Marakeş’te Yves Saint Laurent Müzesi moda mirasını mimariyle buluşturuyor
10:00, 08/05/2025, PerşembeG: Güncelleme: 23:18, 15/12/2025, Pazartesi

Marakeş Yves Saint Laurent Müzesi. Fotoğraf: © Dan Glasser (URL-1)
Marakeş’teki Yves Saint Laurent Müzesi, 2017 yılında, önceki yazımızda ele aldığımız Jardin Majorelle’in hemen yanında, 4.000 m²’lik bir alanda ziyaretçilere kapılarını açıyor. Fransız mimarlık ofisi Studio KO tarafından Karl Fournier ve Olivier Marty’nin liderliğinde tasarlanan bu yapı, Yves Saint Laurent’in mirasını korumayı ve sergilemeyi amaçlayan Fondation Pierre Bergé – Yves Saint Laurent tarafından destekleniyor. Müze, Yves Saint Laurent’in eserlerine adanmış 400 m²’lik kalıcı sergi alanı, geçici sergiler için bir galeri, bir araştırma kütüphanesi, bir oditoryum, bir kitapçı ve teraslı bir kafe barındırıyor.
2017
yılında kapılarını ziyaretçilerine açan, bugünkü inceleme yazımıza konu olan Marakeş'te konumlanan Yves Saint Laurent Müzesi, 3.857 m²'lik
bir alanı kaplıyor. Studio KO’nun
baş mimarları Karl Fournier
ve Olivier Marty
tarafından tasarlanan müze, mimari tasarımı
ile dikkat çekiyor. Marakeş Yves Saint Laurent Müzesi’nin
akustiği Theatre Projects
tarafından tasarlanırken, aydınlatma sistemleri I.C.O.N
tarafından uygulanıyor. Tekstil koruma konusunda X-Art
ile iş birliği yapılırken, sergi
ve mağaza tasarımı Christophe Martin
tarafından gerçekleştiriliyor. Jean-Michel Rousseau
ve Claire Patteet'in
katkılarıyla, Jardin Majorelle SCA
tarafından projelendirilen bu yapı, Yves Saint Laurent’in mirasını
yaşatıyor.
Ünlü Fransız moda tasarımcısının eserlerini i
çeren Musée Yves Saint Laurent Marrakech (mYSLm), 2017
sonbaharında kapılarını ziyaretçilerine açıyor. 5.000 giysi, 15.000 haute couture (özel tasarım) aksesuarı
ve on binlerce eskiz
ile çeşitli objeden oluşan Fondation Pierre Bergé – Yves Saint Laurent’in
etkileyici koleksiyonundan önemli bir seçkiyi barındırıyor.
Müze yapısı, mimarlar Olivier Marty
ve Karl Fournier tarafından kurulan Fransız mimarlık firması Studio KO
tarafından tasarlanıyor. Karl Fournier
ve Olivier Marty, 2000
yılında Studio KO'yu
kurarak projelerinde mimari, iç mekân
ve mobilya tasarımına bütüncül
bir yaklaşım getiriyor. Paris
ve Marakeş'te
faaliyet gösteren stüdyo, projelerinde doğaya
ve yerel kültürlere saygı duyan
, yerin ruhunu ön plana çıkaran
bir anlayış benimsiyor. Sade
denebilecek dış cepheler
ile sıcak
ve duyusal iç mekanlar
arasında bir denge
kurarak zıtlıkları
harmanlıyor. Doğal malzemeler
ve yerel zanaatkarlığı ön planda
tutarak, çağdaş
ve bağlama uygun mimari çözümler
üretiyorlar.Önceki yazımıza konu olan
Jardin Majorelle'in
yanında, Rue Yves Saint Laurent
üzerinde konumlanan bugünkü yazımıza konu olan müze yapısı, 4.000 m²'den
fazla
bir alanı kaplıyor ve yalnızca bir müze olmanın ötesine geçerek, Christophe Martin
tarafından tasarlanan özgün bir senografi
ile Yves Saint Laurent'in çalışmalarını sergileyen 400 m²'lik kalıcı sergi
alanı; 150 m²'lik geçici sergi alanı; bir oditoryum; bir kitap dükkanı; teraslı bir kafe-restoran
ve 5.000 kitabı barındıran bir araştırma kütüphanesi
gibi çeşitli kültürel
ve sosyal alanları
bir araya getiriyor. Kütüphanenin koleksiyonu, Arap
ve Endülüs tarihi, coğrafyası, edebiyatı
ve şiiri üzerine kitapların
yanı sıra botanik, Berberi kültürü, Yves Saint Laurent’in eserleri
ve moda dünyasına
dair çok sayıda cilt içeriyor.

Müzenin kitap dükkânı, 1966
yılında mimar Isabelle Hebey
tarafından tasarlanan Saint Laurent Rive Gauche
hazır giyim butiğinden ilham alıyor. Kitapçıda, koyu kırmızı duvarlar,
yüzeyi özel bir işlemle pürüzlü ve mat hale getirilmiş fırçalanmış alüminyum raflar, Olivier Mourgue'nin
tasarladığı mor mobilyalar
ve Isamu Noguchi'nin Japon kağıdından yapılmış yuvarlak lambaları
gibi dikkat çekici detaylar yer alıyor. Ziyaretçiler, Yves Saint Laurent, moda
ve Fas üzerine kitapların
yanı sıra, LOVE serisi kartpostallar
ve "Loulou de la Falaise" mücevher reprodüksiyonlarıyla
karşılaşabiliyorlar. Müzenin kafesi olan Le Studio,
adını Yves Saint Laurent'in Paris'teki 5 Avenue Marceau'daki
çalışma alanından alıyor ve tasarımcının huzur bulup çalıştığı sakin ve samimi ortamı yansıtıyor. Kafede kullanılan malzemeler, Saint Laurent’in sade
ve dingin çalışma atmosferini
yansıtıyor. Açık renk ahşap, alçıdan yapılmış hafif aydınlatma elemanları
ve girişteki beyaz mermer
hem sade
hem de çağdaş
bir his uyandırıyor.


Ulrich Gassmann'ın, Yves Saint Laurent'in Paris'teki
stüdyosunu betimleyen büyük panoramik çizimi, kafeye ismini
veren mekânı hatırlatıyor. Sakinlik, safran rengindeki hasır mobilyalarla
vurgulanıyor ve bu sıcak renk mekâna canlılık
katıyor. Japon esintili perdeler
ise stil
ve kültürlerin uyumunu
sağlıyor. Le Studio,
sadece bir kafe olmanın ötesinde, müzeden
sonra yaşanan duygusal etkiyi sindirebileceğiniz
bir mola yeri
sunuyor ve 75 kişiye
kadar misafir ağırlayabiliyor. Müzenin peyzaj tasarımı, Fondation Jardin Majorelle
tarafından uzun süredir savunulan iki önemli ilkeyi göz önünde bulundurarak minimalist
bir yaklaşımla şekillendiriliyor: su tasarrufunu teşvik etmek
ve ekolojik açıdan uyumlu bitki türlerinin ekimini
sağlamak. Müzenin peyzaj alanları, Fas'ta yetiştirilen geniş bitki çeşitliliğini
yansıtıyor. Marakeş
bölgesindeki bitki fidanlıklarından
temin edilen bitkiler, Fas’a özgü türlerin
yanı sıra yüzyıllar önce bölgeye getirilmiş
ve bu çöl şehrinin iklimine iyi uyum sağlamış türleri
de içeriyor. Müzenin girişine ulaşıldığında, kare şeklindeki mavi
ve yeşil sırlı fayanslarla kaplanmış avluya
doğru dökülen Pembe Trompet Asması (Podranea ricasoliana), Marakeş’in sıcak iklimiyle tezat oluşturan
serin
ve ferahlatıcı
bir atmosfer oluşturuyor.
Le Studio Café’nin
önündeki dikdörtgen biçimli
büyük bir yansıtma havuzu, zellige
adı verilen Fas seramikleriyle
çevrelenmiş olup, ziyaretçilere dinlendirici
ve huzurlu bir ortam
sunuyor. Bu havuz, dev yapraklı Papirüs, Dev Strelitzia, Monstera
ve Filodendron
gibi bitkilerle çevrelenerek, Henri Rousseau
tablolarını andıran bir orman atmosferi
oluşturuyor. Meksika kökenli
olup yüzyıllar önce Fas’a
getirilen ve ülkede yaygın şekilde
yetişen Dikenli İncirler (Opuntia spp),
müzenin çıkışında geniş bir alana ekilmiş durumda; bu alanda ziyaretçiler, bu bitkilerin benzersiz şekil, renk ve form çeşitliliğini gözlemleyebiliyor. Toplam 180 m²'lik peyzaj alanı, Madison Cox
tarafından tasarlanıyor.

Studio KO, Yves Saint Laurent’nin
Paris'teki
arşivlerini araştırırken, eğriler
ile düz çizgiler arasındaki zıtlık
ve akışkan
ile keskin kesimlerin birbiri ardına gelmesi
dikkatini çekiyor. Marakeş Yves Saint Laurent Müzesi’ne dışarıdan bakıldığında, yapı, kumaş ipliklerini
andıran bir desen oluşturan tuğlalarla
kaplanmış kübik
denebilecek formlardan oluşuyor. İç mekân
ise belirgin şekilde farklı; Türkçede 'özel dikim'
ya da 'yüksek moda'
olarak ifade edilebilecek lüks bir couture ceketin astarı gibi: aydınlık, kadifemsi
ve pürüzsüz.











*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.