Dünyayı alarma geçiren virüsle 1951 yılında acı temas: Hantavirüs yüzünden Güney Kore'de 4 şehit vermişiz

Dünyayı alarma geçiren şüpheli gemi karantinası sonrası Hantavirüs tehlikesi yeniden gündemde. Peki, bugün küresel bir salgın endişesi oluşturan bu virüsle Türk askerinin 1951 yılında Kore cephesinde karşılaştığını ve 4 şehit verdiğimizi biliyor muydunuz? İşte tıp tarihimizdeki o acı kayıtlar...
Arjantin'den yola çıkan bir yolcu gemisinde patlak veren ve üç kişinin ölümüyle sonuçlanan şüpheli salgın, dünyanın gözünü yeniden ölümcül "Hantavirüs" tehlikesine çevirdi. Batı Afrika açıklarında karantinaya alınan gemideki kriz küresel bir paniğe neden olurken, tıp arşivlerimiz bu ölümcül virüsle aslında çok uzun yıllar önce, 1951'deki Kore Savaşı'nda acı bir şekilde tanıştığımızı ortaya koyuyor.

Küresel salgın tehlikesi gündeme geldi
Edinilen bilgilere göre, yaklaşık yedi hafta önce Arjantin'den ayrılan Hollanda bayraklı bir yolcu gemisinde bulunan üç kişi, şüpheli bir solunum yolu hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti.
Geminin Batı Afrika açıklarındaki Cape Verde'de demirlediği ve yetkililerin tıbbi yardım için bile yolcuların karaya çıkmasına izin vermediği bildirildi. İnsandan insana nadir bulaşan ancak geminin kalkış noktasında yaygın olan "Andes" türü Hantavirüs şüphesi, yeni bir küresel salgın tehlikesini gündeme getirdi.

Türk hekimleri ilk kez Kore Savaşı'nda karşılaştı
Bugünlerde Hantavirüs infeksiyonu dünya genelinde yeniden konuşulup endişe oluşturdu. Türkiye'nin bu virüsle geçmişte acı bir tecrübe yaşadığı biliniyor. Askeri tıp arşivlerine göre, o dönem tıp literatüründe "Mançurya Humması" olarak da bilinen bu salgın hastalıkla Türk hekimleri ilk kez Kore Savaşı sırasında cephede karşılaştı.
İlk kayıtlar 1953 yılına ait
Hastalığın Türk tıp tarihindeki resmi kayıtları, 1951 yılında Bakteriyoloji ve İntani Hastalıklar Uzmanı olduktan sonra Kore Savaşı'na katılan Türk Tugayı'nda 16 ay görev yapan Dr. Rıdvan Gülbaran'ın notlarına dayanıyor.

'Mutlaka incelenmesi gereken bir hastalık'
Dr. Gülbaran, 1953 tarihli İnfeksiyon Hastalıkları kitabının ilk baskısında “Mançurya Humması” başlığıyla kaleme aldığı bölümde, virüsün etkilerini raporladı. Kayıtlara göre bu süreçte, bir subay ve üç erimiz söz konusu hastalıktan dolayı hayatını kaybetti. Gülbaran o dönem, infeksiyonun Türkiye sınırları içinde görülmemesine rağmen sınır dışında görev alan birlikler için mutlaka incelenmesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı.
Tıp literatüründe önemli bir adım oldu
Kore cephesindeki bu kritik gözlemlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geçen Gülbaran, çalışmalarını ilerleterek profesörlüğe yükseldi. Prof. Dr. Gülbaran, elde ettiği bu saha tecrübeleriyle Cerrahpaşa İç Hastalıkları Kürsüsü bünyesinde 1965’te İnfeksiyon Hastalıkları Seksiyonunu kurdu ve vefat ettiği 1978 yılına kadar bu bölümün yöneticiliğini sürdürerek tıp dünyasına önemli bir miras bıraktı.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.