Pürizm nedir ve neden bugün hâlâ tasarımda etkisini sürdürüyor
11:00, 31/03/2021, ÇarşambaG: Güncelleme: 11:09, 28/12/2025, Pazar

Charles Edouard Jeanneret, Natürmort ,1920.
Pürizm, karmaşıklığa karşı bir duruş sergileyerek sadeliği savunur. 20. yüzyılda Kübizme tepki olarak doğan akım, Le Corbusier ve ressam Amedee Ozenfant tarafından ortaya atılır.
Minimalizm esas alınarak yapılan
pürist
eserlerde
, renk
ve malzeme çeşitliliği
oldukça azdır.
Le Corbusier ve
Amedee Ozenfant
1918'de, "Kübizm Sonrası" diye bir
kitap yayınlayarak düşüncelerini açıklarlar
. Bu kitapta; sanatın
bireysel ve dinamik olmak yerine evrensel
ve durağan olması gerektiğini
ve sanatın
değişmezliğin simgesi olduğunu savunurlar.

Bu akımı takip eden kişiler,
rastlantısal
olan sanatı gerçekçi bulmazlar.
Küp, koni, silindir
ve piramit
gibi geometrik formlar bu
akımın
temel formlarını oluşturur
. Akımın konuşma ve
yazı üzerindeki etkisi ise
yabancı kelimelerden arındırılmış sade
bir dil kullanılmasıdır.
Teknolojik ürünlerdeki
etkisiyle
de birçok şirket, gözü
yoran, karmaşık üretimlerden ziyade
sade, az detaylı ve
kullanımı kolay ürünler
çıkarmaya özen
gösterirler. Pürizm,
savunduğu temel değerlerle minimalizm
ile örtüşür.
Aslında
pürizm,
minimalizm gibi temel ögeleri
koruduktan sonra
diğerlerinin
süsten ibaret, gerekli
olmayan unsurlar
olduğunu anlatmaya
çalışır
. Eserlerde,
düzenli, sakin bir
ahenk oluşturulmaya çalışılır.
Pürizmde,
yalınlık basitlik
değil
arınmışlığın
bir ifadesi
olarak görülür.

Bu ifadesiyle
akım,
doğanın taklit
edilmesini
değil
ona dönülmesi
gerektiğini
vurgular.
Akıma göre doğadaki her bir parçanın bir anlamı ve işlevselliği bulunur. Le Corbusier ve Amedee Ozenfant'ın yayınladığı pürizm
manifestosunda
da bu durum
şu şekilde ifade
edilir:
"Belirsiz olanlar dışındaki tüm özgürlükler sanatta kabul edilir."

Sayısal verilere önem verilen
bu akımda
, fonksiyonellik
eserlerin tüm detaylarında kendini
hissettirir.
Biçim,
çizgi ve rengin
kültürden kültüre değişmediğini ve evrensel
değerler olduğunu savunan püristler,
gerçeküstü
ve imgesel yaklaşımları
sanatsal
olarak görmezler.
Bu değerler pürizmi, mekanik bir sanat dili haline getirir.
Unite d’Habitation, II.
Dünya Savaşı sonrası
ortaya çıkan konut
ihtiyacına binaen
1952'de, Le Corbusier tarafından Fransa'da inşa
edilir.
Toplu konut olarak tasarlanan bina,
farklı işlevlere sahip olmasına rağmen pürizmin
getirdiği sadelik ilkelerine göre tasarlanır.

Savaş sonrası
ekonomik durum göz önünde bulundurularak düşük
maliyetli
ancak tüm gereksinimlere cevap verebilecek bir
malzeme olan bürüt beton
tüm işlevselliği ile kullanılır.

Corbusier,
dükkan, otel, konut, tıbbi tesis, çatı bahçesi ve havuz gibi ortak kullanım alanları da dahil olmak üzere insanların
ihtiyacı olan birçok birimi tek binada bir arada çözümler.

"Şehir içinde şehir" ifadesiyle bağdaştırılan
bina,
pürizmin ön gördüğü salt
geometrik formların simgesi olarak karşımıza çıkar.
Dışında olduğu gibi binanın içinde de, az ve öz prensibi baz alınarak yapıya, birimler en
verim alınabileceği
şekliyle yerleştirilir.

Corbusier,
Unite d’Habitation
binasının,
"Kübizm Sonrası" manifestosunda yaşadığı
sancılı başlangıcın
bir ürünü olduğunu
ifade eder.

İç mekanda kullanılan renkler,
sade ve
minimal mekan kullanımı
ile pürizmin
ifadesi haline gelir.

Eser,
pürist
çizgilere sahip ressam
Amedee Ozenfant
tarafından
oluşturulur. Dünyadaki
kaosun
insan zihni tarafından düzenli
hale getirilmesi fikri sonucunda,
net ve geometrik
formlar kullanılarak
“Gitar ve Şişeler” adlı tablo ortaya
çıkar.
Bir sanat eseri ortaya çıkarmak için karmaşaya gerek olmadığını savunan
Ozenfant,
eserini
şu ifadelerle açıklar:
"Mercek, güneşin dağınık ışınlarını birleştirerek yoğunlaştırır ve ateş oluşturur. Yakınsamak; doğadaki bir şeyi daha konsantre, yoğun ve nüfuz edici hale getirmek için rafine etmektir. Bu durum, fenomen tezahürlerini kolaylaştırmaya ve insanlık için etkili ve yararlı hale getirmeye yardımcı olur."

Eser,
Fransalı pürist Fernand
Léger’e aittir.
Tablodaki kadının
mutlak sakinliği
ve duruşu, pürizmin
durağanlığını
vurgular
. Sosyal uyumun bir sembolü olarak tasarladığı sanat
eserindeki ögeler;
mavi, sarı, kırmızı ve siyah renklerinin
sade uyumuyla bir araya gelir.
Karmaşık geometrik formların aksine net
fırça dokunuşlarıyla sanatçı,
anlatılmak
istenilenin
yalın
bir şekilde
aktarılabileceğini
gösterir.

Tablo,
İspanyalı ressam Juan
Gris tarafından yapılır.
Sembolik kullanım yerine gitarın var olan deliğini değerlendiren ressam,
kübizmin
karmaşık imgelerine
karşı
bir duruş sergiler
. Önde ve arkada olan nesnelerin
birbiri arasında
kurduğu
sade ilişkiyle
birlikte ressam,
iki boyutlu olan resme
üç boyutlu bir algı kazandırır.
Müziği ifade eden gitar;
bir noktada tabakların ve bardakların olduğu bir
masaya dönüşür.

Pürizm bakış açısı olan "Eserlere daha saf bir matematik düzen ve mantık gelmeli." fikrinden yola çıkılarak
gereksiz
kalabalığı reddeden
ve duyguya odaklanan minimal
tasarımlar ortaya çıkarılır.
Bu akım doğrultusunda; iş
kadınlarının günlük hayatına "saf şıklığı" getirmeyi
hedefleyen çeşitli çalışmalar yapılır.

Kıyafetler,
gereksiz gösteriş yerine ahenk
oluşturan
birkaç
parça
, gerekli renk dokunuşu ile, bir
araya getirilerek tasarlanır.
Buradaki amaç
, istenilen duyguyu
mümkün olduğunca az
parçayla oluşturmaktır
.

Şık giyinmenin
; içinde rahatsız
hissedilen kıyafetlerle
sağlanamayacağını
savunan pürizm,
basit
geometrik formlarla
rahat ve şık
kıyafetler elde edilebileceğini vurgular.
Pürizmin sembolize ettiği geometrik
formlar,
kıyafet tasarımlarına aktarılarak minimal
ürünler ortaya çıkarır. Bu akım ile
, mutlak uyumun görsel sanatın temeli olduğu düşüncesi baz alınarak, özgün
tasarımlar oluşturulur.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.