Nişantaşı’nın yitirilen simgelerinden biri: Maçka Oteli

İrem Nur Kaya
13:00, 27/12/2023, Çarşamba
Nişantaşı’nın yitirilen simgelerinden biri: Maçka Oteli
Maçka Oteli, Kaynak: Arkitekt dergisi.

Emekli Sandığı’nın bir iştiraki olan Emek İnşaat ve İşletmeleri 1950’lı yıllarda turistlere yönelik lüks konaklama mekanları açılması sürecinde önemli rol oynuyor. Şirketin İstanbul’da inşa ettirdiği üçüncü otel olan Maçka Oteli, 1966 yılında açılan bir yarışma sonucunda tasarlanıyor. Yılmaz Sanlı’nın tasarladığı yapı, sade ama modern görüntüsüyle uzun yıllar Nişantaşı’nın simge yapılarından biri oluyor.

Cumhuriyet’in ilanının ardından ülkenin yönetim sisteminin değişmesiyle birlikte daha modern bir toplumun inşa edilmesi amacıyla
ayrı kollarda paralel olarak faaliyetler yürütülüyor.
Ekonomik, sosyal, toplumsal ve siyasi iklimin değiştiği bu yıllarda
mimari bu değişimlerin en görünür kılındığı alanlardan biri oluyor.
Öncelikle milliyetçi bir tutumla Selçuklu ve Osmanlı mimarisi incelenerek tasarımlar yapılsa da
1930’lu yıllara gelindiğinde bu anlayış yerini daha modernist bir tutuma bırakıyor.
Bu dönemlerde Avrupalı çağdaş yapıların incelenmesinin ardından
yeni yapı türleri Türkiye’de varlık göstermeye başlıyor,
var olan yapılardaysa dönemin ihtiyaçlarına uygun düzenlemeler yapılıyor.
Konaklama yapıları
da bu düzenlemeler kapsamında tasarım ve yönetim biçimi olarak değişime uğrayan türlerden biri oluyor.
Dünya çapında turizm sektörünün giderek önem kazanması,
şehir turizminin gelişip değişmesini ve konaklama yapılarının bu değişiklikler doğrultusunda çeşitlenmesini sağlıyor.
Dünya Turizm Örgütü’nün "yönetim, üretim, ticaret ve hizmetler gibi tarım dışı ekonomi ve gelişmiş ulaşım özelliklerine sahip şehirsel alanlarda gerçekleştirilen turizm faaliyetidir”şeklinde tanımladığı şehir turizmi, Türkiye’nin en gözde şehirlerinden
olan İstanbul, Ankara ve İzmir
gibi şehirlerde kendini gösteriyor. 1950’li yıllarla birlikte de bu şehirleri -özellikle de İstanbul’u-
ticaret veya seyahat amacıyla ziyarete gelen turistlerin
konaklayabileceği lüks işletme ihtiyacı ortaya çıkıyor. Tam böyle bir dönemde dışişleri sorumlusu
Fatin Rüştü Zorlu
’nun dünya çapında ünlü otel zinciri sahibi
Conrad Hilton
ile tanışması,
İstanbul’a Hilton’un yatırım yapma sürecini başlatıyor.
Dönemin hükümeti, 26.11.1950 tarihli kararname ile birinci sınıf otelin yapılmasına karar veriyor. Ancak bu nitelikte bir otelin yapılmasını destekleyecek bir özel sektör kuruluşu olmadığı gibi işletmesi konusunda da organizasyonu sağlayacak bir kamu kuruluşu bulunmuyor. Bu nedenle bu otelin inşası başlangıçta Maliye Bakanlığı’nın sorumluluğunda gerçekleşirken
Adnan Menderes’in talimatıyla süreç yönetimini Emekli Sandığı devralıyor.
Hilton Oteli’nin başarıya ulaşması
, otel yatırımlarının hız kazanmasını sağlarken
yeni otellerin süreçlerini yönetmek için Emekli Sandığı’na bağlı farklı bir şirket kurulmasına karar veriliyor. Bu şirket, o dönemde Türkiye’de otel inşa süreçlerini yönetecek nitelikte bir şirket olmadığı için
Belçika merkezli Dyckerhoff und Windmann ortaklığıyla
Emek İnşaat ismiyle hayata geçiriliyor. Kuruluşundan 4 yıl sonra Dyckerhoff und Windmann
%49 payını Kızılay Derneği Başkanlığı’na devrediyor
ve şirket
Emek İnşaat ve İşletme ismini alıyor.
Emek İnşaat ve İşletme’nin kurulmasına giden süreci
Emekli Sandığı Genel Müdürü Nuri Kınık
şu şekilde anlatıyor: “Hilton Oteli inşaatı sırasında alınan sonuçlar, gayrimenkulle uğraşan bir şirketin kurulmasını da zorunlu kılıyordu. Bu düşünce ile zamanın idarecilerine şu teklifi yapmıştık: İmkânlarımız çoğalıyor, bu imkânları realize etmek için ayrı bir şirket kurmak, memleketin çeşitli yerlerinde gerekli inşaat işlerini sonuçlandırmak ve bu şekilde Emekli Sandığı’nın paralarını kıymetlendirmek. Bu, çok gerekliydi. Çünkü Maliye Vekâletinden Milli Emlak arsalarının satın alınması, büyük münakaşalardan, çekişmelerden sonra kabul edilmişti. Nitekim bugünkü Maçka Oteli, emekliler için yapılmış dinlenme evleri ve işhanları aldığımız bu arsalar üzerine kurulmuştur. Yani bu, Emekli Sandığı’nın İştirakler Müdürlüğü’nün yapabileceği bir iş değildi. Ancak müstakil ve kendi başına çalışan, ama manen Emekli Sandığı’na bağlı bir şirketin mevcudiyeti ile olabilecekti. Bu hususları idarecilerimize ve Hükûmete arz ettikten sonra istediğimiz mutabakat hâsıl oldu.”*
Türkiye otelciliği için önemli bir gelişme olan Emek İnşaat ve İşletme, Emek Otelleri olarak adlandırılan 6 otel yatırımını yapıyor: İzmir’de
Büyük Efes Oteli
(1963), İstanbul’da
Büyük Tarabya Oteli
(1966), Ankara’da
Büyük Ankara Oteli
(1966) ile
Stad Oteli
(1969), Bursa’da
Çelik Palas Oteli
(Sandığa geçişi 1963) ve
Maçka Oteli
(1972). Emek İnşaat ve İşletme, bu otellerin yanı sıra Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde
turizm tesisleri inşaatında da önemli rol oynuyor.
Şirketin İstanbul’da inşa ettiği üçüncü otel olan Maçka Oteli,
uzun yıllar boyunca Nişantaşı’nın simge yapılarından biri olarak öne çıkıyor.
1966 yılında Emekli Sandığı, Nişantaşı’nda o dönemki adlarıyla
Emlâk ve Eytam Caddeleri'nin kesiştiği kavşakta
-bugün Abdi İpekçi Caddeleri ve Mim Kemal Öke- inşa edilecek otel için bir yarışma açıyor.
Yüksel Okan, Zafer Koçak, Yılmaz Ergüvenç, Afife Emiroğlu, Selçuk Batur, Neşet & Şaziment Arolat, Metin Hepgüler, Fatin Uran, Yüksel Erdemir, Baran Çağa
gibi isimlerin katıldığı
yarışmada birinciliği Yılmaz Sanlı alıyor.
Avan projenin ardından uygulama projesi hazırlanıyor ve
yapı 1972 yılında işletmeye açılıyor.
Yılmaz Sanlı’nın kızı
Mimar Suzan Sanlı Esin,
yarışma sürecine dair anısını
Arkitera’da
yazdığı bir yazıda şöyle anlatıyor: “…Bu sıralarda annem bana hamiledir ve 1966 yılı başlarında babam Almanya’ya bir iş seyahatine gider. Gitmeden önce ise Emekli Sandığı Maçka Oteli mimari proje yarışması açılır ve büro olarak katılma kararı alınır. İşte hikâyenin buradan sonrası benim için bir mimari peri masalına dönüşür… Babam benim doğumum nedeniyle Almanya’dan geri döner. Onun yokluğunda çizilen yarışma projesi içine sinmez. 1 hafta içinde yeni bir teklif hazırlar, tüm çizimleri evde kendi yapar. Benim yeni doğduğum halde hiç ağlamadığımı, yan odada ona sağladığım huzurla bu projeyi çizdiğini söyler. Sonra da ekler. ‘Bu yarışma ödülü senin bana hediyen.’ Ben henüz mimarlıkla ilgim olmadığı günlerden beri dinlediğim bu hikâye ile ünlü bir mimar olan babamın tasarladığı Maçka Oteli’nin benim doğumumu temsil eden bir eser olduğuna inanırım.”**
Mimarın hayatı için de önemli yapılardan biri olan Maçka Oteli,
2339 metrekarelik bir alan
üzerine inşa ediliyor. Avan proje ve uygulama projesi
Yılmaz Sanlı
tarafından hazırlanırken dekorasyonda
Güner Acar
ve
Yıldırım Sağlıkova
, statik projede
Yıldırım Altav
, tesisat projesinde
İlhami Nural
, elektrik projesinde
Bülent Cedetaş
imzası bulunuyor.
Maçka Oteli; üç katlı
bodrum
, hizmet birimlerinin bulunduğu
giriş ve galeri katı
ile beşi
yatak katı
olmak üzere
toplam on kattan oluşuyor.
Otelin
ana girişi Eytam Caddesi’nde yer alırken,
Emlak Caddesi üzerinde servis girişi konumlandırılıyor. Otele giriş yapan kullanıcıları bir resepsiyon karşılıyor. Bu katta dükkanların ve idari birimlerin yanı sıra
snack-bar
ve
berber
yer alıyor. Mimarlık dergisinde yarışma sonucunun açıklandığı yazıda belirtildiğine göre dükkanlar avan projede yapının dışında olacak şekilde planlanıyor, ancak Arkitekt dergisindeki planlara bakıldığında dükkanların içeri alındığı görülüyor. Böylece jürinin yorumları doğrultusunda projede değişiklik yapıldığı anlaşılıyor.
Yapıda çalışanlar ve servis için
ayrı bir giriş
kurgulanıyor. Jürinin “Personel ve memur yemek ve istirahat yerlerinin ışıklı yerlere ve mümkünse mutfak katına veya mutfakla irtibatlarının rahatça kurulabileceği bir yere alınmaları lâzımdır.”*** diyerek bodrum kat planlarında da düzenleme istediği ve uygulama aşamasında projenin düzenlendiği görülüyor. Otelin birinci bodrum katında pavyon bulunuyor ve bu alanın girişi Emlak Caddesi üzerinden veriliyor.
Otelin asma katı restoran ve kafe olarak işlevlendiriliyor. İki caddenin kesiştiği kavşak noktasına yemek salonu konumlandırılırken bu katta
Maçka Demokrasi Parkı manzarasını izleyen kahvaltı ve yemek alanları bulunuyor.
Geniş bir mutfak ile çalışanların yemekhanesi arka cepheye yerleştirilirken bu katta bir de özel toplantı salonu yer alıyor. Giriş ve asma kat ile yatak katlarının kütlesi arasındaki fark,
yapının algılanış biçiminde çeşitlilik açısından önemli bir rol oynuyor
. Yapının yatak katlarında iki yataklı toplam 184 oda yer alıyor. Bu odalar
stüdyo tipi
olarak hazırlanıyor ve bu şekilde apartman dairesi olarak kullanılma ihtimali bırakılıyor.
Maçka Oteli, mimarın 60’lı yıllarda benimsediği
güçlü kütle hareketleri ile dikkat çekiyor.
Sanlı, yapının cephelerinde oldukça sade bir tasarımı tercih ederken bu
sadeliği yatay ve dikeyde dışarı taşan strüktür elemanları ile bozuyor.
Betonun modernist duruşunu temel geometrik biçimlerden yararlanarak daha da vurgulu bir hale getiriyor. Her iki yönüyle de yoğun caddelere bakan yapıda,
cepheler arasında da farklı tasarımlar yaparak bir çeşitlilik kurguluyor.
Açılışlarında büyük bir sükse yapan ve uzun yıllar adından söz ettiren Emek Otelleri,
1990’lı yıllara gelindiğinde eski başarısını yitiriyor.
Üst üste zarar eden oteller, 2002 yılında işletilmeleri için
yabancı otel zincirlerine süreli olarak satılıyor.
Bu oteller genel olarak bir tadilattan geçtikten sonra yeniden işletilmeye başlatılsa da
Maçka Oteli yıkılarak yerine yeniden bir otel inşa ediliyor.
Yılmaz Sanlı, yapısının haberi olmadan yıkılmasından dolayı büyük bir üzüntü duyuyor ve Mimarlar Odası’na başvuru yapıyor ancak bir sonuç alamıyor. Nişantaşı’nın önemli simgelerinden biri olan Maçka Oteli,
yitirdiğimiz mimari mirasımız listesinde yerini alıyor.
Proje
Maçka Oteli
Yeri
Maçka, Şişli, İstanbul
Mimarı
Yılmaz Sanlı
Proje başlangıç yılı
1966
Proje bitiş yılı
1972
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026