Şişli Hamidiye Etfal Saat Kulesi: D’Aronco’nun 1907 tarihli eseri
14:00, 10/03/2025, PazartesiG: Güncelleme: 23:31, 15/12/2025, Pazartesi

Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Saat Kulesi ve Mescidi.
İstanbul’un tarihi yapıları arasında yer alan Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Saat Kulesi, İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından tasarlanarak 1907 yılında hastane bahçesinde inşa ediliyor. 20 metre yüksekliğe sahip kare planlı kule, kırmızı tuğla ve beyaz mermerin uyumu öne çıkarken, zarif süslemeleri ve kubbe formundaki çatısıyla dikkat çekiyor. Zamanla yıpranan yapı, 2013 yılında restore edilerek eski ihtişamına kavuşuyor. Bugün hâlâ Şişli Etfal Hastanesi’nin girişinde ziyaretçileri karşılıyor ve Osmanlı mirasını yaşatmaya devam ediyor.
Şişli ilçesi, Osmanlı döneminden
kalan az sayıdaki saat kulesinden birine
ev sahipliği yapıyor. II. Abdülhamit’in kızı Hatice Sultan’ın difteri hastalığından
hayatını kaybetmesi üzerine çocuk hastanesi yaptırma kararı
almasıyla Hamidiye Etfal Hastanesi’nin temelleri
atılıyor. 1899 yılında açılan hastanenin
ardından, 19 Ağustos 1907’de bahçesine
, bugünkü yazımıza konu olan, bir saat kulesi
ve mescit
ekleniyor. Hastane, Osmanlıca'da “küçük çocuk”
anlamına gelen “Etfal”
kelimesinden adını alıyor.İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından tasarlanan kule, Mahmut Şükrü Bey’in gözetiminde
inşa ediliyor ve uygulamanın Felix Pellini
tarafından gerçekleştirildiği biliniyor. Udine Kent Müzesi Arşivi’nde kule
ve mescide
ait D’Aronco’nun imzalı proje
ve eskizleri
bulunuyor. Milli Saraylar Arşivi’ndeki
bazı belgelerde ise D’Aronco’nun
yapımın gözetimi için Pellini’yi
önerdiği ancak onun uygulamada yer alıp almadığının netleşmediği belirtiliyor.
Hastane giriş-çıkışları saat kulesinin iki yanından
sağlanıyor. Kubbe şeklindeki çatısı
, mermer cephesi
ve dışarı taşırılan kule bölümü,
yapının dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor. Alttan desteklenen
ve balkon-şerefe
olarak adlandırılan bölüm kuleyi çevrelerken, ilk saat mekanizmasının
hem alaturka
hem de alafranga
saatleri gösterdiği ve rakamlarının geceleri aydınlatıldığı
biliniyor.

Balkon-şerefenin kenar ortalarına çanaklarla desteklenen küçük dairesel çıkmalar
eklenirken, mermer korkuluklar
bir dizi takozla
alttan desteklenerek dekoratif bir görünüm
kazanıyor. Dönemin kaynaklarında yapı için “Style Turc” (Türk Üslubu)
ifadesinin kullanıldığı ve D’Aronco’nun eskizlerinde Art Nouveau
ve Oryantalist detaylar
içeren daha sofistike
bir tasarım önerdiği, ancak uygulamada daha sade
ve klasik
bir görünümün tercih edildiği görülüyor. Saat kulesi ve mescit, 10 metreye 13 metre ölçülerinde dikdörtgen
bir plana sahip bulunuyor. 0,70 metreye 0,70 metre ölçülerindeki dört çift ayak üzerine oturan
yapı, düz atkılı
bir örtüyle
kapanıyor ve çatısı kiremit kaplamayla
tamamlanıyor. D’Aronco’nun özgün tasarımında mescidin içine konumlanan kule,
uygulamada yarım aks dışarı taşınıyor
. Mescidi çevrelemesi planlanan revaklar iç mekâna
dahil edilirken, tasarımda revak kısmına üç yönden
giriş öngörülüyor. Mevcut yapıda ise biri saat kulesine, diğeri mescit
bölümüne açılan iki giriş
bulunuyor. Yaklaşık 20 metre yüksekliğe sahip olan kule, kare planlı
olarak yükseliyor. Cephe düzeninde kırmızı tuğla
ve beyaz mermerin uyumu
kullanılıyor. Köşeler ayrık derzli taş kaplama
ile çerçevelenirken, orta bölüm tuğla örgüyle
tamamlanıyor. Eksende yüksek ve sivri kemerli, mukarnas süslemeli nişlere
oturan pencereler yer alıyor. Kemer alınlığına saat mekanizması yerleştirilirken, pencere bölümü çift gotik kemerli
kayıtla ikiye ayrılıyor. D’Aronco’nun eskizlerinde üçgen alınlık
içinde gösterilen giriş kapısı, mevcut yapıda sivri kemerli
bir çerçeveyle vurgulanıyor ve üzerine kitabe panosu
ekleniyor.



Uzun yıllar bakımsız kalan yapı, yıkılma tehlikesiyle
karşı karşıya kalırken 2013 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İl Özel İdaresi
tarafından restore ediliyor. Çalışmalar kapsamında kulenin saat düzeneği tamamen çürümüş haldeyken güçlendirme işlemleri
tamamlanıyor. Kule bölümündeki tüm ahşap doğramalar aslına uygun şekilde yenileniyor
, demir merdivenler temizlenerek
zarar gören parçalar değiştiriliyor. Saat mekanizması onarılıyor, balkon bölümündeki
betonarme tabliye yenileniyor
ve dış cephedeki mermer süsleme elemanları
temizleniyor. Ayrıca, hasar gören çini panolar
da aslına uygun şekilde onarılıyor. Restorasyon sürecinde mescit
de yenileniyor. Özgün döşemeler korunarak
üzerine sökülebilir ahşap kaplama
ekleniyor. Saçak altlarındaki ahşap elemanlar tamir edilirken, ısı
ve su yalıtımı sağlanıyor
ve çatı kiremitleri
yenileniyor. Kırmızı tuğla
ve beyaz mermerin hâkim olduğu bu yapı, restorasyonun ardından
hem estetik
hem de işlevsel
olarak daha sağlam
hale geliyor. İstanbul’daki dört saat kulesinden biri olan bu yapı, günümüze dek özgün mimarisini koruyarak
ulaşan tek orijinal öğe olma özelliğini taşıyor. II. Abdülhamit tarafından dönemin Hamidiye Etfal Hastanesi
adıyla bilinen sağlık kompleksine eklenen kule ve mescit,
Osmanlı mimarisinin izlerini
taşıyor. Mühendishane-i Hümayun hocalarından Mahmut Şükrü Bey’in gözetiminde
tamamlanan bu yapı, günümüzde de kültürel bir miras olarak varlığını
sürdürüyor.




*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.