Fethiye’de Kayaköy Örenyeri’nin antik dönemden Cumhuriyet’e uzanan tarihi
19:00, 19/08/2024, PazartesiG: Güncelleme: 10:13, 22/12/2025, Pazartesi
Terk edilmiş Kayaköy Örenyeri’nin yerleşim yapısı.
Sonsuzluğu simgeleyen anıt mezarlar, Kayaköy'ün geçmişinin MÖ 3000'lere kadar uzandığını gösteriyor. Kentteki antik dönem kalıntıları arasında, MÖ IV. yüzyıla tarihlenen lahitler ve kaya mezarları da yer alıyor. Kayaköy'de, her biri yaklaşık 50 m² büyüklüğünde olan ve manzara ile ışık açısından birbirinin önünü kapatmayan, genellikle alt katları kiler olarak kullanılan 350-400 civarında iki katlı konut bulunuyor. Bu evlerin girişlerinde, çatıdan toplanan yağmur sularını biriktiren yer altı sarnıçları dikkat çekiyor. Evlerin arasında serpiştirilmiş çok sayıda şapel, iki büyük kilise, bir okul binası ve bir gümrük binası da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/10/resized_f05cb-8ad7a9282.jfif
Bugünkü yazımıza konu olan
Kayaköy Örenyeri
, Güneybatı Anadolu'da, Akdeniz Bölgesi'nin Teke Yöresi'nde, Fethiye
ilçesinde yer alıyor. Bu bölge, doğu-batı
yönünde uzanan ve yer kabuğundaki büyük kırılmalar sonucunda oluşmuş geniş, düz bir alanda
, Fethiye Ovası
ve Körfezi'nin
güneyinde
, denizin çevrelediği ve batıya doğru bir çıkıntı şeklinde uzanan Kayaköy Yarımadası'nın
merkezinde konumlanıyor. Yarımada'nın doğusunda 1758 metre yüksekliğindeki Arı Dağı
, güneydoğusunda ise 1969 metre yüksekliğindeki Baba Dağı
yer alıyor. Kayaköy yerleşimi, Fethiye
ile Ölüdeniz körfezleri
arasında yer alan bir yarımada üzerinde bulunuyor. Bu doğal ve tarihi zenginliklerin ortasında bulunan Kayaköy
, ziyaretçilerine eşsiz bir atmosfer sunuyor. Yerleşim, Kayaköy Polyesi’nin
yamacında
kurulmuş durumda. Bu alanın seçilmesinde, iklimin yaşama elverişli olması (özellikle düşük nem oranı), deprem riskinin az olması, polye tabanının zamanla göl
ve bataklık
haline gelmesi, ovalık alanlarda toprağın tarım için uygun olması ve yerin savunmasının daha kolay yapılabilmesi gibi coğrafi faktörler
önemli bir rol oynuyor.https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/10/resized_b70fc-89a998983.jfif
Fethiye'nin 8 kilometre güneyinde
yer alan ve Antik Çağ'da Karmylassos
olarak bilinen Kayaköy Örenyeri'nin
tarihi, filolojik verilere
göre MÖ 3000'lere
kadar uzanıyor. Örenyerinde MÖ 4. yüzyıldan
daha eski buluntulara rastlanmıyor. Teke Yarımadası'nı 18.
ve 19. yüzyıllarda
ziyaret eden birçok seyyah arasında yer alan Charles Fellows, Kayaköy'ün
güneyindeki Gemiler Adası'nı Karmylassos
olarak tanımlıyor. Ancak antik yazar Strabon'un
tanımlamalarıyla karşılaştırıldığında, bu tanımın doğru olmadığı açıkça anlaşılıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun
geç dönemlerinde Rumlar
tarafından inşa edilen ve yamaca yaslanmış yüzlerce evden
oluşan bu köy, bir zamanlar canlı bir Rum yerleşim yeri olarak dikkat çekiyor. Kayaköy, Cumhuriyet
öncesine kadar Türkler
ve Rumların
bir arada yaşadığı, zengin bir yaşam tarzına sahip ve 1912
kayıtlarına göre 6500 kişilik
nüfusa
ulaşmış bir yerleşim merkezi olarak biliniyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun geç dönemlerinde
azınlıklara tanınan haklar
sonrası inşa edilen ve yamaca yaslanmış
olarak gördüğümüz taş yapılar, mübadele sonrasında ahşap kapı, pencere
ve çatı sistemlerinin doğal koşullar nedeniyle tahrip olmasıyla
hayalet bir şehir görünümüne bürünüyor. Evler, yamaç boyunca birbirlerinin manzarasını kapatmayacak
şekilde özenle diziliyor. Kare planlı taş evler,
zamanla ahşap kısımlarını
tamamen kaybediyor. Ancak, bu evlerin taş duvarları, büyük köşe ocakları, spiral planlı tuvalet
ve avlu alanları, sarnıçları, renkli çakıl taşlarıyla süslenmiş döşemeleri
ve kayrak taşlı yolları
, geçmiş yılların tüm yıkıcı etkilerine rağmen varlığını korumaya
çalışıyor.Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında, 1923'te
gerçekleşen "Mübadele"
ile Kayaköy'de
yaşayan Rumlar Yunanistan'a
göç ediyor.Aynı mübadele kapsamında Batı Trakya’dan
gelen Türkler
ise Kayaköy’e
yerleştiriliyor. Ancak, buraya yerleşen Türklerin çoğu
, çevre ve yaşam koşullarına uyum sağlayamadıkları için başka kentlere
göç ediyor. Bu durum, Kayaköy’ün nüfusunun önemli ölçüde azalmasına
ve eski sosyo-ekonomik yaşamın neredeyse tamamen ortadan kalkmasına
neden oluyor. Eskiden kız
ve erkek ilkokulları,
doktor
ve eczaneleri
, matbaası
ve dükkânlarıyla
oldukça canlı bir yerleşim yeri olan bu kasabada, gazete
bile yayımlandığı
biliniyor. Bölgede ayrıca çok sayıda şapel
, iki büyük kilise, bir okul binası
ve bir gümrük
binası da bulunuyor. Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 2011
yılında aldığı bir kararla Kayaköy'de
bulunan 736 tescilli mimarlık örneği yapı
ile 24 manastır, şapel, sarnıç, değirmen, fırın
ve çeşme
gibi dini
ve kültürel yapılar
, “Birinci Grup Anıtsal Yapı”
olarak tescilleniyor. Terk edilen bu köyde, kullanıldığı dönemde her biri 50 metrekareyi geçmeyen
, manzara
ve ışık açısından birbirinin önünü kesmeyen 350
ila 400
adet ikişer katlı konut yer alıyor. Genellikle alt katları kiler
olarak kullanılan bu evlerin girişlerinde
, çatıdan toplanan yağmur sularını biriktiren
yer altı sarnıçları
bulunuyor.https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/09/resized_2a5a0-1e6459105.jfif
Yerleşimde ziyaretçilere görsel bir şölen sunan yapıların başında
kiliseler
geliyor. Orijinal adı Taksiyarhis
olan ancak Yukarı Kilise
adıyla bilinen kilise, yerleşim merkezine yakın
hâkim bir tepe üzerinde yer alıyor. Yüksek duvarlarla çevrili atrium
, siyah-beyaz çakıl taşlarının oluşturduğu geometrik desenli mozaik
döşeme ile kaplanıyor. Kilise, genel olarak kırma
ve kenarları düzlenmiş taşlarla kireçli harç
kullanılarak inşa ediliyor, dışı ise kalın pembe
bir sıva
ile kaplanıyor. Mermerle kaplanmış kapı
ve pencere çerçevelerine
sahip olan yapıya, güneyde batıya bakan
ve narteksten
açılan kapılardan giriş sağlanıyor. Üç kemerli narteksin
bir bölümünün altında içi molozla
dolmuş bir sarnıç
bulunuyor.https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/07/resized_17645-7cd566137.jfif
Yerleşimin batı sınırında
konumlanan ve orijinal adı Panagia Pirgiotissa
olan Aşağı Kilise
, günümüze kadar daha iyi korunmuş bir şekilde ulaşıyor. Bu yapının iyi korunmasının en önemli nedeni, 1960'lı yıllara kadar cami
olarak kullanılmış olmasıyla açıklanıyor. Yüksek duvarlarla
çevrili kilisenin bahçesine
, doğu yönündeki kapıdan
giriş yapılıyor. Bahçenin güneydoğu köşesinde çan kulesi, kuzeydoğusunda
ise küçük bir mezarlık
yer alıyor. Atrium, Yukarı Kilise'de
olduğu gibi çakıl taşlarıyla oluşturulmuş mozaiklerle
kaplanıyor. Ne yazık ki tamamı günümüze ulaşamıyor. Bahçe duvarına güney tarafından bitişik olan üç basamaklı oturma sırası, dini törenlerde ziyaretçilerin oturması
için yapılıyor.https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/07/resized_40a3a-da098c528.jfif

Kiliselerin
dışında yer alan iki ayrı okul binası
, yerleşimin ortak yapılarının diğer grubunu
oluşturuyor. Kızlar
ve erkeklerin
ayrı eğitim aldığı Kayaköy’de (Levissi)
, Kızlar Okulu
Turabi Çeşmesi'nin
hemen üzerindeki yükseltide, Erkekler Okulu
ise Yukarı Kilise'nin kuzeybatısındaki
tepenin zirvesinde bulunuyor. Burada yer alan bir kitabeye göre, yapının Lövisidi Kardeşler
tarafından yaptırıldığı belirtiliyor. Sadece ilköğretim
verilen bu okullarda eğitim dili Rumca
olarak kullanılıyor. Öğrenciler, daha yüksek öğrenim için Rodos, Atina
ve İstanbul'a
gönderiliyor. Kayaköy’deki
yapıların diğer grubunu yel değirmenleri
oluşturuyor. Yerleşimin güneyindeki
sırtta, Batı Şapeli'nin yaklaşık 100 metre batısında
yer alan yel değirmeni
, denizden gelen rüzgârlara
açık bir konumda bulunuyor. Diğer yel değirmeni, Kaya Çukuru'nun
güneybatısında, Değirmentepe'nin
zirvesinde yer alıyor. İçten iki katlı
olan bu yuvarlak planlı yel değirmenlerinden
günümüze ise sadece beden duvarları
ulaşıyor.


Kayaköy’deki yapılar
bugün tam olarak tanımlanamıyor olsa da geçmişte çevrede kahve, kasap, manav, bakkal
ve kumaşçı
gibi dükkânların yer aldığı biliniyor. Kayaköy
, tarihi
ve doğal zenginlikleriyle
öne çıkan, farklı medeniyetlerin izlerini
günümüze kadar taşıyan benzersiz bir yerleşim olarak karşımıza çıkıyor. Antik dönemden Osmanlı'nın
son dönemlerine kadar uzanan bu köy, barındırdığı mimari yapılar, kiliseler, okullar
ve şapeller
ile kültürel mirasını korumaya devam ediyor. Ancak, mübadele sonrası meydana gelen nüfus değişiklikleri
ve çevresel faktörler, Kayaköy'ün
zamanla terk edilmiş bir köy görünümüne
bürünmesine yol açıyor. Bugün, bu terkedilmiş yerleşim, ziyaretçilerine tarih
içinde bir yolculuk
yapma ve geçmişte bu topraklarda yaşamış
olan toplumların izlerini keşfetme
imkânı sunuyor. UNESCO tarafından
“Dünya Dostluk ve Barış Köyü”
olarak ilan edilen Kayaköy’de 1980'lerden
bu yana “Barış ve Dostluk Köyü”
olarak yaşatılması amacıyla birçok etkinlik düzenleniyor.
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/03/resized_1b33c-941be9b414.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/03/resized_fc9a7-d0ed06a315.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/02/resized_c4ea3-4763c50d18.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/01/resized_367b3-19efe22920.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/00/resized_a7dea-02e73b2c21.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/06/00/resized_87f94-98a5e1c722.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/05/59/resized_eafd3-96bc261f23.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/05/59/resized_ad9e3-d8aab85526.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/05/58/resized_0d472-60484b5427.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/05/57/resized_0473f-f050a7da29.jfif

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/05/45/resized_b155a-87ded4ae34.jfif
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/08/19/05/45/resized_0cfc7-b98af6ee35.jfif
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.