Türkiye’nin dev akarsuyu Fırat hakkında ezber bozan keşif: Tersine akıyordu

Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Türkiye’nin en hayati su kaynaklarından biri olan 2.800 kilometrelik Fırat Nehri’nin jeolojik kökenini aydınlattı. Milyonlarca yıl önce iki ayrı antik nehirden oluşan ve bugünün aksine doğrudan Doğu Akdeniz Havzası’na akan Fırat’ın, Arap Levhası’nın Anadolu’yu sıkıştırması ve yaşanan dev taşkınlar sonucu bugünkü yatağına nasıl kavuştuğu bilimsel olarak kanıtlandı.
Türkiye’nin ve bölgenin en stratejik akarsularından biri olan yaklaşık 2.800 kilometre uzunluğundaki Fırat Nehri’nin doğuşuna dair milyonlarca yıllık jeolojik sır gün yüzüne çıktı. GZT’nin derlediği bilgilere göre, Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel araştırma; bugün Türkiye’den doğup Suriye ve Irak topraklarını aşarak Basra Körfezi’ne dökülen nehrin geçmişte tamamen farklı bir rotaya sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma verileri, nehrin antik dönemde bugünkü akış yönünün tam aksine, güneybatıya doğru ilerlediğini gösteriyor.
Fırat Nehri'nin antik kolları ve Akdeniz havzası bağlantısı
Bilimsel verilere göre, bugün bildiğimiz devasa akarsu başlangıçta tek bir bütün halinde akmıyordu. Geçmişte Paleo-Murat ve Paleo-Karasu olarak adlandırılan iki bağımsız nehir sistemi mevcuttu. Bu iki antik nehir, bugünkü Nil Nehri’nden bile daha büyük ve yüksek bir güçle doğrudan Doğu Akdeniz Havzası’na dökülüyordu. Akdeniz’in yer yer 4 kilometre kalınlığında devasa bir tuz çölü olduğu o dönemde, bu akarsular tuz çukuruna doğru ilerleyerek yataklarını derin kanyonlar halinde kazdı.
Arap Levhası ve Anadolu'daki şiddetli depremler yönü değiştirdi
Anadolu coğrafyasının kökten değişmesinde yer kabuğunun hareketlenmesi dönüm noktası oldu. Milyonlarca yıl önce Arap Levhası büyük depremlerle Anadolu’yu sıkıştırınca, Doğu Anadolu bölgesindeki yer kabuğu yukarıya doğru büküldü. Meydana gelen bu jeolojik bükülme, nehirlerin Doğu Akdeniz’e giden yolunu kapatarak doğal bir set işlevi gördü. Önü tamamen kapanan sular, Doğu Anadolu platolarında devasa büyüklükte doğal göller oluşturacak şekilde yükselmeye başladı.
Dev taşkınlar sonucu "Bereketli Hilal" ve Şattü'l-Arap oluştu
Platolarda biriken devasa sular, bir süre sonra göllerin su basıncına dayanamayıp patlamasıyla serbest kaldı. Bu patlamanın ardından yaşanan yıkıcı taşkınlar, güneydoğuya doğru tamamen yeni bir hat yarattı ve Fırat’ın günümüzdeki modern akış yönünü çizdi. Aynı süreçte yaşanan depremler, Paleo-Murat ve Paleo-Karasu nehirlerini birleştirerek bugünkü Fırat Nehri ana yatağını meydana getirdi. Bugün hâlâ Anadolu'da akmaya devam eden Murat ve Karasu kollarının bu tarih öncesi birleşmesi, insanlık tarihi için kritik öneme sahip olan “Bereketli Hilal” bölgesinin oluşmasına zemin hazırladı. Günümüzde Fırat, Dicle Nehri ile Şattü'l-Arap adı verilen noktada buluşarak denize dökülüyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.