Novembre İstanbul konseri öncesi yeni albümünü anlattı

Novembre, İtalyan metal piyasasının saygın gruplarından biri. Uzun bir aranın ardından yeni albümleri Words Of Indigo’yu yayınlayan topluluğun bu çalışmasını büyük bir beğeniyle dinlerken onların nisan ayında İstanbul’da konser vereceğini duyduk. Novembre’den Carmelo Orlando’yla hem yeni albümlerini hem de 10 Nisan’da gerçekleşecek İstanbul konserlerini konuştuk.
Merhaba. Sizin Türkiye’ye gelecek olmanız harika bir haber. Burada 90’lardan beri sizi takip eden underground bir kitle olduğunu biliyor muydunuz?
Merhaba. Evet, nihayet Türkiye’de çalmak için geliyor olmamız gerçekten harika. Orada yıllardır bize mektuplar yazan hayranlarımız olduğunu biliyoruz ve nihayet hepsiyle tanışmak için sabırsızlanıyoruz.
Yeni albüm için sizi epey bekledik. Neden bu kadar uzun sürdü?
Bu durum aslında birkaç etkenin bir araya gelmesinden kaynaklanıyor. Önceki albümümüz URSA’yı yaklaşık iki yıl boyunca tanıttık. Yeni albüm üzerinde çalışmaya başlayacağımız sırada ise COVID salgını patlak verdi. Aşılar henüz yoktu ve bu belirsizliğin ne kadar süreceği bilinmiyordu. Albümü yazıp kaydettikten sonra, kim bilir ne kadar süre yayımlayamadan bekletmek zorunda kalacağımızı düşünmek bize anlamsız geldi. Bu yüzden, en azından sürecin normale döndüğüne dair bir işaret görene kadar beklemeyi tercih ettik. Zaman hızla geçti ve bir baktık ki 2023’e gelmişiz. Buna bir de normal kayıt sürecinin uzunluğunu ekleyince, ortaya çıkan gecikme daha anlaşılır hale geliyor.

Albümün adındaki “indigo” sizin dünyanızda hangi duygulara ya da hâllere karşılık geliyor?
Gerçekten bilmiyorum, bu içgüdüsel bir şey. İnternette tam da bu tonlara sahip bir fotoğraf gördüğümü hatırlıyorum ve o anda albümün adı aklıma geldi. Bunu Travis’le konuştum ve o da bu kelimelerden ilham alarak, şimdi herkesin bildiği albüm kapağını tasarladı.
Reklam
“House of Rain”de The 3rd And The Mortal’dan Ann-Mari Edvardsen’de yer alıyor. O şarkıya nasıl dahil oldu?
The 3rd and the Mortal’ın, özellikle de Ann-Mari’nin seslendirdiği albümlerin büyük bir hayranıyım. Kari’nin seslendirdiği albümler daha az iyi değil ama Painting on Glass beni çok özel bir şekilde etkiledi. Bu yüzden 2001’de Novembrine Waltz albümümüzde Kate Bush’un bir cover’ını seslendirmesi için onunla iletişime geçtim. Yıllar boyunca iletişim halinde kaldık, bu yüzden House of Rain’i yazdığımda aklıma ilk gelen kişi oydu ve sonuç olağanüstü oldu.
Bu albümü yazarken nasıl bir ruh halindeydin?
Bu tür şeyleri kelimelere dökmek benim için çok zor, çünkü müzik dünyası asla rasyonel değildir. Size tarif edebileceğim belirli bir ruh hali yok. Bu, duyumlar ve içgüdülerden oluşan bir atmosfer. Uzakta çalışan bir televizyondan kulağıma bir melodi geliyor ve ben hemen onu kendi tarzımda yeniden düzenliyorum. Kısacası, işler böyle yürüyor. Her şey anlık, içgüdüsel.
Maalesef günümüzde artık müzik dinlenen değil tüketilen bir şey haline geldi. İnsanların müziğe bakış açılarının değişmesini nasıl değerlendiriyorsun?
Hâlâ her şeyin albümün kendisine bağlı olduğuna inanıyorum. Dijital müzik ve dosya paylaşımı ortaya çıkmadan önce de bazı albümleri baştan sona dikkatle dinlerdim, bazılarını ise daha dağınık bir şekilde. Bu fark benim ruh hâlimden çok, albümün gücünden kaynaklanıyordu. Bugün de durumun temelde değiştiğini düşünmüyorum. Elbette müziğin ücretsiz ve anında erişilebilir olması dinleme alışkanlıklarını daha yüzeysel hâle getirdi. Ancak bunun köklü ve radikal bir dönüşüm yarattığı kanaatinde değilim.

Bu albümün dinleyici üzerinde “iyileştirici” mi yoksa “yarayı açık tutan” bir etkisi olmasını tercih edersiniz?
Bir albüm üretmek, böyle bir tercihi belirlemek için fazla kapsamlı bir süreçtir. Çalışma tamamlandığında artık kontrol sizde değildir; müzik kendi yolunu çizer ve besteci olarak siz de bir dinleyiciye dönüşürsünüz. Bundan sonra ne olacağı, sizin kişisel beklentilerinizden bağımsızdır ve tamamen sizin denetiminizin dışındadır.
Reklam
Novembre köklü ve sıkı albümlere imza atmış bir topluluk. Geriye dönüp baktığınızda “bugün olsa farklı yapardık” dediğiniz bir albüm ya da parça var mı?
İlk üç albüme dokunmazdım sanırım. Öte yandan, bugün ulaştığımız müziği şekillendirme yeteneğimizi düşünürsek, diğer tüm albümler varsayımsal değişiklikler için bolca alan bırakıyor.
Novembre saygı duyulan işlere imza attı ama bence hak ettiğinizden daha bilinen bir grup olmalıydınız? Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Belki de çok kişisel bir yol izlediğimize inanıyorum. Classica ile başlayarak, daha geniş metal dinleyicisi için denemeler yapmaya başladık, belki biraz fazla avangart denemeler. Kim bilir, belki bir gün ortalama Behemoth dinleyicisiyle barışırız. Ya da barışmayız. Ama bu, bugün bizi ilgilendiren bir sorun değil, gelecekte de ilgilendirecek bir sorun değil.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.