Süsleme ve bezeme sanatı: Katı’
09:00, 16/06/2021, Çarşamba

Katı’ sanatı örneği, Safiye Morçay.
Katı’ kelimesi sözlükte kesmek anlamında kullanılır. Geleneksel sanatlar içinde özel bir yeri vardır. Tezhip, hat, minyatür kadar sözü edilen bir sanat olmasa da tarihsel gelişimi ve süsleme sanatlarına kattığı değer bakımından dikkat çekici özellikler taşır. Katı’; deri veya kâğıt üzerine çizilmiş motif, şekil, yazı ve resim biçimlerinin oyularak veya kesilerek çıkartılıp başka bir kâğıt veya deriye yapıştırılmasıyla icra edilen bir sanattır. Bu şekilde yapılmış eserlere kâtıa veya mukatta’, sanatkârına ise kâtı’ veya kattâ’ denir.

Katı’ sanatında şekil kesilip çıkarıldığında içi boş kalan kısma
dişi,
oyularak veya kesilerek çıkartılan kısma ise erkek
denir. Bu erkek veya dişi şekiller ayrı ayrı yüzeylere yapıştırılarak değerlendirilebilir. Katı’, cilt
sanatının
şemse ve köşebent tarzındaki incelikli motiflerinde, hüsn-i
hat örnekleri, tezhip, vazo desenleri, tek çiçekler, doğa
manzaraları
gibi eserlerin süslerinde görülür.

Katı' sanatında
renkli,
aharlı, ebrulu,
genellikle de mühreli
ne çok ince ne de kalın olan kâğıtlar kullanılır. Bu özellikleri taşıyan dört beş kat kâğıt murakka’
tahtası
üzerine sulu nişasta muhallebisiyle yapıştırılıp nemini çekmesi beklenir. İyice kuruduktan sonra da murakka’ tahtasından çıkarılıp ince uçlu özel kalemtraş
veya oyma aletiyle
kesme işlemi gerçekleştirilir. Çıkarılan erkek veya dişi parçalar soğuk suya atılıp kâğıtların birbirinden ayrılması sağlanır. Düzleşme için bir müddet boş bir defter arasında tutulur. Oluşturulan erkek veya dişi şekiller, üzerine ince bir tabaka halinde nişasta
muhallebisi
sürülmüş yüzeylere dikkatle yapıştırılır. Bu biçimde birçok levha hazırlanmış olur.
Katı’ sanatının kökenleri bir halk sanatı olarak
milattan
önce 2000
yılına kadar uzanır. Uygurlar’dan kalma oyma deri kitapların varlığı, bu sanatın Orta Asya’dan bugüne ulaştığını gösterir. Âlî Mustafa Efendi, Men’akıb-ı Hünerverân’a 15. yüzyılda Herat’ta yaşamış olan Abdullah
Kâtı’nın
kâğıt oyma sanatının ilk ve en önemli sanatçısı olduğunu yazar. Bu bağlamda Abdullah Kâtı’nın İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde saklanan Hüseyin
Baykara divanı
bunun en açık kanıtıdır. Tarihte en önemli kâtı’ ustaları Şeyh Muhammed Dost
, Seng-i Ali Bedahşi,
Mevlana Muhammed Bakır’
dır.Katı’ Osmanlı sanatında en parlak dönemini
Kanûni
Sultan Süleyman
döneminde yaşar. Mehmed
b. Gazanfer
döneminin önemli sanatçılarındandır. Onun nesta’lik
hatla oyma
olarak hazırladığı iki eseri Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndedir. On yapraklık beyaz kâğıda oyma nesta’lik harfler çeşitli renklerde kâğıtlardan oluşturularak yapıştırılmıştır. Diğer eser ise Arifi'nin Guy u
Çevgân
mesnevisidir.
Günümüze ulaşan bilgiler ışığında Kanûni dönemi en önemli kâğıt oyma sanatçısının
Benli Ali Çelebi
olduğu anlaşılır. Ali Çelebi'nin en önemli eseri, içinde Molla
Cami, Hafız-ı Şirazî, Hayalî, Emir Hüsrev Dihlevî
gibi şairlerin seçme gazel
ve rubailerinin
yer aldığı eseridir. Eser altmış bir yapraktır. Beyaz kâğıttan oyulan nesta’lik harfler mavi
ve siyah zemine
yapıştırılmıştır. Eser tezhip
ve zerefşanla
süslenmiş olup sayfa kenarlarına farklı renkte harfler vessale
tekniğiyle
yapıştırılmıştır.17. yüzyılın
ikinci yarısında yaşayan bir diğer önemli sanatçı Gazneli
Mahmud'dur
. Sanatçının İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki kâğıt oyma çalışmalarının tamamının
hattı
, şiirleri,
bezemesi ve cildiyle
onun elinden çıktığı anlaşılan bir albümde toplanmıştır.
18. yüzyılda
bütün sanat dallarında olduğu gibi katı’ sanatında da Batı
etkisi
yeni üslup özelliklerini gösterir. Lale
Devri
eserleri arasında daha çok manzara resimleri denenir. Bunların arasında en ilgi çekeni Canbazzade
Osman’a
ait kâğıt oyma bahçesidir. Bu eser o dönemki İstanbul’un bir bahçesini veya Boğaziçi’nin bir korusunu ortaya çıkarma çabası olarak okunabilir.
19. yüzyılda
kâğıt oyma sanatında vazo içinde çiçek ve kâğıt oyma yazı geleneği, katı’ sanatına hâkim olmuştur. Bunların içinde en öne çıkanı Mehmed
Selim divanıdır
. Devrin üslubuna uygun vazolar içindeki ilkbahar çiçekleri; gül ağacı, sümbül ve
lale gibi tek tek çiçekler olarak yapılmıştır.
Katı’ sanatı bugün de
çeşitli atölyeler
aracılığıyla
usta ellerin çalışmalarında hayat buluyor. Hala eski dikkat ve ihtimam özelliklerini kaybetmeden süsleme
ve bezeme
sanatlarının başında geliyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.