GZT uydu verileriyle özel analizi: Türkiye'nin nehirlerinde su seviyesi son 66 yılın zirvesinde

Türkiye, son 66 yılın en yoğun yağış dönemini geride bırakırken, ülkenin can damarı olan nehirler ve barajlar derin bir nefes aldı. GZT’nin uydu görüntülerinden derlediği verilere göre, 2025 yılında yaşanan kuraklık dalgasının ardından Seyhan, Ceyhan, Kızılırmak ve Gediz gibi kritik havzalarda doluluk oranları yüzde 90 seviyelerine ulaştı. Ancak Küçük Menderes gibi bazı bölgelerde yerel riskler ve tarımsal üretimde zorunlu ürün değişiklikleri devam ediyor.
Türkiye genelinde etkili olan ve son 66 yılın rekorunu kıran sağanak yağışlar, kuruma noktasına gelen nehirler ile barajlardaki su seviyelerini hızla yükseltti. Ülkenin tarımsal üretimi ve enerji arzı açısından hayati önem taşıyan akarsu havzaları, 2025 yılındaki şiddetli kuraklık döneminin ardından yeniden canlandı. GZT ekibinin uydu görüntüleri üzerinden yaptığı incelemeler; Ege, Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki nehirlerin su kaynaklarında belirgin bir geri dönüş yaşandığını ortaya koyuyor. Özellikle enerji üretimi ve tarımsal sulamada kritik rol oynayan Seyhan Nehri ve Ceyhan Nehri üzerindeki barajlarda doluluk oranları yüzde 90 bandını yakalayarak Türkiye'nin enerji üretimine büyük bir destek sağladı.
Gediz Havzası ve Ege nehirlerinde son durum ne?
Ege Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından biri olan Gediz Nehri, geçtiğimiz yıl tarihinin en zorlu dönemlerinden birini geçirmişti. Havzanın ana su sağlayıcısı konumundaki Demirköprü Barajı'nda su seviyesi yüzde 5'e kadar gerileyerek alarm vermişti. 2026 yılı yağış dalgasıyla birlikte bu su yatağında tablo tamamen tersine döndü ve barajdaki doluluk oranı yüzde 90 gibi rekor bir seviyeye ulaştı.


Bölgenin kuzey kesimindeki Susurluk Çayı ve çevresindeki havzalarda da su akışı normalleşirken,


Meriç Nehri hattında da yağışların etkisiyle su seviyeleri dengelendi.


Küçük Menderes ovalarında çiftçiyi üzen kuraklık tablosu
Ege'deki genel iyileşmeye rağmen Küçük Menderes Havzası'nda iyileşme daha yavaş gerçekleşti. Bölgedeki tarımsal üretimin bel kemiği olan Beydağ Barajı, yoğun kuraklığın ardından %5 seviyelerinden % 20 doluluk oranlarına çıktı. Bu durum, bölgedeki çiftçileri susuzluk endişesiyle çok su tüketen pamuk üretiminden vazgeçerek buğday gibi alternatif ürünlere yönelmek zorunda bıraktı. Buna karşın aynı bölgedeki daha küçük ölçekli su depolarından Ürkmez Barajı yüzde 97, Kestel Barajı ise yüzde 30'lardan yüzde 99'a ulaşarak tam kapasiteyle hizmet vermeye başladı. Güneyde ise Göksu Havzası, 2025'in kurak ve sararmış manzarasından kurtularak tamamen yeşile büründü.
Reklam


Kızılırmak ve Yeşilırmak havzalarında su müjdesi
İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerini besleyen nehirlerde de kuraklık riski tamamen geride kaldı. Türkiye'nin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak üzerinde yer alan barajların dolmasıyla birlikte, başkent Ankara'nın içme suyu ihtiyacı uzun vadeli olarak güvence altına alındı.


Su zenginliği açısından dönemin en şanslı akarsu yataklarından biri olan Yeşilırmak Havzası'nda ise barajların doluluk oranı yüzde 90'a ulaştı. Yaşanan bu hidrolik yükseliş, Türkiye'nin önümüzdeki tarım ve enerji sezonuna çok daha güvenli girmesini sağladı.



Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.