Tahran'dan Trump'a suikast resti: "Karşılığımız yıkıcı olacak"

Eski Meclisi Başkanı Ali Laricani ve Besic Komutanı Süleymani’nin art arda suikasta uğramasının ardından İran, ABD Başkanı Donald Trump’a sert bir misilleme uyarısında bulundu. Tahran yönetiminin "tüm hesapları aşacak" diyerek nitelediği bu askeri rest, Washington bürokrasisinde ve Avrupa Birliği başkentlerinde derin stratejik çatlaklara yol açtı.
Ortadoğu'da tansiyon, eski İran Meclisi Başkanı Ali Laricani ile Besic Komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin peş peşe suikasta uğramasının ardından benzeri görülmemiş bir noktaya tırmandı. Saldırıların hemen ardından cepheden doğrudan ABD Başkanı Donald Trump'a seslenen İran Devrim Muhafızları komutanlarından Ali Abdullahi, Tahran'ın vereceği askeri karşılığın tüm Amerikan hesaplarını aşacağını ve çok "daha yıkıcı" bir sürpriz olacağını duyurdu. Bu kritik hamle, İran ve ABD arasındaki bölgesel çatışmanın sınırları aşarak küresel bir jeopolitik krize dönüştüğünün en net resmi beyanı oldu.


ABD bürokrasisinde İran krizi istifası
Jeopolitik cephedeki bu sert tırmanış, etkilerini sadece Ortadoğu sahasında değil, Washington'un iç dinamiklerinde de hızla gösterdi. Amerika Birleşik Devletleri güvenlik aygıtının tepe kurumlarından Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'nin Direktörü Joe Kent, krizin geldiği noktaya tepki göstererek istifa ettiğini açıkladı. Kent, ayrılık gerekçesinde İran'ın ABD çıkarları için yakın bir tehdit oluşturmadığını belirterek, tırmanan savaşa karşı vicdani bir duruş sergiledi. Tahran yönetimi ise bu tabloyu Batı'daki iç bölünmenin bir kanıtı olarak okuyor. Nitekim İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Batı ülkelerindeki bu rahatsızlığın inançları ve sınırları aşan "küresel bir dalgaya" dönüştüğünü vurguluyor.

Avrupa Birliği ikiye bölündü: Almanya ve Belçika'dan açıklamalar
Giderek derinleşen ve Türkiye gibi bölge ülkelerinin sınır güvenliğini de dolaylı yoldan tehdit etme potansiyeli taşıyan bu savaş, Avrupa Birliği (AB) koridorlarında da ciddi bir bölünmüşlüğe neden olmuş durumda. Krizin genişlemesinden çekinen AB başkentleri ortak bir pozisyon almakta zorlanırken, ilk somut kopuş Belçika'dan geldi. Belçika Başbakanı Bart De Wever, ülkesinin bu saldırılara ve askeri operasyonlara kesinlikle katılmayacağını ilan etti. Avrupa'nın siyasi lokomotifi Almanya'da da benzer bir rahatsızlık hakim. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, krizin gidişatına dair endişelerini net bir şekilde dile getirerek, "Bu savaş mümkün olan en kısa sürede, net bir plan ve stratejiyle sona erdirilmeli" ifadelerini kullandı.
Reklam

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.