Netanyahu'dan Trump'a çağrı: "Türkiye'ye F-35 satmayın."

İsrail Başbakanı Netanyahu, Vaşington hattında kritik bir hamle yaparak Türkiye’nin savunma sanayisindeki güçlenişini engellemeye çalışıyor. Beyaz Saray'ın Ankara'ya yönelik olumlu askerî adımlarına karşı çıkan Tel Aviv yönetimi, milli muharip uçak KAAN'ın motor tedarikini ve beşinci nesil savaş uçaklarının teslimatını durdurmak için lobi yapıyor. Bu diplomatik baskının ardında ise Orta Doğu'daki askerî dengeyi koruma arzusu yatıyor.
Türkiye'nin savunma sanayisinde attığı stratejik adımlar ve beşinci nesil savaş uçağı programlarına yönelik hamleleri, bölgede yakından takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz Haziran ayında Ankara’nın F-35 programına geri dönmesi ve F110 motorlarının tedariki konusunda olumlu bir yaklaşım sergilemesinin ardından, İsrail kanadından itiraz gecikmedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Washington yönetimine doğrudan çağrıda bulunarak, "Türkiye'ye F-35 satmayın." ifadeleriyle talebini dile getirdi. Bu hamle, iki ülke arasındaki askerî ve teknolojik rekabetin yeni bir boyuta ulaştığını gösteriyor.

Bölgesel askerî dengeler ve liderlik hedefi
Tel Aviv'in bu talebinin temelinde, ABD tarafından da kabul gören ve bölgedeki tüm ülkelere karşı İsrail'in daima askerî ve teknolojik olarak önde olmasını şart koşan "Niteliksel Askerî Üstünlük" prensibi bulunuyor. Bu ilke uyarınca, coğrafyadaki en caydırıcı askerî gücün İsrail ordusunda kalması amaçlanıyor. İsrail yönetiminin bu katı tutumu sadece Türkiye ile sınırlı değil; geçmişte Suudi Arabistan’ın F-35 uçaklarına karşı gösterdiği yoğun ilgiye de benzer şekilde karşı çıkmış ve engellemeye çalışmıştı. Ayrıca F-35 projelerinde kullanılan kritik bileşenlerden olan pilot kasklarının üretiminde, İsrailli savunma şirketi Elbit Systems ile Amerikalı Rockwell Collins ortaklaşa faaliyet yürütüyor.


Milli muharip uçak KAAN hedef alınıyor
İsrail'in engelleme çabalarının bir diğer önemli hedefi ise Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği savaş uçağı KAAN projesi. Geliştirme sürecinin ilk aşamalarında General Electric tarafından üretilen F110 motorlarını kullanması planlanan KAAN, Türkiye'nin hava savunmasında bağımsız bir güç olma yolundaki en büyük adımı olarak öne çıkıyor. İsrail yönetimi, motor tedarikini sabote ederek bu stratejik uçağın Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine dâhil olma takvimini olabildiğince ileri bir tarihe ertelemeyi planlıyor.


Doğu Akdeniz'deki jeopolitik bloklaşma
Madalyonun diplomatik boyutunda ise Doğu Akdeniz'deki enerji yatakları, istihbarat paylaşımı ve askerî stratejiler üzerindeki hakimiyet mücadelesi yer alıyor. Bölgede Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile çok yakın diplomatik ve askerî ilişkiler geliştiren İsrail, kurduğu bu üçlü ittifakın zeminini korumak istiyor. Türkiye’nin hava gücünü artırarak askerî olarak daha üstün bir konuma gelmesi, bu üçlü yapının Doğu Akdeniz'deki serbest hareket kabiliyetini ve operasyonel alanını ciddi şekilde daraltma potansiyeli taşıyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.