Florya Atatürk Deniz Köşkü: Bauhaus ve Art Deco etkileri mimaride
11:00, 01/01/2024, PazartesiG: Güncelleme: 22:11, 18/12/2025, Perşembe

Florya Atatürk Deniz Köşkü. Fotoğraf: Uluç Algan
Bugünkü yazımızda, yazlık dinlenme evi olarak Seyfi Arkan tarafından tasarlanan Florya Atatürk Deniz Köşkü’nü inceleyeceğiz. 1935 yılında deniz tabanına çakılan sütunlar üzerine inşa edilen tek katlı köşkün tasarımında, Alman Bauhaus Okulu’nun etkileri ve Art Deco üslubun yalın dekoratif öğelerinin birlikteliği görülüyor. Köşk, farklı fonksiyonların bir araya getirildiği parçalı bir plana, geniş cam açıklıkları bulunan, Bauhaus etkisinde, gösterişsiz düz dış cephe tasarımına sahip olmasıyla öne çıkıyor.

1935
tarihinde, birçok yorumcuya göre “ilk gerçek Türk Modernisti”
olan Seyfi Arkan
tarafından tasarlanmış olan Florya Atatürk Deniz Köşkü
günümüzde, Bakırköy’ün, Basınköy
mahallesinde, Çekmece İstanbul caddesi 23
numarada, denizin üzerinde
konumlanıyor. Köşk, karaya doksan metrelik
bir köprü
ile bağlanan deniz üzerinde birbirini dik kesen iki dikdörtgen
kütlenin kompozisyonu olarak tanımlanabiliyor. Yapının mimarı Seyfi Arkan
, Atatürk’ün Hariciye Köşkü’nün
inşası sürecinde kendisinin çalışmasını beğenmesi üzerine Atatürk tarafından bizzat görevlendiriliyor. Atatürk'ün son yıllarında, denize yakın bir konumda
olmasıyla iyileşme
sürecine katkı sağlamak için tasarlanmış olan köşk, Marmara Denizi kıyısında
, Florya’da
inşa ediliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1935
senesinden itibaren bahar
aylarından yaz bitimine
kadar resmi
ve hususi
hayatını ağırlıklı olarak bu köşkte geçirdiği biliniyor. Florya
, 1930’lu
yıllarda, İstanbulluların modern anlamda plaj
kültürüyle ilk kez karşılaştıkları, kırsal
ve mevsimlik
bir yerleşim bölgesi olarak öne çıkıyor. Florya’da tasarlanacak olan Atatürk köşkü için üç proje arasından
Seyfi Arkan’ın tasarımı seçiliyor. Arkan’ın köşk tasarımında, halkın da fayda sağlayabileceği bir halk plajının
bulunuyor olması, bu projenin seçilmesinin en önemli nedenlerinden biri oluyor. Mustafa Kemal Atatürk, Seyfi Arkan’ın Florya Atatürk Deniz Köşkü
tasarımı hakkında “Projenizde beni vatandaşlarımla bir arada etüt etmiş olmanızdan çok mütehassis oldum”dediği biliniyor.
Tek katlı ahşap
yapının geometrik formu, kesişen iki dikdörtgenden
meydana geliyor. Atatürk’ün çalışma odası, resepsiyon salonu
ve misafir odaları birincil
öneme sahip olup, Marmara Denizi’nin
geniş manzarasına bakıyor. Servis alanları
ise ikincil öneme
sahip olup, kıyıya açılan kanatta
yer alıyor. Karaya dik
bir şekilde konumlanmış olan 46m x 9m
ölçülerindeki dikdörtgen kütlede personel
ve servis hacimleri
, diğer manzaraya bakan 50m x 11,25m
ölçülerindeki kıyıya paralel dikdörtgen kütlede
ise Atatürk’ün özel odası, salon, çalışma odası
ve misafir odası
yer alıyor. Erken Cumhuriyet Dönemi’nin modern
ve yenilikçi
felsefesini yansıtan Florya Atatürk Köşkü, teras çatı kullanımı, planın işlevselliği, yalın
ve geometrik
konsepte sahip olması ile fonksiyonalist ve rasyonalist öğretide tasarlanmış seçkin bir yapı olarak öne çıkıyor. Tamamıyla ahşaptan
inşa edilmiş olan yalın
ve soyut, prizmatik
bir kompozisyona sahip köşkün, iç mekânı mobilyaları ile birlikte 2 Temmuz 1935
tarihinde, yaz aylarında başlayan inşası, Seyfi Arkan ve arkadaşları, Ziya Erdem ve Sadi Bey tarafından, 14 Ağustos 1935
tarihinde, 43 günde
tamamlanıyor. Köşkün inşası sırasında Güzel Sanatlar Akademisi’nde
mimarlık eğitimi alan Fazıl Aysu’nun
da köşkün mobilya tasarımlarında
rol almış olduğu biliniyor.
Köşk, özgün tasarımında
çelik konstrüksiyon
üzerine oturtuluyor. 1959 ile 1961
yılları arasında ise çelik konstrüksiyon
bugünkü 238 adet betonarme
ayağa dönüştürülüyor. Tümüyle ahşap
konstrüksiyona sahip tek katlı köşk, 626 metrekarelik
bir alana oturmakta ve balkonları, iskelesi ve yapıyı karayla birbirine bağlayan beton ayaklar
üzerine oturan 4 x 90
metrelik köprüsü ile toplam 1534
metrekare olarak karşımıza çıkıyor. Yapının ahşap dış cephesi
beyaza boyanıyor. Köşkün yalıtımı
, cam yünü
ve heraklit
ile sağlanıyor. Köşkün iç duvarlarının orijinal malzemesinin
ise kumaş
olduğu biliniyor. Modernist bir yapı olan Atatürk'ün İstanbul Florya'daki
yazlık konutu, 1920'lerde
Avrupa'da
Le Corbusier
tarafından popüler hale getirilen Modern Hareket'in okyanus gemisi
estetiğine örnek olan 1930’lu
yıllar İstanbul’unun özel bir yapısı olarak dikkat çekiyor. Marmara Denizi’ne
bakan, panoramik manzaraya
sahip köşkün ön cephesinde, Arkan
tarafından geniş teraslar
tasarlanıyor. Köşkün tasarımı, İngiltere'de Bexhill
kasabasında, Erich Mendelsohn
ve Serge Chermayeff
tarafından 1930
yılında tasarlanmış olan, De La Warr
pavyonu gibi diğer ünlü çağdaş modern binaları hatırlatıyor. Arkan’ın "gemi yapısı"
niteliğindeki köşk tasarımı, betonarmenin estetik potansiyellerini
ortaya çıkararak, modern yeni üslubun
dikkat çekici bir örneği oluyor.


Köşkün, karanın deniz ile birleştiği kesişim noktası
dikey bir eleman
ile işaretleniyor. Köşkün ana mekânın tamamen camla kaplı dairesel çıkması
, düz çatının ince konsollu çıkmaları, beyaza boyanmış duvarları
inşa edildiği zamanın modernist estetiğinin
tipik elemanları olarak dikkat çekiyor. Bir teknenin güvertesi
gibi Florya Atatürk Köşkü tasarımında bulunan uzun açık koridor, dairesel pencereler (lombozlar)
ve güvertelerde
bulunan beyaz metal korkuluklar
bu yapıyı okyanus gemilerinin görüntüsüne
benzetiyor. Yüzen bir gemi
gibi deniz üzerinde
konumlanan köşk yapısının tasarımı, özellikle “güverte”
boşlukları, lombozları
ve metal korkulukları
ile Le Corbusier’in “okyanus gemisi estetiğine”
gönderme yapıyor. Afife Batur
tarafından köşk, “Florya Atatürk Köşkü farklı fonksiyonların bir araya getirildiği parçalı bir plana, geniş cam açıklıkları bulunan, Bauhaus etkisinde, gösterişsiz düz dış cephe tasarımına sahiptir.” şeklinde tanımlanıyor. Florya Atatürk Köşkü’nün birbirinden farklı fonksiyona
sahip mekânlarını bir araya getiren parçalı plan tasarımı
ve geniş açıklıklara
sahip pencereleri
, Bauhaus
öğretisinde tasarlanmış yapılarda görülen karakteristik özelliklere örnek teşkil ediyor. Atatürk’ün köşkteki banyosundaki donatım elemanları Bauhaus
tasarımlarını hatırlatıyor. Geniş cam yüzeylerinin
yanı sıra sade dış cephe tasarımıyla
Florya Atatürk Köşkü yapısında Alman Bauhaus Okulu’nun
etkileri görülüyor. Köşkün kabul salonunun
şekillenişi, dönemin karakteristik özelliklerinden prizmatik kütlelere
eşlik eden yuvarlatılmış
köşelere örnek teşkil ediyor.
De La War
pavyonu yapısı gibi, Bauhaus
öğretisinde Carl Fieger
tarafından 1929
ile 1930
yılları arasında tasarlanmış Dessau
şehrindeki Kornhaus
yapısını da andıran Florya Atatürk Köşkü’nün kabul salonunun dairesel biçimlenişi
, tasarıma plastik
bir etki katıyor. Köşkün üslubu belirgin bir şekilde modernist
olmasının yanı sıra, çarpıcı geometrik formu, geniş pencere bölmeleri, resepsiyon salonuna
hizmet veren kavisli
terası ve servis kanadındaki lomboz tarzı pencereleri ile Art Deco
hareketinin geç bir kolu olan “Streamline Moderne”
anlayışını yansıtıyor. Transatlantik gemi
tasarımlarına öykünen dairesel pencereler
ve cephedeki yatay şeritler (silmeler),
köşkün Bauhaus
öğretisindeki tasarımına Art Deco
etki katıyor. Köşkün kuzey cephesinde
bulunan kulenin
, karaya bakan dış yüzünde 1,70 m x 7,00 m
boyutlarında, içerideki aydınlatma
elemanlarını andıran ve üzerinde yatay hareketlenmeler bulunan dekoratif amaçlı aydınlatma panosu
da yapıya Art Deco
etki katan başka bir eleman olarak karşımıza çıkıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün
vefatından sonra Cumhurbaşkanları
tarafından 1988
yılına kadar yazlık dinlenme
yeri olarak kullanılıyor. 16 Eylül 1988
tarihinde Milli Saraylar
idaresine devredilen Florya Atatürk Deniz Kökü,
restorasyondan sonra 1993
yılında Müze Köşk
olarak ziyarete açılıyor.











*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.