Paya Apartmanı: Ziya Nebioğlu’nun Karşıyaka’daki modern yapısı
13:00, 28/02/2025, CumaG: Güncelleme: 23:50, 15/12/2025, Pazartesi

Paya Apartmanı, ön cephe.
Paya Apartmanı, modernist mimarinin Karşıyaka’daki özgün temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. 1950 yılında, Ege Bölgesi’nin önemli mimarlarından Ziya Nebioğlu tarafından tasarlanan yapı, asimetrik kütle düzeni, prese tuğla ile vurgulanan eğrisel köşesi ve yatayda uzanan beyaz bordürleriyle öne çıkıyor. Fonksiyonellik ve estetiği bir araya getiren apartman, her katta tek daire olacak şekilde planlanıyor. Prese tuğlalar ile yeşil ahşap kepenklerin oluşturduğu kontrast, yapıya karakteristik bir kimlik kazandırıyor. Nebioğlu’nun modernist yaklaşımını yansıtan bu yapı, zamanla yoğun kentleşme baskısına rağmen özgün mimari değerini koruyarak varlığını sürdürüyor.

Bugünkü yazımıza konu olan,
İzmir Karşıyaka’da
konumlanan ve kent belleğinde önemli bir yere sahip olan Paya Apartmanı, mimari kimliği
ve tarihî özellikleriyle
dikkat çekiyor. Yapı, Karşıyaka’nın Aksoy Mahallesi’nde,
Yalı Caddesi
olarak da bilinen Cemal Gürsel Caddesi
üzerinde yer alıyor. Paya ailesi
tarafından satın alınan parsel üzerine inşa edilen apartman, 1950 yılında, 1950-70’li yıllarda Ege Bölgesi'nde
önemli eserler veren ve İzmir’in mimari gelişimine katkı sağlayan
değerli mimarlardan biri olan Ziya Nebioğlu
tarafından tasarlanıyor. Başlangıçta üç katlı
olarak inşa edilen bina, 1957 yılında eklenen dördüncü kat
ile bugünkü formuna kavuşuyor. Nebioğlu, 1946 yılında Amerika’daki Florida Üniversitesi Gainesville
kampüsünde mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra, 1948
yılına kadar burada mesleki deneyim kazanıyor. Bu süreçte bir dönem Frank Lloyd Wright
ile çalışma fırsatı bulan Nebioğlu
, modernist mimariye duyduğu ilgiyi pekiştirerek,
tasarımlarında organik
formlara yöneliyor, Paya Apartmanı
da bu anlayışın izlerini taşıyor. Asimetrik kütle düzeni, prese tuğla
ile vurgulanan eğrisel köşesi, yatay çizgiyi
belirginleştiren beyaz bordürleri,
cephede görülen balkon köşelerindeki ince dairesel kolonları
ve ritmik pencere düzeniyle
dönemin modernist mimari karakterini
yansıtıyor.İzmir Körfezi’nin kuzey kıyısında
yer alan Karşıyaka, 19. yüzyılın
başlarından itibaren gelişim göstermeye
başlıyor ve özellikle 19. yüzyılın sonlarına doğru Levanten ailelerin yazlık köşkleriyle
şekillenen bir sahil yerleşimi
kimliği kazanıyor. Cumhuriyet’in ilanının ardından, bölgeye yerleşen eğitimli
ve çağdaş yaşam tarzını benimseyen Türk aileleri,
modernist mimari anlayışıyla inşa edilen villalar
ve köşklerde
yaşamlarını sürdürüyor. 1930’lu ve 40’lı yıllarda Behçet Uz’un belediye başkanlığı döneminde
yürütülen kentsel düzenleme çalışmalarıyla birlikte, bataklık alanlar kurutuluyor, sahil bandı genişletiliyor
ve yeni altyapı projeleri hayata geçirilerek Karşıyaka,
daha hareketli
ve prestijli
bir kent parçasına dönüşüyor. 1950’li yıllardan itibaren, hızla artan nüfus
ve göç hareketleri
Karşıyaka’da kentsel dönüşüm sürecini
hızlandırıyor. 1955’te onaylanan imar planları
doğrultusunda, sahil hattında zemin+6 katlı, iç kesimlerde
ise zemin+3 ve 4 katlı apartmanlar
inşa edilmeye başlanıyor. Zamanla, bölgenin sayfiye yerleşimi kimliği zayıflarken, Karşıyaka, modern apartman dokusuyla şekillenen
ve kentin üst gelir gruplarının tercih ettiği
bir konut alanına dönüşüyor.
1960’lara gelindiğinde,
daha önce ayrık düzende inşa edilen 2-3 katlı müstakil
yapılar yerini, yalın modernist çizgilerle tasarlanmış zemin+4 katlı aile apartmanlarına
bırakıyor. Bu dönüşümün dikkat çeken yapılarından biri de Paya Apartmanı
oluyor. Paya Apartmanı, modernist mimari anlayışın Karşıyaka’daki en karakteristik örneklerinden
biri olarak dikkat çekiyor. Asimetrik kütle düzeni, prese tuğla
ile vurgulanan eğrisel köşesi, yatayda uzanan beyaz bordürleri
ve balkon köşelerinde yer alan dairesel kolonlarıyla
dönemin estetik anlayışını yansıtıyor. Bu süreçte, Fahri Nişli, Faruk San, Akif Kınay, Cavit Ölçer
ve Alp Türksoy gibi İzmir’in önde gelen mimarları, Karşıyaka’nın modern mimari kimliğinin oluşumunda
önemli rol oynuyor. Ancak zamanla, birçok aile apartmanı yüksek katlı projeler nedeniyle kaybolurken, Paya Apartmanı
gibi özgün yapılar, dönemin kent belleğini koruyarak
varlığını sürdürüyor.
Zemin+üç kat düzeninde tasarlanan
Paya Apartmanı’nda her katta tek daire
bulunuyor. Daire girişleri, ıslak mekânlarla
birlikte iki büyük yatak odasının kısmen gizlendiği vestiyer
holünden açılıyor. Bu holden ulaşılan doğrusal bir koridor
, diğer yatak odalarına,
mutfağa
ve yaşam alanlarına geçişi
sağlıyor. Yaşam alanları, birbirine bağlı
ancak farklı işlevlere sahip yemek, günlük yaşam
ve misafir odası düzeni içinde
şekilleniyor. Balkon köşelerinde yer alan dairesel kolonlar
ve taşıyıcı sistemde kullanılan V pilotiler, dönemin modernist yaklaşımını
yansıtarak apartmana özgün bir karakter kazandırıyor
Apartmanın dış cephesi, kullanılan farklı renk
ve malzemelerle
dikkat çekiyor. Prese tuğlalar
ile yeşil ahşap kepenklerin
oluşturduğu kontrast, binaya sıcak
ve davetkâr
bir atmosfer
kazandırıyor. Bu doğal malzeme kullanımı, yapının ev hissini güçlendirerek
modernist tasarım
anlayışını
destekliyor. Zaman içinde iç mekânlarda bazı değişiklikler
yapılırken, apartman özgün formunu
büyük ölçüde koruyarak hem konut
hem de ticari işlevini
sürdürüyor. Yapının bakım
ve sahiplik sorumluluğu İsmail Paya
tarafından üstlenilirken, Ayşe Banu Paya
da bina ile ilgili isimler arasında yer alıyor.

Dönemin saygın avukatlarından İsmail Paya ve ailesi
için tasarlanan Paya Apartmanı,
Karşıyaka’nın kentsel belleğinde
önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Ancak, kentlerde artan rant baskısı
ve imar değişiklikleri
nedeniyle, benzer yapıların yerine yüksek katlı projelerin inşa edilmesi, mimari miras açısından büyük bir tehdit
oluşturuyor. 02.12.2010 tarihli ve 5482 sayılı
karar doğrultusunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na
bağlı İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu
tarafından tescillenen yapı, bu tür tehlikelere karşı koruma altına alınıyor. Bu karar, apartmanın yıkılmasını
veya yerine yeni bir inşaat yapılmasını engelleyerek, özgün dokusunun korunmasını
sağlıyor. Ege Bölgesi’nin
önemli mimarlarından biri tarafından tasarlanan ve modernist mimarinin
Karşıyaka’daki özel örneklerinden
biri olan Paya Apartmanı, mimari
ve tarihî değeriyle
dikkat çekmeye devam ediyor. Semtin özgün dokusunun korunması
açısından önemli bir yere sahip olan bu yapı, Yalı Caddesi’nde uzun yıllar boyunca yaşatılmayı
hak ediyor.Paya Apartmanı, modernist mimarinin Karşıyaka’daki
önemli temsilcilerinden biri olarak kent belleğinde varlığını
sürdürüyor. Yoğun kentleşme baskısına rağmen özgün kimliğini
koruyan bu yapı, yalnızca bir apartman değil
, aynı zamanda Karşıyaka’nın mimari
ve tarihî gelişiminin
bir tanığı olarak değer taşıyor. Kent dokusunun giderek dönüşmesine
rağmen, Paya Apartmanı
gibi yapılar geçmişin izlerini günümüze taşımaya
ve modernist mirası yaşatmaya
devam ediyor.




*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.