Renkten akıma uzanan süreçte Henri Matisse’in sanat serüveni nasıl
13:00, 22/11/2020, PazarG: Güncelleme: 15:29, 22/12/2025, Pazartesi

Henri Matisse.
Resim ve heykel sanatında birçok ressamı etkisi altına almış olan Henri Matisse; özgün renk kullanımı ile Fovizm akımının kurucusu olarak bilinir.

Tam ismiyle
Henri-Émile-Benoît
Matisse;
1869’da Fransa’nın kuzeyindeki Le Cateau-Cambresis’te doğar ve 1887'de hukuk eğitimi
için Paris’e taşınır. Eğitimini tamamlandıktan sonra Le
Cateau-Cambrésis'te
mahkeme yöneticisi
olarak çalışan Matisse; geçirdiği apandis
rahatsızlığı
sonrası istirahat sürecinde annesinin
ona getirdiği boyalarla, resimler yaparak sanat ile tanışır.
Matisse, 1890’da Paris Academie Julian'da
William-Adolphe
Bouguereau ve Gustave Mareau
’dan sanat eğitimi alır. Sanatının başlarında geleneksel
tarzda
yeterlilik kazanan sanatçının natürmortları
ve manzaraları
da bu tarz hakimiyetindedir. Erken dönemde verdiği eserlerde, koyu
tonlar
kullanarak oluşturduğu kasvetli hava
dikkat çeker.
Matisse; Antoine Watteau,
Nicolas Poussin ve
Jean-Baptiste-Siméon Chardin
gibi ondan önceki dönem ustalarının eserlerinden,
Edouard Manet
gibi modern sanatçılardan ve Japon sanatından
etkilenir. 1896’da pek de tanınmayan bir sanat öğrencisi iken Avustralyalı ressam
John Russell'ı
ziyaret etmek üzere Brittany
sahilindeki Belle Ile Adası’na
seyahat eder. Matisse’in burada ard-izlenimcilik
akımı ile tanışması onun için bir dönüm noktası olarak kabul
edilir
.Sanatçı, bu dönemi şöyle ifade eder:

Sanatçı; 1898'den 1901'ekadar olan resimlerinin çoğunda; Camille Pissarro, Paul Signac ve Henri-Edmond Cross’un kullandığı
Noktacı
(Pointilist) resim
tekniğini
kullanır. Fransız
yeni izlenimci ressamlar
tarafından yaygın olarak kullanılan bu resim tekniği; renklerin
tuvalde karıştırılmadan noktalarla uygulanmasından meydana gelir
ve insan gözünün noktaları bir bütün olarak algılaması
esasına
dayanır.
Matisse; 1897'de
Camille
Pissarro
, 1899'da André Derain
ile tanışır. 1901'den itibaren Salon des Independants'a
ve 1903'ten itibaren de Salon d'Automne'a
çeşitli tablolar gönderir. 1904'te
Vollard Galerisi’nde ilk kişisel sergisini
açar
ancak
başarılı olamaz.
1904'te kendinden 12 yaş küçük olan, hem arkadaşı hem de rakibi olarak gördüğü
Pablo
Picasso
ile tanışır. Hayatının bu dönemlerini, yazları Fransa'nın güneyinde resim yaparak geçirir. 1905-1906'da
kendilerine "
Fovlar"
adını veren sanatçılar olarak Derain, Manguin, Marquet, Puy, Valvat, Vlaminck, Friesz ve Rouault
ile birlikte Salon d'Automne'da yapıtlarını sergilerler. Bu sergiyle beraber Fovizm akımı
ortaya çıkar.

Fovizm’in
en önemli özelliği, resimlere hakim olan renklerin canlılığıdır.
Bu durum bir açıdan Modern
sanatın bütünündeki kusursuzluk ve gerçeklik bakış açısını
reddeder.
"
Woman
in Hat"
orijinal ismiyle "
La
Femme au Chapeau"
ve Türkçe’siyle "
Şapkalı
Kadın"
isimli eser; Fovizm’i
tanımlamada önemli bir eser olarak bilinir.
79,4 x 59,7 cm ebatlarındaki yağlıboya eserde, portresi çizilmiş olan model; ressamın 29 yaşındayken evlendiği
Amelie’dir.
1905’de ilk defa Salon d’Automne’de sergilenen ‘Şapkalı Kadın’,
şu an San
Francisco’daki Modern Sanatlar Müzesi’nde
yer alıyor.
Sık sık seyahate çıkan Matisse;
1906’da
Moskova ve Fas’ta, 1907’de İtalya’da
bulunur. Sanatçı; Fas ziyaretini ve İslam sanatının kendisi üzerindeki etkilerini şu sözleri ile ifade eder:1908 sonrasında yaptığı resimlerdeki
halı
ve kilim desenlerinde bu etki görülür.

1910’da
İspanya,
1911’de Moskova’ya
giden Matisse; 1919'dan
itibaren Serge Diaghilev
(Rus bale impresario) için dekorlar
hazırlar. 1920’lerini çoğunlukla Fransa’nın güneyinde
geçirir. Matisse’nin Fransa’da geçen günlerine tanık olan Norbert Lynton
; ondan şu şekilde bahseder:"Burada yaptığı resimler kendiliğinden ortaya çıkan resimler. Bu durum dünyayı yeniden yorumlamak için kendini zorlamadığının bir göstergesi."



1930-1933'de Pennsylvania'daki Barnes Vakfı için
duvar
resimleri
yapar. 1927'de Pittsburgh'daki
Carnegie Uluslararası Sergisi’nde ve 1950'de Venedik Bienali’nde
birincilik ödülü
alır. Sanatçı; 1948-52 yılları arasında Matisse
Şapeli
olarak anılan Chapelle du
Rosaire de Vence'nin iç mekanını, cam pencerelerini ve
dekorasyonlarını
tasarlar.Matisse’nin tüm yaşamı boyunca açtığı önemli sergiler:
San
Francisco 1936 ve 1951; New York 1943 ve 1952; Paris 1956 ve 1970
olarak özetlenebilir. Henri
Matisse
uluslararası ününü büyük ölçüde arttığı, 1945
yılının kasım ayında
hayata gözlerini yumar.


Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.