ABD-İran çatışmasında yeni silah: Yapay zekâ ve siber güç

ABD İsrail İran savaşında yapay zeka kritik rol oynadı. Dijital savaş çağında yapay zekanın etkilerini Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, GZT'ye özel anlattı. Kırık, modern savaşların artık yalnızca cephede değil; siber uzayda, uydu ağlarında ve yapay zekâ destekli sistemlerde yürütüldüğünü söyledi. Kırık’a göre yapay zekâ, veri analizi ve uydu teknolojileri savaşın yeni cephesini oluştururken, siber saldırılar şehir altyapısından iletişim ağlarına kadar birçok alanı hedef alabilecek kapasiteye ulaştı.
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, modern savaşların artık yalnızca sahada değil; siber uzayda, uydularda ve yapay zekâ destekli sistemlerde yürütüldüğünü söylüyor. Kırık’a göre siber saldırılar, uydu teknolojileri ve veri analizi savaşın yeni cephesini oluşturuyor.
Dijital çağda savaşın yeni cephesi
Modern savaşların doğası hızla değişiyor. Artık çatışmalar yalnızca kara, hava ve deniz sahalarında değil; siber uzayda, uydu ağlarında ve veri merkezlerinde de yürütülüyor. Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’a göre yapay zekâ, uydu sistemleri ve dijital altyapılar savaş stratejilerinin merkezine yerleşmiş durumda.
Kırık, yapay zekâ destekli siber saldırılardan uydu internet sistemlerine kadar pek çok teknolojinin hem askeri hem de istihbarat faaliyetlerinde belirleyici rol oynadığını belirtiyor.
Yapay zekâ siber saldırıları hızlandırıyor
Prof. Dr. Ali Murat Kırık’a göre yapay zekâ, siber saldırı ve savunma mekanizmalarını tamamen dönüştürdü.
“Eskiden bir güvenlik açığını bulmak günler hatta haftalar sürebiliyordu. Bugün ise yapay zekâ binlerce sistemi aynı anda analiz ederek birkaç saat içinde zayıf noktaları tespit edebiliyor,” diyen Kırık, bu durumun hacker grupları ve devlet destekli siber ekipler için büyük bir avantaj yarattığını ifade etti.
Kırık, aynı teknolojinin askeri alanda da kullanıldığını belirterek uydu görüntülerinin ve kamera verilerinin yapay zekâ ile analiz edilerek askeri hareketliliklerin tespit edilebildiğini söyledi.
Şehirlerin dijital altyapısı da hedef haline geldi
– Trafik ışıkları ve şehir kameraları gerçekten hacklenebilir mi?
Kırık’a göre modern şehirlerde kullanılan birçok sistem artık merkezi bilgisayar ağlarıyla yönetiliyor. Bu nedenle siber saldırıların hedefi haline gelebiliyor.
“Trafik ışıkları merkezi sistemlerle kontrol ediliyor. Eğer saldırganlar bu sistemlere erişirse kavşaklarda ışıkların çalışma düzeni değiştirilebilir. Hatta bazı durumlarda tüm ışıklar aynı anda yeşile dönebilir ya da sistem tamamen devre dışı bırakılabilir,” diye konuştu.
Şehirlerdeki güvenlik kameralarının da benzer risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Kırık, saldırganların kameraları kapatabildiğini, görüntülere erişebildiğini veya verileri değiştirebildiğini ifade etti.
Bu tür saldırıların hem istihbarat toplamak hem de güvenlik güçlerinin olayları takip etmesini zorlaştırmak amacıyla kullanılabileceğini vurguladı.
Siber istihbarat ve psikolojik savaş
Kırık, modern savaşta siber istihbaratın da kritik bir rol oynadığını söyledi. Özellikle sosyal medya ve internet verilerinin yapay zekâ ile analiz edilmesinin karar alma süreçlerini etkilediğini belirtti.
Bu noktada İsrail’in siber istihbarat birimlerinden biri olarak bilinen Unit 8200’ün sıkça gündeme geldiğini hatırlatan Kırık, bu tür kurumların dijital verileri analiz ederek hem askeri operasyonlarda hem de psikolojik savaşta etkili olabildiğini ifade etti.
Uydu interneti ve Starlink tartışması
Kırık’a göre alçak yörüngede bulunan uydu internet sistemleri de modern savaşın önemli araçlarından biri haline geldi.
Örneğin Starlink uydularının yaklaşık 550 kilometre yükseklikte konumlandığını hatırlatan Kırık, bu sistemlerin başlangıçta internet erişimi olmayan bölgeler için geliştirildiğini ancak savaş koşullarında farklı amaçlarla kullanılabildiğini söyledi.
“Uydu terminallerinin bazı bölgelere gizli şekilde sokulduğu ve bu sayede iletişim ağlarının kontrolünün sağlandığı iddiaları gündeme geldi,” diyen Kırık, uydu teknolojilerinin istihbarat toplama ve iletişim kontrolü açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.
“Veri artık dijital çağın petrolü”
Kırık, dijital çağda verinin en kritik stratejik kaynaklardan biri haline geldiğini belirtti.
“Veri artık dijital çağın petrolü. Nasıl petrol geçmişte stratejik bir kaynaksa bugün de veri aynı değere sahip,” diyen Kırık, ülkelerin kendi veri altyapılarını korumasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Elektrik şebekeleri, bankacılık sistemi, iletişim ağları ve trafik altyapısının tamamen dijital hale geldiğini hatırlatan Kırık, güçlü bir siber saldırının günlük yaşamı ciddi biçimde etkileyebileceğini belirtti.
Ayrıca yerli uydu teknolojileri ve yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi.
Kırık, modern savaşların artık yalnızca silahlarla değil; veri analizi, algoritmalar ve yapay zekâ sistemleriyle yürütüldüğünü vurguladı.
Türkiye’nin bu alanda güçlü olması gerektiğini belirten Kırık sözlerini şöyle tamamladı:
“Günümüzde savaşın yeni cephesi dijital alan. Kara, hava ve deniz savaşlarının yanında artık siber savaşlar da var. Yapay zekâ, uydu sistemleri ve veri teknolojileri bu savaşın temel araçları haline geldi. Dijitalde güçlü olan, savaşı kazanır.”
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.