Güney’den gelen fırtına: İran Savaşı’nın Türk dünyasına etkileri

Samir Babaoğlu
09:00, 12/05/2026, Salı
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Güney’den gelen fırtına: İran Savaşı’nın Türk dünyasına etkileri
Güney’den gelen fırtına: İran Savaşı’nın Türk dünyasına etkileri

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, Türk dünyası için çok yönlü bir baskı yaratıyor. Ticaret hatlarının kırılması, enflasyon baskısı, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve güvenlik risklerinin artması, bu ülkelerin hem ekonomik hem de stratejik pozisyonlarını yeniden değerlendirmelerini zorunlu kılıyor. Azerbaycan için bu süreç doğrudan bir güvenlik krizi anlamına gelirken, Orta Asya ülkeleri için daha çok ekonomik ve jeopolitik baskı şeklinde ortaya çıkıyor. Bu tablo, Türk devletleri açısından yeni bir dönemin başladığını açıkça gösteriyor. Artık mesele sadece büyüme veya kalkınma değil, aynı zamanda krizlere dayanıklılık ve stratejik esneklik meselesi.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş, ilk bakışta Orta Doğu merkezli bir çatışma gibi görünse de etkileri çok daha geniş bir coğrafyada hissedilmektedir. Bu etkinin en yoğun hissedildiği bölgelerin başında ise Azerbaycan ve Orta Asya Türk cumhuriyetleri gelmektedir. Bu ülkelerin hem coğrafi olarak kriz alanına yakın olması, hem de enerji, ticaret ve güvenlik dengeleri açısından İran ile doğrudan veya dolaylı bağlara sahip olması onların savaştan çok daha fazla etkilenmesine sebep oluyor. Mevcut savaşın uzaması ve daha da sertleşmesi durumunda şüphesiz bahsettiğimiz coğrafya yüzeysel değil, çok daha derin bir şekilde etkilenecektir.

Ticaret ve lojistik hatlarında kırılma

Savaşın Türk dünyasına en somut etkilerinden biri, ticaret ve lojistik hatlarında yaşanan kırılmadır. Orta Asya ülkeleri için İran sadece bir komşu değil, aynı zamanda dünyaya açılan kritik bir kapı görevi görüyor. Özellikle Türkmenistan, Özbekistan ve kısmen Kazakistan için İran üzerinden Basra Körfezi ve Hint Okyanusu’na ulaşmak ekonomik çeşitlilik açısından hayati önem taşıyor. Ancak savaşın başlamasıyla birlikte İran limanları ve transit hatları riskli hale geldi, sigorta maliyetleri yükseldi ve taşımacılık ciddi şekilde aksama yaşıyor. İran limanlarının riskli hale gelmesi, Orta Asya ülkelerini alternatif güzergâhlara yönelmeye zorluyor. Bu alternatiflerin başında gelen Rusya güzergâhı, hem Batı yaptırımlarından dolayı riskli hale gelmesi hem siyasi bağımlılık hem de kapasite sınırlamaları nedeniyle sürdürülebilir bir çözüm olarak görülmüyor. Diğer taraftan, Hazar Denizi üzerinden Orta Koridor geçişi de henüz bu yükü tek başına taşıyacak altyapı olgunluğuna ulaşmadığı için tamamen yönelebilecek bir güzergâh olarak gözükmüyor.

Petrol ihracatçıları kazançlı gözüküyor

Bu lojistik kırılmanın doğrudan sonucu, bölge ekonomilerinde maliyet artışı ve enflasyon baskısına sebep oluyor. Özellikle ithalata bağımlı ülkelerde, taşımacılık ve sigorta maliyetlerinin artması, temel tüketim ürünlerinden sanayi girdilerine kadar geniş bir yelpazede fiyatların yükselmesine neden olmaktadır. Kırgızistan ve Özbekistan gibi ekonomilerde bu durum, halkın alım gücünü doğrudan etkileyecek bir enflasyon dalgasına dönüşme potansiyeli taşıyor.

Savaşın küresel enerji piyasasına vurduğu darbe ise Türk coğrafyasında farklı etkilere sebep oluyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesi, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan gibi enerji ihracatçısı ülkeler için kısa vadede gelir artışı anlamına gelse de Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkelerde negatif etki yaratıyor. Özellikle Azerbaycan, Avrupa’nın alternatif enerji tedarikçisi olarak daha fazla ön plana çıkıyor ve stratejik önemini artırıyor. Ancak bu avantaj, uzun vadede ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Zira savaşın uzaması halinde enerji altyapılarının güvenliği, yatırımcı güveni ve ihracat hatlarının sürdürülebilirliği gibi unsurlar tehdit altına giriyor.

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz ise tüm bunların çarpan etkisini artırmaktadır. Boğazın kapanması sadece enerji fiyatlarını yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel ticaret akışlarını da sekteye uğratıyor. Bu durum, Türk dünyası ülkelerinin dış ticaretinde gecikmelere, maliyet artışlarına ve tedarik zinciri sorunlarına yol açıyor. Özellikle Çin ile Avrupa arasında köprü konumunda olan Orta Asya ülkeleri için bu durum, transit gelirlerinde azalma ve lojistik rolün zayıflaması anlamına geliyor.

İran, Nahçıvan saldırısını kabullenmedi

Savaşın Türk dünyasına etkilerinin en kritik boyutlarından biri ise güvenlik alanında kendisini gösteriyor. 5 Mart’ta İran’ın, Nahçıvan’daki havalimanını kamikaze İHA ile hedef alması, savaşın doğrudan Türk dünyasının sınırlarına ulaştığını gösteriyor. Hem Türkiye hava sahası üzerinde düşürülen İran füzeleri hem de Nahçıvan’ı vuran İran İHA’ları İran yetkilileri tarafından kabul edilmedi. İran’ın resmî olarak her iki ülkeye yapılan saldırılarının kendileriyle ilgisinin olmadığını, siyonistler tarafından gerçekleştirilen “false flag” operasyonu olduğunu iddia etmesine rağmen hem Türkiye hem de Azerbaycan tarafı açık ve net biçimde İran yönetimini suçladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in saldırıya sert tepki göstermesinin ve olayı terör eylemi olarak nitelendirmesinin arkasındaki en önemli sebebin saldırının direkt İran coğrafyasından yapıldığı bilgisine vakıf olmasıydı. İran’ın saldırıyı inkâr etmesi klasik bir “gri alan” stratejisine işaret ediyor. Bu tür saldırılar, açık savaş ilanı olmaksızın baskı kurma ve karşı tarafı sürekli teyakkuz halinde tutma amacını taşıyor. Oysa Azerbaycan, İsrail’le yakın ilişki içerisinde olmasına rağmen hem “12 gün savaşı” sırasında hem de yeni savaş öncesinde Azerbaycan topraklarının asla İran’a karşı kullanılmasına izin verilmeyeceğini defaten ilan etmişti.

Aliyev’den çok sert tepki

Cumhurbaşkanı Aliyev’in Bakü’deki İran Büyükelçiliğine gidip Ali Hamaney’in öldürülmesinden dolayı taziyede bulunmasından bir gün sonra İran’ın Nahçıvan’a saldırması tepkinin çok daha fazla olmasına neden oldu. Aliyev, İran’lı diplomatların Lübnan’dan tahliye edilmesi için Azerbaycan’dan yardım istemesi ve Azerbaycan’ın tahliye için karşılıksız bir şekilde özel uçak göndermesine vurgu yaptıktan sonra "Bütün bunların karşılığında, Nahçıvan'a çirkin, korkakça ve utanmazca saldırması”nın kabul edilmez olduğunu belirtti.

İran’ın Azerbaycan’a saldırması artık teorik bir risk değil, somut bir güvenlik tehdididir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in sert açıklamaları ve ordunun yüksek hazırlık seviyesine geçirilmesi, Bakü’nün bu gelişmeleri ciddiyetle değerlendirdiğini gösteriyor. Bu noktada Azerbaycan’ın karşı karşıya olduğu temel risk, İran ile doğrudan bir askeri çatışma ihtimalinin artmasıdır. Böyle bir senaryo yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Güney Kafkasya’yı istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip.

Orta Asya ülkeleri potansiyel mülteci tehdidi altında

Mevcut durumda Orta Asya için çevresel tehditler dışında da yeterince tehlike var. Bu tehditlerden biri de mülteci akını. Bölgedeki ülkeler vatandaşlarını savaş bölgelerinden tahliye ederken, yerinden edilmiş insan sayısı binleri buluyor. Örneğin, Özbekistan 25.000 vatandaşının, Kazakistan ise 8.500 vatandaşının vatanlarına dönmesine yardımcı olurken, Türkmenistan insanların geçişi için sınırında 24 saat açık bir insani koridor oluşturdu. Çatışmalar devam eder ve Basra Körfezi ülkelerindeki durum daha da istikrarsızlaşırsa göç dalgası daha da artacaktır. Yerinden edilenlerin çoğu muhtemelen daha müreffeh Avrupa'ya yönelecek, ancak yakınlardaki Orta Asya ülkeleri de muhtemelen büyük zorluklarla karşılaşacaktır.

Kazakistan: En fazla 25 bin mülteci kabul edebiliriz

Bu arada yerel uzmanlar savaşın uzaması halinde bölge ülkelerinden hangisinin mülteci akınından daha fazla zarar göreceği konusunda farklı görüşlere sahip. Bazı görüşlere göre Tacikistan, İranlılara kültür ve dil açısından en yakın ülke olmasına rağmen yoksulluğu nedeniyle çok sayıda mülteciyi kabul edemeyecek. Türkmenistan da siyasi rejimin özellikleri nedeniyle bir transit ülke olacak, ancak Kazakistan ve Özbekistan'ın İranlıların akınına hazırlıklı olması gerekiyor. Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Alibek Bakaev, insanları kabul etmek için özel protokollerin hazır olduğunu ve “bu konunun takip altında olduğunu” belirtti. Bölge uzmanlarının Kazakistan’ın en fazla 25 bin mülteciyi kabul edebileceğini, daha fazla sayının ekonomiye ciddi bir darbe vuracağını belirtiyor.

İran savaşı Türk dünyası için “stres testi” niteliğinde

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, Türk dünyası için çok yönlü bir baskı yaratıyor. Ticaret hatlarının kırılması, enflasyon baskısı, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve güvenlik risklerinin artması, bu ülkelerin hem ekonomik hem de stratejik pozisyonlarını yeniden değerlendirmelerini zorunlu kılıyor. Azerbaycan için bu süreç doğrudan bir güvenlik krizi anlamına gelirken, Orta Asya ülkeleri için daha çok ekonomik ve jeopolitik baskı şeklinde ortaya çıkıyor. Bu tablo, Türk devletleri açısından yeni bir dönemin başladığını açıkça gösteriyor. Artık mesele sadece büyüme veya kalkınma değil, aynı zamanda krizlere dayanıklılık ve stratejik esneklik meselesi. Enerji yollarının çeşitlendirilmesi, alternatif ticaret koridorlarının güçlendirilmesi ve bölgesel işbirliğinin derinleştirilmesi, bu yeni dönemin en temel gereklilikleri olarak öne çıkıyor. Aksi halde, bu tür krizler yalnızca geçici dalgalanmalar yaratmakla kalmayacak, uzun vadeli yapısal sorunlara dönüşecektir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026