Bozkırı yeşerten beton yerleşke: ODTÜ

Beyza Elif Bayram
13:00, 18/06/2021, Cuma
Bozkırı yeşerten beton yerleşke: ODTÜ
ODTÜ, Ankara yerleşkesi.

Türkiye’nin beşinci üniversitesi olarak, Ankara kent planlaması kapsamında inşa edilen ODTÜ Ankara yerleşkesi, döneminin ilk brütalist eserlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Başkentte kurulan üniversite kampüsü, ağaçlandırma projesiyle 1995 yılında Aga Khan ödülüne layık görüldü.


Türkiye’de 1950’li yılların ortalarında,
konut
planlamasında sorunlar yaşanıyor
ve çeşitli çözüm önerileri aranıyordu. 5 Eylül 1951’de
Birleşmiş
Milletler (BM) Yardım Teşkilatı’yla bu kapsamda
bir anlaşma imzalanıyor. Ardından Birleşmiş Milletler’de görevli Amerikalı uzman
Prof.
Charles Abrams,
bu konuda çalışmak üzere
Türkiye’ye
gönderiliyor
.
Abrams, yaptığı çalışmalar sonucunda bu sorunun
çözümünde
mimarlara ve şehir plancılarına önemli görevler düştüğünü
ancak o dönemde
Türkiye’de
mimar yetiştiren yükseköğretim kurumunun yeterli sayıda
olmadığını
vurguluyor. Böylece dönemin içinde bulunduğu durum ve
ihtiyaç
nedeniyle, Ankara’da bir mimarlık ve şehircilik okulu
açılmasına karar veriliyor.

ODTÜ’nün kurulması için hükümete sunulan belgede gerekçe şu şekilde açıklanıyor:
“Yerleşme ve plastik çözümleriyle Türk Milleti’nin öğrenim felsefesini aksettirecek olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Türkiye ve diğer Orta Doğu memleketleri öğrencilerine ilmi, teknik ve mesleki sahalarda ileri bir öğrenim temin edecektir.”
Bu belgede aynı zamanda, ilk yıllarda gerekli elemanların sağlanması bakımından
yabancı
uzmanlara ihtiyaç duyulduğu
belirtiliyor ve Pennsylvania Üniversitesi Mimarlık ve Şehir Planlama Okulu’ndan yardım alınıyor. ODTÜ’nün kuruluş süreci, Pennsylvania Üniversitesi Güzel Sanatlar Okulu Dekanı Prof.
Holmes
Perkins’in başkan olduğu bir heyetin
1955 yılında Türkiye’ye gelmesiyle başlıyor.

ODTÜ, 15 Kasım 1956 yılında
küçük bir yapı
içinde
eğitime başlıyor. 1959 yılında
uluslararası
bir proje
yarışması düzenleniyor.
Proje
alanı belli olmayan
yarışmada, projenin kentin dışında çevre verisiyle birlikte bir planlama önerisi yapılması isteniyor. O dönem için bir ilk olan yarışmada
Dr.
Turgut Cansever, Ertürk Yener ve Mehmet Tataroğlu'ndan oluşan Türk
ekip birinci oluyor
ancak yerleşkenin nereye kurulacağı tam olarak belirlenmediği için
proje askıya
alınıyor
. Araya hükümet değişikliği gibi gelişmelerin de girmesiyle
Cansever
ve ekibinin projesi tamamen rafa kalkıyor
. Turgut Cansever, ODTÜ sayfasını tamamen
kapatarak
yeni açılan yarışmada jüri üyeliği davetini de geri çeviriyor
. Bir yandan arazi arayışları devam ederken
1960
darbesi
gerçekleşiyor ve süreç sekteye uğruyor.

1961 yılında
, jüri üyeleri arasında uluslararası isimlerin de bulunduğu,
yeni
bir yarışma açılıyor
ve böylece ODTÜ’nün üniversite kompleksine dönüşme süreci başlıyor. Yarışma, kent planlamasının yanı sıra mimarlık fakültesi, rektörlük binası ve yurt yapılarının tasarımını da içeriyor. Yarışmayı 28 yaşındaki
İTÜ
mezunu Behruz Çinici ve eşi Altuğ Çinici kazanıyor.


ODTÜ’nün inşası,
Ankara’nın
bir öğrenci şehri olarak
kurgulanmasının ilk adımlarından sayılıyor.
Cumhuriyet Dönemi
üniversite yerleşkelerinden biri
olan ODTÜ Ankara Yerleşkesi, Türkiye’de modern mimarinin önemli temsillerinden biri oluyor. Yapı endüstrisinin henüz gelişmediği bir zamanda, üstün gayretler sonucu inşa edilen ODTÜ sayesinde bir üniversite kampüs hayatı oluşturuluyor.
Proje arazisi, Ankara'nın görünebilen bir
tepesi
üzerinde
yer alıyor. TBMM binasının bulunduğu Ankara kent merkezinden
beş
kilometre uzaklıkta
, Eymir Gölü'nü de içine alan, özgün, topografik, engebeli ve tarımsal niteliklere sahip bir alan üzerine kurulan yerleşke; takriben
45 milyon
metrekarelik
bir sahaya yayılıyor. Konaklama birimleri için ayrılan yerler ve yeşil sahanın da dahil olduğu projede
binalar
sadece
8
milyon metrekarelik bir alana inşa ediliyor.

Altuğ ve Behruz Çinici’nin tasarladığı kompleks, yarışma şartnamesinde belirtilen koşullara göre
üç
ana fonksiyona ayrılıyor. Bunlar; Akademik Bölge, Merkez Bölge ve
İkametgah Bölgesi
olarak sınıflandırılıyor.
Yatay bir
mimariye sahip olan üniversite binaları
, saha vazifesi gören merkezi bir eksen ile orantılı olarak
batıya
doğru gelişiyor.
Eksenin batı tarafında idari ilimler, mimarlık, fen ve edebiyat, eğitim, mühendislik, ziraat fakülteleri gibi akademik binalar; doğu tarafında ise rektörlük, merkez kitaplık, merkezi oditoryum, kafeterya, rekreasyon alanları gibi daha sosyal ve idari kısımlar bulunuyor.

Yaya aksının araç
trafiği tarafından engellenmeden
süreklilik kazandığı projede, kamusal alan işlevi gören ve
Fransızca
bir terim olan
“alle”
, akademik bölgeyi çevreleyerek kuzey-güney doğrultusunda yer alıyor.
Alle
kimi yerde
daralarak
, kimi yerde de
genişleyerek
yeşil alanla bütünleşiyor.
Sürekliliği
bozmadan
, bina girişlerinde yapıya
özel
küçük meydanlar
oluşturuyor.

ODTÜ yerleşkesi,
birbiri
içine geçmiş
çeşitli doku ve yapı gruplarının bir
aks
düzleminde bir araya gelmesiyle
planlanıyor. Bahsedilen
aks
, katı ve standart bir düzeni benimsemiyor. Aksine,
sınırları
esnek olan, gelişmeye ve üretmeye açık bir örüntü şeklini
ifade ediyor. Yerleşkeye ait
çizimlerin
tüm ölçeklerinde, bir aks sistemi görülüyor.
Vaziyet planı başta olmak üzere, mimarinin önemli bileşenlerinden biri olan kaset döşemelerde de aks sistemi devam ediyor.

Behruz Çinici, 4-9 Ekim 2004 tarihleri arasında düzenlenen 1. İstanbul Mimarlık Festivali'nde, ODTÜ yerleşkesi sürecini şu sözlerle ifade ediyor:
Dönemin
maliye bakanı Mustafa Kurdaş benim meslek hayatımın büyük bir
şansıdır. Asıl mimar odur ben onun çizgicisiyim demekten iftihar
ederim.

Büyük bir
özenle
tasarlanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi
,
manzara yönünde
gelişim gösteriyor. Mimarlık fakültesi
,
büyük bir bütünün aktif çalışan ilk fakültesi olma
özelliğini de taşıyor.
Fakültenin
alle
üzerinde iki girişi
bulunuyor. Bunlardan ilki olan esas girişte, idari mekanlar ve öğretim üyelerinin odaları bulunuyor. Alle ile bağlantısı
uzun
arkadlı bir yol ile güçlendirilen ikinci giriş
, atölyelere ve dersliklere açılıyor. Giriş holü ile dekanlık arasındaki bağlantıyı sağlayan
ahşap
merdivenler ise heykelsi bir ifade
kazanıyor.

Mimarlık fakültesinde
atölyeler üç
gruba ayrılıyor.
Birinci grupta
şehircilik
atölyeleri
; ikincisinde
endüstri
ürünleri tasarımı ve arazi mimarisi atölyeleri
; üçüncü grupta ise
mimarlık
atölyeleri
yer alıyor. Şehircilik atölyeleri, tavanlarındaki
fil
gözü benzeri açıklıklar
ile
tepeden gün
ışığı alıyor
. Kare mekanların ortasında oluşturulan
bahçe, atölyelerin iç yüzeyden de doğal ışık almasını
sağlıyor.


Merkezi kitaplık
, doğuya açılan bir aks üzerinde,
12.000
m
2’
lik
bir inşaat sahasında bulunuyor
. Giriş holü, kitaplığın kontrollü ve kontrolsüz kısımlarını birbirinden ayırıyor. Girişin hemen solunda bir avlu ve sergi salonu bulunuyor. Cephelerde
işlevden
kaynaklı sağır yüzeylerin tekdüzeleşmesi,
yüzeylerin
öne ve geriye
çekilmesi ile engelleniyor
. Okuma salonlarında pencere önünde kitap okunabilirliğinin sağlanması için bant pencereler kullanılıyor. Yerleşkenin tamamında görüldüğü gibi
merkez
kitaplıkta da merdivenler binanın dışında çözülüyor
ve kendilerine ait birer
kabuk
ile ana bloğa
ekleniyor.

Brütalizmin etkilerinin
görüldüğü yapının
cephelerinde
brüt beton, Ankara
taşı; pencere bantlarında ise traverten
kullanılıyor.
Taşıyıcı
sistem ve açıklıklar, planlarda
ve cephelerde
rahatlıkla okunabiliyor. Yerleşkede bulunan bazı binalarda
brütalist etkinin
yanı sıra ekspresyonizmin etkileri de görülüyor
.

Açıklık
ve çeşitliliğin
bulunması,
büyük
kütleye sahip bir yapı profilinin oluşmasını engelliyor
.
Selçuklu
mimarisinden esintiler taşıyan iç okuma salonu,
çeşitli işlevlerde de kullanılıyor.

Geometrik formların
hakim olduğu binalarda kullanılan
malzemeler
çeşitlilik gösteriyor.
Cephelerde ham halleriyle kullanılan
beton
ve tuğla yüzeyler,
yapıların dikkat çeken bir diğer materyal.

Kapalı spor salonu
,
geniş bir rampa ile konaklama bölgesine giden taşıt yoluna
bağlanıyor
. Alt kattaki soyunma odalarının üzerine denk gelen rampadan çıkılarak seyirci girişine ulaşılıyor. Giriş holü tribünlerin en üst noktasına bağlanıyor. Bir alt katta yer alan sporcu girişi,
soy
unma
odaları ve spor sahası ile aynı kotta yer alıyor.

Kabuk örtü sistemine sahip olan kapalı spor salonu; kalınlığı 16 cm, boyu 50 m, eni 33 m olan
katlanmış
plaklardan oluşuyor.
Örtünün taşıyıcı sistemle birleştiği hizada
bırakılan
açıklıklardan doğal ışık girişi
sağlanıyor. Tüm yerleşke binalarında olduğu gibi kapalı spor salonunda da
malzemeler
ham halleriyle kullanılıyor
. Yapının cephesinde, brüt beton ve sıvalı yüzeyler kendini gösteriyor.

Form ve işlev arasında
bir kopukluğun görüldüğü
kapalı spor salonunda; tribün ve soyunma odalarının olduğu kütleye
kavis
verilmesiyle, spor sahasının fonksiyonundan kaynaklanan 90
derecelik açıdan kaçınılıyor
.

Yerleşke planlamasında ve tasarım kararlarındaki en önemli noktalardan biri
yeşil
alan sürekliliği
oluyor. Bu sebeple arazi,
mekansal
planı destekler nitelikte ağaçlandırılıyor.
Yürütülen bu çalışmada
15
milyon ağaç, dikilmek ve tohum olarak ekilmek üzere ODTÜ’ye
kazandırılıyor.

Türkiye’nin
en
başarılı ağaçlandırma çalışmasının yapıldığı proje
, 1995 yılında 442 aday arasından, “Dikkate Değer Yenilikçi Konseptler Sunan Projeler” kategorisinde seçilen
4
projeden biri olarak Aga Khan ödülünü alıyor
. Ankara'nın hava koşullarını kuruluk, nemlilik ve kirlilik açılarından iyileştirmesi,
diğer
üniversiteler için örnek teşkil etmesi
; kentsel ve bölgesel bir planlama stratejisi olarak mimar ve plancılara
ilham
kaynağı
oluyor.

ODTÜ’nün Yakın Gelecekte Yapılaşması

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mekânsal Strateji ve Tasarım Çalışma Grubu’nun 2016’da yayınladığı
Mekansal
Strateji ve Tasarım Kılavuzu’nda,
yerleşkenin yakın gelecekte yapılaşma süreci anlatılıyor. Kılavuzda stratejik tasarım yaklaşımı
üç
temel eksen üzerinden ele alınıyor
. Bu üç eksen, var olan alanların mekansal ihtiyaçları ve yerleşkenin topografik verilerinden yola çıkarak tanımlanıyor. Kılavuzda
amaç;
geçmişte üretilmiş tasarım kararlarına,
özellikle
yaya omurgasına(alle) sadık kalınarak
yeni gelişim alanlarıyla mekansal bütünlüğün sağlanması olarak açıklanıyor.

1. Eksen: Ana Yerleşke Dilimi

1961 Behruz Çinici Planı ile gelişen ve üzerinde yerleşkenin temel eğitim ve araştırma birimlerini barındıran eksen, ana yerleşke dilimini oluşturuyor. Bu dilimin içerisinde
ana
yaya omurgası ve bu omurgaya dışarıdan araç erişimi sağlayan
çevre yolu bulunuyor. Ana yerleşke dilimi, isminden de anlaşıldığı üzere belirgin bir yapılaşma yoğunluğuna sahip.

2. Eksen: Geçiş Dilimi

İkinci gelişim ekseni, yerleşkenin
gelecekteki
mekânsal büyüme kurgusu için bir ara-geçiş bölgesi olarak
tanımlanıyor
. Yerleşkenin özgün planında yer alan çevre yoluna ve
yapılaşma
alanı stratejisine sadık kalınarak;
geçiş dilimi ekseninin
gelişimi, herhangi bir bütüncüllüğe konu olmuyor.
Büyük oranda
ağaçlık
bölgenin içerisinde yer alan bölgenin,
ana yaya omurgasına doğu-batı doğrultusundaki yatay
yaya
bağlantıları ile daha güçlü bağlanması
öneriliyor. Yol boyunca görece dağınık bir oturuma sahip yapıları, kuzey-güney doğrultusunda bağlayacak
ikincil
yaya hatlarının oluşturulması öngörülüyor.

3. Eksen: Teknopark - ODTÜKent Dilimi

Teknokent, ODTÜKent ve yeni yurtlar bölgesini kapsayan eksen, ana yaya omurgası ve eğitim yapılarına
belli
bir mesafe uzaklıkta konumlanıyor. Bu dilim,
yoğun yapılaşmış ve
gelecekteki
yapılaşmalara da açık olan bir bölge
olarak tanımlanıyor. Geçiş diliminde önerilen
ikincil
yaya hattının, bu alandaki yaya dolaşımı ile birleşerek
ortalarındaki araç omurgasını çevreleyebileceği söyleniyor. Teknokent içerisinde
ihtiyaç
duyulan yaya omurgasının, yeni oluşturulacak yaya ekseni ile
giderilmesi öngörülüyor.
Dilim içerisinde
oluşturulacak
yaya ekseninin
, yurtlar bölgesinden kuzeye doğru uzanan bir gezinti yolu olması hedefleniyor.

2011 yılında hayata gözlerini yuman Behruz Çinici’nin ODTÜ’yü anlattığı bir seminerde şu ifadeleri kullanıyor:

  • “Yaptığım işler bittikten sonra onları düşünüp düşünüp kıvranıyorum. Onları düşlerimde yıkıp yıkıp tekrar yapıyorum. Ancak kafamda bugüne kadar yıkamadığım tek bir mekanım var, o da ODTÜ Mimarlık Fakültesi’dir. O hala genç bir yapıdır.”




Proje

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Proje yeri

Çankaya, Ankara

Proje mimarları

Altuğ Çinici, Behruz Çinici

Proje tipi

Eğitim

İnşaat başlangıç yılı

1963

Tamamlanma yılı

1980

Proje alanı

45.000.000 m2

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026