Ülkelerin milli marşları ve anlamları

Milli marş, ulusal marş olarak da bilinen bu dizeler ulusların bağımsızlığını sağlarken ki yurt ve bayrak sevgisini belirtmektedir. Milli marşların yazım amacı karşıdaki düşmanı korkutmak ve kendi ulusunu cesaretlendirmektir. En eski milli marş ise 18.yüzyıldan itibaren Kraliyet törenlerinde söylenen İngiliz Milli Marşıdır. Türkiye'nin Marşı ise Sözlerini Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı bestesini Osman Zeki Üngör'ün yaptığı İstiklal Marşıdır. İstiklal Marşı 12 Mart 1921'de TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin, Milli Marşı olarak kabul edilmiştir. Peki diğer ülkelerin milli marşları nasıldır? İşte dünya üzerindeki diğer ülkelerin milli marşları ve besteleri;
Almanya
Birlik, hak ve özgürlük 
Alman vatanı için 

Kardeşçe, yürekle ve elele 

Bu uğurda çaba gösterelim 

Birlik, hak ve özgürlük 

Mutluluğun simgesi 

Bu mutluluk içinde parla 

Parla Alman vatanı 


Almanya, Almanya, her şeyin üstünde 

Dünya'daki her şeyin üstünde 

Eğer sürekli direnerek 

Kardeşçe, birlik halinde tutarsa kendini 

Maas'ten Memel'e 

Etch'ten Belt'e varana kadar 

Almanya Almanya her şeyin üstünde 

Dünyadaki her şeyin üstünde.
Almanya Birlik, hak ve özgürlük Alman vatanı için Kardeşçe, yürekle ve elele Bu uğurda çaba gösterelim Birlik, hak ve özgürlük Mutluluğun simgesi Bu mutluluk içinde parla Parla Alman vatanı Almanya, Almanya, her şeyin üstünde Dünya'daki her şeyin üstünde Eğer sürekli direnerek Kardeşçe, birlik halinde tutarsa kendini Maas'ten Memel'e Etch'ten Belt'e varana kadar Almanya Almanya her şeyin üstünde Dünyadaki her şeyin üstünde.
İspanya
Şeref, şeref anayurdun tacı
Egemen ışık sancağındaki altındır. 
Hayat, hayat anayurdun geleceği 
Senin gözlerinde bir açık kalptir
Mor ve altın: ölümsüz bayrak; renklerindedir
birlikte, ten ve ruh,
Mor ve altın: istemek ve başarmak;
Sen, bayrak, insani gayretin işareti.
Şeref, şeref anayurdun tacı 
Egemen ışık sancağındaki altındır. 
Mor ve altın: ölümsüz bayrak;
renklerindedir, birlikte, ten ve ruh.
İspanya Şeref, şeref anayurdun tacı Egemen ışık sancağındaki altındır. Hayat, hayat anayurdun geleceği Senin gözlerinde bir açık kalptir Mor ve altın: ölümsüz bayrak; renklerindedir birlikte, ten ve ruh, Mor ve altın: istemek ve başarmak; Sen, bayrak, insani gayretin işareti. Şeref, şeref anayurdun tacı Egemen ışık sancağındaki altındır. Mor ve altın: ölümsüz bayrak; renklerindedir, birlikte, ten ve ruh.
Finlandiya
Vatanımız 
Ey Suomi, Anayurdum, 
Çınlayan altınsın! 
Eşsizdir akarsuyun, vadilerin, 
Tepelerin, serin kıyıların; 
Kuzeyin güzel ülkesi. 
Ecdat yâdigarı! 
Goncaların açılacak, 
Dönüşecek çiçeğe. 
El ele yücelen sevgilerle, 
Ümitlerin, mutluluğun, haşmetin 
Güçlüdür, her an bizimle, 
Yükselen sesimizle.
Finlandiya Vatanımız Ey Suomi, Anayurdum, Çınlayan altınsın! Eşsizdir akarsuyun, vadilerin, Tepelerin, serin kıyıların; Kuzeyin güzel ülkesi. Ecdat yâdigarı! Goncaların açılacak, Dönüşecek çiçeğe. El ele yücelen sevgilerle, Ümitlerin, mutluluğun, haşmetin Güçlüdür, her an bizimle, Yükselen sesimizle.
Pakistan
Mutluluklar kutsal yurda 
Mutluluklar bereket ülkesine 
Simgesi kırılmaz azmin 
Pakistan yurdu 
Mutluluklar sana inan kalesi 
Bu kutsal ülkenin yolu 
Halkın kardeşliğinin gücündedir 
Ulusumuz, ülkemiz ve devletimiz 
Parlasın şan ve şerefle sonsuza dek 
Kutlu olsun amacımız, ereğimiz. 
Ay yıldızlı bu bayrak 
Öncüsüdür ilerlemenin ve olgunluğun 
Anlatandır geçmişimizi, şanını bu günümüzün, 
Esini geleceğimizin. 
Simgesi tanrının esirgemesinin.
Pakistan Mutluluklar kutsal yurda Mutluluklar bereket ülkesine Simgesi kırılmaz azmin Pakistan yurdu Mutluluklar sana inan kalesi Bu kutsal ülkenin yolu Halkın kardeşliğinin gücündedir Ulusumuz, ülkemiz ve devletimiz Parlasın şan ve şerefle sonsuza dek Kutlu olsun amacımız, ereğimiz. Ay yıldızlı bu bayrak Öncüsüdür ilerlemenin ve olgunluğun Anlatandır geçmişimizi, şanını bu günümüzün, Esini geleceğimizin. Simgesi tanrının esirgemesinin.
İtalya
İtalyanın kardeşleri, İtalya uyandı
Scipio'nun kaskıyla kafasını sardı.
Viktorya nerede? İzin verin kafasını eğsin,
Tanrı onu Roma'nın kölesi yaptığı için.
İzin verin tabura katılalım,
Ölmeye hazırız!
Ölmeye hazırız!
İtalya çağırdı!
İzin verin tabura katılalım,
Ölmeye hazırız!
Ölmeye hazırız!
İtalya çağırdı!
İtalya İtalyanın kardeşleri, İtalya uyandı Scipio'nun kaskıyla kafasını sardı. Viktorya nerede? İzin verin kafasını eğsin, Tanrı onu Roma'nın kölesi yaptığı için. İzin verin tabura katılalım, Ölmeye hazırız! Ölmeye hazırız! İtalya çağırdı! İzin verin tabura katılalım, Ölmeye hazırız! Ölmeye hazırız! İtalya çağırdı!
Mısır
Memleketim, memleketim, memleketim 
Sevgim ve kalbim senin içindir. 
Ey ülkelerin anası Mısır 
Sen hedefim ve gayemsin 
Ve bütün insanların gayesi 
Seni elde etmek için birçok el uzanır 
Memleketim, memleketim, memleketim 
Sevgim ve kalbim senin içindir 
Mısır, sen, incilerin en güzelisin 
Zamanın alnı üzerinde parlayan bir inci 
Ülkem, özgür olarak yaşayasın 
Düşmanlara rağmen esenlik içinde olasın 
Memleketim, memleketim, memleketim 
Sevgim ve kalbim senin içindir.
Mısır Memleketim, memleketim, memleketim Sevgim ve kalbim senin içindir. Ey ülkelerin anası Mısır Sen hedefim ve gayemsin Ve bütün insanların gayesi Seni elde etmek için birçok el uzanır Memleketim, memleketim, memleketim Sevgim ve kalbim senin içindir Mısır, sen, incilerin en güzelisin Zamanın alnı üzerinde parlayan bir inci Ülkem, özgür olarak yaşayasın Düşmanlara rağmen esenlik içinde olasın Memleketim, memleketim, memleketim Sevgim ve kalbim senin içindir.
Fransa
Haydi, anavatanın evlatları!
Zafer günü geldi.
Bize karşı zulüm, 
kanlı bayrağını çekti.
Duyuyor musunuz meydanlardan gelen,
Böğüren barbar savaşçıların seslerini?
İşte geldiler kollarınızın önüne kadar.
Oğullarınızı ve kadınlarınızı boğazlamak için.
Silahlanın ey vatandaşlar!
Tabur tabur dizilin,
Yürüyelim yürüyelim. 
Bulanık bir kanla,
Topraklarımızı sulandırıncaya değin.
Fransa Haydi, anavatanın evlatları! Zafer günü geldi. Bize karşı zulüm, kanlı bayrağını çekti. Duyuyor musunuz meydanlardan gelen, Böğüren barbar savaşçıların seslerini? İşte geldiler kollarınızın önüne kadar. Oğullarınızı ve kadınlarınızı boğazlamak için. Silahlanın ey vatandaşlar! Tabur tabur dizilin, Yürüyelim yürüyelim. Bulanık bir kanla, Topraklarımızı sulandırıncaya değin.
Kore
Doğu denizi sularının çekildiği ve Baekdu Dağı'nın aşındığı güne kadar,
Gök-Tanrı ülkemizi saklasın korusun.
Görkemli ırmaklar ve dağlar üç bin devir,
Ebedi güller ile doludur. 
Yüce Kore halkı, Yüce Kore ülküsüne sadık kal!
Namsan dağının çamları zırh bürünmüş gibi güçlü duruyorsa
Rüzgar ayaz fark etmez, bizim cesaretimiz de öyledir. 
Güzün gök uçsuz bucaksız, yüksek ve bulutsuz; 
Kalbimiz ise parlak ay gibi, bölünmez ve hakikidir. 
Bu ruh ve bu akılla, bütün sadakatini göster, 
Acı günde tatlı günde ülkemizi sev.
Kore Doğu denizi sularının çekildiği ve Baekdu Dağı'nın aşındığı güne kadar, Gök-Tanrı ülkemizi saklasın korusun. Görkemli ırmaklar ve dağlar üç bin devir, Ebedi güller ile doludur. Yüce Kore halkı, Yüce Kore ülküsüne sadık kal! Namsan dağının çamları zırh bürünmüş gibi güçlü duruyorsa Rüzgar ayaz fark etmez, bizim cesaretimiz de öyledir. Güzün gök uçsuz bucaksız, yüksek ve bulutsuz; Kalbimiz ise parlak ay gibi, bölünmez ve hakikidir. Bu ruh ve bu akılla, bütün sadakatini göster, Acı günde tatlı günde ülkemizi sev.
Hindistan
Herkesin kafasına hükmedensin sen 
Yön verensin Hindistan'ın kaderine 
Adın yürekler kabartıp Pencap, Sind, Gucarat 
Ve Maratha'da 
Ve Dravida'da, Orissa'da, Bengal'de 
Vındhya tepelerinde ve Himalayalarda yankılanır 
Yamuna'nın ve Ganj'ın müziğine karışır ve sonra 
Türkü olur dalgalarına Hind Okyanusu'nun 
Duacımdır, övgülerini söyler hepsi
Senin ellerine bakar bütün halkın kurtuluşu 
Sen ey yön veren Hindistan'ın kaderine 
Zafer senindir, zafer senindir, senindir zafer.
Hindistan Herkesin kafasına hükmedensin sen Yön verensin Hindistan'ın kaderine Adın yürekler kabartıp Pencap, Sind, Gucarat Ve Maratha'da Ve Dravida'da, Orissa'da, Bengal'de Vındhya tepelerinde ve Himalayalarda yankılanır Yamuna'nın ve Ganj'ın müziğine karışır ve sonra Türkü olur dalgalarına Hind Okyanusu'nun Duacımdır, övgülerini söyler hepsi Senin ellerine bakar bütün halkın kurtuluşu Sen ey yön veren Hindistan'ın kaderine Zafer senindir, zafer senindir, senindir zafer.
Çin
Üç halk ilkesidir partimizin yolu, 
Amacımız özgür bir ülke kurmak. 
Barış içinde bir dünya için 
Yoldaşlarımıza, gönüllülere önderlik edip, 
Güneş ve yıldız ile 
Amacımıza hızla ulaşalım, 
İçtenlikle ve cesaretle, 
İnançla ve sadakatle, 
Tek yürekle, tek ruhla, 
Aynı inançla, aynı hedefe! 

Kalkın! Köle olmak istemeyen insanlar! 
Etimizle, kanımızla yeni Çin Şeddimizi inşa edelim! 
Çin Ulusu, en tehlikeli bir döneme geldi. 
Herkes son kükreyişe zorlanıyor. 
Kalkın! Kalkın! Kalkın! 
Onbinlerimiz tek bir yürek, 
Gözümüz kapalı düşman topu üzerine ileri! 
Gözümüz kapalı düşman topu üzerine ileri! 
İleri! İleri! İlen!
Çin Üç halk ilkesidir partimizin yolu, Amacımız özgür bir ülke kurmak. Barış içinde bir dünya için Yoldaşlarımıza, gönüllülere önderlik edip, Güneş ve yıldız ile Amacımıza hızla ulaşalım, İçtenlikle ve cesaretle, İnançla ve sadakatle, Tek yürekle, tek ruhla, Aynı inançla, aynı hedefe! Kalkın! Köle olmak istemeyen insanlar! Etimizle, kanımızla yeni Çin Şeddimizi inşa edelim! Çin Ulusu, en tehlikeli bir döneme geldi. Herkes son kükreyişe zorlanıyor. Kalkın! Kalkın! Kalkın! Onbinlerimiz tek bir yürek, Gözümüz kapalı düşman topu üzerine ileri! Gözümüz kapalı düşman topu üzerine ileri! İleri! İleri! İlen!
ABD
Pul Pul Yıldızlı Sancak 
Ah, söyle, görebiliyor musun şafağın ilk ışıklarında, 
Alacakaranlığın son pırıltıları içinde öylesine övünçle selamladığımızı, 
O tehlikeli kavgada kalın çizgileri ve parlak yıldızlarıyla, 
Tabyalar üzerinden görkemli dalgalanışını izlediğimizi? 
Ve roketlerin kızıl ışığı, havada patlayan bombalar, 
Tanıtladılar tüm gece, bayrağımız hâlâ oradadır. 
Ah, söyle o pul pul yaldızlı sancak hâlâ dalgalanıyor mu 
Toprağı üzerinde özgür insanların, ve vatanı üzerinde yiğitlerin? 
Kıyıda, denizin sisleri içinden belli belirsiz görülen, 
O kıyı ki orada düşmanın böbürlenen ordusu son derece sessizlik içinde yatmaktadır, 

Nedir o, esen yelde, yüksek tepenin üstünden, 
Esintiyle bîr kaybolup, bir görünen? 
Bir alazlanıyor ışıltısında sabahın ilk ışığının, 
Bir tüm görkemiyle yansıyarak parlıyor sular üzerinde, 

İşte bu, pul pul yıldızlı sancaktır, ah, uzun yıllar dalgalansın 
Toprağı üzerinde özgür insanların, ve vatanı üzerinde yiğitlerin! 
Ve nerede şimdi o güruh o kadar pervasızca haykıran 
Yıkıntısı savaşın ve döğüşün 
Ne yuva ne yurt bırakacak diye? 
Kendi kanları yıkadı onların pis ayaklarının kirini. 
Hiçbir barınak koruyamaz parayla tutulan ve köleyi 
Korkunçluğundan kaçışın, ya da zulmetinden mezarın; 
Ve pul pul yıldızlı sancak yengiyle dalgalanır 
Toprağın üzerinde özgür insanların, ve vatanı üstünde yiğitlerin! 
Ah, bu hep böyle olsun özgür insanlar durdukça 
Sevgili vatanlarıyla savaşın perişanlığı arasında! 
Yengi ve barışla kutsanan bu ülke 
Yüceltsin o Güç'ü bizi bir ulus yapan ve ulus olarak tutan! 
Öyleyse feshetmemiz gerek çünkü davamız haklı bir dava, 
Ve şu olmalı parolamız: Tanrıdır güvenimiz! 
Ve pul pul yıldızlı sancağımız yengiyle dalgalanarak, 
Toprağı üzerinde özgür insanların, yuvası üzerinde yiğitlerin!
ABD Pul Pul Yıldızlı Sancak Ah, söyle, görebiliyor musun şafağın ilk ışıklarında, Alacakaranlığın son pırıltıları içinde öylesine övünçle selamladığımızı, O tehlikeli kavgada kalın çizgileri ve parlak yıldızlarıyla, Tabyalar üzerinden görkemli dalgalanışını izlediğimizi? Ve roketlerin kızıl ışığı, havada patlayan bombalar, Tanıtladılar tüm gece, bayrağımız hâlâ oradadır. Ah, söyle o pul pul yaldızlı sancak hâlâ dalgalanıyor mu Toprağı üzerinde özgür insanların, ve vatanı üzerinde yiğitlerin? Kıyıda, denizin sisleri içinden belli belirsiz görülen, O kıyı ki orada düşmanın böbürlenen ordusu son derece sessizlik içinde yatmaktadır, Nedir o, esen yelde, yüksek tepenin üstünden, Esintiyle bîr kaybolup, bir görünen? Bir alazlanıyor ışıltısında sabahın ilk ışığının, Bir tüm görkemiyle yansıyarak parlıyor sular üzerinde, İşte bu, pul pul yıldızlı sancaktır, ah, uzun yıllar dalgalansın Toprağı üzerinde özgür insanların, ve vatanı üzerinde yiğitlerin! Ve nerede şimdi o güruh o kadar pervasızca haykıran Yıkıntısı savaşın ve döğüşün Ne yuva ne yurt bırakacak diye? Kendi kanları yıkadı onların pis ayaklarının kirini. Hiçbir barınak koruyamaz parayla tutulan ve köleyi Korkunçluğundan kaçışın, ya da zulmetinden mezarın; Ve pul pul yıldızlı sancak yengiyle dalgalanır Toprağın üzerinde özgür insanların, ve vatanı üstünde yiğitlerin! Ah, bu hep böyle olsun özgür insanlar durdukça Sevgili vatanlarıyla savaşın perişanlığı arasında! Yengi ve barışla kutsanan bu ülke Yüceltsin o Güç'ü bizi bir ulus yapan ve ulus olarak tutan! Öyleyse feshetmemiz gerek çünkü davamız haklı bir dava, Ve şu olmalı parolamız: Tanrıdır güvenimiz! Ve pul pul yıldızlı sancağımız yengiyle dalgalanarak, Toprağı üzerinde özgür insanların, yuvası üzerinde yiğitlerin!
İngiltere
Tanrı korusun iyi yürekli kralımızı, 
Uzun ömürler soylu kralımıza, 
Tanrı kralı korusun! 
Yengin kılsın onu, 
Mutlu ve şanlı, 
Başımızdan etmesin eksik; 
Tanrı kralı korusun! 
Tanrım en seçkin yetenekleri elindeki 
Ona bağışla gönülden kucaklar dolusu. 
Uzun yıllar başımızdan eksilmesin diye; 
Savunsun diye yasalarımızı. 
Ve haklı kılsın bizi diye 
Tüm yüreğimiz ve sesimizle haykırmamız için 
Tanrı kralı korusun! 

Tanrı kutsasın yurdumuzu. 
Yaradanın esirgeyen eli 
Korusun yine kıyılarımızı; 
Barış, gücünü eksik etmesin, 
Düşmanı dost eylesin, 
Ve Britanya'nın hakları güdülmesin 
Artık savaşla. 

Haklı ve dürüst yasalar 
Üstlensin halkın davasını, 
Ve mutlu kılsın adamızı. 
Yurdu yiğitlerin ve özgür insanların, 
Ülkesi bağımsızlığın (özgürlüğün), 
Dua ediyoruz üstünden eksik olmasın 
İyi yürekli tanrının hoşnutluğu.
İngiltere Tanrı korusun iyi yürekli kralımızı, Uzun ömürler soylu kralımıza, Tanrı kralı korusun! Yengin kılsın onu, Mutlu ve şanlı, Başımızdan etmesin eksik; Tanrı kralı korusun! Tanrım en seçkin yetenekleri elindeki Ona bağışla gönülden kucaklar dolusu. Uzun yıllar başımızdan eksilmesin diye; Savunsun diye yasalarımızı. Ve haklı kılsın bizi diye Tüm yüreğimiz ve sesimizle haykırmamız için Tanrı kralı korusun! Tanrı kutsasın yurdumuzu. Yaradanın esirgeyen eli Korusun yine kıyılarımızı; Barış, gücünü eksik etmesin, Düşmanı dost eylesin, Ve Britanya'nın hakları güdülmesin Artık savaşla. Haklı ve dürüst yasalar Üstlensin halkın davasını, Ve mutlu kılsın adamızı. Yurdu yiğitlerin ve özgür insanların, Ülkesi bağımsızlığın (özgürlüğün), Dua ediyoruz üstünden eksik olmasın İyi yürekli tanrının hoşnutluğu.
Türkiye
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; 
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. 
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; 
O benimdir, o benim milletimindir ancak. 

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! 
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? 
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... 
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. 
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! 
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. 
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. 

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, 
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. 
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, 
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar? 

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. 
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. 
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın... 
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. 

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı: 
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. 
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: 
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. 

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? 
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! 
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda, 
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. 

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: 
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. 
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli- 
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. 

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, 
Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım, 
Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım; 
O zaman yükselerek arşa değer belki başım. 

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! 
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. 
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: 
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl
Türkiye Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl
Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >