet yönetiminde beraber hareket eden Caparov ve Taşiyev tandeminin er ya da geç dağılmasının kaçınılmaz olduğu uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü (IRI) anketlerine göre son yıllarda Taşiyev’in popülaritesi %14'ten %22'ye yükselirken, Cumhurbaşkanı Caparov’a olan güven %35-38 seviyesinde kaldı. Dahası geçen yıl Aralık ayında yapılan son parlamento seçimlerinde Taşiyev’in kardeşi Şairbek Taşiyev en fazla oyu alarak milletvekili seçildi ve ülkede popüler biri hâline geldi.
Kırgızistan’da bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimi 24 Ocak 2027’de ve parlamentonun bu seçimleri en geç 24 Eylül 2026’ya kadar planlaması gerekiyor. Hâl böyleyken Caparov’un bu radikal kadro “operasyonu”nun seçim öncesi muhtemel rakibini bertaraf etmesi olarak yorumlanıyor.
Kamçıbek Taşiyev'in cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılıp katılmayacağı bilinmiyor ama hırslı olmasıyla tanınan eski Güvenlik Komitesi Başkanı, gazetecilerin ve kamuoyunun beklentilerine rağmen basın toplantısı düzenlemedi.
Türkistan’dan kısa kısa
Kazakistan Gazze’ye asker göndermeye hazırlanıyor
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ABD'deki Barış Konseyi toplantısında, Astana'nın Uluslararası İstikrar Gücü misyonu kapsamında Gazze'ye asker göndermeye hazır olduğunu açıkladı. Amerikan tarafı, Kazakistan'ın diğer ülkelerle birlikte Trump’ın inisiyatifiyle kurulan örgütün bütçesine para yatırdığını iddia ediyor.
Reklam
“Kazakistan, askerî birlikler, sağlık ekipleri ve gözlemcilerini Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'ne göndererek Uluslararası Güvenlik Güçleri'ni desteklemeye hazırdır” diyen Tokayev, Astana'nın kaç asker gönderebileceğini ve bunun ne zaman olacağını belirtmedi.
Kazakistan yasalarına göre, “barış ve güvenliği korumak için uluslararası yükümlülükleri yerine getirmek” amacıyla askerlerin kullanılması önerisi, cumhurbaşkanı tarafından parlamentoya sunulmalı, konu iki meclisin ortak oturumunda görüşüldükten sonra savunma bakanlığı barış gücü operasyonu için hazırlık planı hazırlamalı, dışişleri bakanlığı ise ulusal birliğin barış gücü operasyonuna katılımının dış politika açısından uygunluğunu gerekçelendirmelidir. Kazakistan hükümeti veya parlamentosu, Kazakistan birliğinin Gazze'ye gönderilme olasılığı hakkında daha önce herhangi bir açıklama yapmamıştı.

Orta Asya’dan 500’den fazla kişi Gazze katliamına katıldı
israilin Gazze Şeridi'ndeki katliamı sırasında Orta Asya’dan çifte vatandaşlık sahibi yüzlerce kişi, israil saflarında savaştı. Özbekistan 264 kişiyle bunların başında geliyor. Açıklanan verilerde israil ordusuna katılan yabancıların bir kısmının israil ordusunda sürekli olarak hizmet verdiğini, bir kısmının ise çatışmanın şiddetlenmesinden sonra ülkeye geldiği vurgulanıyor.
Al Jazeera'nın verilerine göre İsrail ordusunda en az 12.135 ABD vatandaşı hizmet ediyor. Fransa 6.127 vatandaşla ikinci sırada, Rusya ise 5.067 vatandaşla üçüncü sırada yer alıyor. Ayrıca israil ordusunda 3.901 Alman, 3.210 Ukraynalı, 1.686 İngiliz ve 1.675 Romanya vatandaşı görev yapıyor.
israil ordusunda görev yapan vatandaş sayısı bakımından Özbekistan, 126 ülke arasında 27. sırada yer alıyor.
Tüm Orta Asya ülkelerinin mevzuatında, yabancı silahlı kuvvetlerde hizmet etmek ve paralı askerlik yapmak suç olarak tanımlanmaktadır.
Özbekistan bir paralı askeri daha hapis cezasına çarptırdı
Özbekistan’da bir vatandaş daha Rusya saflarında Ukrayna’ya karşı savaştığı için hapis cezasına çarptırıldı. Fergana Bölge Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Özbekistan’lı paralı asker Temmuz-Eylül 2025 tarihleri arasında Lugansk’ta savaşırken yaralandı ve 29 Ekim 2025'te Özbekistan'a döndü. Sanık, cezaevindeyken kendisine Rusya Savunma Bakanlığı tarafından 1.2 milyon ruble maaş, Rus vatandaşlığı ve hapis cezasından muafiyet vaat eden sekiz sözleşme teklif edildiğini söyledi. Temmuz 2025'te bu sözleşmelerden birini imzalamayı kabul etti. Mahkeme, adamı Özbekistan Ceza Kanunu'nun 154. maddesinin 1. fıkrası ("Paralı Askerlik Faaliyeti") uyarınca suç işlemekten suçlu buldu. Üç yıl süreyle kısıtlı hapis cezasına çarptırıldı.
Özbekistan medyasında çıkan haberlere göre Rusya’da bulunan Özbek göçmenler, Rus güvenlik güçleri tarafından ceplerine veya arabalarına uyuşturucu madde koyularak tuzağa düşürülüyor. Daha sonra cezaevinde, Ukrayna'da savaşmaları için zorla sözleşme imzalatılıyor.
Reklam
Ukrayna devletine ait "Yaşamak İstiyorum" projesi, Ekim 2025’de "Ukrayna'ya karşı savaşmış veya savaşmakta olan en az 2.715 Özbek vatandaşının" isimlerinin bilindiğini açıkladı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.