MİT'ten Mersin'de MOSSAD'a operasyon: 14 yıllık ağ çökertildi

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İsrail istihbaratı MOSSAD'ın Mersin'de bir mermer ocağını paravan olarak kullandığı 14 yıllık casusluk ağını çökertti. "MONİTUM" adlı operasyonla yakalanan şebeke, Türkiye üzerinden drone parçaları kaçırmaktan uluslararası suikastlara lojistik sağlamaya kadar birçok faaliyeti yürütüyordu. Tamamen deşifre edilen hücre, Türkiye'nin istihbarat savaşlarındaki proaktif gücünü bir kez daha gösterdi.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul Emniyeti'nin 6 Şubat 2026'da ortaklaşa düzenlediği 'MONİTUM' operasyonuyla, Türkiye'nin ulusal güvenliğini hedef alan kritik bir casusluk ağı deşifre edildi. İsrail gizli servisi MOSSAD'ın, Mersin'in Silifke ilçesindeki bir mermer ocağını tam 14 yıl boyunca istihbarat üssü olarak kullandığı ortaya çıktı. Olayda, 2005 yılından bu yana maden mühendisi kimliğiyle uluslararası ticaret yapan Mehmet Budak Derya ve kurduğu paravan şebeke kıskıvrak yakalandı. MİT'in titiz takibi sonucu çökertilen bu hücrenin, Türkiye ve çevre ülkeler üzerinden İsrail'e istihbarat ile operasyonel lojistik sağladığı belirlendi.
Mermer blokları arasında kurulan küresel casusluk ağı
MOSSAD subaylarıyla ilk teması Eylül 2012’de Mersin’de, ardından 2013'te İtalya'nın başkenti Roma'da kuran Mehmet Budak Derya, lüks otellerde yapılan görüşmelerin ardından ajan olarak devşirildi. Ağır sanayi ve lojistik sektörünün sağladığı "derin perdeleme" avantajını kullanan İsrail istihbaratı, devasa mermer bloklarının arasına kurduğu sistemle dikkat çekmeden faaliyet gösterdi. Bu sayede gümrüklerdeki cihazları aşan şebeke; nakit para, özel iletişim cihazları ve drone parçalarının sınır ötesi transferini yönetti. MOSSAD'ın talimatıyla şirkete yerleştirilen Filistin asıllı Awais Alawawdeh (Veysel Kerimoğlu) ise Türkiye'deki güven ortamını suiistimal ederek Filistinli grupların arasına sızdı.
Drone parçaları ticareti ve uluslararası suikastlara uzanan izler
Çökertilen ağın faaliyetleri yalnızca bilgi toplamakla sınırlı kalmadı, uluslararası çapta ses getiren olaylara da zemin hazırladı. 2016 yılının başlarında MOSSAD'ın onayıyla başlayan insansız hava aracı (İHA) parçaları ticareti üzerinden, Hamas'ın drone mühendisi Mohamed Zouari hedef alındı. Derya ve Kerimoğlu aracılığıyla satılan parçalar sayesinde konumu ve üretim kapasitesi deşifre edilen Zouari, aynı yıl Tunus'ta düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybetti. İsrail'in dijital platformlardaki ilanlar aracılığıyla sığınmacıları ve finansal darboğazdaki sivilleri nasıl taşeronlaştırdığını gösteren bu yapı, yalan makinesi testleri ve şantaj yöntemleriyle hedeflerini sistemin içinde tutmaya devam etti.
Reklam

Paravan şirketler ve MİT'in proaktif deşifre doktrini
İsrail istihbaratı, geçmişte Lübnan'da çağrı cihazlarına yönelik gerçekleştirdiği eş zamanlı patlamalarda olduğu gibi, küresel ticari tedarik zincirlerine sızma stratejisini Türkiye'de de devreye sokmak istedi. Ocak 2026'da Avrupa'da yapılan son gizli toplantıda, Mehmet Budak Derya üzerinden Asya merkezli yeni yasal paravan firmalar kurulması ve uluslararası ürünlerin ambalajlanarak MOSSAD'a iletilmesi planlandı. Ancak Türkiye'nin pasif savunmadan "sürekli izleme ve proaktif deşifre" doktrinine geçiş yapması, bu karanlık planı temelinden sarstı. Şebekenin finansal ağlarını ve kuryelerini aylarca teknik takibe alan MİT, hücrenin anatomisini tamamen çıkardıktan sonra son hamleyle düğmeye basarak, Türkiye topraklarının operasyon sahası yapılamayacağı mesajını tüm dünyaya net bir şekilde ilan etti.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.