Ankara’da ahilerin izinde: Hacı Bayram Veli’den Ahi Mesud’a kadim bir yolculuk

Cihat Meriç
11:19, 30/08/2020, PazarG: Güncelleme: 16:23, 03/10/2025, Cuma
CategoryNihayet
Nihayet Dergi
Ankara’da ahilerin izinde: Hacı Bayram Veli’den Ahi Mesud’a kadim bir yolculuk
Ankara Valiliğinin hazırlattığı Ankara Vakıf Eserleri kitabı şehrin vakıf eserlerini tanımada rehberimiz olacak.

Ankara’da kısa bir süre yaşadım, askerliğimin beş ay gibi bir süresi bu şehirde geçti. O dönemde askerlere Kızılay, Çankaya gibi muhitler yasaktı, bize hareket alanı olarak Ulus çevresi bırakılmıştı.

Ankara’da kısa bir süre yaşadım, askerliğimin beş ay gibi bir süresi bu şehirde geçti. O dönemde askerlere Kızılay, Çankaya gibi muhitler yasaktı, bize hareket alanı olarak Ulus çevresi bırakılmıştı.

O zamanlar kızdığım bu durumu şimdi bile isteye kendim yaşıyorum; Ankara ziyaretlerimde zorunlu olmadıkça o yasak muhitlere ve benzeri semtlere gitmem, kale çevresi kadim Ankara benim için her dem yeni insanlar, yeni mekânlar tanıdığım keşif alanıdır. Bu keşif alanı yeni okumalarla eski yerleşimlerin izlerini buldukça genişliyor.

Kadim şehirlerin ilçeleri, hatta köyleri dikkatle incelenmelidir. Beypazarı, Ayaş, Nallıhan, Çamlıdere, Kalecik ilçeleri ve bu ilçelerin köyleri ilgiyi hak ediyor. Ulu Camii olan ilçe de var, Beypazarı gibi bir kısmı korunmuş ilçe de vilayet sınırlarında ziyaretçilerini bekliyor.

Ankara dendiğinde herkesin aklına başka şeyler geliyor. Testide ne varsa dışarı o sızacak. Ankara deyince aklıma Ahi Şehri, Hacı Bayram Veli diyarı Engürü geliyor.


konusunda detaylı araştırmalar yapmış. Anadolu’nun her şehrinde ahi izlerini ortaya çıkarmış. Onun rehberliğinde Ankara’da Ahilerin izinde yürüyelim. “Mahalle isimleri: Ahi Hacı Murat, Ahi Tora, Ahi Yakup.”

Üç mahalle adını araştırdığımızda Ahi Tura Camii ve AhiYakup Camii’nin ayakta olduğu görülüyor. Tahmini olarak cami çevresi kırk hane bu mahalleleri oluşturuyordu.

Ankara Valiliğinin hazırlattığı Ankara Vakıf Eserleri
2
kitabı şehrin vakıf eserlerini tanımada rehberimiz olacak. “Ulus’ta Bayram Sokak’ta yer alan Hacı Bayram Camii’nin ilk yapılışı 15. yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenmektedir. Ahşap tavanlı, kalem işi zengin süslemeleri ile harimi dikkat çekicidir. Mukarnaslı alçı mihrap, geometrik motiflerle bezenmiş ahşap minber görülmeye değerdir.”

Türbe caminin kıble tarafında ziyaretçilerini bekliyor. Hacı Bayram Veli Hazretleri ziyaretinden sonra yüz metre civarı kuzey doğuda Ahi Yakup Camii’ni ziyaret ediyorum. “Hacı Bayram Veli Sokak’ta yer alan cami, kitabesine göre, 1392 M. (794 H.) yılında Ahi Yakup tarafından tamir ettirilmiştir. Hariminde bulunan alçı mihrabın köşeliğinin tam ortasında ‘Milet’ (İznik) kâsesi olarak belirtilen 20 cm çapında bir kâse yer almaktadır.”

Mescit tamirlerle özelliğini yitirmiş fakat Ahi Yolu’nun işaret taşı olarak mevzisini koruyor. Güneye doğru yürüyerek Ankara erenlerinden Gül Baba ve Şeyh İzzettin Hazretleri’ni ziyaret ettim.


Ahi yolunu yürümeye devam edeceğiz ancak burada Hacı Bayram Veli için bir parantez açalım. Evliya Çelebi seyahatnamesinde uzun uzun anlattığı Ankara ziyaretinde, hatmini bağışlamak üzere Hacı Bayram Veli Hazretleri dergâhına âdeta koşarak gider. O akşam Er Sultan Hazretlerinden rüyasında uyarı alır: “Önce beni ziyaret etmeliydin.” Er Sultan rüyada dediği gibi ertesi gün bir derviş gönderir ve o derviş on bir evliyayı daha tanıtarak pirimizi Er Sultan’ın huzuruna götürür. Ben de âdetim olduğu üzere önce Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri’ne uğrardım. Bu sefer Hacı Bayram Veli Hazretleri’ne uğramadan Er Sultan’a selam verdim. Daha önceki okumamda bu noktayı kaçırmışım. Er Sultan’ı önceki gelişlerimde ziyaret etmiştim fakat bu sefer seyyahların pirinin uyarısıyla daha muhabbetli bir ziyaret oldu.


Er Sultan, Hallac Mahmud adıyla bilinir ve türbe mescidi ayaktadır. Hallac yani pamuk, yatak ve yorgan mesleğiyle uğraşan kişi olması onun da bir ahi olduğuna işarettir. İşte burada farkındalık devreye giriyor. Belki bizi yazdıran güç bu farkındalığa mütevazı bir katkı sağlama niyetidir.

  • Her şehrin manevi sahibi vardır. Evliya Çelebi bu durumu seyahatnamesinde güzel anlatıyor. Tarih, kültür, insan, şehir seyahatnamede harman olmuş. Bir şehre girdiğinde öncelikle hem yaşayan büyükleri hem de o muhitte sırlanmış evliyayı ziyaret etmiş. Seyahatname’de bazılarının anlama yeteneğinin üzerinde çok sırlar var. Bu nedenle Evliya Çelebi daha dikkatli okunmalıdır.

Dikkat etmeme rağmen çoğu zaman bazı incelikleri kaçırdığımı fark ediyorum. Bu toprakların manevi fatihi Hacı Bayram Veli Hazretleri, Anadolu’nun merkezinde otağını kurmuş. Horasan’dan Somuncu Baba eliyle gelen aşk u muhabbet çerağı Anadolu’yu onun eliyle kuşatmıştır. Anadolu’da her beldede onun manevi izlerini görmek mümkündür.

  • https://image.piri.net/resim/imagecrop/2019/11/21/12/07/resized_f4f6a-e0811b8ahacibayramvelitemsili.jpg
  • Kara Medrese âlimi Numan, aşk erinin dokunuşuyla Bayram oldu. “Bayramı imdi Bayramı imdi/ Bayram edersin yâr ile şimdi”. Nice Bayram’lar yetiştirdi, yol açtı, gönül yaptı, şehir kurdu, o dahi yapıldı. “Nâgihan ol şâr’a vardım/ anı ben yapılur gördüm/ Ben dahi bile yapıldım, taş u toprak âresinde”.

    Ethem Cebecioğlu Hacı Bayram Veli
    kitabında ne güzel anlatmış:

    Hacı Bayram Veli, nefsini olgunlaştırmış, toprak gibi mütevazı, toplumun içinde yaşayan, sıkıntılarına katlanan, kurduğu sosyal yardım sandıkları, dergâhında ilimle birlikte tasavvufa önem vermesi, yoksullara, yetimlere, gariplere, dullara, kimsesizlere elini uzatmasıyla tanınan bir Türk sufisidir. Sosyal hayattan kopmayan bu yönüyle Hacı Bayram Veli, hiçbir zaman Allah adamı olmaktan uzak kalmamıştır. Onun imrenilecek iktisadi, içtimai, ahlaki, dinî, ilmî yanın altında yatan sır, şüphesiz ki tasavvufun insan yetiştirmedeki kabiliyetinde aranmalıdır.3

El emeği ile geçinmesi, sosyal sandıklar kurması, ilme değer vermesi Hacı Bayram Veli Hazretleri’ni bu yönüyle ahi geleneğine bağlı büyükler arasına katar.

Şehri tanımak için manevi merkezi bulmak önemlidir. Sabah namazını Hacı Bayram Veli Camii’nde kılıyorum. Bir beklenti var, mübareğin çevresinde bir coşkunluk arıyoruz. Uzaklardan insanlar bu aşk u muhabbeti görmek için geliyorlar. Çevre yapılmış, mübareğin isminden istifade ediliyor fakat insanı yapacak, doyuracak bir şey yok. Bu fakirlik hazretin yanındakilerin kime dost ol - duğunu tam olarak bilmemelerinden kaynaklanıyor. Şehrin hakiki manada nasıl yapıldığını unutmuşuz.


Bizden hatırlatması, diyerek yola devam edelim. Burada zikirler etrafı şenlendirmeli, kazanlar kaynatılıp ikramlar yapılmalıdır. Ahilerin izinde yola devam ederek çarşı içinden kaleye yürüyeceğim.

Ahi Tura Camii
sonrası
Suluhan, Kurşunlu Han, Mahmut Paşa Bedesteni (Anadolu Medeniyetler Müzesi), Çengelhan, Çukurhan, Pirinç Han
.
Atpazarı Meydanı
hanlar bölgesi şehrin geçmişinin yoğun ticaretine, kervan yollarının geçiş noktasında olmasına delil.
Köy ile şehrin farkının çarşısı olduğunu yine pirimiz
Evliya Çelebi
’den öğreniyoruz. Bir şehrin hanları sayısı, çarşısının büyüklüğü o şehrin geçmiş zamandaki öneminin işaretidir.


Bu durum eli iş tutan, bir mesleği olan herkesin Ahilik teşkilatında kendine yer bulduğunu gösterir.


Şehrin kılcal damarlarına işleyen bu teşkilat sayesinde yönetim boşluklarında kaos yaşanmamıştır, yönetim boşluğu olmadığı dönemlerde yeri geldiğinde adaletsiz uygulamalara da ahiler tepkilerini göstermiştir. Ahiler her zaman şehrin dengeleyici unsuru olmuştur.



Bu nazarla şehre baktığımızda bugün dahi meslek erbabı güzel beldelerin ihya olduğunu görmekteyiz.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2019/11/21/12/10/resized_dcb68-2881fa9d25012019140618ahimesutturbe2.jfif
Ahi Çomak Zaviyesi
ile ilgili bir iz bulamadım. A
hi Mesud Zaviyesi’
nin yeri belli. Türbe günümüze ulaşmış. Burada güzergâha biraz ara veriyoruz.
Ahi Mesud, Etimesgut
ilçesinde bir mahalle adı. Biraz dikkat edilirse ilçenin adının Ahi Mesut’dan geldiği görülür. Neden ilçenin adı Ahimesut değil de Etimesgut? İlçe belediye internet sitesine bakalım: “Haziran 1928’de ‘Ahi Mesud Nahiyesi’ ismini almıştır. 1930 yılında Etimesut.” “Mayıs 1928’de Atatürk’ün emriyle ‘Ahi Mesud Örnek Köyü’ kurulmuş.” Bu durum Atatürk’ün hatırasına da saygısızlıktır. İlçenin adı Ahimesut ilçesi olarak değiştirilmelidir. Yine ilçe belediye internet sitesinden öğrendiğimize göre
Ahi Mesud Zaviyesi 1462 yılında oğlu Minnet’in tasarrufunda olduğuna göre bu tarihten önce vefat etmiş olması gerekir. Onun ismini, Etimesgut Bağlıca köyüne kurduğu zaviyesi ve oğlu Ahi Sinan’a ait Ahilik şeceresinden öğrenmekteyiz. Mesleği debbağlık (deri tabaklama) olan Ahi Mesud’un Kırşehir’de doğduğu, Ankara’ya da oradan geldiği kabul edilmektedir.”
4
Bu bilgilere göre 15. yüzyıl başlarında zaviyenin Ahi Mesud tarafından kurulduğu düşünülebilir. İsim değişikliğinin hafıza kaybına neden olduğu, geçmişten beslenmenin olanaksız hâle geldiği kesindir. Örnek olarak Etimesgut ilçesini dikkate alarak ziyaret etmedim fakat ilçe adı Ahimesut olsaydı durum farklı olurdu.
Hanlardan sonra çarşı içinde
Ahi Elvan Camii’
ni ziyaret ediyorum. Ahi kurumlar içinde listelenen
Ahi Evran Zaviyesi
bu olsa gerek. Belki
Ahi Evran
adına da bir zaviye vardı, bunu bilemiyoruz. “
Samanpazarı’ndan Kale’ye doğru çıkarken yolun solunda bulunan caminin mülkiyeti Ahi Elvan Vakfı’na kayıtlıdır. Caminin ilk banisi Ahi Elvan 1386 M. (784 H.) yılında vefat etmiştir. Buna göre cami, 14. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenebilir.
Ahşap tavanı, mihrabı, minberi dikkat çekicidir. Biraz daha kaleye doğru yürüdüğümüzde
Ahi Şerafeddin Zaviyesi
karşımıza çıkar.
Ahi Şerafeddin Camii
minaresi, taç kapısı, mihrabı, minberi, 24 adet ahşap direkle taşınan ahşap çatısıyla beyliğin cuma camii konumundadır. “Ankara’daki en önemli Selçuklu yapısı olarak bilinen cami, minberinin kapısındaki sülüs kitabeye göre 1289-1290 M. yıllarına tarihlenmektedir.”

Beyşehir’deki Eşrefoğlu Beyliği Cuma Camii, Birgi’deki Aydınoğlu Beyliği Cuma Camii, Kastamonu’da Çobanoğlu Beyliği Cuma Camii beylikler döneminin ortak mimari özelliklerini yansıtır, özellikle ahşap işçiliğinin zirve örnekleridir.



“Ahi Şerafeddin, adıyla anılan abidevi eseri yaptıran Ahi Hüsameddin el-Hüseynî’nin oğludur. Doğum tarihi bilinmeyen Ahi Şerafeddin’in asıl adı Ahi Muhammed’dir. Sultan Orhan Gazi döneminde, 30 Eylül 1350 tarihinde Ankara’da vefat etmiş, adıyla anılan caminin kuzeydoğusunda ve kendisi tarafından yaptırılan zaviyenin bahçesinde bulunan türbesine defnedilmiştir. Ahi Şerafeddin, ‘Genagi ’ unvanlı amcası Ahi Kemaleddin’in (Ahi Hasan) Süleyman tarafından şehit edilmesinden sonra Ankara ahilerinin reisi olur.”5

  • Bu bilgilerden ve büyük eserden yola çıkarak en az üç nesil Ankara’da cuma camii inşa eden bir ahi iktidarından bahsedilebilir.
  • Ahiler diğer beldelerde de eserler bırakmışlar fakat bildiğimiz kadarıyla cuma camii niteliğindeki tek eseri Ankara’da imar etmişlerdir.
Bu durum tartışmalı kısa süre hüküm süren “
Ankara Ahi Beyliği
”ne işarettir. Kale içinde ayrıca beylikler döneminden Selçuklu yıllarına bizi götürecek Alaaddin Camii olduğunu ekleyelim. “İç Kale’de yer alan caminin mülkiyeti Sultan Alaaddin Vakfı’na aittir. 1178 M. (574 H.) tarihinde Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır.”
Son ziyaretimde onarımda olan caminin kündekari tekniğiyle yapılmış minberi, yapılış dönemine ait mihrabı, sade ahşap tavanı görülmeye değerdir. Kale içi mimari örneklerini temaşa ettikten sonra
Hamamönü
’nde
Taceddin Dergâhı
’nı
Mehmet Akif Ersoy
’un
İstiklal Marşı
şiiri eşliğinde ziyaret ediyorum, yürüyüş sırasında birçok güzel cami ve Ankara evleriyle selamlaşıyoruz.

Hanlar, hamamlar, camiler, Türk evi örnekleri... Bu muhit Altındağ ismini hak ediyor. Ankara’nın altın değerinde kadim kökleri bu ilçede. Her gelişimde yeni keşifler yapıyorum.

Kalem işi süslemeli camiler, güzel minareler görmek çok güzel; yeni Ankara’nın mimari yapısı düşünülürse bu muhit beton çölünde vaha gibi. Bütün sahaflar, kitapçılar bu muhite gelse daha güzel olur. Ziyaretimi şehri tanımanın en önemli unsuru sahaf ve kitapçılarla bitiriyorum. Dost tavsiyesi üzerine Zafer Çarşısı ve
A
dil Han
’da bulduğum
Aşiyan Sahaf
’ta birçok güzel eserle karşılaştım.

Ankara’nın gönül elçisi dostumuz rahmetli Dr. Emin Acar Hoca’nın vakfında çorbanın kaynadığını da belirtiyor; Hacı Bayram Veli çevresi tamamen kurumamış, bir tekkenin çerağı sayesinde gelecek için umutlu olarak şehirden ayrılıyorum.

Dipnotlar
1. Muallim Cevdet, İslam Fütüvveti ve Türk Ahiliği: İbn-i Battuta’ya Zeyl, İşaret Yayınları, s. 258, İstanbul 2008.
2. M. Nuri Dağ-Ayşe Sanem İnan, Ankara Vakıf Eserleri, Ankara Valiliği Yayınları, s. 14, 16, 18, 24, 70, Ankara 2015.
3. Ethem Cebecioğlu, Hacı Bayram Veli, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1991.
5. Abdülkerim Erdoğan, Ankara Erenleri I, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yayınları, s. 107, Ankara 2012.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026