Elimizden geleni yapacağız: Hakan Fidan Kırım için ne dedi?
17:35, 16/07/2026, Perşembe

Hakan Fidan Kırım Tatarları için ne dedi?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin 2014 yılından bu yana Kırım’ın yasadışı ilhakını tanımadığını belirterek, Kırım Tatarlarının haklarını geri alması için çabaların süreceğini vurguladı. Fidan, Ukrayna topraklarının bir parçası olan Kırım'ın aynı zamanda Türk dünyasının ayrılmaz bir unsuru olduğuna dikkat çekti ve tutuklu Tatar liderlerin serbest bırakılması için diplomatik görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırım Tatarlarının gasp edilen haklarını geri alması için Türkiye'nin diplomatik düzeyde elinden geleni yapmaya devam edeceğini açıkladı. Ankara'nın, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunduğunu ve Kırım'ın işgalini ilk günden bu yana kesinlikle tanımadığını hatırlatan Fidan, yarımadanın aynı zamanda Türk dünyasının tarihi ve kültürel bir parçası olduğunun altını çizdi.
Tutuklu Tatar liderler için diplomatik görüşmeler sürüyor
Haberin odağında yer alan bir diğer önemli gelişme ise Rusya tarafından alıkonulan isimlerle ilgili yürütülen süreç oldu. Fidan, cezaevlerinde tutulan Kırım Tatarı liderlerinin özgürlüklerine kavuşması için ilgili taraflarla aktif görüşmeler yürüttüklerini belirtti. Türkiye'nin 2022'de başlayan geniş çaplı savaştan çok daha önce, 2014 yılında gerçekleşen ilhak girişimine karşı gösterdiği net duruş, bu açıklamalarla bir kez daha teyit edilmiş oldu.
Ukrayna'daki krizin fitilini ateşleyen Kırım olayları
Yarımadanın bugünkü durumunu tam olarak anlamak için sürecin başladığı 2014 yılına dönmek gerekiyor. Olaylar dizisi, dönemin Rusya yanlısı Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in Avrupa Birliği ile yapılması planlanan ortaklık anlaşmasını iptal etmesiyle patlak verdi. Bu karar, ülke çapında büyük hükümet karşıtı protestolara yol açtı ve haftalarca süren sokak eylemlerinin ardından, Şubat 2014’te Yanukoviç görevinden devrilerek ülkeden kaçmak zorunda kaldı.
Kırım'da Rus askerleri ve siyasi müdahale süreci
Moskova yönetimi tarafından bir "darbe" olarak nitelendirilen bu iktidar değişimi, Karadeniz'in stratejik noktası Kırım'da derin bir istikrarsızlık yarattı. Şubat ayının sonlarına doğru, kamuoyunda "küçük yeşil adamlar" olarak bilinen ve üzerlerinde herhangi bir rütbe ya da askeri işaret bulunmayan Rus birlikleri yarımadaya girerek kontrolü sağlamaya başladı. Kısa süre içinde Kırım parlamentosu silahlı gruplarca basıldı ve yerel yönetimin başına Rusya yanlısı siyasetçi Sergey Aksyonov getirildi.
Tartışmalı Kırım referandumu ve resmi ilhak kararı
Fiili askeri kontrolün sağlanmasının ardından, 16 Mart 2014 tarihinde Rusya'nın gözetimi altında tartışmalı bir referandum düzenlendi. Uluslararası bağımsız hiçbir gözlemcinin yer almadığı, Ukrayna anayasasına aykırı olan ve yoğun baskı altında gerçekleştirilen bu oylamadan Rusya'ya katılma kararı çıktı. Hemen ertesi gün, 17 Mart'ta yarımada tek taraflı bağımsızlık ilan etti; bir gün sonra ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kırım yetkilileri arasında katılım anlaşması imzalanarak, 21 Mart 2014 tarihi itibarıyla Kırım ve Sivastopol'un resmen Rusya topraklarına katıldığı duyuruldu.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.