MalumatTunus'ta bir Star Wars köyü

Tunus'ta bir Star Wars köyü

İSMAİL ÇAĞILCI MECRA 2 DAKİKADA OKUNUR
Tunus'ta bir Star Wars köyü
Matmâta, toprak altına yapılan evleriyle ilgi çeken bir Berberî köyü.
Fotoğraf : Shutterstock
BEĞEN

Çağlar boyunca dünya üzerinde birbirinden farklı nice medeniyet inşa eden insanoğlu, evi bildiği her diyarda yaşam sürmüş, bunu yaparken de otağını kurduğu bölgenin coğrafi ve tabii koşullarına azami uyum sağlamaya gayret etmiştir. Günümüze değin ayakta kalmayı başaran antik yerleşkelerden tutun da modern zamanlarda yayılıp genişleyen ve aynı oranda da kalabalıklaşan şehirlere varıncaya kadar, insanın ayağının değdiği hemen her yerde bu gayrete şahitlik ederiz.

1400'lü yıllarda inşa edildiği tahmin edilen Machu Picchu, Peru sınırları içerisinde bulunan bir İnka köyü.
1400'lü yıllarda inşa edildiği tahmin edilen Machu Picchu, Peru sınırları içerisinde bulunan bir İnka köyü.

Yaklaşık 600 yıl evvel And Dağları’nın zirvesinde, 2360 metre rakımda kurulan Machu Picchu da insanoğlunun bu gayretine örnek teşkil eder, milattan 9 bin yıl evvel yerleşildiği düşünülen Göbeklitepe de… Evlerin pencerelerini güneye bakan tarafa yapmak da bu gayretin bir sonucudur, ilerleyen teknolojiyle birlikte ortaya çıkan izolasyon malzemelerini kullanmak da… Elbette ki geçen zaman ve gelişen imkanlar, insanın çevre koşullarına uyum sağlamak maksadıyla kullandığı yöntemleri çeşitlendirdi, ancak günümüzde hala geleneksel yöntemlerden vazgeçmeyen kimi topluluklar da var.

Şanlıurfa'da bulunan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıllık tarihiyle ilgi çekiyor.
Şanlıurfa'da bulunan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıllık tarihiyle ilgi çekiyor.

Binlerce yıldır insanoğluna ev sahipliği yapan Afrika, kiracısının dünya hikayesine dair birbirinden özel ve ilgi çekici nice hikayeyi de zaman ve mekandan bağımsız olarak barındırıyor kadim topraklarında. Kara Kıta’nın sıcak iklimi ve zorlu coğrafyası, insanın buradaki hikayesine yön veren etkenlerin başında geliyor şüphesiz. Uçsuz bucaksız çölün ortasında, yakıp kavuran güneşin alnında yaşamak tecrübesi, başka diyarlardakilere benzemeyen sonuçlar doğurur burada çoğu zaman. İşte Matmâta ismiyle anılan Berberî köyü de, bu benzersiz sonuçlardan biri olarak çıkıyor karşımıza.

Toprağın altına inşa edilmiş evleriyle ilgi çeken Matmâta köyü.
Toprağın altına inşa edilmiş evleriyle ilgi çeken Matmâta köyü.

Tunus'un güney kesiminde, Cebel Dahar’da bulunan Matmâta, bir “yeraltı köyü”. Ülkemizin bazı bölgelerinde de rastlanan mağaralara benzer bir işlev gören Matmâta evleri, muadilleri gibi dağ yamaçlarına ya da kayaların oyuklarına inşa edilmemiş. Doğru dürüst herhangi bir yükseltinin bulunmadığı bu bölgede yaşayan Berberîler, toprağı kazarak oluşturdukları büyük çukurların içerisini oyarak inşa etmişler evlerini. Açıkta kalan derin çukurlar da bir nevi avlu olarak kullanılmış.

Matmâta'daki evlerin neredeyse tamamı benzer bir plandan oluşuyor: Zemine açılan genişçe bir çukur, toprağın içerisinde doğru oyulan odalar ve ağaçlı bir avlu. (Shutterstock)
Matmâta'daki evlerin neredeyse tamamı benzer bir plandan oluşuyor: Zemine açılan genişçe bir çukur, toprağın içerisinde doğru oyulan odalar ve ağaçlı bir avlu. (Shutterstock)

Basit birkaç el aletiyle kazılacak kadar yumuşak, yüzlerce yıl bozulmadan ayakta kalabilecek kadar dayanıklı olan ve aynı zamanda yazları aşırı sıcaktan, kışları da soğuktan koruyan toprak, bu köyün, insanoğlunun kendine yuva bildiği bölgenin şartlarına uyum sağlamak macerasındaki en sıra dışı örneklerden biri olarak bugünlere kadar gelmesini sağlamış.

Matmâta'daki evlerin odaları bir insana yetecek şekilde planlanıyor. (Shutterstock)
Matmâta'daki evlerin odaları bir insana yetecek şekilde planlanıyor. (Shutterstock)

Tunus ve Libya’yı birbirine bağlayan C104 otoyolunun hemen yakınlarında bulunan köy, 60’lı yıllara kadar gerçek manada bir yaşam alanı olarak kullanıldıktan sonra, o dönemler bölgede meydana gelen sel felaketi ve sonrasında insanların şehirlere doğru göçmesiyle birlikte kendi haline kalmış.

Matmâta'da yaşayan köylülerin bir çoğu turizmle meşgul olmanın yanında zeytincilik ve hayvancılıkla da uğraşıyor. (Shutterstock)
Matmâta'da yaşayan köylülerin bir çoğu turizmle meşgul olmanın yanında zeytincilik ve hayvancılıkla da uğraşıyor. (Shutterstock)

Yaklaşık 3 bin haneden oluşan Matmâta, bugünkü şöhretini büyük ölçüde Star Wars (Yıldız Savaşları) filmlerine borçlu. Usta yönetmen George Lucas’ın yazıp yönettiği dünyaca ünlü seriyi başlatan 1977 yapımı Star Wars: Episode IV – A New Hope (Yıldız Savaşları: Bölüm IV – Yeni Bir Umut) filminde Matmâta’daki bazı mekanların kullanılması, filmin popülaritesinin artmasıyla birlikte köyün de bilinir hale gelmesini sağladı.

Star Wars: Episode IV - A New Hope filminde Luke Skywalker'ın evi olarak kullanılan mekan, günümüzde Sidi Driss ismiyle işletilen bir hotel.
Star Wars: Episode IV - A New Hope filminde Luke Skywalker'ın evi olarak kullanılan mekan, günümüzde Sidi Driss ismiyle işletilen bir hotel.

Hikayenin baş karakterlerinden olan Luke Skywalker’ın gençliğinin geçtiği köy olarak kullanılan bu “doğal set” ortamı, bilhassa aynı karakterin evi olarak izleyici karşısına çıkan Hotel Sidi Driss’le epeyce ilgi çekti. Star Wars hayranlarının köye gösterdiği ilgi ve köyün de bu ilgiyi boşa çıkarmayacak yapısı, Matmâta’yı önemli bir turizm merkezi haline getirdi ve tersine göç alan köy, bugün yaklaşık 2 bin nüfuslu bir Berberî topluluğuna da ev sahipliği yapıyor.

Filmde, Luke'un evi olarak kullanılan Hotel Sidi Driss'in iç mekanlarına da yer verilmiş.
Filmde, Luke'un evi olarak kullanılan Hotel Sidi Driss'in iç mekanlarına da yer verilmiş.

2011’de başlayan Arap Baharı’nın etkileri tam anlamıyla geçmeden 2015 yılı içerisinden doğrudan turistik bazı merkezlere düzenlenen terör saldırılarıyla birlikte, Tunus’a gelen turist sayısında önceki yıllara göre bir düşüş yaşansa da, köy, ülkeye yolu düşen yabancılar için oldukça ilgi çekici bir yer olma özelliğini koruyor.

Matmâta içerisinde ve civarında kurulan Star Wars setlerinden kalan bazı bölümler korunmuş durumda. (Shutterstock)
Matmâta içerisinde ve civarında kurulan Star Wars setlerinden kalan bazı bölümler korunmuş durumda. (Shutterstock)

Matmâta, zeminin altına açılmış geniş ve palmiyeli avluları, toprağın içine doğru oyulmuş odaları, labirenti andıran tünelleri ve etkileyici çöl deneyimiyle, insanoğlunun dünyaya ayak uydurma çabasının benzersiz bir tezahürü olarak bugün hala ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz