Çocuklarla birlikte sandalye tasarlamak: Grade Three Chair Project
10:00, 04/07/2023, Salı

Çocuklar tarafından tasarlanan sandalyeler, Kaynak: Dezeen
Boynuzları olan bir sandalye, yılana benzeyen bir sandalye, uzaya çıkmaya hazırlanan bir sandalye, kitaplığa dönüşen bir sandalye ve daha fazlası... New York Trinity School’da 7-10 yaş aralığındaki çocukların dönem boyunca üzerine çalıştıkları sandalyeler canlanıp birer karaktere sahip oluyorlar. Sanat Eğitmeni Bruce Edelstein’in liderliğinde gerçekleşen Grade Three Chair Project, çocukları hayal kurmaya, malzemeyle tanışmaya ve kendi sandalyelerini inşa etmeye davet ediyor.

Çocuklar için tasarım denince akla gelen ilk şeylerden biri çocuklara yönelik tasarlanmış okul ya da hastane binaları gibi büyük ölçekli yapılar olsa da bu konunun derinlerine inerek çocukları tasarımla erken yaşta tanıştıran bazı program ve atölyeler var. Bu program/atölyeler çocuklar için tasarımı onlarla birlikte tasarlamak olarak algılıyor ve çocukların tasarım odaklı düşünme ile tanışmalarını destekliyorlar. Tıpkı
New York’taki Trinity School’daki Sanat Eğitmeni Bruce Edelstein’in bir dönem süresince üçüncü sınıf öğrencileri ile birlikte gerçekleştirdiği sandalye tasarlama atölyesi
gibi.
Atölyenin eğitmeni olan Edelstein, çocukların klasik bir resim atölyesinde
boya kalemlerini kullanarak alışageldikleri çizimleri yapmaları
ya da bir ahşap atölyesinde sadece verilen yönlendirmeleri uygulayarak ahşabı şekillendirmeleri
yerine onları tüm bu işlemleri içinden barından bir tasarım sürecine dahil ediyor. Sanat eğitmeni, Dezeen
ekibine verdiği bir röportajda Grade Three Chair Project
’i şöyle anlatıyor: "The first thing I say in class is: look at the things around you, maybe it's a lamp or a bench but someone has to figure out how to make those things and design them"
Böylece okuldaki çocuklar öncelikle çevrelerine dikkatli gözle bakmayı öğreniyorlar. Bu gözlemlerin ardından da gördükleri nesnelerin nasıl sistemlerle yapıldıklarını bulmak için çaba gösteriyorlar.
Bir dönem boyunca
haftada bir saat süren atölyelerinde
sandalye tasarımı konusuyla ilgilenen çocuklar, gözlem aşamalarının ardından kendi dünyalarını yansıtan birer fikir geliştirmeye başlıyorlar.
Eğitmenleri ise bu süreçte çocukların fikirlerini kağıt üzerine dökerek olabilitesini ölçmelerini sağlamak adına nasıl eskiz yapabileceklerini
ve bu fikri modelleştirmeye karar verdiklerinde esas üretime geçmeden önce kağıt/karton gibi malzemelerle ölçekli modelleri nasıl kurgulayabileceklerini
anlatıyor. 18 yıldan fazladır bu atölyeye liderlik yapan Edelstein, heykelcilikten gelen bilgisini de çocuklara aktarıyor. Modelini tamamlayan çocuklar teker teker ahşabı şekillendirmeye başlıyorlar. Tahtayı kesme, çiviler yardımıyla birbirine tutturma gibi adımların ardından
her çocuk tasarımını boyama ve süsleme aşamasına geçiyor.
Kimi zaman
fantastik bir canavardan,
kimi zaman bir tavşandan,
kimi zamansa bir uzaylıdan
esinlenerek tasarlanan bu sandalyelerin her biri çocukların macera seven ruhlarını ortaya koyuyor.
Proje sürecinde bir ahşap ile neler yapabileceklerini keşfeden çocuklar, kendi imkanları dahilinde yeni formlar üretmeye çalışıyorlar. Örneğin bir çocuğun tasarladığı kitaplık-sandalye,
içi kırmızı dışı mavi boyanmış raflarıyla sade, basit ama işlevsel bir tasarım
olarak karşımıza çıkıyor.
Atölye boyunca bir
sandalyenin ne olduğu ve ne olabileceğini tartışan çocuklar,
büyükler gibi belli şekillere takılı kalmadan çeşitli denemeler yapıyorlar. Mesela bir çocuk “Bir sandalye tekneye benzeyebilir mi?” diye soruyor ve sandalye ayaklarını yarım dairelere çevirerek sallanan ve boyamasıyla tekneye benzeyen bir sandalye tasarlıyor.
Başka bir çocuksa birleşim detaylarını değiştirmeyi kendine hedef koyuyor ve sandalyenin tüm parçaları farklı açılarla birbirine bağlanıyor.Çocukların
içlerinden geldiği gibi tasarım yaptıkları
projede, fikirlerini hayata geçirmek için çaba sarf etmeleri, yeni el becerileri kazanmaları ve hayalini kurdukları proje üzerinde tam kontrol sahibi olmaları
gelişimlerini destekleyen bir süreci deneyimlemelerini sağlıyor. Sandalye gibi günlük hayatımızın bir parçası olan nesne üzerinden bu deneyimi yaşamaları ise onları hem iyi birer gözlemci olmaya
hem de hem strüktür kavramını keşfetmeye
hem de her şeyin bir strüktürü olduğunu öğrenmeye
itiyor. Çocukların projedeki kazanımları teknik bilgiler kadar eğlenceli yanlarını ortaya çıkarmaları oluyor ve hatta bu eğlenceli sandalyeler yetişkinlere bazı mesajlar veriyor. Edelstein bir röportajında bu süreçteki gözlemleri için şöyle diyor: “It's actually a lesson I think we can learn as adults: to trust our intuition and just go with it, not to question ourselves so much.”
[1] bu metinleri türkçeye de çevirebilirim, nasıl eklesem emin olamadım.Reklam

Çocuklarla tasarlamanın tüm inceliğine sahip olan ve
19 yıldır devam eden Grade Three Chair Project;
soyut resimlere benzeyen, sandalye ayaklarını yeniden yorumlayan, sandalyeye yeni işlevler ekleyen tasarımlarıyla biz büyüklerin dünyasına yeni bir soluk getirmeye devam ediyor. Proje hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz Edelstein’in röportajını izleyebilirsiniz. https://vimeo.com/channels/tri...
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.