Okyanusun kıyısında, dünyanın en büyük ikinci camisi: II. Hasan Camii
09:00, 20/07/2021, SalıG: Güncelleme: 16:18, 26/07/2021, Pazartesi

Okyanusun kıyısındaki II. Hasan Camii.
Fas’ın Kazablanka şehri, dünyanın en büyük camilerinden olan İkinci Hasan Camii’ne ev sahipliği yapıyor. Atlantik Okyanusu’na yönelen cami aynı zamanda 210 metrelik minaresi ile dünyanın en yüksek minareli camileri arasında. Fas’ın minarelerinde; alışık olduğumuz dairesel formunun yerine kullanılan kare planlı ve kalın tasarımlar daha yüksek minareler inşa edilmesine olanak sağlıyor.
Kazablanka’nın her yerinden rahatlıkla görünen minarenin en üstünde
30 ton ağırlığında bir alem
bulunuyor.
İkinci Hasan Camii'nin en ayırt edici özelliği; caminin bir kısmının
Atlantik Okyanusu üzerine
kurulan bir platform üzerindeki inşa edilmesi. Yapıyı sıra dışı kılan özelliklerinden bir diğeri ise z
eminin bir bölümünün camdan yapılması. Okyanusun üzerinde ibadet
edilen bu bölüm; Kraliyet kullanımı
dışında ziyarete kapalı.
Temmuz 1986'da
inşaatı başlayan camiyi Fas'ta yaşayan Fransız mimar Michel Pinseau
tasarladı. Fas’ta eski yapıların yenilenmesi ve yeni yerleşim yerlerinin imara açılmasını sağlamak amacıyla UNESCO tarafından geçmiş zamanlarda görevlendirilmiş olan ve bu sayede Fas’ın kültürel özelliklerini iyice özümseyen Michel Pinseau;
bu caminin mimarı olarak seçildi. Caminin inşaatı ise inşaat mühendisliği grubu Bouygues’a ait
.
Fas kralı,
Kral II. Hasan'ın 60. doğum günü için
1989 yılında tamamlanması planlanan caminin yapımı 1993 yılına kadar sürdü.
1990'ların başında inşaatın son teslim tarihi geçtiğinde, büyük projeyi tamamlamak için gündüz 1.400, gece 1.000 kişi çalıştı.
Cami,
200 metre uzunluğunda ve 100 metre genişliğinde
dikdörtgen bir plana
göre tasarlandı ve inşa edildi. Mekke'ye bakan ibadet sıralarının olabildiğince geniş olması için kıble duvarı alışılmadık bir şekilde neflere dik şekilde tasarlandı.
Caminin ana ibadet alanın orta nefi 40 metre,
kenarlardaki iki nef ise 27 metre
yüksekliğinde.
Hassan II Cami, İspanya'daki Elhamra ve Mezquita'yı akla getiren
güçlü Mağribi etkiler
sergiliyor. Yapının içinde ve cephelerinde hakim olan nal kemerler / at nalı kemerlerin
yanı sıra karmaşık desenlerle özenle oyulmuş olan duvarlar ve sütunlar da
bu etkiyi güçlendiriyor.Zıt renkli geometrik desenli seramik kaplamalar, sekiz köşeli yıldızların yerleştirildiği kalem işi ahşap tavanlar, avlunun çevresine yerleştirilmiş çeşmeler ve sekiz köşeli fıskiyeler de
Kuzey Afrika’nın mağribilerinin kültürel izlerini taşıyor.

Caminin sıra dışı özelliklerinden biri de özel durumlarda açılan
otomatik kayar tavana
sahip olması. Açılan bu tavan, caminin içinde gökyüzünü ve okyanusu birleştiriyor
. Bu sayede gündüz; güneş ışığı ile aydınlanan cami, geceleri; yıldızların altında ibadet etmeye
de olanak sağlıyor. 60 metre yükseklikte bulunan tavan; 3.400 metrekarelik bir alanı örtüyor ve 1100 ton ağırlığı ile beş dakikada açılıyor.
İç mekanda 25.000 ve çevresinde 80.000 olmak üzere
toplamda 105.000 kişinin
ibadet edebileceği büyüklükte tasarlanmış olan cami; büyük masraflarla ve sanatsal emekle inşa edildi. Projenin toplamda 800 milyon $
'a mal olduğu tahmin ediliyor.
İkinci Hasan Camii'nin beyaz granit sütunları ve cam avizeleri; Venedik yakınlarındaki Murano'dan, kalan malzemeleri ise Fas'tan temin edildi. Bu yerel malzemeler ile tüm yapıyı süsleyen karmaşık süslemelerin işlenmesi için ise
6.000'den fazla Faslı zanaatkâr
istihdam edildi.Taş oymacılığının en güzel örneklerinden
birisi olarak gösterilen caminin taş işlemeleri; 13 yılda tamamlandı.
Caminin çatısı, geleneksel seramik karolardan daha güçlü, güvenilir ve yaklaşık yüzde 35 daha hafif olan
dökme alüminyum kiremitlerle
kaplandı. Minaresi ise yükseldikçe turkuaz maviye dönüşen yeşil çinilerle kaplı.
Caminin ana ibadet mekanının her iki yanında da kadınlara ayrılmış koyu ahşap oymalı asma katlar bulunuyor.

Kubbesi olmayan camide
; iç kısımda, kalem işli tavan bölümlerinin arasından bakıldığında kubbe bir tavan olarak görünüyor.
Cami inşaatının bitişinin üzerinden on yıl geçmesi ile
beton duvarda yapısal bozulmalar
gözlemlendi. Bu durumun, caminin temel projelerinin neredeyse yarısının içerisinde bulunduğu Atlantik Okyanusu'nun tuzlu sularına maruz kalmasından kaynaklandığı açıklandı.
Caminin gözenekli betonuna nüfuz eden tuzlu su, inşaat demiri donatılarının paslanmasına, çeliğin genişlemesine ve betonun çatlamasına neden olmuştu.Restorasyon çalışmaları
Nisan 2005'te başlatıldı ve 3 yıl sürdü. Yapıyı dirençli hale getirmek amacıyla yüksek kaliteli betonla birlikte paslanmaz çelik kullanılmış
olan restorasyon çalışması ile caminin ömrünün 100 yıl uzaması bekleniyor.


Caminin inşasının ardından
2. Hasan Camii Müzesi
kapılarını halka açtı. Caminin çevresinde bu müze ile birlikte medrese, hamamlar, Fas tarihi müzesi, konferans salonları
ve İslam dünyasının en kapsamlısı olduğu söylenen büyük bir kütüphane
yer alıyor.Cami ve çevresi;
bir ibadet alanı olarak kullanılmasının yanı sıra aile piknikleri ve etkinlikler için de buluşma noktası haline geliyor.




Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.