Mursi'nin hapishanede biten hayatı ve Müslüman Kardeşler davasının kısa hikayesi

Aslında hikaye oldukça eski. 91 yıl önce kurulan İhvan’ın zorluklarla geçen hikayesinde dün vefat eden Mursi’nin kaderi, hareketin tarihine pek de ters düşmüyor. Tüm dünyanın gözü önünde Mısır’ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi’nin şehadete yürüyüşünü, İhvan’ın kaderiyle birlikte anlatmak daha doğru olacak. Tüm dünyanın gözünün önünde yaşanan bu haksızlığa herkes gücü yettiğince ses çıkarmalı. İşte hapishanede biten bir hayat ve o hayatın adandığı davanın kısa hikayesi...

Hasan El-Benna'nın 1932'de Kahire'ye taşınmasıyla hareketin merkezi Kahire'ye alınırken, Müslüman Kardeşler okullar, mescitler, enstitüler açmaya, dergiler yayınlamaya, konferanslar düzenlemeye devam etti. Bu şekilde ünü kısa sürede Mısır’ı aşarak tüm Müslüman coğrafyaya yayıldı.
1930’larda Müslüman Kardeşlerin sayısı 500.000’e dayanmıştı.
İngiliz Baskısı ve Sonrasında Yaşanılanlar
1952 yılında Mısır’da askeri darbe yaşanırken, Müslüman Kardeşlerin kitlesel eylemleri oldukça etkiliydi. Hareketin bu eylemleri mevcut yönetimi iyice güçten düşürürken, meşruiyet sorununu doğurdu. Bu ortamda darbeyi gerçekleştiren cunta yönetimi ise Müslüman Kardeşleri kısa sürede tehdit olarak görüp, tutuklamaları başlattı.
Nasır’ın baskısına dayanamayan Müslüman Kardeşler için yeraltına inme vakti artık gelmişti.

Nasır’ın kalp krizi sonucunda hayatını kaybetmesi sonrası ikinci adamı Enver Sedat göreve geldi. İsrail’le yaptığı Camp David anlaşmasıyla Mısır’da büyük tepkilere yol açan Sedat’a suikast düzenlenecek ve bu suikastin sonunda ondan boşalan koltuğa Hüsnü Mübarek oturacaktı.
- Mübarek’in 30 yıl süren iktidarıise Arap Baharıyla birlikte sokağa dökülenmilyonlarca Mısırlının özgürlük talepleriyle birlikte son buldu.
- Bu süre zarfındaMüslüman Kardeşler şiddetli baskıya maruz kalırken yer altına çekilerekbir şekilde ayakta kalmayı başarabildi.

Seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi
Mısır’da başlayan gösterilere Müslüman Kardeşler’in verdiği destek üzerine hareketin o günkü sözcüsü Mursi tutuklandı. Fakat kısa sürede Mübarek’in devrilmesiyle hapisten çıktı ve Müslüman Kardeşlerin kurduğu Özgürlük ve Adalet Partisinin başkanlığına getirildi.
- Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda en çok oyu alan iki liderden biri olanMuhammed Mursi, diktatör Mübarek’in son başbakanı olan Ahmed Şefik’i ikinci turda geçtive%52 oy alarakMısır’ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı oldu.
Yıllardır yer altında örgütlenmek zorunda kalan, önemli liderleri idama ve suikaste kurban giden Müslüman Kardeşler uzun bir mücadelenin sonunda iktidara gelmeyi başarmışlardı. Ancak başlangıçta tüm İslam dünyasında uyanan heyecan kısa sürede bir cehenneme dönüşecek ve çıkan yangın Müslüman Kardeşleri yeni bir şiddet girdabının içine itecekti.
Yeni Anayasanın kabulünden sonra ülkede Müslüman Kardeşler aleyhine başlayan gösterilerde, laik cenah Mursi’nin gitmesi talebiyle sokağa dökülürken, tüm muhalefet liderleri de bu gösterilere destek verdi. Bizzat Mursi’nin atadığı Genelkurmay Başkanı Sisi’nin gösteriler sırasında açık bir şekilde Hükümet’e muhtıra vermesi üzerine bazı bakanlar istifa ederken, Mursi direnerek, halkın iradesine sahip çıkmaya çalıştı. Ancak henüz iktidarın birinci yılındaki bir liderin içerden ve dışardan gelen tüm baskılara karşı direnişi yeterli değildi ve 3 Temmuz 2013 günü gerçekleşen askeri darbeyle görevden alındı.

Darbeyle birlikte başlayan süreçte binlerce Müslüman Kardeşler üyesi tutuklandı. Darbeye boyun eğmeyerek sokağa dökülen Mısır halkı, darbecilerin kurşunlarıyla bir bir şehit düşerken, cuntacılara tüm dünyadan siyasi destek ve Körfez ülkelerinden para yardımı akmaya devam etti.
Darbe sonrası yapılan yargılamalar boyunca Mursi, duruşundan ve ilkelerinden asla taviz vermedi. Bir pişmanlık belirtisi göstermeyen Mursi, yaptıklarından dolayı af dilemezken, mahkemelerdeki tavrında sükunet ve sakinliğini daima korumayı tercih etti.

Şüphesiz bu tutumu suçsuzluğuna duyduğu inançtan kaynaklanıyordu. Nitekim seçilmiş Cumhurbaşkanını bir sene yaptığı görevden dolayı idama mahkum edip tek kişilik bir hücrede tutanlar, 30 yıl ülkeyi diktatörlükle yöneten Mübarek’i cezaevinden çıkaracaklardı. Bu bile yaşanan trajedinin bir özetiydi aslında.

İdama mahkum edildikten sonra Yüksek Mahkemenin kararı bozarak, yeniden yargılama kararı vermesi yeni bir süreci başlattı. Mursi’nin ölümü için artık yeni bir yol denenmeye başlamış ve zaten sağlık problemleriyle boğuşan bu adam iyice tecrite mahkum edilmişti.
Sistematik bir şekilde tecrite mahkum edilen Mursi’nin, sağlıklı bir tedavi olmasının önüne geçen Sisi yönetimi, istediği sonucuysa dün aldı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.