Harput Kalesi'nde yaklaşık 1000 yıllık olduğu düşünülen saray mutfağı bulundu

11:48, 23/08/2023, ÇarşambaG: Güncelleme: 15:26, 23/08/2023, Çarşamba
CategoryJurnal.ist
Anadolu Ajansı
Harput Kalesi'nde yaklaşık 1000 yıllık olduğu düşünülen saray mutfağı bulundu

Elazığ'da tarihi Harput Kalesi'ndeki arkeolojik kazı çalışmaları sonucu yaklaşık 1000 yıllık olduğu tahmin edilen saray mutfağı ortaya çıkarıldı.

Milattan önce 3 bin yıllarında yerleşimin başladığı ve Urartu Krallığı tarafından surlarla çevrilen Roma, Bizans, Sasani, Artuklu, Selçuklu, Dulkadiroğulları, Safeviler ve Osmanlı gibi birçok medeniyetin izlerini barındıran Harput Kalesi'nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları kademeli olarak devam ediyor.
Milattan önce 3 bin yıllarında yerleşimin başladığı ve Urartu Krallığı tarafından surlarla çevrilen Roma, Bizans, Sasani, Artuklu, Selçuklu, Dulkadiroğulları, Safeviler ve Osmanlı gibi birçok medeniyetin izlerini barındıran Harput Kalesi'nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları kademeli olarak devam ediyor.
UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan kalenin Sarayönü olarak adlandırılan bölümündeki kazı çalışmaları sonucu dönemin kale yöneticileri ve devlet adamları için yemek ve ekmek pişirilen mutfak bölümü bulundu.
UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan kalenin Sarayönü olarak adlandırılan bölümündeki kazı çalışmaları sonucu dönemin kale yöneticileri ve devlet adamları için yemek ve ekmek pişirilen mutfak bölümü bulundu.
Tamamlanan arkeolojik kazı çalışmaları sonucu yaklaşık 1000 yıllık olduğu tahmin edilen saray mutfağında, 8 tandır ile çoğu kırık halde sırlı servis tabağı, çömlekler ile mancınık güllesi gün yüzüne çıkarıldı.

Tamamlanan arkeolojik kazı çalışmaları sonucu yaklaşık 1000 yıllık olduğu tahmin edilen saray mutfağında, 8 tandır ile çoğu kırık halde sırlı servis tabağı, çömlekler ile mancınık güllesi gün yüzüne çıkarıldı.
Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından bulunan saray mutfağı ile mancınık güllesi hikayesini de anlatan bir yazıtla birlikte restorasyonun tamamlanmasının ardından ziyarete açılarak turizme kazandırılacak.

Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından bulunan saray mutfağı ile mancınık güllesi hikayesini de anlatan bir yazıtla birlikte restorasyonun tamamlanmasının ardından ziyarete açılarak turizme kazandırılacak.
"1860'lara kadar bu mutfağın faaliyette olduğunu tahmin ediyoruz"
Aytaç, AA muhabirine, kazı çalışmaları sonucu gün yüzüne çıkarılan saray mutfağının, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Patent Bürosunun yaptığı çalışmayla çeşit ve lezzet bakımından Türkiye'nin Gaziantep'ten sonra en fazla yemek çeşidine sahip Elazığ'ın en eski mutfağı olduğunu belirtti.
"1860'lara kadar bu mutfağın faaliyette olduğunu tahmin ediyoruz"Aytaç, AA muhabirine, kazı çalışmaları sonucu gün yüzüne çıkarılan saray mutfağının, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Patent Bürosunun yaptığı çalışmayla çeşit ve lezzet bakımından Türkiye'nin Gaziantep'ten sonra en fazla yemek çeşidine sahip Elazığ'ın en eski mutfağı olduğunu belirtti.
Saray mutfağının kentin gastronomi kültürünün tarihi derinliğini göstermesi bakımından da önemli bir keşif olduğunu ifade eden Aytaç, şöyle konuştu:

"Harput Kalesi'nin mutfak bölümünün yaklaşık 1000 yıllık olduğunu tahmin ediyoruz, Geç Bizans döneminden Artuklu, Selçuklu beylikleri ve Osmanlı dönemine kadar burada kap kaçak ve buluntular elde ettik. Kalenin terk edildiği 1860'lara kadar bu mutfağın faaliyette olduğunu tahmin ediyoruz. Burada 8 tandır ve 2 küllük bölümü belirledik. Tandırlardan iç içe geçmeli olanlar da var. Çıkan buluntular arasında küçük ve büyükbaş hayvan kemikleri de var."

Saray mutfağının kentin gastronomi kültürünün tarihi derinliğini göstermesi bakımından da önemli bir keşif olduğunu ifade eden Aytaç, şöyle konuştu:"Harput Kalesi'nin mutfak bölümünün yaklaşık 1000 yıllık olduğunu tahmin ediyoruz, Geç Bizans döneminden Artuklu, Selçuklu beylikleri ve Osmanlı dönemine kadar burada kap kaçak ve buluntular elde ettik. Kalenin terk edildiği 1860'lara kadar bu mutfağın faaliyette olduğunu tahmin ediyoruz. Burada 8 tandır ve 2 küllük bölümü belirledik. Tandırlardan iç içe geçmeli olanlar da var. Çıkan buluntular arasında küçük ve büyükbaş hayvan kemikleri de var."
"Tandırlardan birinin tam ortasında mancınık güllesi çıktı"
Aytaç, mutfakta yer alan tandırların 7'sinin toprak kalıntılarını aldıklarında birinin içinde mancınık güllesini bulduklarını söyledi.
"Tandırlardan birinin tam ortasında mancınık güllesi çıktı"Aytaç, mutfakta yer alan tandırların 7'sinin toprak kalıntılarını aldıklarında birinin içinde mancınık güllesini bulduklarını söyledi.
Güllenin 13. yüzyıl tarihçisi İbni Bibi'nin Farsça Muhtasar Selçuknamesi'nde bahsettiği, 1234 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad'ın kaleyi kuşatması esnasında askerler tarafından atılan ve sarayın mutfağına düşerek tandırda pişen kuzuyu deviren mancınık güllesi olabileceğini anlatan Aytaç, şöyle devam etti:

Güllenin 13. yüzyıl tarihçisi İbni Bibi'nin Farsça Muhtasar Selçuknamesi'nde bahsettiği, 1234 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad'ın kaleyi kuşatması esnasında askerler tarafından atılan ve sarayın mutfağına düşerek tandırda pişen kuzuyu deviren mancınık güllesi olabileceğini anlatan Aytaç, şöyle devam etti:
"İbni Bibi'nin eserinde yazılanlara göre miladi 1234 yılında Harput hükümdarı Nurettin Artuk Şah bağlı bulunduğu Eyyübi meliklerini kendini koruması için kaleye davet eder ve o yıl Alaaddin Keykubad kaleyi kuşatır. Kalenin çevresine 18 mancınık yerleştirir ve kaleyi taş güllelerle dövmeye başlar. Bu taş güllelerden biri İbni Bibi'nin nakline göre, içinde kuzu pişirilen tandırın ortasına düşer ve bu olay kalede korkuya neden olur. İbni Bibi yazısında şöyle diyor, 'Bu olaydan sonra melikler ve Nurettin Artuk Şah çok korktu, çekindi ve kaleyi teslim etti.' Bulduğumuz tandırlardan birinin tam ortasında mancınık güllesi çıktı, bu durum İbni Bibi'nin anlattığı hikayeyle örtüşüyor. Biz de bu mancınık taşını mutfak bölümünde içini boşaltmadığımız tandırın üstünde sergileyeceğiz ve bunun hikayesini de kısaca burada anlatacağız."

"İbni Bibi'nin eserinde yazılanlara göre miladi 1234 yılında Harput hükümdarı Nurettin Artuk Şah bağlı bulunduğu Eyyübi meliklerini kendini koruması için kaleye davet eder ve o yıl Alaaddin Keykubad kaleyi kuşatır. Kalenin çevresine 18 mancınık yerleştirir ve kaleyi taş güllelerle dövmeye başlar. Bu taş güllelerden biri İbni Bibi'nin nakline göre, içinde kuzu pişirilen tandırın ortasına düşer ve bu olay kalede korkuya neden olur. İbni Bibi yazısında şöyle diyor, 'Bu olaydan sonra melikler ve Nurettin Artuk Şah çok korktu, çekindi ve kaleyi teslim etti.' Bulduğumuz tandırlardan birinin tam ortasında mancınık güllesi çıktı, bu durum İbni Bibi'nin anlattığı hikayeyle örtüşüyor. Biz de bu mancınık taşını mutfak bölümünde içini boşaltmadığımız tandırın üstünde sergileyeceğiz ve bunun hikayesini de kısaca burada anlatacağız."
Aytaç, kalenin Sarayönü bölümünde ortaya çıkarılan mutfağın alt katmanlarının da olabileceğini tahmin ettiklerini ancak üst katmanların bozulmaması için daha derine inmediklerini anlattı.

Aytaç, kalenin Sarayönü bölümünde ortaya çıkarılan mutfağın alt katmanlarının da olabileceğini tahmin ettiklerini ancak üst katmanların bozulmaması için daha derine inmediklerini anlattı.
Bu bakımdan mutfağın alt katmanlarının daha da eski olabileceğini vurgulayan Aytaç, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından saray mutfağını ve mancınık taşını hikayesini de anlatan bir yazıtla turizme kazandıracaklarını sözlerine ekledi.

Bu bakımdan mutfağın alt katmanlarının daha da eski olabileceğini vurgulayan Aytaç, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından saray mutfağını ve mancınık taşını hikayesini de anlatan bir yazıtla turizme kazandıracaklarını sözlerine ekledi.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026