Araştırmalar ortaya koydu: Akıllı cihazlar doğum oranlarını derinden etkiliyor

Uzmanların yıllarca ekonomik krizler, artan maliyetler ve eğitim seviyelerindeki değişimlerle açıklamaya çalıştığı doğum oranlarındaki önlenemez düşüşün ardında yepyeni bir şüpheli var: Akıllı telefonlar. Kapsamlı araştırmalar, cihazların yüz yüze iletişimi kısıtlayarak küresel çapta bir "teknoloji şoku"na neden olduğunu ve doğurganlık oranlarını dünya genelinde tarihi dip seviyelere çektiğini ortaya koyuyor.
Doğum oranlarındaki bu gerileme, uzmanlar tarafından uzun bir dönem iki bin sekiz yılında yaşanan küresel ekonomik dalgalanmalara bağlanıyordu. Fakat ekonomideki düzelmelere karşın doğurganlık verilerinde beklenen artış bir türlü gerçekleşmedi. Kadınların eğitim düzeyinin yükselmesi, doğum kontrol yöntemlerinin daha sık tercih edilmesi, artan barınma ve çocuk bakımı masrafları gibi pek çok ihtimal masaya yatırılsa da duruma kesin bir açıklama getirilemedi.

Akıllı telefonların denkleme dahil olması
Yaşanan bu belirsizliğin ardından Middlebury Koleji'nden ekonomist Caitlin Myers ve öğrencisi Ezekiel Hooper, iki bin yedi yılında ilk iPhone'un tanıtılmasıyla birlikte akıllı cihazların bu düşüş eğiliminde payı olabileceği fikrini öne sürdü. İkili, bu varsayımı sınamak adına sıra dışı bir yöntem izledi: ABD'de iki bin on bir yılına dek iPhone satışları sadece AT&T operatörü üzerinden yapılıyordu. Araştırma ekibi, bu operatörün çekim alanının neredeyse kusursuz olduğu bölgeler ile şebekenin zayıf kaldığı veya hiç çekmediği bölgeleri birbiriyle kıyasladı.

Düşüşte akıllı cihazların rolü
Elde edilen bulgular oldukça çarpıcıydı. Akıllı telefona erişimin, yirmi ila yirmi dört yaş aralığındaki gençlerde doğum oranlarını yüzde üç nokta iki ile altı nokta altı oranında azalttığı saptandı. Daha büyük yaş gruplarındaki kadınlarda da istatistiksel açıdan kayda değer, nispeten daha az oranda düşüşler gözlemlendi. Uzmanlar, akıllı telefonları "yegane sebep" olarak nitelendirmese de iki bin yedi sonrası görülen bu azalmada "ciddi bir paya" sahip olduklarının altını çiziyor. Bu durumun temel nedeni ise akıllı cihazların yüz yüze iletişimi kısıtlayarak insan davranışlarını kökten değiştirmesine bağlanıyor.
Araştırmayı yürüten ekip, modern telefonların kullanımının artmasıyla beraber insanların arkadaşlarıyla gerçek hayatta geçirdiği vaktin ve cinsel aktivitelerin hızla düştüğünü; bununla birlikte partnerli cinsel hayata alternatif sayılabilecek içerik tüketiminde artış yaşandığını ifade ediyor.
Küresel teknoloji şoku
Geçtiğimiz mayıs ayında Cincinnati Üniversitesi ekonomistlerinden Nathan Hudson ile Hernan Moscoso Boedo'nun yayımladığı bir başka çalışma, dünya çapında da benzer sonuçların varlığını gözler önüne serdi. Yüz yirmi sekiz ülkeye ait Dünya Bankası verilerini mercek altına alan araştırmacılar, akıllı cihazların yaygınlaşmasına paralel olarak genç kadınlar arasındaki doğurganlık oranlarının ivme kaybederek düştüğünü tespit etti. Uzmanlara göre; birbirlerinden tamamen farklı ekonomik, kültürel, sağlık ve refah koşullarına sahip ülkelerde bile bu durumun görülmesi, ortak bir "küresel teknoloji şoku" meydana geldiğine işaret ediyor.

Dünya genelinde mevcut durum
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), ülkedeki doğum oranlarının tarihin en dip noktasına ulaştığını aktarırken, Asya'nın dev ekonomilerinin de gelecek yıllarda nüfus azalması tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor.
Çin, uzun yıllar boyunca uyguladığı tek çocuk kuralını iki bin on altı yılında rafa kaldırırken; Japonya ile Güney Kore doğurganlığı teşvik edici politikalara ciddi bütçeler ayırmasına rağmen beklediği sonucu alamadı. Sahra altı Afrika gibi dünyanın en yoksul bölgelerinde doğum oranları genel itibarıyla yüksek seyrini korurken, Hindistan ve Brezilya gibi orta gelir seviyesindeki ülkelerde ise doğurganlığın hızla düştüğü gözlemleniyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.