Ankara Palas ve altındaki Rus Lokantası’nın tarihî Art Deco detayları
12:00, 10/09/2023, PazarG: Güncelleme: 16:41, 16/01/2026, Cuma

Ankara Palas Apartmanı. Fotoğraf: Uluç Algan.
Bugünkü yazımızda günümüzde İstanbul’un en iyi korunmuş Art Deco apartmanlarından biri olan İnönü Caddesi ile Miralay Şefik Bey Sokağı’nın kesiştiği köşede, 59 numarada konumlanan Ankara Palas’ı ve hemen altında yer alan 1943 yılından beri hizmet veren, Beyoğlu`nun en eski lokantalarından biri olan Rus Lokantası’nı inceleyeceğiz.

Ankara Palas Apartmanı, Ayaspaşa’da, İnönü Caddesi ile Miralay Şefik Bey Sokağı’nın kesiştiği köşede, günümüzde 59 numarada konumlanıyor. İnşa edildikleri dönemde, Ankara Palas Apartmanı,
Ayaspaşa Palas
ve İzmir Palas
apartmanlarının sahiplerinin aynı
olduğu biliniyor. Ankara Palas Apartmanı, İstanbul’daki iyi korunmuş önemli Art Deco tasarımlardan birine örnek teşkil ediyor. Ankara Palas’ın bölgedeki mezarlığın üzerine, Ayaspaşa Apartmanı’ndan sonra
inşa edilmiş ikinci apartman
tipi yapı olduğu biliniyor. Apartman, zemin üstü yedi kattan
meydana geliyor. Mimarına ve kesin bir inşa tarihine ulaşılamamış olan Ankara Palas’ın, 1920’lerin ikinci yarısında,Art Deco üslubun
popüler olduğu bir dönemde inşa edilmiş olduğu tahmin ediliyor. Tasarımında yoğun olarak Art Deco üslubun biçim repertuvarından ögeler bulundurması ile Ankara Palas yapısı, tipik bir İstanbul Art Deco’suna
örnek teşkil ediyor. Ankara Palas’ın, birinci katından sonraki altı katı, dikdörtgen bir çıkma
formunda tasarlanıyor. Çıkmanın İnönü Caddesi’ne bakan yüzeyinde, her katta iki adet pencere açılmış olduğu görülüyor.
Cephedeki çıkmanın sağ tarafında ise
Art Deco
üslubunda tasarlanmış metal korkuluklara sahip balkonlar
görülüyor. Ankara Palas yapısının çıkma yaptığı kısmın altında, giriş kapısının sağında ve solunda bulunan, geçmişte var olmuş olan mimari üslupları anımsatan
, Art Deco üslupta tasarlanmış yapılarda sıklıkla görülen, stilize edilmiş konsollar
yer alıyor. Yapının İnönü Caddesi’ne bakan cephesinde, çıkmanın sağ tarafında bulunan, köşeleri eğrisel bir şekilde dönen balkonların metal korkulukları
ve çıkmanın sol tarafında bulunan pencerelerin önündeki metal korkuluklar, Art Deco
üslubunda, dalgalı, düz çizgilerle ve geometrik form dünyasına ait motiflerle süslenmiş
olmasıyla dikkat çekiyor. Çıkmanın sol tarafı, giriş ve zemin kat hizasındadır ve bu yüzeyde, her katta bulunan pencerelerin altında, Art Deco üslubunda tasarlanmış korkuluklar
bulunduran Fransız balkon şeklinde tabir edebilecek çıkmalar
bulunuyor. Bu çıkmaların altında ise Art Deco
üslup ile ilişkilendirilebilecek kübik formda konsollar görülüyor. Altıncı kattaki pencere önü parapeti dışında, çıkmanın sol yanındaki yüzeyde bulunan, bütün pencere önü parapetleri, dikdörtgen parçalardan meydana gelen konsollar
ile öne çıkıyor. Ankara Palas Apartmanı’nda, Art Deco üslup ile ilişkili dalgalı çizgiler bulunduran yatay bant
, yapının ikinci katının üstünde sadece pencereler ile bölünürken, apartmanın üçüncü ve altıncı katında ise aynı yatay bant pencerelerle birlikte ayrıca stilize pilasterlerin altında ve üstünde bulunan geometrik süslemeler
ile de bölünüyor.Aparmanın
İnönü Caddesi’ne
bakan cephesinde biri en solda, üçü çıkma üzerinde bulunan Art Deco
üslup ile örtüşen, bezeme ögesi olarak kullanılan stilize pilasterler, dört
kez tekrarlanıyor. Apartmanın Miralay Şefik Bey Sokağı’na
bakan cephesinde ise aynı stilize pilasterlerin yedi tanesi çıkmanın üzerinde 3 tanesi ise geride kalan yüzeyde olmak üzere toplamda on kez
tekrarlanıyor. Bu pilasterlerin altında ve üstünde geometrik bezemeler
bulunuyor. Apartmanın girişindeki zemin karoları da Art Deco
üslubunu işaret ediyor. Apartmanın mermerden, üç kademeli
bir şekilde çerçeve içine alınmış demir giriş kapısı, ince metal çubuklar
ve daire biçimleri içeren Art Deco
üslubunda tasarlanıyor.Giriş Kapısının üzerinde Neo-Rönesans üslubu işaret eden kilit taşı bulunuyor. Giriş kapısında yine
Art Deco’yu
işaret eden kademelenmeli tasarım, apartmanın dikkat çekici detaylarından oluyor. Yapının altıncı katında görülen pahlı pencereler
ile giriş kapısının mermer lento
ile ayrılan üst kısmının pahlı bir lento ile sonuçlanmış olması, cephe tasarımının bütüncül etkisini
güçlendiriyor. Art Deco yapılarda bütüncül tasarım anlayışı
önemli bir rol oynuyor. Ankara Palas Apartmanı’nın tasarımında görülen pahlanma detayı
, Art Deco üslubun tipik
özelliklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Art Deco üslubunda tasarlanmış metal korkulukları ve demir giriş kapısı, en üst katında kübik bezemelerden
oluşmuş silmesi, kalın pencere denizlikleri
, altıncı katında pencere denizliklerinin altında, parapetin aşağısında görülen bezeli şeridi, ikinci, üçüncü ve altıncı katın cephesinde görülen dalgalı çizgiler bulunduran şeridi, geometrik form dünyasına dayalı süslemeleri
, stilize edilmiş konsolları
ve yivleri
ile Ankara Palas, İstanbul Art Deco’suna
örnek teşkil eden önemli bir apartman tipi yapı olarak bugünkü yazımıza konu oluyor.








Rus Lokantası ise Ankara Palas Apartmanı’nın hemen altında konumlanıyor. Kurulduğunda 25 kişilik olan Rus Lokantası, Macar göçmeni
Judith Krischanovski
ve Beyaz Rus Kocası İvanovich Kreschsanovsky
tarafından 1943 yılında
hizmete açılıyor. Lokantanın menüsünde Rus yemekleri ağırlıklı olmak üzere Avusturya ve Macar yemekleri de yer alıyor. Menüde öne çıkan yemekler arasında borscht çorbası, Viyana schnitzeli, dana jambonlu ve peynirli Rus bifteği, fırın makarna, kaşar pane, Macar gulaşı, külbastı, boeuff stroganoff ve piliç kievsky
bulunuyor. Düzenli müşteriler genellikle Viyana schnitzeli
veya Rus bifteğini
tercih ediyor. Kontes olarak da bilinen Madam Judith'in kendi hazırladığı özel yemekler, lokantanın adının hızla yayılmasına neden oluyor.Dilbilimci araştırmacı yazar diyor. 1955'teki 6-7 Eylül Olayları'ndan zarar gördükten sonra lokanta,
Jak Deleon, Ayaspaşa Rus Lokantası’nı
anlatırken, “eski bir dost evi”
“Ayaspaşa Restaurant”
olarak adını değiştiriyor. Ancak daha sonra tekrar Ayaspaşa Rus Lokantası
olarak anılmaya başlıyor. Komi olarak işe başlayan ve uzun yıllar garsonluk yapan Cemal Ok,
bu süreçte Madam Judith'ten
yemeklerin püf noktalarını da öğreniyor. 1970'lerin
sonunda maddi olarak hazır olduğunda işletmeyi satın alan Cemal Bey, oğlu Serkan Ok
ile birlikte lokantayı işletiyor. Madam Judith'e
olan saygısıyla onu dükkânın en özel yerinde 90 yaşında vefat edene kadar
ağırlıyor.





Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.