Prof. Dr. Bektaş'tan İstanbul depremi için ezber bozan çıkış: Kendimizi sadece 7 büyüklüğündeki depreme şartlandırmayalım
16:08, 11/07/2026, CumartesiG: Güncelleme: 16:39, 11/07/2026, Cumartesi

Prof. Dr. Osman Bektaş
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, beklenen Marmara depremine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İstanbul için sürekli dile getirilen "7'den büyük tek deprem" senaryosuna odaklanılmasını eleştiren Bektaş, Marmara'daki deprem tehlikesinin tek bir modele indirgenemeyeceği konusunda uyardı.
Marmara’da beklenen büyük depremle ilgili bilim dünyasında yeni bir tartışma başladı. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul için yıllardır dile getirilen "7’den büyük tek bir deprem" senaryosuna odaklanılmasını eleştirerek, sismik risk modellerinin acilen çeşitlendirilmesi gerektiğini savundu. Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bektaş, Marmara’daki deprem tehlikesinin tek bir kalıba indirgenemeyeceğini belirterek ezber bozan tespitlerde bulundu.

'"Tam kilitli" ifadesi mutlak doğru değil, bir senaryo'
İstanbul için yapılan korkutucu tahminlerin temelinde, Marmara Denizi altındaki fayın "tam kilitli" olduğu varsayımı yatıyor. Sismolojide "tam kilitli fay", iki tektonik plakanın sürtünme nedeniyle birbirine takılması ve yüzyıllarca hiç enerji sızdırmadan devasa bir gerilim biriktirmesi anlamına geliyor. Bu kilit kırıldığında ise 7.0 ve üzeri büyüklükte yıkıcı depremler üretiyor. Ancak Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Marmara ve Adalar Fayı’nın "tam kilitli" olduğunun sismolojik bir kesinlik taşımadığını, bunun yalnızca mevcut kısıtlı verilerle üretilmiş bir senaryo olduğunu vurguladı.

"Deniz tabanındaki kalın çamur ölçümleri maskeliyor"
Marmara’nın altındaki teknik verilerin yanıltıcı olabileceğine dikkat çeken Bektaş, mevcut bilimsel kabulleri sarsacak şu iki önemli faktörü sıraladı:
Sediman Örtüsü verileri maskeliyor olabilir
Deniz tabanında bulunan kalın ve suya doygun sediman (tortul/çamur) örtüsü; derindeki ana fayın gerçek davranışını belirleyen GPS, InSAR ve deniz tabanı akustik verilerini perdeliyor, cihazları yanıltıyor olabilir.
Tekrarlayan deprem yokluğu tek başına kanıt değildir
Bölgede tekrarlayan (repeating) küçük depremlerin görülmemesi, fayın tamamen kilitlendiğine dair tek başına yeterli bir kanıt sunmaz.

Fay "kilitli" mi, yoksa "krip" mi yapıyor?
Prof. Dr. Bektaş, İstanbul’un kaderini belirleyecek asıl sorunun fayın karakteri olduğunu belirtti. Fayın tam kilitli mi kaldığı, yoksa "krip" (creep) mi yaptığı sorusunun doğru yanıtlanması gerekiyor.

Krip nedir?
Fay hattının birbirine takılıp kalması yerine, adeta yağlanmış gibi yavaş yavaş ve sessizce kayarak üzerindeki enerjiyi büyük bir yıkıma yol açmadan, zamana yayarak tahliye etmesi olayıdır. Bektaş, fayın bu davranışının doğru yorumlanmasının, İstanbul’un sismik riskini ve Marmara'nın üretebileceği maksimum deprem büyüklüğünü doğrudan etkileyeceğini ifade etti.

"Çoklu modeller tartışılmalı"
Eğer fay iddia edildiği gibi tamamen kilitli değilse ve alttan alta krip yaparak enerjisini boşaltıyorsa, İstanbul'u bekleyen maksimum deprem büyüklüğü tahmin edilenden daha düşük olabilir. Bu ihtimallerin de masaya yatırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, bilim dünyasına çağrıda bulunarak şu sonuçla açıklamasını noktaladı:
"İstanbul için 7'den büyük tek deprem modeline sıkışmak yerine, çoklu modelleri tartışmalıyız."

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.