HayatTürk sinemasında köy gerçeğini konu alan 'Toplumcu Gerçekçi' filmler

Türk sinemasında köy gerçeğini konu alan 'Toplumcu Gerçekçi' filmler

Yeşilçam dönemi sineması yalnızca salon ve aşk filmlerini değil halkın çektiği acıları ve toplumun gerçekliğini de sunan bir sinema olmuştur. Dönemin en büyük yazarları, yazdıkları kitaplarla özellikle taşrada yaşayan köy halkının yaşadığı dramatik gerçekliklere değinmeyi bir görev olarak benimsemişlerdi. Dönemin hakim bakış açısını anlamamızı sağlayan hikayeler, romanlar usta yönetmenler tarafında da sinemaya uyarlanmıştır.

ÖMER FURKAN ÇINAR GZT 1 DAKİKADA OKUNUR
Türk sinemasında köy gerçeğini konu alan 'Toplumcu Gerçekçi' filmler
60'lı yıllar taşra ve köylerde yaşayan insanlar için acının ve kederin en yoğun yaşandığı yıllar olarak akıllara kazınmıştır. Dönemin yazarları ve yönetmenleri de bu gerçekliği göz ardı etmeyerek eserlerine yansıtmışlardır.

Yeşilçam dönemi sineması yalnızca salon ve aşk filmlerini değil halkın çektiği acıları ve toplumun gerçekliğini de sunan bir sinema olmuştur. Dönemin en büyük yazarları, yazdıkları kitaplarla özellikle taşrada yaşayan köy halkının yaşadığı dramatik gerçekliklere değinmeyi bir görev olarak benimsemişlerdi. Dönemin hakim bakış açısını anlamamızı sağlayan hikayeler, romanlar usta yönetmenler tarafında da sinemaya uyarlanmıştır.

Kadın, aile, köy yaşamı ve daha birçok kavramı olduğu gibi yansıtan ve hem yönetmenine hem de oyuncusuna kariyeri açısında yeni yollar açan; Türk sinemasının mihenk taşı olan 'Toplumcu Gerçekçi' filmleri sizler için derledik.

0. Yılanların Öcü
Yılanların Öcü

Köy halkının çektiği acıları eserlerine en gerçekçi şekilde yansıtmayı başaran yazarların başında Fakir Baykurt gelir. Dönemim en ses getiren romanlarından olan 'Yılanların Öcü', başarılı yönetmen Şerif Gören tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Başrollerini de Kadir İnanır, Fatma Girik ve Serpil Çakmak gibi Türk sinemasının en büyük isimleri üstlenmiştir.


0. Gökçe Çiçek
Gökçe Çiçek

Film, göçebe bir beylikte yaşayan Gökçe çiçek ve Selam Ali'nin aşkını konu edinir. Alakuşlar ve Artukbeyler arasında çıkan bir mesele Gökçe çiçek ve Selman Ali'nin kavuşmasına engel olur. Sorunun çözülebilmesi için Gökçe çiçek'in Artukoğlu Ahmed'le evlenmesi şart koşulur. Selman Ali de beyliği için bu anlaşmaya ses çıkaramaz. Bu sırada meydana gelen deprem beyliklerin tuz taşıdıkları hayvanları telef eder. Katırcıoğlu bu durumu fırsata çevirmek için harekete geçer. Ovayı ve tuz ocaklarını ele geçirmek için şartları ağır bir anlaşmayla beyliklerin karşısına çıkar. İlk işi kendisine engel olmaya çalışan Gökçe çiçek'ten kurtulmaktır. Ancak Selman Ali, sevgilisinin hem gönlünü almak hem de onu Katırcıoğlu'nun elinden kurtarmak üzere çıka gelir.

0. Gelin
Gelin

Konusu: Hacı İlyas Efendi (Ali Şen), eşi, büyük oğlu ve geliniyle Yozgat'ın Sorgun ilçesinden İstanbul'a göç eder. 6 yıl sonra da küçük oğlu Veli, eşi Meryem ve oğlu Osman ile İstanbul'a babasının yanına göç eder. Baba Hacı İlyas, ailenin yerleştiği varoş mahallesinde küçük bir bakkaliye dükkanı işletmeye başlar. Ama ailenin yaşlı reisi ile onun büyük oğlu Hıdır (Kamran Usluer) ticarete atılınca para hırsına kapılırlar, asıl amaçları Şişli'de büyük bir bakkaliye açmaktır. Bu arada Hacı İlyas'ın ticarete yatkın olmayan küçük oğlu Veli'nin (Kerem Yılmazer) çocuğu Osman (Kahraman Kıral) hastalanır. Osman'ın önceleri ciddiye alınmayan hastalığının ciddi olduğu, ameliyat için de çok para gerektiği ortaya çıkar. Öte yandan büyük dükkan için de paraya gereksinim vardır. Büyük gelin (Nazan Adalı) bu iş için ziynetlerini vermeye razıdır, ama küçük gelin Meryem (Hülya Koçyiğit) ziynetlerini oğlunun ameliyat parası için ayırmak istemektedir. Yaşlı reisin hasta torununu masraflı olduğu için hastaneye götürmemekte direnmesine oğlanın annesinin yakarışları bile etki etmeyince göç trajedisi kaçınılmaz hale gelir.

0. Düğün
Düğün

Konusu: Şanlıurfa'dan İstanbul'a göç eden bir ailenin hikâyesinin anlatıldığı filmde, göç ve başlık parası konuları işlenmiştir.Ailenin erkekleri köyden getirdikleri gelenekleri devam ettirmekte ve kızlarını büyük başlık paraları karşılığında ilk isteyene vermekte, böylece ekonomik durumlarını da biraz güçlendirmektedir.Fakat ailenin en büyük Zeliha bu duruma karşı gelecektir.

0. Bedrana
Bedrana

Konusu: Filmde olaylar Çoban Davut'la Bedrana'nın birbirlerini sevmesiyle başlar. Sonra Davut sevdiği kızı kaçırır ve birbirini seven iki genç evlenirler. Davut bir süre sonra kaçakçılığa başlar, o evden uzaktayken kızda gözü olan Hamza, Bedrana'yı kaçırır. Genç kadın iftiraya uğrar, sonra iş büyür ve yeni evliler bir yol ayrımına gelirler. Ya kadın intihar edecek, ya da adam eşini öldürecektir.

0. Gurbet Kuşları
Gurbet Kuşları

Konusu: Film, Kahramanmaraş'tan İstanbul'a daha iyi bir yaşam sürebilmek için gelen bir ailenin verdiği yaşam mücadelesini anlatır. Yeşilçamın ünlü jönü Cüneyt Arkın'ın yıldızı bu filmle parlamıştır. Toplumsal bozulmayı anlatmaktadır.

0. Kibar Feyzo
Kibar Feyzo

Konusu: Feyzo askerden döndükten sonra Gülo'ya talip olur. Köyde Gülo'ya başka talipler olduğu için babası başlık parasını açık arttırmaya koyar. Ve on bin peşin, on bin senet karşılığı Gülo, Feyzo'nun üstünde kalır. Feyzo borcunu ödemek için kente gidip çalışmaya başlar. Kentten her dönüşünde köylülere artık şehirlerde ağalık düzeninin olmadığını, başlık parasının kalktığını anlatarak ağaya karşı cephe oluşturur. Filmin çekimleri Hatay-Reyhanlı'nın Harran köyünde yapılmıştır.

0. Davaro
Davaro

Konusu: Başlık parasını tamamlayıp köyüne dönen Memo'nun sevdiği kızla evlenmesi için önce kanlıları Sülo'yu öldürmesi istenir. Ama Memo buna karşıdır. Sonunda Sülo ile bir anlaşma yapar. Anlaşma gereği Sülo öldü numarası yapacak ve her ikisi de istediğini elde edecektir fakat durumlar istedikleri gibi gitmez ve olaylar değişir.

0. Salak Milyoner
Salak Milyoner
Kayserili Behçet, ölüm döşeğinde oğulları Saffet, Himmet,Hayret ve Gayret'e İstanbul'a gidip Mehmet Çavuş'u bulmalarını ve Mehmet Çavuş'ta onlara ait bir define haritası olduğunu söyler. Dört kardeş arasında altınların nasıl paylaştırılacağına bir türlü karar veremeyen uyanık kardeşler, Hanımlarını da ayarlayarak birbirlerinden habersiz İstanbul'a doğru yola çıkarlar.Ancak ne kötüdür ki tren istasyonunda dördünün yolları kesişir. Bunun üzerine İstanbul'da yepyeni bir komedinin temelleri atılır.
0. Köyden İndim Şehire
Köyden İndim Şehire

Pekte yolunda gitmeyen İstanbul macerasından sonra köylerine dönen Saffet, Himmet, Hayret ve Gayret defineyi kendi tarlalarında bulunca bir anda hayallerine kavuştuklarını düşünürler. Ankara'da yaşayan Hemşehrileri kuyumcu Ali Rıza'ya altınları bozdurup paraya çevirmeye giderler. Kuyumcu Ali Rıza bu Kayserili cengaverleri ilk gördüğünde sıradan biri sanıp sürekli dükkanından kovdurur. Asıl niyetleri ortaya çıkınca işi evinde ağırlamaya kadar götürür. Nitekim Ali Rıza'ya ne altınlardan pay kalır ne de misafirlerinin evini talan etmesine engel olur.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

GZT Hayat Kategorisi’nde Editör olarak görev yapıyor. Ömer’e omer.cinar@pirimedya.com adresinden ulaşabilirsiniz.

YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz