Gürel Yazlık Evi: Bağlama Teslim Olmak
13:00, 25/08/2021, ÇarşambaG: Güncelleme: 19:33, 25/08/2021, Çarşamba

Gürel Yazlık Evi. Fotoğraf: Uluç Algan
İkincil konut olarak tasarlanan, Ağa Han ödüllü Gürel Yazlık Evi, tek arsa içinde yedi adet bağımsız üniteden oluşuyor. Mimaride tek tipleşmeye karşı, yer ile olan nitelikli ilişkisi doğrultusunda Gürel Yazlık Evi, aidiyet kavramının öne çıktığı önemli tasarımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Projenin amacı ise tek bir arsa içinde, birbirlerinden ayrı mekanlar şeklinde, küçük birimlerden oluşan bir küme oluşturarak, günlük aktivite ve işlevlerin ayrılmasının yanı sıra mahremiyetin korunmasını sağlamak olarak belirleniyor. Bu mekanlar arasında ise kullanıcıların bir arada vakit geçirebileceği ortak alanlar kurgulanıyor.

İstanbul'da ikamet eden
Gürel
ailesi
, Çanakkale ilinin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyü yolu
üzerinde
bir arsa satın almalarıyla 1968
yılında istedikleri tatil evini
yapmaya karar veriyor. Gürel ailesi, bu proje ile aile
üyelerini ve arkadaşlarını
bir araya getirmeyi ve kullanıcıların özel yaşamalarına izin verecek, sakin bir mekân
oluşturmayı amaçlıyor
. Proje başlamadan önce Sedat Gürel
ve eşi Güzin Gürel
bölgeye yaptıkları sık ziyaretlerde
ve Çanakkale'de geçirdikleri çeşitli tatillerde geleneksel
yapı elemanlarını, tipolojiyi, coğrafi ve iklimsel faktörleri
inceleme fırsatı buluyorlar.
Bağımsız yedi üniteden
meydana gelen Gürel Yazlık Evi
, Türkiye'nin batı
kıyısında, Alexandria-Troas
yakınlarında, Dalyan Köyü yolu
üzerinde, Bozcaada’ya bakan tipik bir Ege
kıyısında
yer alıyor. Gürel Yazlık Evi, arkeolojik
yerleşimlerin MÖ 4. yüzyıla
kadar uzandığı, tarihsel olarak
zengin bir bölgede
bulunuyor. Sahile dik eğimli
proje alanında, çok sayıda çam,
zeytin ve meşe
ağaçları bulunuyor. Yapım türü yığma
kagir
olan ünitelerin inşası, 1971 yılında
tamamlanıyor. Proje tamamlandıktan 18
yıl sonra
, 1989 yılında ise Ağa
Han Mimarlık Ödülü’ne
layık görülüyor.
Mimar Sedat Gürel
, Dalyan Köyü’nün yerel dokusuna
ve mimari formlarına
sadık kalarak, projeyi köyün ve bölgenin
devamı
olacak şekilde tasarlamaya başlıyor. Mimarın temel
kaygısı
, peyzaja
ve doğal çevreye saygı duymak
ve yapıları çevreyle uyum
sağlayacak şekilde yerleştirerek, geleneksel
bir köyün
daha küçük
ölçekte
yeniden kurgulanmasını amaçlamak oluyor. Proje, arsaya dağılmış ve yüksek düz bir duvarla çevrelenmiş,
yedi
üniteden oluşan bir yapılar
kümesi
olarak planlanıyor. Üniteler birbirine çakıl
taşı patikalar
ile bağlanıyor. Projede iki yaşam birimi, dört uyku
birimi
ve bir ortak hizmet birimi
(garaj ve bakım) bulunuyor. Yaşam
ünitelerinde beş
kişiye kadar
misafir ağırlanabilecek alan ve mutfak
bulunurken, tüm uyku
ünitelerinde bir banyo
bulunuyor. Projenin toplam arsa alanı
l000 m²
, yedi ünite için toplam inşaat alanı
ise 125,5 m²
olarak karşımıza çıkıyor.
Günün farklı zamanlarında değişen
güneş
ve rüzgâr
etkisinden dolayı, komplekste iki adet avlu
bulunuyor. Böylece Gürel, dış mekanları iklimsel
veriler
doğrultusunda rüzgâr
ve güneş ışığına
göre konumlandırarak kullanışlı
alanlar tasarlıyor. Projedeki diğer açık alan mekânı
ise denize bakan teraslar
oluyor.

Tuğla işçiliği
ile geleneksel basit bir inşaat
sistemi
kullanılan Gürel Yazlık Evi’nde, yerel marangoz atölyesinde
üretilen ahşap işleri hariç
, ana yapı parçaları yerinde imal
ediliyor.
Bölgenin mimari
formlarıyla
uyumlu, beyaz
kireç badanalı, kaba sıvalı
taşıyıcı duvarların inşa edilmesi, ahşap,
taş
gibi yerel
malzemelerin
ve kilden
yapılmış çatı kiremitlerinin
kullanılmış olması, bölgenin geleneksel
mimari mirasının
takip edildiğini gösteriyor.
Kuzey Ege mimarisine
ve insan ölçeğine
uygun tek katlı
yapıların, Türk kültürü
ile örtüşen mahremiyet
olgusunun öne çıktığı, iklimsel
verilerin
değerlendirildiği, yalın
ve basit
tasarımında, kübik
form
, beyaz
kireç badanalı kaba sıva
ve tek yönde eğimli olan sundurma çatı
tercihi, Sedat Gürel Yazlık Evleri’ni mimaride
tek tipleşmeden uzak
tutarak, tasarlanmış olduğu yere ait
kılıyor. Sedat Gürel’in, projenin tasarımında, yerel
malzemeyi ve
yerel
işçiliği
tercih etmesi ve Kuzey Ege’nin mimari karakteristik
özelliklerini projeye yansıtması sonucunda, bulunduğu bağlam
ve lokal mimari
karaktere uygun, yapılar
topluluğu
oluşmuş oluyor. Projede doğal
malzemeye
başvurulmasının yanı sıra, arsada bulunan ağaç, kaya
gibi doğal elemanların orijinal konumlarının değiştirilmemesi,
projenin doğa ile bütünleşmiş
tasarımını destekliyor.
Gürel Evleri’nde
yerel
işçilik ve malzeme kullanılması, iklimsel verilere
göre tasarımın yönlendirilmesi, ağaç, kaya gibi doğal elemanların orijinal konumlarının korunması
ve evlerin inşasında uzaktan
malzeme getirme
ihtiyacının söz konusu olmaması sürdürebilir
mimarlığı
da gündeme getiriyor.
Yapılardaki
ahşap
pencereler,
ahşap kepenklerle
korunuyor. Projedeki hem iç
hem de dış
mekân mobilyalarının
yerel malzemelerden
yapılmış olması ve yapının ayrılmaz
bir parçasını oluşturuyor olmaları, mimari
tasarımın niteliğini
gösteriyor. Doğa ile iç içe,
gösterişten uzak
tasarlanmış olan ünitelerin içinde ve dışında kullanılan mobilyaların, mutfak dolaplarının,
oturma birimlerinin,
çoğunlukla yapının konstrüksiyonu ile
birleşik
olarak tasarlanmış olması da tasarıma ayrı bir bütünlük
katıyor. Tasarımda görülen mimari ve biçimsel sadelik,
özgünlük, ekolojiye ve yerel
geleneklere
saygı, bir bakıma Sedat Gürel’in tasarım anlayışını
da yansıtıyor.
Bahçenin
özgün bitki örtüsüyle bırakılmış olması ve çeşitli birimleri birbirine bağlayan patikaların çakıllarla
ve taşlarla
döşenmiş olması, tasarımın ekolojik
ve çevreye saygı
duyan anlayışta olmasına örnek teşkil ediyor. Bu projede Sedat Gürel, yerel
ev inşaat türlerini
yorumluyor ve geleneksel formlar, detaylar ve
malzemeler
kullanıyor. Peyzaj,
deniz ve doğal elemanlar
, mimari kompozisyonda temel unsurlar
olarak kabul ediliyor.
Sade, mütevazı, küçük, ekonomik
ve aynı zamanda doğa ve çevre
ile bütünleşmiş bir yapı örneği olan Gürel
Yazlık Evi
, doğal çevreyle uyumlu tasarımıyla kendisini adeta bağlama
teslim etmiş
bir proje olarak karşımıza çıkıyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.