Rabat’ta V. Mohammed Mozolesi ve Hassan Kulesi Fas mirasını yansıtıyor
16:30, 11/11/2024, PazartesiG: Güncelleme: 21:02, 17/12/2025, Çarşamba

Hassan Kulesi. Fotoğraf: Uluç Algan
Bugünkü yazımıza konu olan Fas’ın başkenti Rabat’ta bulunan V. Mohammed Mozolesi ve yarım kalmış Hassan Camii’nin minaresi olan Hassan Kulesi, tarihi ve mimari zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Vietnamlı mimar Vo Toan tarafından tasarlanan ve 1962-1971 yılları arasında inşa edilen V. Mohammed Mozolesi, Kral Mohammed V ve ailesinin anısına yapılan zarif süslemeleri ve zellige çinileriyle öne çıkıyor. 12. yüzyılda Sultan Yakup el-Mansur tarafından başlatılan ve tamamlanamayan Hassan Kulesi ise görkemli bir caminin minaresi olarak tasarlanıyor, Bouregreg manzarasına hâkim bir noktada yer alıyor ve Marakeş'teki Koutoubia ile Sevilla'daki Giralda’ya olan benzerliği ile biliniyor.

Bugünkü,
V. Mohammed Mozolesini
ve yarım kalmış Hassan Camii’nin minaresi olan Hassan Kulesi’ni
inceleyeceğimiz yazımıza, Mohammed V Mozolesi
ile başlıyoruz. Mozole,
aslında bir kompleks olup Hassan Kulesi, Mohammed V Camii’ni
ve Alaouite hanedanının tarihine adanmış
bir müzeyi
de içeriyor. Hassan Kulesi’nin tam karşısında,
etkileyici bir mimari estetiğe
sahip olan Mohammed V Mozolesi
yer alıyor. Mozole
, Fas halkı
tarafından Ulusal Kurtuluş’un simgesi
olarak kabul edilen ve büyük sevgiyle anılan Mohammed V’in anısına ithaf
ediliyor. Mozolede ayrıca halefi II. Hassan’ın
ve ikinci oğlu merhum Prens Moulay Abdallah’ın mezarları
da yer alıyor. V. Mohammed Mozolesi,
etkileyici mimarisi
ve tarihi önemi
ile öne çıkıyor. Mozolenin beyaz mermerinin
bazı kısımlarında ünlü Carrara mermeri
kullanılıyor. Yeşil çatısı
ise Endülüs’ü
anımsatıyor; çünkü İslam mimarisinin Endülüs’teki örneklerinde yeşil çatı
ve kemerler
sıkça görülüyor.Ayrıca, söz konusu yeşil çatı, Fas’taki önemli İslami anıtlar arasında yer alan Fes şehrindeki Karaouine Camii'ni, Attarin Medresesi'ni
ve Bou Inania Medresesi'ni
de çağrıştırıyor. Kral Mohammed V’in lahidi, beyaz Pakistan oniksinden yapılmış olup, lahidin çevresi Fas
bayraklarıyla süsleniyor.
Kraliyet Muhafızları mozoleyi 24 saat
boyunca koruyor. Mozole
, Vietnamlı mimar Vo Toan
tarafından tasarlanıyor ve yapımında 400 Faslı zanaatkâr
görev alıyor. Mozolenin inşası, 1961’de
başlayıp 1971’de tamamlanıyor
ve 2019 yılında Papa Francis, Müslüman
ve Katolik dinleri arasındaki diyalogu geliştirmek amacıyla
mozoleyi ziyaret ediyor. V. Mohammed Mozolesi’ni
ziyaret etmek, geleneksel Fas sanatının özgün güzelliğini
ve zanaatkârlığını derinlemesine keşfetmek
için harika bir fırsat sunuyor. Mozolenin iç duvarlarının, küçük renkli çinilerden oluşan geometrik desenlerle
yapılan geleneksel Fas seramiği olan 'zellige'
ile tamamen kaplandığı görülüyor. Tavan ise alçı
ve ahşap üzerine işlenmiş zarif motifler
ve süslemelerle
dikkat çekiyor; bu detaylar, Faslı ustaların bilgi birikimini
ve becerisini
yansıtıyor. Bu mozole, doğrudan Merinî
ve Saadi hanedanlarının kraliyet mezarlıkları
olan nekropollerden
ilham alıyor ve üzerinde gösterişli bir şekilde süslenen bir tonoz
yükseliyor, dış kısmı
ise yeşil çinilerle kaplı piramidal
bir çatıyla
tamamlanıyor.


Ziyaretçiler, galeri-balkon
aracılığıyla mozole odasına
erişip Kral Mohammed V
ile oğulları Moulay Abdellah
ve Kral II. Hassan’ın
mezarlarını sessizce gözlemleyebiliyor ve bu mekânın manevi atmosferini
deneyimleyebiliyor. Mozole yapısı, Fas dekoratif sanatlarının
bir sentezini
sunuyor; bu sentez, ince işçilikle oluşturulan geleneksel zellige çini desenlerinin, alçı
ve ahşap oymacılığının zarif motifleriyle
bir araya gelmesiyle oluşuyor. Ayrıca, geometrik desenler
ve kaligrafi
gibi unsurlar, yüzyıllardır gelişen
ve ustalar tarafından nesilden nesile aktarılan
bir bilgi birikiminin ifadesi olarak yapının estetik
ve kültürel zenginliğini
artırıyor.




Kentin kuzeydoğusunda, nehrin denize döküldüğü
ve tatlı su ile tuzlu suyun birleştiği
bir alan olan haliç
ve Bouregreg Vadisi'ne
bakan küçük bir tepe üzerinde yer alan Hassan Kulesi ile öne çıkan
bu alan, 1184 yılında Akdeniz’in batısındaki
en büyük cami olması planlanan yapının inşasını başlatan Muvahhid Halifesi Yakup el-Mansur’un
eseridir. Ancak bu proje, 1199 yılındaki ölümünden
kısa bir süre önce yarıda bırakılıyor. Hassan Kulesi, Sultan Yakup el-Mansur
tarafından 12. yüzyılda
inşa edilmesi planlanan devasa bir caminin parçası
olarak tasarlanıyor. Bu yapı, Samarra Camii'nden
sonra dünyanın ikinci büyük camisi olma hedefiyle i
nşa edilmeye başlanıyor. Ancak Sultan’ın projeyi tamamlamadan vefat etmesi
ve 1755’teki Lizbon depremi,
inşaatı tahrip ederek caminin merkez sütunlarının bir kısmının yıkılmasına
neden oluyor. Restorasyon çalışmaları
ise yapının orijinal boyutlarının anlaşılmasını
sağlıyor. Kule, 1955’te Fas’ın bağımsızlığından
sonra Kral Mohammed V’in ilk Cuma namazlarını yönettiği
yer olarak da tarihi
bir öneme sahip oluyor. Tamamlanmış olsaydı yaklaşık 64 metre yüksekliğinde
ve üst kısmındaki fenerle birlikte 80 metreyi aşacağı
tahmin ediliyor. Günümüzde 45 metre yüksekliğinde
olan Hassan Kulesi, Marakeş'teki Koutoubia
ve Sevilla'daki Giralda
ile aynı mimar tarafından inşa ediliyor ve bu yapılarla önemli mimari benzerlikler
taşıyor. Bu üç kule, 'kız kardeşler'
olarak anılıyor. Kule, altı katlı
bir iç mekâna
sahip olup, katlar arasında sürekli
bir rampayla
bağlantı kuruluyor
; her katta ise tonozlu
bir oda
bulunuyor.
Tamamlanmamış minare
ve üst üste sıralanmış silindirik
taş sütunlar, yüzyıllardır şehrin önemli simgesi
olarak dikkat çekiyor. Bouregreg haliçine hâkim olan minare, Rabat
ve Salé ikiz şehirleri
arasında görsel bir bağlantı
kuruyor. 1969'dan
bu yana Mohammed V Türbesi
de bu alana ayrı bir ihtişam
katıyor. Hassan Kulesi, Rabat’ın simgesi
olarak kabul ediliyor ve Krallığın en ünlü yapılarından
biri olarak öne çıkıyor. Hassan Kulesi, 12. yüzyılda Muvahhid Sultanı Yakup el-Mansur’un
girişimiyle Müslüman dünyasının en büyük camisi olması planlanan
yapının tek kalıntısı
olarak varlığını sürdürüyor. Bu geniş ölçekli projenin, Sultan Yakup el-Mansur’un 1199
yılındaki ölümünden sonra hayata geçirilemediği ve 1755'teki Lizbon depreminden
de etkilenerek tamamlanmadığı biliniyor. Caminin, 2.5 hektarlık
bir ibadet alanına sahip olacağı, çatısının yaklaşık 400 sütunla
destekleneceği, dış duvarlarının 183 metre uzunluğunda
ve 139 metre genişliğinde olacağı
ve 12 giriş kapısına sahip olacağı
öngörülüyor. Caminin içi ise 19 nef
ve her nefte 21 bölmeden
oluşacak şekilde tasarlanıyor. Minarenin
her bir yüzeyi, kemerler
ve örgü desenlerle süslenmiş
olup, zamanla aşınarak gümüşi gri
ve koyu kırmızı toprak
tonlarına büründüğü görülüyor. Caminin silindirik taş bloklardan oluşan sütunları, yapının ihtişamını gözler
önüne seriyor. Çevresiyle birlikte
Hassan Kulesi,
1995
yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne
dahil ediliyor ve günümüzde iyi korunmuş durumda
, ziyaretçilerini bekliyor.










*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.