Çekya’nın ikinci büyük kalesinde saray bölümü tarihi detaylarıyla yenilendi
15:25, 18/11/2020, ÇarşambaG: Güncelleme: 15:50, 22/12/2025, Pazartesi

Sarayın avlusu.
Atelier-r, Çekya’daki Helfstyn Kalesi’nin saray kısmının yenilenmesi üzerine restorasyon projesi geliştirdi. Prag Kalesi’nden sonra Çekya’nın en büyük ikinci kalesi olarak kabul edilen yapının tarihi 14. yüzyıla dayanıyor. Kale; tamamlanan restorasyonun ardından ziyaretçilerini bekliyor.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/11/19/12/24/resized_c3d65-c37612311.jpg
Helfstyn Kalesi, Çekya’nın Olomouc bölgesinde
, Přerov şehrinin 15 kilometre doğusunda konumlanıyor. Kaleye yakın bir bölgede yer alan Lipník nad Bečvou kasabası; klasik şato ve
Çekya’nın en eski geç gotik mimariye sahip
sinagoglarından biri
de dahil olmak üzere birçok değerli mimariyi barındırıyor. Kale tarihinin gelişiminde
, bu kasabanın ve mimarisinin etkisi oldukça fazla.
Kale, Moravya Kapısı vadisinde ve Bečva Nehri'nin sol yakasında
yüksek bir ormanlık tepenin üzerinde yer alıyor. 300
metreye yakın uzunlukta
olan ve 80 metreye kadar genişleyen
Helfstyn Kalesi; Prag Kalesi’nden sonra Çekya’nın en büyük
ikinci kale kompleksi.

Tarihi
14. yüzyıla
dayanan kale sarayının kalıntıları;
2014 yılında, düşen taşlar ve yapısal bozulma gibi ciddi
güvenlik tehlikeleri
nedeniyle kapatılıyor. Harabeye dönüşene kadar kullanılan yapı; 19. yüzyılda tamamen terk ediliyor. Atelier-r Architects
tarafından geliştirilen restorasyon projesi ile kalenin saray kısmı yeniden
yapılandırılıyor.
Kalenin sahibi, Olomouc Bölgesi’nin
birincil gereksinimi
olarak yeni bir çatı inşaatıyla birlikte sarayı da
yenilemeyi
hedefliyor ancak Ulusal Miras Enstitüsü,
kalenin harabe durumunda korunması konusunda ısrar ediyor. Bu doğrultuda proje inşaatı, yalnızca çevre duvarları geçmeyecek kadar yükseliyor.
Atelier-r, projeye başlamadan önce
binlerce drone yardımıyla
kalenin ve sarayının 3 boyutlu modellemesini yapıyor.
Yapının aslının olabildiğince korunması
amacıyla tüm sıva ve
duvar ayrıntılarını
tespit ediliyor ve çalışmalara başlanıyor.
Yapıya uygulanan müdahale; sadece mevcut yapının restorasyonunu içermekle kalmıyor, aynı zamanda
kompleksin ziyaretçiler
tarafından okunmasını
sağlıyor.Ek olarak ziyaretçi deneyimini iyileştirmek
amacıyla yapıyı yeniden
organize ediyor.

Tarihi yapı;
pratik kullanıma ve estetik çekiciliğe odaklanan
çağdaş mimari elemanları
ile tamamlanıyor.
Ziyaretçilerin kendilerini sarayın tarihine kaptırmaları
için harabelerde zaten var olan boşluklara yeni gezi rotaları
ekleniyor. Oluşturulan yeni rotalarda zemin katı; sarayın yeni
erişilebilen yüksek katlarına
bağlıyor.
Yapının her katında tarihi kısımlara yapılan eklemelerde
üç
temel malzeme
kullanılıyor ve eklenen bu çağdaş unsurlar
açıkça tanınıyor.
Çatı, çelik kirişler üzerine
camdan
; ara katlarda yer alan merdivenler ve yaya köprüleri, korten çelikten
; zemin kat yolları ise betondan
yapılıyor.

Geniş açık gökyüzü,
çatı için malzeme seçiminde
temel ilham kaynağı oluyor.
Helfstyn Kalesinin beş odasının yığma duvarlarına düz cam çatılar
eklemleniyor ve cam
kullanımı ile
sarayın iç mekanlarına gün ışığı
girmesi
sağlanıyor.

Birkaç nedenden dolayı tercih edilen
kumlu camlar;
bir yandan bakım kolaylığı
sağlarken diğer yandan güneşin
ışınlarını dağıtarak
, saray içindeki sergileri tamamlıyor. Şapel çatısında
ise istisnai olarak temiz
cam
kullanılıyor. Etkileyici kalıntıların ruhunu
güçlendirmek ve ziyaretçileri gökyüzüne bakmaya teşvik etmek
için bazı mekanlar bilinçli olarak açıkta bırakılıyor.

Eskiden çatı olan alanların bir kısmı artık yeni birer gezi
rotası olarak kullanılıyor.
Ziyaretçiler, sarayın orijinal
duvar
detaylarını
yakındaninceleyebiliyor ve duvarların tepesine çıkabiliyorlar.
Böylece yapının tarihsel önemini görebiliyor ve çevredeki bölgenin saf manzarasını seyredebiliyorlar.
Çelik kale
kadar tarihi olmasa da zamansız bir malzeme olan corten;
korozyona uğrayan, olgunlaşan
ve eski tarihi duvarların dokusunauyum sağlayan özel bir demir
alaşımı.
Corten, yaya köprüleri ve yapı içerisindeki
alanları
birbirine bağlıyor. Üstü açık alanlarda ise zemin, alt katlar için çatı görevi
görüyor. Helfstyn Kalesi’nin demir işçiliği geleneğiyle ünlü olması
sayesinde corten; yapı ile daha uyumlu hale geliyor.

Zemin katta, münferit alanlara yerleştirilmiş
pürüzsüz
prekast beton levha yürüme alanları;
bir ağ oluşturuyor. Prefabrike beton,
pürüzlü ve düzensiz duvarlara mesafeli olan düz corten çelik profillerle
tanımlanıyor. Kusursuz
beton levhalar ile düzensiz duvarlar
arasındaki alan
, çakılla
dolduruluyor. Bu sayede çakıl taşları her iki
yüzeyi de vurguluyor.

Atelier-r
tarafından geliştirilen ve kalenin otantik
karakterini korumak
için çaba harcayan konsept; tarihi
yapıya saygı duyuyor.
Çağdaş mimari,
tarihi bina ile rekabet etmiyor;
aksine eski ve yeni tüm unsurların birlikte
kullanıldığı, uyumlu bir birim
oluşturuyor.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.