Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor! Savaşta yeni bir aşamaya mı geçiliyor? Uzman isim açıkladı

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hamleleriyle başlayan gerilim, uranyum zenginleştirme programı ve Beyrut saldırılarının ardından düşen ABD helikopteriyle yeni bir aşamaya geçti. TVNET ekranlarında gelişmeleri yorumlayan Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, Donald Trump ve Binyamin Netanyahu arasındaki stratejik ayrışmayı ve İsrail'in bölgeyi savaşa çekme çabalarını tüm detaylarıyla değerlendirdi.
Orta Doğu’da 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim, Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme programı konusunda geri adım atmamasıyla giderek tırmandı. Son olarak İsrail’in Beyrut’a düzenlediği saldırılarla yeniden alevlenen çatışmalar, kimin tarafından düşürüldüğü henüz netlik kazanmayan bir ABD helikopterinin düşmesiyle Washington-Tahran hattında da tansiyonun yükselmesine yol açtı.

TVNET ekranlarında önemli bilgiler veren Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, Orta Doğu'daki son gelişmelerle ilgili kritik açıklamalarda bulundu.
Yaşanan son gelişmeler bölge için ne ifade ediyor?
Gündoğdu şu ifadelerde bulundu:
Savaşın başladığı günden itibaren şu söylenebilir. ABD ve İsrail'in bölgedeki ve İran'a karşı beklentileri farklıydı. İran'ın tarihsel kökenleri değerlendirildiğinde mümkün olmayan bir netice bekleniyordu. İran'ın hiçbir şart olmaksızın teslim olması istenirken bu durumun gerçekleşmemesiyle son gelişmelerin İsrail'in yayılmacı politikalarını sürdürebilmek için yaptığı eylemler olarak değerlendirebiliriz. ABD ve İran en azından bir görüşme sürecindeydi ancak İsrail kendi önemi ve değerinin azaldığını hissettiğinde bölgedeki ülkeleri birbirileriyle çatıştırarak bölgedeki tansiyonu yükselten bir devlet olarak ortaya çıktı.
Trump ve Netanyahu arasındaki çatışma
Gündoğdu Trump ve Netanyahu arasındaki dinamiğe dair de önemli ifadelerde bulundu:
Trump ve Netanyahu'nın ilişkileri göz önüne alındığında çatışmalar olduğunu görüyoruz. Trump özellikle ikinci dönemine başladığında devlet başkanlığı rolü itibariyle ekonomik unsurları göz önüne alarak barışı ticari ve ekonomik ilişkiler üzerinden tesis etmeyi sağlayan bir söylemle ikinci dönemine başlamıştı. Trump'ın Netanyahu'ya dair eleştirilerinin altında bölgede barışı sağlamaya çalışırken Netanyahu'nun bunu bozması yatıyor.

"Orta Doğu farklı bir dinamiğe sahip"
Gündoğdu sözlerine şu şekilde devam etti:
Orta Doğu farklı bir dinamiğe sahip. Belli bir takvimle öngürülemez Trump'ın çatışmalar ilk başladığında birkaç hafta gibi bir süre vermesi bizleri hayrete düşürmüştü. Orta Doğu'da özellikle de İran'la yapılan bir savaşın belli bir takvimle bitirilecek olarak ilan edilmesi oldukça şaşırtıcıydı.
"Bölgedeki gelişmeleri kullanarak kriz oluşturmaya çalışan bir İsrail var"
Gündoğdu İsrail'in amaçları ve Türkiye üzerinden yaptığı planlar ile ilgili de kritik açıklamalarda da bulundu:
Bölge ülkeleri için elzem durum İsrail'in beklentilerini alamamış olması. Beklemiş olduğu İran ve Körfez ülkeleri refleksini henüz sağlayamadığı için hatta Türkiye ve Azerbaycan'ın da dahil olduğu bölgesel aktörlerin ciddi bir şekilde savaştığı bir ortamı tesis edememenin vermiş olduğu rahatsızlıkla hala yeni bir krizle bölgedeki gelişmeleri kullanmak suretiyle canlı tutmaya çalışan bir İsrail var.

Savaşta yeni bir aşamaya mı geçiliyor?
Gündoğdu son olarak şu ifadelere yer verdi:
İki boyutuyla değerlendirmek lazım. İsrail için her daim Orta Doğu'da bulunma zorunluluğu olan bir ABD var. Ancak birbirleriyle de çatışan ve stratejileriyle uyuşmayan iki lider var. Savaşın maliyetine de baktığımızda Trump, bölgede olmaktan oldukça rahatsız. Hem de öngöremediği bazı unsurlardan dolayı hanesine olumsuz yazılan faktörler var. Örneğin ABD kamuoyunda büyük bir Trump ve savaş karşıtlığı var. MAGA'cılıkktan ziyade 'First Israel' tavırlarıyla dikkat çeken bir Trump var.
Dünya kamuoyundaki gelişmelerle de değerlendirildiğinde BM genel kurulunda da aynı şekilde bir İsrail karşıtlığı söylemler söz konusu olmuştu. Sumud Filosu gibi dünyanın birçok yerinden gelen gönüllü insanların Gazze'deki hatta bölgedeki çoğu ülkede gerçekleştirdiği soykırıma karşı itiraz ediliyor olması Netanyahu ve Trump'ın istenmeyen insan haline getirdi. Trump'ın ikinci dönemine bakıldığında barışı öncelik olarak gören bir elçi misyonuyla hareket etmeye başlamıştı. Ama ABD'nin arkasında durma zorunluluğunu hisseden İsrail bunu koz olarak kullanarak Trump'ı her daim savaşların ve çatışmaların içine çekmeye çalıştı ve bir kısmında başarılı oldu.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.