42 yılın ardından: Muammer Kaddafi
11:00, 15/11/2025, Cumartesi

42 yıl boyunca kudretini muhafaza etmeyi başaran Muammer Kaddafi.
20 Ekim 2011 günü dünya kamuoyu Libya'dan gelen bir görüntüyle sarsıldı. Bir devrin sonuna gelindiğini resmen ilân eden bu görüntülerde; henüz genç bir subayken gerçekleştirdiği darbe ile ülkesinin yönetimini ele alan ve 42 yıl boyunca kudretini muhafaza etmeyi başaran Muammer Kaddafi, çocukluğunu geçirdiği Sirte'nin sokaklarında sürükleniyor, etrafında toplanan “tebaasınca' tartaklanıyor ve türlü hakaretlere maruz kalıyordu.

20 Ekim 2011 günü
dünya kamuoyu Libya’dan gelen bir görüntüyle
sarsıldı. Bir devrin sonuna gelindiğini resmen ilân eden bu görüntülerde
; henüz genç bir subayken gerçekleştirdiği darbe ile
ülkesinin yönetimini ele alan ve 42 yıl boyunca kudretini muhafaza etmeyi başaran Muammer Kaddafi
, çocukluğunu geçirdiği Sirte’nin sokaklarında sürükleniyor
, etrafında toplanan “tebaasınca” tartaklanıyor
ve türlü hakaretlere maruz kalıyordu. Çaresizce akıbetini bekleyen
Kaddafi’nin kanlar içindeki dudaklarındansa tek bir söz çıkıyordu: “Yapmayın…”
Uşi Antlaşması
sonrası İtalyanların
kontrolü altında varlığını sürdüren Libya, 1931 yılında Ömer Muhtar’ın da idam edilmesiyle
, kaderine boyun eğmek zorunda gibi görünüyordu. Ancak 1940’lı yıllarda, savaşın tüm dünyayı etkisi altına aldığı
günlerde Libya da çalkantılı bir dönemden geçiyordu. Mussolini yönetimindeki İtalya’nın
savaşın kaybedenleri safında yer alması şüphesiz ki Libya’nın da kaderini
etkileyecekti.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/09/30/02/06/resized_d6c71-8914d232resized_32ea78c7886fe3eae646ebd5033e28068f4f3b84418c5.jpg
bir çöl evinde
dünyaya geldi. Cemal Abdülnasır’ın
Mısır’da yönetimin başına geçişiyle arkasına aldığı rüzgar, ilk gençlik yıllarını yaşayan Kaddafi’yi
de içine katmıştı. 1956’da patlak veren Süveyş Krizi
ile siyasî fikirleri iyice netleşen genç Kaddafi, Libya sokaklarındaki İsrail karşıtı gösterilerin
başını çekiyordu.Henüz lise döneminde
okul arkadaşlarıyla birlikt
e bir örgüt kuran Kaddafi, 1963 yılında Libya Üniversitesi’nden
mezun oldu. Siyasî fikirleri ve heyecanıyla üniversitede aldığı tarih eğitimini
harmanlayan Kaddafi, Bingazi Askerî Akademisi’nin
yolunu tuttu. 1966 yılında genç bir asker olarak
akademiden mezun olduğunda kafasında artık tek bir şey vardı: Libya’daki monarşiyi devirmek.

Üç yıl sonra
yüzbaşı rütbesine
yükselen Kaddafi, bir yandan da devrim planları
yapıyordu. Lise döneminde birkaç arkadaş hayata geçirdikleri
gizli yapılanma artık genişlemiş, asker içinden de
epeyce destek görmüştü. Kendilerine “Özgür Subaylar Hareketi
” adını veren Kaddafi ve arkadaşları, devrim planlarının ifşa olduğundan
şüphelenince planladıklarından çok daha önce, 1 Eylül 1969’da düğmeye bastılar
ve neredeyse kansız bir darbeyle Kral 1. İdris’i devirerek ülke yönetimini ele geçirdiler
.
Darbeden hemen sonra
albaylığa terfi eden Kaddafi
ise Libya Silahlı Kuvvetler Komutanı
oldu ve Devrim Komuta Konseyi
adına kontrolü tamamen eline aldı.- ABD, “İslâmî bir sosyalizm” inşa edeceğini vaat eden 27 yaşındaki Muammer Kaddafi’yi tanıdığını ilân edince Kral 1. İdris de görevini terk etmek zorunda kaldı.
Kaddafi
çok genç yaşta
hedefine ulaşmış, Libya’nın kontrolünü ele geçirmişti
. 1975 yılında yayınladığı “Yeşil Kitap”
ile komünizm ve kapitalizme alternatif olacağını düşündüğü, İslâmî temelli siyasî felsefesini
net bir şekilde ortaya koydu.
1979’a kadar
başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı
görevlerini yürüttükten sonra “Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi'nin Kardeşçe Lideri ve Bir Eylül Büyük Devriminin Rehberi”
unvanıyla, resmî bir sıfatı olmaksızın
ülkeyi yönetmeye devam etti. Petrolü millileştirme politikası, başta İtalyanlar ve Yahudiler
olmak üzere azınlıkları ülkeyi terk etmeye zorlaması, İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA)
ve Filistin Kurtuluş Örgütü
gibi yapılara destek vermesi Batı ile arasının
açılmasına sebep oldu. ABD, 1986’da Berlin’de bir bara düzenlenen ve iki Amerikan askerinin ölümüyle
sonuçlanan saldırıdan onu sorumlu tuttu. Trablus ve Bingazi’ye
düzenlenen hava saldırılarında Kaddafi’nin 15 aylık üvey kızının da
aralarında bulunduğu çok sayıda Libyalı hayatını kaybetti.
Uzun yıllar boyunca
Afrika temelli bir siyaset
yürüten Kaddafi, 2000’li yılların
başına gelindiğinde yaptırımlardan bunalan ülkesinin yüzünü
yeniden batıya çevirdi. Sorumlu tutulduğu ölümler nedeniyle tazminat ödemeyi kabul eden Kaddafi
, dünya ile ilişkileri yeniden tesis etmeyi
başardı.
2010 yılının sonlarında
Tunus’ta başlayan Arap Baharı
, çok geçmeden Libya’ya sıçradı. Şubat 2011’de başlayan gösteriler
hız kesmeden büyüdü ve 41 yıllık Kaddafi yönetimini
sarsmaya başladı. Aynı yılın Mart ayında, Muhalifler
tarafından kurulan Ulusal Geçiş Konseyi (UGK)
, kendisini Libya’nın tek temsilcisi
ilân etti.
Her geçen gün kan kaybeden Kaddafi,
NATO’nun da devreye girmesiyle
iyiden iyiye köşeye sıkıştı. Nisan ayında 29 yaşındaki oğlu Seyfül Arab ve üç torunu
NATO’nun düzenlediği operasyonda hayatlarını kaybettiler. Her şeye rağmen direneceğini
ilân ettiyse de bu direniş sözden öteye geçemedi
ve kalesi olarak bilinen şehirleri de bir bir
kaybetti. Son çare olarak doğup büyüdüğü Sirte’ye
sığınan Muammer Kaddafi, 20 Ekim 2011 günü
UGK’nın şehri ele geçirmesiyle birlikte yakalandı ve kalabalık bir grup tarafından linç edilerek
öldürüldü.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.