Anadolu'nun özü bu dayanışmada saklı: Yarım asırlık çobanın yüzünü güldüren gelenek
16:34, 09/07/2026, Perşembe

Manisa
Manisa'nın Demirci ilçesinde asırlık 'imece' geleneği yeniden canlandı. Çevre il ve köylerden, hatta sınırları aşıp Kütahya'dan yardıma koşan çobanlar; günlerce sürecek koyun kırkma mesaisini omuz omuza vererek saatler içinde bitirdi. Hem hayvanları yaz sıcağından kurtaran hem de üreticiye nefes aldıran bu dayanışma, Anadolu'nun unutulmaya yüz tutan ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Anadolu’nun köklü dayanışma kültürlerinden olan 'kırkım imecesi', Manisa’nın Demirci ilçesi Hoşçalar köyünde gerçekleştirildi. Bölgede yarım asırdır çobanlık yapan Halil Yanar’ın (62) sürüsü için bir araya gelen çobanlar, günlerce sürecek mesaiyi el birliğiyle saatler içinde tamamladı.

Yaren mevkisindeki yaylada kurulan kırkım alanına sadece Demirci’den değil, komşu il Kütahya’nın Simav ilçesi Demirciköy, Hisarbey ve Aksaz köylerinden de çok sayıda çoban katıldı. Kilometrelerce uzaktan gelen üreticiler, sırayla birbirlerinin sürülerindeki koyunları kırkıp hem zamandan tasarruf ediyor hem de ekonomik yükten kurtulup dayanışma örneği sergiliyor.

Yılda bir kez yapılan kırkım işleminin sadece yapağı elde etmek için değil, hayvan sağlığı ve süt verimliliği açısından da önem taşıyor. Koyunların üzerinde biriken kalın yün tabakası, özellikle yaz aylarında hayvanın aşırı ısınmasına bağlı olarak 'ısı stresi' yaşamasına neden oluyor. Zamanında yapılan kırkım sayesinde ise koyunların vücut ısısı dengeleniyor, hareket kabiliyetleri ve beslenme iştahları artıyor. Bu da doğrudan et ve süt verimine olumlu yansıyor. Ayrıca uzun süre kırkılmayan yünler bit, pire ve kene gibi parazitlerin üremesine uygun bir ortam hazırlarken, tıraşlama işlemi bu parazitlerin önüne geçip olası deri hastalıklarını ve enfeksiyon risklerini engelliyor.

Makasların yerini makineler aldı
Eskiden 'kırklık' adı verilen makaslarla günlerce süren ve hayvanlar için oldukça zahmetli olan kırkım işlemi, şimdilerde teknolojinin imkanlarıyla yapılıyor. Çobanların yanlarında getirdikleri elektrikli kırkım makineleri sayesinde hem hayvanların stresi minimuma indiriliyor hem de iş gücü yarı yarıya azalıyor. Elde edilen yapağılar ise tekstil ve sanayide kullanılmak üzere satılıp çobanlara önemli ek gelir sağlıyor.

"Anadolu’nun özü işte bu dayanışmada saklı"
Yaylalarda 14 yaşından beri hayatını sürdürdüğünü belirten sürü sahibi Halil Yanar, köklü geleneği şu sözlerle anlattı:

"Her yıl nisan ayı sonunda 130 koyunumla Yaren mevkisindeki yaylamıza çıkar, kasıma kadar burada yaşarız. Bu iş tek başına yapılacak gibi değil. Bugün de sağ olsunlar çevre illerden, köylerden çoban kardeşlerim toplandı, geldiler. Değişim usulüyle koyunlarımı kırktık. Yarın da biz bir başka arkadaşımızın sürüsü için yola çıkacağız. Hepsinin eline emeğine sağlık. Anadolu’nun özü işte bu dayanışmada saklı" dedi.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.