İzmir Osmanlı Bankası Şubesi: Mongeri’nin tasarımı ve tarihi yolculuğu

İrem Nur Kaya
13:00, 14/12/2023, PerşembeG: Güncelleme: 19:15, 16/01/2026, Cuma
İzmir Osmanlı Bankası Şubesi: Mongeri’nin tasarımı ve tarihi yolculuğu
İzmir Osmanlı Bankası, Kaynak: Salt Araştırma arşivi.

Tarih boyunca bir liman kenti olarak aktif ticaret yapılan İzmir’de bankacılık faaliyetleri hızla gündemde yer ediniyor. İngiliz, Fransız ve Osmanlı ortaklığıyla kurulan Osmanlı Bankası da 1856’da İstanbul’un ardından İzmir’de de şube açıyor. Bankanın Büyük İzmir Yangını’na kadar kullandığı kiralık yapının hasar görmesinin ardından yeni bir yapı inşa edilmesine karar veriliyor. Bu karar Cumhuriyet Dönemi’nin imza yapılarından biri olan ve Guilio Mongeri tarafından tasarlanan banka şubesini İzmir’e kazandırıyor. Sekizgen köşe kulesiyle öne çıkan yapı, günümüzde de dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor.

Bankacılık faaliyetlerinin başlangıcı insanların
değerli eşyalarını tapınak gibi güvendikleri mekanlarda saklamaları
kadar eski bir zamana tarihlendiriliyor. Bu yüzlerce yıllık zaman dilimleri içinde
paranın icadı, faizin ortaya çıkması, Sanayi Devrimi
gibi olaylar silsilesi içinde ticari faaliyetler giderek artıyor ve
modern kentlerin kurulmasıyla birlikte parayla ilgili işlemlerin yapılacağı resmî kurumlar olan bankalar kurulmaya başlıyor.
Avrupa merkezli olarak ortaya çıkan bankaların, Osmanlı Devleti’nin
geniş toprakları ve sahip olduğu ticaret yolları
göz önünde bulundurulduğunda Osmanlı’nın gündemine girmesi kaçınılmaz oluyor.
19. yüzyılda Osmanlı’nın savaşlarda yaşadığı kayıplar
bütçe açıklarını artırırken
kapitülasyonlar ve askeri harcamalar
devleti mali anlamda zorlu bir döneme sokuyor.
Kırım Savaşı sırasında ihtiyaçların artışıyla
ilk dış borçlanma İngiltere’ye karşı gerçekleşiyor
ama
savaşın kazanılması kısa süreli de olsa bir ferahlamaya neden oluyor
ve tüccarların gözünde
Osmanlı’nın iyileşmesi umudu doğuyor.
Limanları sayesinde cazip bir pazar olan Osmanlı’da
para ticaretini kapan hanlarında, kervansaraylarda, çarşılarda yapan sarrafların yerini hızlı bir şekilde yabancı sermayeli bankalar alıyor.
Olayların birbirini hızlı bir şekilde takip ettiği bu dönemde
Islahat Fermanı’nın etkisi ile
kurulan ilk bankalardan biri de
Osmanlı Bankası
oluyor.
Stephen Sleigh ve Peter Pasquali
isimli iki İngiliz girişimcinin 1856’da Londra merkezli kurduğu banka,
Sultan Abdülaziz’in onayıyla resmileştiriliyor
ve 1863’te Fransızlar’ın sermayesinin de katılmasıyla
Bank-ı Osmanî-i Şahane
adıyla anılan üç ortaklı bir bankaya dönüşüyor.
Devlete maddi olarak destek veren, banknot ihracatı yapan ve hazine işlemlerinde aktif rol alan
banka, liman kentlerinde hızlı bir şubeleşmeye gidiyor. Bu şubelerden biri de
tarih boyunca önemli bir liman kenti olan İzmir’de açılıyor.
Önce şubenin piyasada yer edindiğinden emin olmak isteyen ve bunun ardından binaya yatırım yapmaya karar veren banka yönetimi, İzmir’de de bu politikasını devam ettiriyor. Kiralık bir binada hayata geçirilen İzmir şubesi,
1922’de gerçekleşen Büyük İzmir Yangını’na kadar kullanılıyor.
Yangında bina hasar gördüğü için
banka yönetimi yeni bir yer arayışına giriyor
ve şubenin ihtiyaçlarına göre bir yapı tasarlanması için o dönemde özellikle banka yapıları konusunda uzmanlaşan
Mimar Giulio Mongeri ile anlaşıyor.
İzmir Osmanlı Bankası Şubesi, Konak ilçesinde,
İzmir limanına yakın ve denize paralel bir konumda, Fevzi Paşa Bulvarı ve Cumhuriyet Bulvarı’nın kesişiminde yer alan bir köşe parselde inşa ediliyor.
Mongeri’nin Ankara şubesi ile eş zamanlı olarak çalıştığı projenin müteahhitliğini
Philipp Holzmann
üstleniyor. Yazışmalardan anlaşıldığı üzere mimarın yapı için hazırladığı planlar,
31 Mart 1926’da Paris’teki yönetime onay için gönderiliyor.
Londra, Paris ve İstanbul üçgeninde üç ortaklı bir banka olması bu tarz durumlarda karar alma süreçlerini biraz uzatsa da bölgeyi daha iyi tanıdığı için İstanbul’daki müdürlüğe tanınan özgürlük alanı bu süreci hızlandırıyor.
Osmanlı Bankası’nın
Paris merkezinden sorumlu Naville&Chauquet,
gönderilen planlarda özellikle
cephe süslemelerinin sadeleştirilmesi gerektiğini ve bina içindeki avlunun iyi bir şekilde aydınlatılmadığını belirtiyor.
Genel Müdür
Pierre de Pougnadoresse
ise tasarımın yerelde dönemin banka mimarisine uyumlu olduğunu vurguluyor ve plan düzlemindeki düzenlemeler için mimar ile görüşeceğini söylüyor. Sürecin uzamaması adına projeler onaylanıyor. Böylece Paris tarafının tam olarak istediği proje elde edilemese de diğer yapılarla benzer bir dilde,
Ulusal Mimari Dönemi’nin öne çıkan yapılarından biri olan İzmir Osmanlı Bankası şubesi hayata geçiriliyor.
Süreçte değişen planlarla birlikte yapı banka tarafından
11 Şubat 1928’de
kullanılmaya başlıyor.
Betonarme sistemle inşa edilen
İzmir Osmanlı Bankası; 2596,56 metrekarelik kullanım alanı ile
bodrum, zemin, birinci ve ikinci kat olmak üzere toplam 4 kattan oluşuyor.
Köşe parselde konumlanan yapının bodrum katında
kasa dairesi, mutfak, ıslak hacimler, kömürlük ve arşiv odası
yer alıyor. Zemin ve 1. kat
çalışma mekânı
olarak işlevlendirilirken terasın bulunduğu 2. kat
lojman
olarak kullanılıyor.
Yapının girişi Fevzi Paşa Bulvarı üzerine yerleştiriliyor.
Sivri kemerli giriş kapısının üzerinde girişi tanımlayan bir saçak yer alıyor.
Kapıdan giren bir kullanıcı, dört basamak çıkarak zemin katın ana mekânı olan
müşteri holüne ulaşıyor.
Yapının içindeki ikonik dokunuşlardan biri olarak bu holde
ikinci katın döşemesine kadar ulaşan bir galeri boşluğu
bırakılıyor. Galeri boşluğunun üzerinde ise
vitray süslemeleri yer alan cam tavan uygulaması
yapılıyor. Bu sayede
hol aydınlatıldığı gibi içeride ışık oyunlarının olduğu bir mekân elde ediliyor.
Müşteri holünde U şeklinde yerleştirilen ahşap gişeler bulunuyor. Bu katta
Selçuklu ve Osmanlı mimarisini vurgulayan bezemeler ile dikkat çeken bir alan kurgulanıyor.
Bu kattaki sütunlar Bursa tipi kemer ile birleştirilirken galeri boşluğunun üst katında bu bitişler sivri kemerler ile yapılıyor. Galeri boşluğunun önündeki korkuluklarda
Selçuklu desenleri
bulunuyor. Sütun alınlıkları da
çeşitli bitki motifleri ve mukarnas
ile süsleniyor.
Hem yerli hem yabancı mimarların,
Selçuklu ve Osmanlı Dönemi mimarisini inceleyerek yeni bir tarz üretmeye çalıştıkları dönemde inşa edilen yapı,
bu arayışların bir parçası olduğunu özellikle cephe tasarımıyla ortaya koyuyor. Yapıda yer alan
sekizgen köşe kulesi,
dönemin ikonik özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Çatı kotundan daha yüksek tutulan bu
kulenin iki yanında bulunan bacalar, kulenin simetrik görüntüsünü vurguluyor.
Bu kulede bulunan teras alanı başlangıçta açık alan olsa da zamanla kapatılarak mekânın içine dahil ediliyor. Yine de açık alan olarak kurgulanması yapıyı benzerlerinden ayırıyor.
Yapının cephesinde her katta farklı bir
pencere ve kemer formu bulunuyor:
Zemin katta
basık kemer
ve tam kemerin içine yerleşen bir pencere, birinci katta
sivri kemer
ve pencere, ikinci katta ise
Bursa tipi kemer.
Parapetlerde kullanılan Selçuklu motifleri ve
yapının geniş saçaklarının tüm yapıyı gölgelemesi
yine
döneminin üslubunu yansıtan nitelikler taşıyor.
Cephenin eklektik olması çeşitli eleştirilere neden olsa da bir arayış dönemini temsil etmesi nedeniyle İzmir Osmanlı Bankası, öne çıkan yapılardan biri olarak anılıyor.
Bugün 95 yaşında olan yapı, Osmanlı Bankası’nın elindeyken
1987 yılında
, bankanın devir işlemleri yapıldıktan sonra
Garanti Bankası’nın kullanımına geçtiğinde ise 2010 yılında
tadilattan geçiyor. 2010’daki restorasyon sırasında cephedeki
muhdes ekler kaldırılıyor
ve
cepheye taş görünümü veren sıvalar tamir ediliyor.
Ayrıca giriş kapısının üzerindeki sivri kemer açıklığı kapatılarak kapının uzunluğu düşürülüyor. İç mekânda da dönemin gerekliliklerine göre müdahaleler yapılması gerekiyor. Bu kapsamda havalandırma kanalları ve spot aydınlatmalar için tavanda
asma tavan uygulaması yapılıyor,
ahşap pencere doğramaları pvc ile değiştiriliyor, gişe bankolarındaki U plan terk edilerek 3 tarafı kapalı bir alan kurgulanıyor. Elektronik gişe, numara tabelaları, kilitler gibi teknolojik cihazlar alana konumlandırıldıktan sonra ortaya çıkan
kablo görüntüsünü gizlemek için yükseltilmiş döşeme uygulaması yapılıyor.
Ana binadaki düzenlemelerin yanı sıra, ek binanın cephesi düzenleniyor ve uygun bir yere ATM yerleştirilerek bankacılık faaliyetlerinin tamamı zemin kata alınıyor. Belli başlı bazı değişiklikler olsa da yapı günümüzde
Garanti Bankası tarafından kullanılmaya devam ediyor.

Yer
1928

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026