Tunus'un dar sokaklarındaki Sabbatlar kültürel tarihe tanıklık ediyor
10:30, 28/07/2026, Salı

Tunus'un dar sokaklarından bir Sabbat örneği.
Tunus'ta efsanelere konu olan, beylerin ikamet ettiği, edebiyat ve kültür meclislerinin kurulduğu tarihî konaklar Sabbatlar, seyyahları hayalle gerçeğin birbirine karıştığı bir tarihin içine çekiyor
Tunus'ta El Medine el-Kadime adıyla bilinen eski kentin sokaklarında yürüyenlerin gözlerine dar sokakların iki yanını birleştiren revaklar üzerinde küçük odacıkların görüntüsü ilişir.
- Tunusluların Endülüs'ten ödünç aldıkları "Sabbat" sözcüğü, sokakları bazen yağmurdan, bazen güneşten koruyarak kapalı yol haline getirerek üzerine bina edilmiş revak üstü odacıklar anlamına geliyor.

Kadim kentte dolaşanların merakını celbeden bu Sabbatların altlarından geçenler, kendilerini bir anda hayalle gerçek arasında türlü hikâyelerin içinde buluveriyor.
Bazı odacıklar, halk arasında hâlâ tazeliğini koruyan efsanelere ev sahipliği yaparken, ya ilginç bir öykünün ya da tarihî bir gerçeğin anlatıldığı olayların geçtiği ve nesiller boyu anlatılagelen yerler haline dönüşüyor.
Ülkede kadim mimari kültürden gelen bu odacıkların her birine ayrı özel bir ad verilmemişse de bazılarına halkın verdiği adlar bu gün dahi insanların hafızasında tazeliğini koruyor.
Bey Sabbatı, Sabbat Seyyare, Mehasin Sabbatı, Yedi Uyurlar Sabbatı, Gelin Sabbatı, Karanlık Sabbat, Dört Yol Sabbatı sadece başkentin Zeytune Camii çevresindeki kadim Tunus'un dar sokaklarında serpiştirilmiş revak üstü odacıklarından bazılarına verilen adlar olarak biliniyor.

Örtülü yollar ve yüksek odalar
Tunus kültür hayatı araştırmalarıyla tanınan yazar Abdussettar Amamu, sabbatların hikâyelerini anlattı.
Sokaktaki karşılıklı iki binanın iki yakası birleştirilerek üstüne inşa edilen odalara sabbat, dendiğini ve bunun asıl hedefinin bir oda daha katarak evi genişletmek
olduğunu söyleyen Amamu, sabbatların hangi eve ait olduğunu anlamak için odacığın, üzerine oturtulduğu mermer direklerin bulunduğu tarafın karşısındaki eve bakmak gerektiğini söylüyor.Tunus'ta bin kadar bulunan Sabbatların yapımının gelişigüzel olmadığına dikkati çeken Amamu, Osmanlı dönemine işaret ederek eski dönemde kullanılan ifadesiyle sabbat yapmak için
"Devletli'den izin almak" gerektiğini
söyledi. Sabbat yapımı için alınacak ruhsata ek vergi ödendiğinden söz eden Amamu, her ailenin gelişigüzel yapacağı bir iş olmadığını, çoğunluğu varlıklı ve kalabalık nüfusa sahip ailelerin bu ruhsatı alabildiğine işaret etti.Üstü örtülü yol anlamında Endülüs kökenli sözcük "Sabbat"
Araştırmacı Amamu'ya göre,
sabbatların Tunus'taki tarihi 1228'lere dek uzanıyor.

Ancak Tunus'taki Osmanlı-İspanya savaşları sırasında sabbatların çok zarar gördüğünü belirten Amamu, Hüseynîler dönemi olarak bilinen (1705-1957) arasındaki süreçte bu yapıların yenilendiğine dikkati çekti.
Ülkenin güneybatısındaki Nafta kentindeki sabbatların sokağı boydan boya örttüğünü söyleyen araştırmacı yazar Amamu, özellikle bu kentteki sabbatlarda edebiyat ve kültür meclislerinin kurulduğunu vurguladı.
Gerçekle hayal arasında sabbatların hikâyeleri
Amamu,
bazı sabbatların dönemin siyaseti ve siyasetçileriyle ilişkili olduğuna
dikkati çekti. Buna en önemli örneğin "Bey Sabbatı"
olduğunu belirterek, "Dönemin Tunus Beylerbeyi, Zeytune Camii'nde Kadir Gecesi'ni ihya ederken Kur'ân-ı Kerîm hatminin ardından Bey Sabbat'ında pencere kenarında oturur, yoldan geçen eşraf Tunus Beylerbeyi'ni selamlayarak bağlılıklarını tazelerlerdi. Bey Sabbat'ında oturan Tunus Beylerbeyi'ne biatın tazelenmesi her yıl yerine getirilen ülkenin saray âdetlerinden biri haline gelmişti. " ifadelerini kullandı."Sabbat Seyyare"
denilen revak odacığına ise 1735'te Tunus Valisi, Hüseyin Bey'e isyan eden yeğeni Ali Paşa'nın kaçışı sırasında bu odacıktan askerlerin takibini yaptığı bilindiği için bu ad verilmiş.Tunus'ta, Peygamber Efendimiz'in Ehl-i Beyti'ne olan sevginin halk içindeki önemine işaret eden Amamu, Zeytune Camii'nden çıkanların Ehl-i Beyt'ten birine ait
"Mahasin Sabbatı"
nın altından teberrüken geçtiklerini anlattı.
Amamu, Yedi Uyurlar Sabbatı'nın ise Hz. Osman'ın torunlarından olduğu rivayet edilen Al Bekri'ye ait olduğu, buraya Bekriye Zaviyesi'ndeki evliya kabirlerinin yanında olmasından dolayı
"Yedi Uyurlar Sabbatı"
dendiğinden bahsetti.Sabbatlara ilişkin şehir efsanelerinin oldukça zengin olduğunu anlatan Amamu,
"Gelin Sabbatı"
na ilişkin şunları söyledi:"Bazılarında hayalle gerçeğin birbirine karıştığı hikâyeler var. Bu türe en güzel örnek "Gelin Sabbatı". Zamanın birinde gelin arabası buradan geçerken içindeki gelinin kaybolduğu söylenir. Bu söylentinin yayılmasıyla buranın esrarengiz bir yer haline geldiğini ve bugün dahi insanların buradan ürpertiyle geçtiklerini görmek mümkün. Gelin Sabbatı'nın cinli bir yer olduğuna inanılıyor."
Amamu, "Aslında zorla evlendirilmek istenen bir kızın o karanlık yerden geçerken gelin arabasından kaçmayı başardığı kesin. Ancak ailesi ele güne rezil olmamak için bunu uydurmuştur." diye de ekliyor.
Sabbat ez-Zalam (Karanlık Sabbatı) ise Tunus'un ilk Cumhurbaşkanı Habib Burgiba döneminde siyasi tasfiyelerin ve kanlı suikastların yaşandığı bir yer olarak biliniyor. Başına eskilerin yaşadığına benzer bir suikast gelmemesi için insanlar buradan özellikle gece geçmeyi tercih etmiyor.
Dörtyol Sabbatı da yine kadim kentteki ünlü revak üstü odacıklarından biri olarak biliniyor.
Tunus'un mimari kültürüne zenginlik katan sabbatlar, gelecek nesillere kalması için sık sık restorasyona tabi tutuluyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.