Türkiye’de vurgunculuğun kısa tarihi: Stokçuluk

Tunahan Elmas
09:40, 23/11/2018, CumaG: Güncelleme: 10:53, 23/11/2018, Cuma
Türkiye’de vurgunculuğun kısa tarihi: Stokçuluk
Arşiv

Türkiye’nin düştüğü ekonomik batak içinde karaborsacılık, stokçuluk ve hayali ihracat gibi vurgun sektörleri birçokları için kısa yoldan zengin olmanın en kolay yoluydu. Siyasilerin dahi dahil olduğu bu çarkta gümrüklerden kaçak mallar içeri sokuluyor ve bu mallar stok yapılarak zamanı geldiğinde piyasaya sürülüyordu. Güneş Motel Hükümeti olarak anılan hükümetin Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı gibi belli başlı bazı siyasiler de gümrüklerdeki yolsuzluk iddialarıyla ilgili 12 Eylül sonrası yargılanacaktı. Türkiye'deki stokçuluğun kısa tarihi...

  • ‘- Yetiş ağam, yetiş!
  • + Ne oldu oğlum?
  • - Felaket ağam milli felaket. Ispanakları denize döküyorlar. Hem de çiçek gibi ıspanakları
  • + Ben de bir şey oldu sandım. Niye döküyorlar ıspanakları oğlum bilmiyor musun?
  • - Yıkamak için herhalde ağam.
  • + Sen bu kafayla gidersen askere, belki alırsın tezkere. Ulan oğlum ıspanak hale çok gelirse ne olur?
  • - Bereket olur ağabey, fakir fukara bol bol yer.
  • + Sen adam olmazsın uyanık. Ispanak bol olunca kıymeti düşer. Ulan biz burada eşekçi başımıyız ki millete kıymetsiz mal yedireceğiz. İstemez, bir şey deme. Görme işitme duyma. Hadi işinin başına.’
Bu replikler 1978’de köyden kente göçün yarattığı felaketi konu alan
Taşı Toprağı Altın Şehir
filminden.

Filmin ana karakteri Ökkeş Uyanık, traktör parası biriktirme rüyasıyla geldiği İstanbul’da birçok işe girer çıkar. Dürüst ve namuslu bir karakter olan Ökkeş,
soyadının aksine oldukça saf bir adamdır
. Hamallık yaptığı halde fazla gelen ıspanakların denize dökülmesine şaşıran bu adam, başlarındaki hal sorumlusuna olayı aktardığında ortaya bu diyolag çıkar. Saf ve dürüst olan Ökkeş Uyanık’ın
İstanbul’da bir faciaya dönüşecek traktör alma rüya
sı, ona İstanbul’un kirli
yüzünü gösterir
ve
tüm sevdiklerini kaybeder
.

Stokçuluğun Türkiye’deki tarihsel gelişimi

Peki filmlere konu olacak şekilde ülke ekonomisini derinden yaralayan karaborsacılık ve stokçuluğun Türkiye’deki tarihsel gelişimi nasıldır? Son günlerde tekrar ortaya çıkan ve Cumhurbaşkanına kadar birçok yetkilinin hakkında açıklama yaptığı bu vurgun sektörü ilk olarak hangi yıllarda ortaya çıktı? İşte Türkiye’de stokçuluğun kısa tarihi…


İlk ortaya çıkışı: Savaş yılları

Aslında Türkiye’de stokçuluk ve karaborsacılık
cumhuriyet kurulduğundan beri hep vardı.
Ticaretin olduğu her yerde tek tük de olsa stokçulara rastlamak mümkün. Ancak her ekonomik krizde ortaya çıkarak vatandaşın kanını emen bu vurgun sektörüyle Türkiye’nin tam anlamıyla
ilk tanıştığı dönem tek parti
dönemindeki
1939-45 yıllarıydı
İkinci Dünya Savaşıyla birlikte tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik buhran henüz 20 yaşına dahi gelmemiş Cumhuriyeti de kısa sürede vurdu. Türkiye, bir taraftan müttefiklerin, diğer taraftan mihver devletlerin ‘
savaşa katıl
’ baskılarına direnmeye çalışırken, kendince önlemler almaktan da geri durmuyordu.
Almanların kısa sürede Bulgaristan sınırına gelmesi
, Türkiye’nin de
her an savaşa girmesi
anlamını taşıyordu. Bu ortamda seferberlik ilan eden Türkiye,
kısa sürede eli silah tutacak birçok genci orduya alarak
savaş hazırlıklarına başladı.

Tarlalarda ve köylerde çalışacak genç yok

Türkiye’nin seferberlik ilanıyla birlikte bir çok genç silah altına girerken, ülke ekonomisinin saç ayaklarından biri olan
tarım ciddi bir çöküş
yaşadı. Tarlalarda ve köylerde çalışacak genç bulunamıyordu. Savaş altındaki Avrupa’da da savaş ve yoksulluk hüküm sürerken ithalat neredeyse durma noktasına gelirken, ülkede
temel ihtiyaç
ve
gıda malzemelerinin temini
her geçen gün zorlaşıyordu.

Kriz kimileri için 'Fırsat' demek

Türkiye düştüğü zor durumda ayakta kalmaya çalışırken
kriz kimileri için de fırsat anlamına geliyordu
. İkinci dünya savaşı yılları içinde ortaya çıkan stokçular kısa sürede ekonomiyi pençeleri altına alarak,
yeni bir zengin zümre oluşmasını sağlayacaklardı
. Stokçuluk, bir anda ülkedeki en kestirme zenginlik yolu olurken, temel ihtiyaç malzemelerini stoklayarak,
piyasaya sürmeyen insanlar büyük kazançlar
elde ediyordu.

Yüzde 300-500 oranında artış

Stokçuluk ve Karaborsayla birlikte ülke ekonomisinin geldiği durumu en net özetleyen
durum temel ihtiyaç malzemelerindeki fahiş artışlardı
. 1943 yılına gelindiğinde savaş başlangıcındaki ekmek fiyatları
%284.7, et fiyatları %366.9, yumurta fiyatları %364 oranında artmıştı.
Tüm gıda malzemelerinin
%300-500 oranında arttığı
dönemde temel ihtiyaç malzemelerindeki
artışlar ise %1000’leri buluyordu
. Halk bu ortamda savaşa girmemiş bir ülkenin vatandaşları olarak, savaş koşullarını en ağır biçimde yaşıyordu. Peki bu artışların sebebi sadece savaş mıydı?

Ürün stokçularda

Aslında Türkiye’nin durumu sanıldığı kadar kötü değildi ve piyasaya yetecek kadar mal ülkenin içinde bulunuyordu.
Örneğin 1942'de ülkenin o yıl için ihtiyacı olan zeytinyağı miktarı 15 bin ton civarındaydı
. Oysa Ticaret Vekâleti’nin raporlarına göre ülke içinde 40 bin ton zeytinyağı vardı. Fakat zeytinyağının çoğu stokçuların elinin altında bekletilirken, piyasaya bilerek sürülmüyordu. Bu durum ihtiyacından fazla zeytinyağı bulunan ülkede, o yıl zeytinyağı fiyatlarının cinsine göre
100 ile 160 kuruş arasında bir artışa sebep
oluyordu.


Stokçuluğa karneli önlem

Zeytinyağı özelinde verilen bu örnek birçok mal için geçerliydi. Yaşanan ekonomik kriz halkı canından bezdirirken,
stokçuluk yaptığı bilinen isimlere karşı biriken öfke adli olayların da patlamasına sebep oldu.
Elbistan’da Nisan 1942’de çıkan isyan ise açlığı ve stokçuluğu hedef alırken,
karaborsacılık
ülkenin ana gündemi haline gelmişti. Bu ortamda yaşanacak sosyal patlamalardan
korkan hükümet bir dizi önlemi peşi sıra almaya başladı
. Bugün hala bahsi geçen önlemlerden biri
belli başlı malzemelerin karneyle dağıtılarak stokçuluğa engel olunmasıydı
. Karneyle ekmek dağıtımı ilk olarak
14 Ocak 1942’de
İstanbul’da başlatılırken, daha sonra Türkiye’nin geneline yayıldı. Fakat karneyle ekmek dağıtımı sadece sıradan insanların yapabileceği stoku engel olma anlamına gelirken, büyük tüccarların çarkı aynen dönmeye devam ediyordu.

Hükümetin önlemleri sonucu değiştirmiyor

Hükümet yaşanan duruma engel olmak için yeni bir kanun çıkararak, mahkemeler kurulmasına karar verdi.
Men'i İhtikâr Kanun Teklifi
kısa süre sonra meclisten geçerken, kanun hükümleri satışa dâhil tüm eşyayı kapsıyordu. Buna göre,
karaborsacılık sorununu kökünden halletmek üzere merkezleri İstanbul, İzmir, Adana ve Samsun olan Men'i İhtikâr Mahkemeleri
kurulacak ve bu mahkemelerin üyeleri meclisten seçilecekti.
Karaborsacılık suçu işlediği tespit edilen kişiler idama kadar çeşitli cezalara çarptırılacakken
, kararların süratle alınması için mahkeme, “
cürmümeşhut
" yani suçüstü usulüne dayanılarak görülecekti.

60 bin firma tespit edildi

Men'i İhtikâr Kanunu’nun yayımlanmasının ardından bütün müesseseler ellerindeki
stokları bildiren birer beyanname vermeye mecbur tutuldu.
Bu beyannamede
malın cinsi, kaynağı, hangi tarihte alındığı
ve
maliyet fiyatıyla sigorta primi miktarları
da gösterilecekti. Yapılan incelemelere göre sadece İstanbul'da bu şekilde beyanname vermesi gereken
60.000 firma olduğu tespit edildi
. Türkiye açlıkla sınanırken, birçok mal fahiş fiyatlardan satılmak için depolarda piyasaya sürülecek tarihi bekliyordu.

Savaş yıllarını aratacak yeni bir yokluk dönemi

Ancak hükümetin aldığı önlemler, mahkemelerde yapılan yargılamalar bir türlü sonuç vermemiş, temel ihtiyaç ve gıda malzemelerindeki fahiş artışlar devam etmişti.
Türkiye, 1950’de demokrasiye tam anlamıyla geçiş ve batıdan gelen yardımlarla tekrar ayağa kalktı.
Yıllarca hafızalardan silinmeyecek bir yokluğa sahne olan savaş yılları ise kimileri için bol bereketli günler demekti.
Karaborsa ve stokçulukla büyük bir vurgun yaparak zenginleşen yeni bir sınıf İstanbul’un sayılı zenginlerini oluşturdu
. Demokrat Parti iktidarının son yıllarında başlayan ekonomik sıkıntılar, darbeyle birlikte yaşanan istikrarsızlık sürecinde iyice hissedilir hale gelecekti.
Türkiye 1960’ların sonuyla birlikte savaş yıllarını aratacak yeni bir yokluk dönemine girerken
, karaborsa canavarı tekrar halkın kanını emmek için ortaya çıkacaktı…

Kuyruk Yılları: 70’ler

27 Mayıs’la birlikte ülkede ekonomi günden güne bozulurken,
Türkiye IMF’yle yıllarca sürecek ilk borç ilişkisine de bu dönemde girmek zorunda kaldı.
1960’ların ilk yarısındaki problemler, 1965 yılındaki
Adalet Partisi iktidarıyla bir nebze olsun çözüme kavuşturuldu
. Adalet Partisi iktidarıyla birlikte Türkiye
%5.9’luk büyüme oranına ulaşırken
, artan sokak olayları ve anarşi
1971’de askerin tekrar yönetime ortak olmasıyla sonuçlandı.

1971 sonrası kurulan koalisyon hükümetleriyle bir türlü istikrar sağlanamazken, ülkedeki kriz günden güne derinleşti. Ekonomik kriz günlük hayatı darboğaza sokmuştu. Başbakan Demirel’in deyimiyle Türkiye 70 cent’e muhtaç durumdaydı. 1977 seçimleri öncesi kamera karşısına geçen Erbakan, durumu kısaca şöyle özetliyordu;

Zengin olmanın kolay yolu: Stokçuluk

Türkiye’nin düştüğü ekonomik batak içinde
karaborsacılık, stokçuluk
ve
hayali ihracat
gibi vurgun sektörleri birçokları için
kısa yoldan zengin olmanın en kolay yoluydu
. Siyasilerin dahi dahil olduğu bu çarkta gümrüklerden kaçak mallar içeri sokuluyor ve bu mallar stok yapılarak zamanı geldiğinde piyasaya sürülüyordu. Güneş Motel Hükümeti olarak anılan hükümetin
Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı
gibi belli başlı bazı siyasiler de gümrüklerdeki yolsuzluk iddialarıyla ilgili
12 Eylül sonrası yargılanacaktı
. Ayrıca gümrük bakanlığı döneminde yolsuzluklara karşı başlattığı mücadeleyle taraflı tarafsız herkesin taktirini kazanan
Gün Sazak
aynı dönemde
suikasta kurban gidecekti.

1990’lar ekonomik kriziyle tekrar sahne aldılar

70’li
yıllar
tüp, gaz, şeker kuyruklarına sahne olurken, tıpkı II. Dünya Savaşı yıllarında olduğu gibi yine bir grup azınlık bu dönemdeki vurgun sektörleriyle köşeyi dönmekten geri durmadı
. Banker Bilo, Taşı Toprağı Altın Şehir gibi Yeşilçam filmlerine konu olan stokçuluk ve karaborsa şark kurnazları için her zaman kullanışlı bir sektördü. 12 Eylül darbesiyle birlikte birçok karaborsacı tutuklanıp, yargılandı. ANAP’ın iktidar yıllarında ülkede beliren bolluk ve refah döneminde piyasadan kaybolan stokçular,
1990’lardaki ekonomik krizle tekrar ortaya çıktı.
  • 1991’de yaşanan ekonomik sıkıntılarda birçok temel gıda birkaç ay içinde fahiş fiyatlara ulaşırken,
    5 Nisan 1994 kriziyle iş iyice rayından çıktı. 28 Şubat, 17 Ağustos Depremi, 99 Krizi ve son olarak 2001 kriziyle ülke kısır bir döngüde çırpınırken halkın korkulu rüyası olan karaborsacılar tekrar ortaya çıkıyordu
    . Yine milletin ezici çoğunluğu bu sıkıntılarda kıvranırken, belli bir azınlık krizi fırsata çevirmeyi başarıyordu…

Günümüzde gündem: Yeniden stokçular

Bugün
AK Parti iktidarının 16. yılında gündem tekrar stokçuluk ve karaborsacılar
. Cumhurbaşkanı, İç İşleri Bakanı ve birçok yetkilinin bahsettiği stokçuluk sektörünün
ülkeye verdiği zararsa yıllar içinde hiç değişmedi
. Ülke ekonomisinin
ferahladığı anlarda ortadan kaybolan karaborsa
, yaşanan
her ekonomik sıkıntıda ortaya çıkarak
insanların kanını emmeye devam ediyor.
Türkiye’de ekonomik kriz, sıradan vatandaş için yoksulluk demekken, bazıları içinse kestirmeden köşeyi dönme anlamını taşıyor.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026